You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Başbağlar katilamına Madımak formülü!

Başbağlar katilamına Madımak formülü!

Posting Freak
Başbağlar katilamına Madımak formülü!
Hükümetten, Madımak ve Başbağlar katliamını unutturmamak için yeni düzenleme...

[Resim: 2.gif]Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Başbağlar katliamının yapıldığı yerde de Madımak benzeri bir yer düzenlemeye gidilmesini planladıklarını söyledi.

Erzincan'da bulunan Bakan Yıldırım, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Yıldırım, Başbağlar katliamı ile ilgili soru üzerine şunları söyledi

"Bildiğiniz gibi 2 Temmuz ve 5 Temmuz tarihleri Sivas ve Erzincan için 17 yıl dönümünde bir anlam ifade ediyor. Malum 17 yıl önce Sivas Madımak Oteli'nde meydana gelen olaylarda vatandaşlarımız hayatlarını kaybetti. Aynı şekilde 3 gün sonra da Başbağlar 'da yine terör saldırısıyla vatandaşlarımız hayatlarını kaybetti.

O dönemlerde bu iki olayın birbirine misilleme olduğunu söyleyenler oldu. Bu senaryo ile halkımızı birbirine düşürme gayretleri yaşandı. Ancak ne Başbağlar ne de Madımak Oteli'nde yaşananlar milletimiz tarafından tasnif edilen onaylanan olaylar değildir. Hükümet olarak biz 17 yıl aradan sonra bu yaşanan olayların izlerini ortadan kaldırmak için bazı kararlar aldık. Madımak Oteli'ni müzeye çevrilmesi ve bu olayın hatırası olarak muhafaza edilmesini istedik. Diğer yandan da Başbağlar olayının yaşandığı yerde de yine benzer bir düzenleme yapılmasını öngörüyoruz."

Başbağlar Perinçek'e sorulsun

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 33 kişinin yakılıp, işkence edilerek hunharca katledildiği olay unutulmadı.

Aradan 17 yıl geçti ancak katliamın sır perdesi hala aralanabilmiş değil. AK Parti Konya Milletvekili ve Başbağlar mağdurlarının avukatı Hüsnü Tuna, Ergenekon tutuklusu Doğu Perinçek'i işaret ederek, olayların esas müsebbiplerinin Silivri'de olduğunu söylüyor.

Türkiye için 1993, birçok faili meçhul ve katliamın yaşandığı yıl olarak tarihe geçti. 24 Mayıs 1993'te Elazığ-Bingöl karayolunda asker taşıyan iki aracı durduran teröristler, acemi eğitiminin ardından birliklerine gitmekte olan silahsız 33 eri şehit etti. 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin yakılması sonucu 35 yazar, ozan, düşünür ile iki otel çalışanı yanarak can verdi. Provokatif eylemler, iki gün süren 'sokağa çıkma yasağı'yla önlendi. Sivas olaylarından üç gün sonra vahşetin adresi bu kez Başbağlar 'dı. 5 Temmuz 1993'te, Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 33 sivil öldürülüp köy ateşe verildi. İddiaya göre, ellerinde ölüm listeleri olan bir grup, Başbağlar 'ı bastı ve tüm erkekleri kurşuna dizdi. Vahşet, bazı karanlık odakların Alevi-Sünni çatışması çıkarmak için düğmeye bastığını ortaya koymuştu. Köyü basan kişilerin öldürdükleri insanların üzerine bıraktıkları bildiride 'Sivas'ın intikamı alınmıştır' yazısı da dikkat çekiciydi.

AK Parti Konya Milletvekili Hüsnü Tuna, Madımak 'ta olduğu gibi Başbağlar 'da da Ergenekon'un parmağı olduğunu söylüyor. Başbağlar mağdurlarının avukatlığını da yapan Tuna, katliamı gerçekleştirenlerin listesinin olduğunu anlatıyor. O dönem mahkemenin, olayın üzerine gitmek yerine kapatmayı tercih ettiğini ifade eden Tuna, dava aşamasında muhtelif illerdeki örgüt dosyalarından gelen belgelerde "Ben bu olaya katıldım." diye itiraf edenlerin beyanlarının bulunduğunu belirtiyor. Bu beyanı olan kişilerin araştırılmadığını dile getiren Tuna, "Yani davaya dahil edilmedi. Dava kapatıldı, o yüzden böyle bir liste var. Dava dosyalarından çıkardık. Pazartesi günü Başbağlar toplantısına katılıp orada isim isim okuyacağım. Bunlardan muhtelif cezaevlerinde yatanlar var, bir de cezaevinde olmayıp oradaki sanığın söylediği şeyler var. İfadelerinde geçiyordu, olaya katıldı diye. Bunu mahkeme biliyordu ama girmedi bu hususlara. Mahkeme bir an önce davayı kapatmakla görevliydi." şeklinde konuşuyor.

Ergenekon'a, Başbağlar ve Sivas dosyalarının girmesi gerektiğini vurgulayan Tuna, bu hususta Ergenekon tutuklusu Doğu Perinçek'in büyük payı olduğunu ileri sürüyor: "Aziz Nesin'i Sivas'a gönderen ekip, Doğu Perinçek ekibi. Daha önceden Sünnilerin ağırlıklı olduğu şehirlere program düzenlemek üzere bir plan yapılmıştı. Bu illerin içerisinde Sivas da vardı, Konya da vardı, Malatya da vardı. Dolayısıyla bu işin organizatörleri aslında Doğu Perinçek, dolayısıyla Ergenekon içerisindeki o ekip. Bu ekip olduğuna göre şimdi olayın esas müsebbipleri, organizatörleri Silivri'de. Tabii onunla birleştirilmeli ama araştırılarak birleştirilmeli. Şu haliyle birleştirip atmak çözüm değil. Hem Sivas hem Başbağlar dosyalarının kendi şartları içerisindeki delilleri araştırılacak, ortaya çıkanlar, sonuçta görülecek zaten Ergenekon dosyasının içinde."

Olayın Madımak katliamından üç gün sonra gerçekleştirilmesinin ise tesadüf olmadığını anlatıyor. Katliamı gerçekleştirenlerin 30 Haziran'da Tunceli ve çevresinde konuşlandığını söylüyor: "Dolayısıyla bu bir kurgu, planın parçasıydı. Onun için orada yapıldı. Ergenekon'un planlarında da bunu görüyoruz. 'Önce Ali Balkız ve diğeri öldürülecek, ondan sonra da Eryaman civarındaki Sünnilerin çokça uğradıkları alışveriş merkezine patlayıcı madde atılacak' diye bir plan var. Aynı plan, Sivas ve Başbağlar 'da uygulandı. Tabii o tür bir imaj Alevi ve Sünniler arasında yerleşsin istediler. 'İşte bu Sivas'ın intikamıdır' mesajı vermek istediler. Bunu kamuoyunda Aleviler ile Sünniler arasında bir intikam duygusu yerleşsin diye yaptılar."

'Arkasında derin devlet var'

"Madımak 'ı unutma, unutturma" panelinde konuşan Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Başkanı Fevzi Gümüş, Madımak 'ta meydana gelen olayın orada galeyana gelmiş bir güruhun işi olmadığını, planlı bir derin devlet katliamı olduğunu söyledi.

Bayraklı Belediyesi Kent Konseyi tarafından düzenlenen "Madımak 'ı Unutma, Unutturma!" paneli Postacılar İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde yapıldı. Panelde konuşan Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Başkanı Fevzi Gümüş, 2'si otel görevlisi 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan Madımak olayının galeyana gelmiş bir güruhun işi olmadığını belirtti. Gümüş, "Bu insanların 8 saat ateşe verilip yakılmaları kendiliğinden öfkeye kapılmış insanların işi değildir. Sivas'ta yaşananlar planlı bir derin devlet katliamıdır. Devletin içinde kontrgerilla denilen bu güçlere biz derin devlet derdik. Bugün başka bir şey diyorlar. Bu bazen derin devletin kendisi olur, bazen devletin kendisi olur. O yüzden Madımak 'la ilgili taleplerimizi gerçek sorumluların açığa çıkarılması konusunda yapıyoruz." diye konuştu.

Fevzi Gümüş, sadece Madımak değil, Uğur Mumcu, Hrant Dink ve diğer faili meçhul cinayetlerin planlı bir katliam olduğunu ve bunların arkasında da derin devletin bulunduğunu ifade ederek, "Devlet gerçek anlamda demokratik ve şeffaf olsa, bunlar olmaz. Bizim de yıllardır mücadelemiz budur. Daha eşit bir ülke olmasıdır." dedi.

Madımak 'ı yaşayan ve yaralı olarak kurtulan aydınlardan Aydoğan Yavaşlı da Sivas katliamının arkasında derin devletin bulunduğu konusunda Fevzi Gümüş'le aynı fikirde olduğunu belirtti.

Konuşmacılar otelin müze haline getirilmesi konusundaki taleplerini ısrarla devam edeceklerini ifade ederlerken Alevilerin sorunlarının çözülmesi için birlik ve bareberlik içinde hareket edilmesi temennisini dile getirdiler.

Panele Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker, Alevi Kültür Derneği Eğeitim Sekreteri Yazar Turan Eser, Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Başkanı Fevzi Gümüş, Yazar Aydoğan Yavaşlı katıldılar.
Haber: CHA
Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.