You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Başbakan ya hesap vermeli ya hesap sormalı

Başbakan ya hesap vermeli ya hesap sormalı

Administrator
Başbakan ya hesap vermeli ya hesap sormalı
BAŞBAKAN YA HESAP VERMELİ YA HESAP SORMALI

[Resim: basbakan-ya-hesap-vermeli-ya-hesap-sorma...1200_l.jpg]

Domuz gribi ile ilgili Avrupa Konseyi Aile ve Sağlık Komisyonu Başkanı Wolfgang Wodarg’ın “Salgın sahtedir” açıklamasından sonra, griple ilgili sağlık sorununa nokta konmuş oldu.

Ancak, işin maddi ve manevi kayıp konusu daha uzun süre devam edecek gibi görünüyor. Baştan beri domuz gribinin ilaç firmaları tarafından yaratılan “abartılı” bir salgın olduğunu iddia eden odatv, kararlı ve istikrarlı duruşuyla haklılığını bir kez daha kanıtlamış oldu.

Domuz gribinin Dünya Sağlık Örgütü yönetiminin de başını belaya sokacak kadar büyük bir skandalla sonuçlanmasının ardından, Avrupa Konseyi’ne Aralarında AKP İstanbul Milletvekili Lokman Ayva ile Karabük Milletvekili Mustafa Ünal’ın da yer aldığı 14 Avrupa milletvekiliyle birlikte Avrupa Konseyi’ne, “domuz gribi sahte bir salgın mıydı, araştırılsın” başlıklı araştırma önerisini kabul etmesi, Türkiye’de de taşların yerinden oynamasına neden olacak gibi.

Odatv’nin görüşüne başvurduğu Ankara Üniversitesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. F.Cankat Tulunay, domuz gribinin sahte olduğuna ilişkin ilk yazıyı kfd.org.tr sitesinde (klinik farmokoloji) 22 Aralık 2009’da yazdığını belirterek, “Artık bazı sorularımız olacak,” dedi.

Tulunay, “Bütün dünyada belli oldu ki, bazı sahtekar bilim adamlarının etkisiyle başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere tüm dünya kandırıldı. İlaç firmaları ile çıkar ilişkisi olan bazı kişiler, bu işi pompaladı ve Türkiye gibi sağlık harcamalarının zaten yetersizi olduğu bir ülke, çok büyük bir harcama içine girdi,” diye konuştu.

Kamuoyunun bilmediği en önemli noktanın, bu işin yalnızca aşıya harcanan 500 milyon dolarlık bir meblağ olmadığını, işin daha da derin bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Tulunay, “ Herkes sanıyor ki bu işin tek yanlış olanı yanı para işi. Biz, diyor Bakanlık yetkilileri, aşıların parasını ödemedik. İyi ama kontratı imzaladınız. Bu parayı ödreyeceksiniz,” dedi.

Aşıya ödenen paranın, aysbergin yalnızca görünen yüzü olduğunu kaydeden Tulunay, diğer konuları maddeler halinde şu şekilde sıraladı:

“1. Aşı için imzalanan kontratların halka açıklanması gerek.
2. Aşı dışındaki harcamalar ne kadar tutmakta? Alelacele yüzlerce solunum cihazı alındı, yüzlerce personel seferber edildi, binlerce sarf malzemesi kullanıldı (enj. Pamuk vb.), havaalanına vücut ısısını ölçen cihazlar alındı. Bunların maliyeti bizim hesaplarımıza göre 1,5 milyar doları aşıyor. Aşı için ödenecek 500 milyon dolar ile birlikte, 2 milyar doları aşkın bir para buhar oldu.
3. Türkiye’de de ilaç firmaları ile çıkar ilişkisi olanlar veya cahiller bu işi iyice körüklediler, olur olmaz konuşmalar yaptılar. Şimdi ne diyeceklerini bilmiyorlar. 5 bin kişi ölecek, 16 milyon kişi hasta olacak dendi, nerede bunlar?
4. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı daha geçen hafta, salgın bittikten sonra aşı oldu. Niye ilk günden olmadı? Sağlık Bakanlığı buna hiç dikkat etmedi mi? Bunu nasıl ve neyle açıklayacak?”

Bu konuda mutlaka bir Meclis soruşturması açılması gerektiğini belirten Prof.Dr. Tulunay, “Bizim sürekli söylediğimiz, savunduğumuz bir şey vardır: Türkiye’de devlete sağlık danışmanlığı yapan kişilerin, çıkar ilişkisinin olmaması gerek. Bütün dünyada bunlar deklare edilir. Türkiye’de deklare edilmemekte. Sağlık danışmanlarının ilaç firmalarıyla herhangi bir şekilde çıkarları var mıdır, ortaya çıkarılması gerek,” dedi.

Odatv’nin görüşüne başvurduğu ve baştan beri domuz gribi aşısına karşı görüşleriyle daha önce de Odatv’de konuk ettiğimiz Ulusal Hekim Birliği Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur da, grip salgının baştan beri “sahte” bir salgın olduğu görüşünü yineledi.

Prof Akdur, "Domuz gribi salgını hakkındaki bilgiler ve olayın perde arkası açığa çıktıkça olayın ne büyük bir skandal olduğu anlaşılmaktadır. Bu skandalın arkasında ilaç tekellerinin Dünya Sağlık Örgütünü etkilemeleri yatmaktadır,” diye konuştu.

Akdur, “Bu skandal sonucunda 4,4 trilyonluk bir para değişimi sağlanmış ve bu parayı aşı üretn birkaç firma, antiviral üreten iki firma ile maske dezenfektan ütreten birkaç kimya firması paylaşmıştır,” görüşünü savundu.

Konunun Avrupa Konseyi’nden’nde soruşturma konusu haline getirilmesinin çok yerinde olduğunu belirten Akdur, ayrıca Hollanda Parlamentosu’nun da bu yönde bir soruşturma başlattığına dikkat çekti. Prof. Akdur, soruşturmaların yaygınlaşarak birçok ülkeye yayılacağını, bu soruşturmanın benzerinin Türkiye’de de yapılması gerektiğine işaret ederek, sorunun küresel nitelikli dolandırıcılık olduğunu öne sürdü.

Siyasi erkin tüm sorumluluğu bilim kurullarına atarak kendisini sorumluluktan kurtaramayacağını kaydeden Akdur, “Bizim bildiğimiz kadarı ile bilim kurulunun bu kadar çok aşı alınmasını talep eden bir tutanağı yoktur. Siyasi erk bilim kuruluna baskı yaparak sürekli onları sorumlu gibi göstrermiştir. Yandaş birkaç bilim adamı dışında bu kadar çok sayıda aşı alınmasını ve sağlam insanların güvenirliliği belli olmayan aşıya maruz bırakılmasını tarafsız bilim adamlarından hiç kimse onay vermemiştir,” dedi.

Prof. Dr. Akdur da, Prof. Dr. Tulunay gibi, Türkiye’de bu skandalın sorumlularının bulunması için hemen Meclis soruşturması açılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Odatv.com
Posting Freak
Başbakan ya hesap vermeli ya hesap sormalı
ilk çıktığı zaman bu olayın tamamen rant işi olduğunu sölemiştim, evet şimdi türkiyenin 40 milyon aşıya verdiği 2 katrilyonun hesabını sorun bakalım...
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Posting Freak
Başbakan ya hesap vermeli ya hesap sormalı
:mad:Haram yiyen insandan sorulurmu ALLAH'tan korkmaz kuldan utanmaz insanlar.
[COLOR=#8b0000] PİRİ'm öylelerine fırsat vermesin dünyası zehir olsun Ahretinide ŞAHIMERDAN ALİ'm bilir PİRİ'min söylediği çıkıyor neoldu utanmadan ben vurunmam diyor aşıyı.
[COLOR=#8b0000] :mad:neden harammı bulaştı.
[COLOR=#8b0000] ALLAH'ım PİRİM'in işinirast getir İ..........K..........lafdüşürme.
Bir ismim Bektaş bir ismim Ali
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.

ZÖHRE ANA
Senior Member
Başbakan ya hesap vermeli ya hesap sormalı
domuz giribi olmazki bu insan sifatina bakinsana kendisi zaten ayni cinsten degilmidir? ;-) bide a$i felan filan vs.vs. kendi sinemasini yazdi kendi oynadi her zamanki gibi,saftiriklerde inansin bakalim....seneye ne modasi cikacak..hayirlisi..haddiimi a$tiysam af ola zöhre anam sen bizleri koru...boylelerinin seytanligindan.. insallah ALLAH ALLAH....sevgiler

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.