Başbakanın 'ibadethane' sıkıntısı Alevi açılımı, Ak Parti içinde kriz e dönüşüyor. Başbakan Erdoğan'ın milletvekilleri ile görüşmesi sırasında söylediği bir söz 'bomba' etkisi yarattı. Cemevlerinin statüsü ile ilgili sözleri kafa karıştırdı. Bazı vekiller bir gün sonra Başbakandan 'sözlerini düzeltmesini' istediler.
İddialara göre toplantıda Zafer Üskül, "Cemevi, sinagog gibi ibarethanelere de camilere sağlanan imkanlar sağlansın" diye öneride bulundu.
Başbakan bu istek karşısında oldukça öfkelendi. "Cemevleri ibadethane olamaz" diye çıkışan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yanlış biliyorsunuz, konuşuyorsunuz. Öncelikle camiler sonradan ortaya çıkmıştır. Müslümanların ibadethanesi mescittir. Camilere devletten hiçbir yardım, imkan sağlanmadı. Geçmişte de olmadı bu. Camilerin kendi dernekleri var. Oradan karşılanıyor. Bir de Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bir fonu var..."
İddiaya göre o sırada Bursa'dan yeni dönen Bakan Faruk Çelik, Başbakanı "Aman sayın Başbakanım bu konu çok hassas. Böyle konuşmak politik hata olur. Kıyamet kopar..." diye uyardı.
Ve sabah, Alevi kökenli milletvekilleri ile Alevi açılımı ile yakından ilgilenen bazı milletvekilleri Başbakana gidip, "Efendim biz yanlış mı anladık? Dün akşam 'Cemevleri ibadethane olamaz, devlet yardım yapamaz' dediniz. Üzüldük!" diye sordular. Başbakanın tam olarak neyi kastettiğini anlamak istediler.
Başbakan, "Ben o sözleri Ali Balkız'ı eleştirmek için söyledim. Alevi liğin ayrı bir din olduğunu söylüyor. Olur mu öyle? Alevi lik İslamın içindedir..." diye sözlerine açıklık getirmiş.
Dahası Zafer Üskül'ün bir komite kurulması ve Cemevlerine nasıl devlet yardımı yapılacağının belirlenmesi önerisine karşı çıkan sözlerine de açıklık getirmiş. Yapılacak çalışmalar sonucunda ne tür bir yöntem işletileceğinin belirleneceğini söyleyip, vekillerini rahatlatmış!.
Tabii kafalar karışık.
Cemevleri ibadethane olarak kabul edilecek mi edilmeyecek mi?
Başbakanın ' Alevi lik İslamın içindedir. Müslümanların ibadet yeri mescittir. Camilere devlet yardımı yoktur' sözlerinden sonra kafaların karışması normal. Cemevlerinin 'ibadethane' olarak kabul edilmesi ve devlet desteği sağlanması beklentisindeki Alevi lerde bir endişe oluşması da doğal.
Bu sözler, bir Alevi kriz inin tetikleyicisi olabilir mi? Bu endişe Alevi Açılımı ile ilgili süreci baltalayabilir mi?
Yakında görürüz...
Milletvekilleri ile yaptığı toplantı sırasında Başakanın söylediği bir sözü daha aktarıldı:
"Çıkıp Alevi Çalıştay raporunun içinin boş olduğunu söylüyor. Gelmez, katılmaz, oturmaz, konuşmaz... Hadi ordan..."
Ak Parti içinde şimdi bu sözler tartışılıyor. Bu sözler kimi ya da kimleri hedef alıyor?
Ali Balkız'ı mı? Çalıştay'a davet edildiği halde gitmeyenleri mi? Yoksa 'raporun için boş' diyeni mi?
Sahi, 'boş' diyen kimdi?