Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin geleceğinin başarılarla dolu, parlak yıllar olacağını belirterek, "Bütün karamsarlara inat, kötümserlere inat, tüm felaket tellallarına inat, ben Türkiye'yi aydınlık yarınların beklediğine inanıyor, bu inançla, azimle gayret gösteriyorum." dedi.
Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yurtdışına gönderilecek, '5 yılda 5 bin öğrenci' projesiyle ilgili düzenlenen programa katıldı. Erdoğan, Türkiye genelinde 94'ü devlet, 45'i vakıf olmak üzere 139 üniversitenin bulunduğunu belirterek, iktidarları döneminde 63 üniversite kurulduğunu söyledi.
Türkiye'de üniversitesi olmayan ilin kalmadığının altını çizen Erdoğan, kurulan üniversitelerin şehirlerin umudu haline geldiğini kaydetti. Erdoğan, "Bu üniversitelerde barışın tohumları atılıyor, ekonomik hareketlenmenin tohumları atılıyor. Bence bugün değil ama en geç yarın bunlar gerçekleşecek. Bu noktada umutlarım kesinlikle sonsuzdur." diye konuştu.
Türkiye'nin, dünya ile rekabet edebilecek üniversiteleri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Yakın bir zamanda dünya ile rekabet etmekle kalmayacak adım adım öne geçecektir." şeklinde ifade etti.
'İlim Çin'de de olsa alınız' sözünü hatırlatan Erdoğan, "Dünyanın en uzak ucunda bir bilgi olsa onu almak bizim medeniyetimizin aslında gereğidir. Ama biz, uzun zaman içine kapanık bir süreci yaşadık, dışarı açılmadık, dışarıyı da içeriye sokmadık. Üniversiteler açılınca itirazlar oldu, içine kapanmanın bir sonucuydu bu. 'Binayı, öğretim görevlisini nereden bulacaksınız' dediler, ama biz her zaman şunu söyledik. Kaynak Türkiye'dir dedik." dedi.
"GELECEK KUŞAKLAR LANETLEYECEK"
Erdoğan, yatırım yapılmadığı takdirde, eldeki öğretim üyelerinin de kaybedileceğine işaret ederek, "Ölüm hak hocalarımız da bir gün tek tek ölecek. Yerine yetiştirdikleriniz var mıydı? Yok. Biz artık bu eksiği gideriyoruz. Bilime yapılan yatırım pahalı değildir. En ucuzu, bilime yapılan yatırımdır." diye ifade etti.
Erdoğan, kendilerinin iki-üç yılı değil, gelecek 50 yılı düşünerek planlamaya çalıştıklarına işaret etti. Başbakan; sorunları bugün çözmez, geleceği bugünden tasarlamamaları halinde yarınların, gelecek kuşakların lanetle anacağına işaret etti. Erdoğan, şu anda YÖK'ün bu alanda attığı adımlar olduğunu kaydetti.
Tüm üniversitelerde adım adım sorunları giderdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bizim şanlı bir tarihimiz, muhteşem bir geçmişimiz var. Hiçbir millete nasip olmayacak medeniyet tasavvurumuz, kültür birikimimiz var. Sadece geçmişle övünmek bir şey kazandırmıyor. Geçmişin hülyasına takılıp kalamayız. Geçmişteki başarılarımızla geçinemeyiz. Geçmişimizi hiç unutmamalı, ondan dersler çıkarmalı. Tarihi birikim ve tecrübeyi aklımızda tutmak bizim için önemli bir zenginliktir. Biz geçmişinin birikimi üzerine geleceği tasarlamak, daha ilerilere ulaşmak için gayret göstermeliyiz. Oradan aldığımız tecrübeyi geleceğe taşımağa, oradan aldığımız ilhamla, azimle geleceği şekillendirmek zorundayız."
Erdoğan, bugün yeni üniversite kurulmasına karşı çıkanların gelecekte oradan yetişmiş son derece donanımlı öğrencileri karşılarında gördüklerinde mahcup olacaklarını söyledi. Türkiye'nin çok hızlı şekilde büyüdüğünü ifade eden Erdoğan, bunu Ankara'da ve Türkiye'de kalarak görülmeyeceğini vurguladı.
Türkiye'nin geleceğinin, 2010 yılının da sonraki yılın da başarılarla dolu, parlak yıllar olacağının altını çizen Erdoğan, şunları söyledi: "Bütün karamsarlara inat, kötümserlere inat, tüm felaket tellallarına inat ben Türkiye'yi aydınlık yarınların beklediğine inanıyor, bu inançla, azimle gayret gösteriyorum."
Eğitim alanında bir çok ilki gerçekleştirdiklerini ve rekorlar kırdıklarını söyleyen Erdoğan, geleceğin nesillerle yakışır Türkiye'yi inşa etmek için her türlü imkanı seferber ettiklerini söyledi.
"ATATÜRK'ÜN TALİMATINI YERİNE GETİRİYORUZ"
Erdoğan, bu yıl 941 öğrencinin yurtdışına gönderileceğini, gelecek yıl içinde bin-bin 500 öğrenciyi göndermek için duyuru çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.
Başbakan Erdoğan, şu ana kadar yurt dışına bin 448 öğrenci gönderildiğini belirtti. Yurt dışına öğrenci göndermeye Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün döneminde başlandığını hatırlatan Erdoğan, yeni Türkiye'nin yolları, demiryolları, fabrikalarının o mühendislerin eliyle inşa edildiğini söyledi. Erdoğan, daha sonra yurt dışına öğrenci gönderilmesine uzunca bir süre ara verildiğini, sadece eğitim alanında değil, demiryolları konusunda aynı şekilde geç kalındığını söyledi.
Gazi Mustafa Kemal'in yurdun dört bir yanını demir ağlarla örme talimatını kendilerine kadar dinleyen olmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Şimdi demir ağlarla örüyoruz Türkiye'yi. Hızlı tren bizimle başladı. Mevcutları yenileme tamamen bizimle başladı. Demir ağlarla gidilmeyen yer kalmayacağı gibi inşallah hava hattında uçaklarımızın ulaşmadığı bölge kalmayacak. Cumhuriyet'in 10. yılında o öğrencilerimizin imzası vardı. Cumhuriyetimizin 100. yılında şimdi gönderdiğimiz öğrencilerimizin imzası olacak."
Konuşmasında, öğrencilere seslenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Siz yuvanızdan ayrılıp aslında gelecekle buluşacaksınız. Bu ülkenin, bu milletin geleceğiyle buluşacaksınız. Bu yolculuğunuz kutlu bir yolculuktur." dedi.
Öğrenim için gittikleri ülkelerde, öğrencilerden, Türkiye'nin tanıtım elçileri olmalarını isteyen Erdoğan, Türkiye hakkında ön yargıları kıracak şekilde tarihiyle, kültürüyle ve son dönemde gösterdiği küresel başarıları aktarmalarının görevleri olması gerektiğini ifade etti. Erdoğan, öğrencilerin, gittikleri ülkelerde Türk vatandaşları ile dayanışma içinde olmalarını, milli meselelere sahip çıkmalarını, uluslararası konularda Türkiye'yi savunmalarını istedi.
Başbakan Erdoğan: Türkiye'nin Geleceği Başarılarla Dolu ve Parlak Yıllar Olacak
Konu Sahibi / Yazar
PELİN
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
3
Okunma / Görüntüleme
2821
Başbakan Erdoğan: Türkiye'nin Geleceği Başarılarla Dolu ve Parlak Yıllar Olacak
Başbakan Erdoğan: Türkiye'nin Geleceği Başarılarla Dolu ve Parlak Yıllar Olacak
AKP bu ülkeyi yönettiği sürece geleçekten hiç umutlu değiliz.
"Aşağılık insanlarla yakınlaşmaktan kaçın, onlar ki yapmacık sevgilerini gösterip içlerinde kötülüğü saklarlar. Onları hoşnut tuttuğun sürece sana sevgi duyarlar, verili olmaktan geri kalırsan sana zehirlerini akıtırlar."
ҳ̸Ҳ̸ҳHZ. ALİҳ̸Ҳ̸ҳ
ҳ̸Ҳ̸ҳHZ. ALİҳ̸Ҳ̸ҳ
Başbakan Erdoğan: Türkiye'nin Geleceği Başarılarla Dolu ve Parlak Yıllar Olacak
Bizim umudumuz siz gittiğiniz zaman artacak.Başbakan'ın saydıklarına hala inanan var bu ülkede ,yazık doğrusu.
Hızlı tren,Atatürk zamanında yapılan raylarda yürütülüp,onlarca insanın ölümüne sebep olmadı mı.
Bilim insanına yatırım derken galiba "yandaş"demek istendi.
Atatürk'ün gençliğe hitabına bir daha göz atalım,bakalım bugünkü olayları yüce Atatürk nasıl görmüş,tekrar okuyalım.
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. ]Bütün bu şerâitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. [/B]
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
[B]20 ekim 1927
Hızlı tren,Atatürk zamanında yapılan raylarda yürütülüp,onlarca insanın ölümüne sebep olmadı mı.
Bilim insanına yatırım derken galiba "yandaş"demek istendi.
Atatürk'ün gençliğe hitabına bir daha göz atalım,bakalım bugünkü olayları yüce Atatürk nasıl görmüş,tekrar okuyalım.
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. ]Bütün bu şerâitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. [/B]
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
[B]20 ekim 1927
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Son Düzenleme: 06/01/2010, 21:39, Düzenleyen: FadimeBK.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)