Değerli arkadaşlar,
son diriliş örneğinde görüldüğü üzere beyinleri, din ve cennet kandırmacasıyla farkına bile varmadan yıkanmış bu zavallılar, bir milletin kurtarıcısına bile kendi seviyelerine uygun olarak fütursuz ve şuursuz bir şekilde dil uzatabilmekteler.
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ve Atatürk devrimleri konularında, bu forumda tepki alan ve birer safsatadan ileri gitmeyen ifadeler, malesef bu güruhun, Atatürk'e "Beton Kemal" diyecek düzeye getirilene kadar yetiştirildikleri ortamlarda özgün bir düşünce ve haliyle bir referans kabul ediliyor. Cumhuriyet tarihi ile başlayan ve karşı devrim olarak yıllarca gizli bir şekilde yürütülen bu çalışmalar, mevcut iktidar sayesinde alenen yapıldığı da hepimizin malumu.
Forum olarak Atatürk Türkiyesinden, Atatürk devrimlerinden yana olan tavrımız her zaman, her koşulda ve giderek güçlenerek devam edecektir.
Toplumumuzun birlik ve bütünlüğünü onarılmaz bir şekilde bozarak ülkemizi bir kaosa götüreceğine kesin gözü ile baktığımız; okyanus ötelerinden idare edilen bu gerici, yobaz, köktendinci yaklaşımları ve bunların bütün versiyonlarını forum olarak nefretle kınıyoruz.
Bu milleti kurtaran, Mustafa Kemal Atatürk korusun diliyoruz.
Atatürk Ve Tayyip Dönemindeki Türkiye Farkı
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Atatürk'ün Hayatı ve Ulusal Mücadele Tarihi
Yorumlar / Cevaplar
173
Okunma / Görüntüleme
45456
Atatürk Ve Tayyip Dönemindeki Türkiye Farkı
Atatürk Ve Tayyip Dönemindeki Türkiye Farkı
Sevgili Canlar,
Konuya biraz geç katılmakla birlikte bir kaç şey de ben söyleyeyim...
Osmanlı yükseliş döneminde ilerlerken Fatih sultan mehmetin ilk olarak medreselere dini sokmasıyla Osmanlının yıkılışının ilk ateşini yakan kişi olmuştur...
Daha sonra yavuz sultan selimin şeriatı getirterek iyice Osmanlıya yerleştirmesiyle yıkılış sürecini dönülmez bir yola sokmuştur...
Osmanlının bu yıkılış sürecinde bahsi geçen padişah olan II abdülhamit son bir çare olarak kendince bazı reformlar yapmak istemiştir...
Ancak reform yapmak öyle kolay bir iş değildir. Akıllı adam işidir. Başarı görebilmesi için Atatürk gibi ileriyi gören aklı ve mantığı ön planda tutan bir lider gerektirir...
Ancak her Osmanlı padişahında olduğu gibi (tabi Osmanlının kurucularını bunun dışında tutuyorum) II abdülhamitin de aklı daha çok uçkuruna çalıştığı için akıl ve mantıktan uzak olduğu için bu reformlarda bir başarı sağlayamamıştır...
Bir reformu başarmak için önce o reformu yaşama geçirecek etrafınızda akıl ve mantık sahibi insanları yetiştirmeniz lazım...
II abdülhamit ve çevresindeki saz arkadaşları medresede din kültürü üzerine yetişmiş yobaz zihniyete sahip insanlar oldukları için yapmış oldukları reformların hayata geçiriliş şekli de kendilerine yakışır şekilde rezilane bir gelişmeye mahkum olmuştur...
Örneğin II abdülhamit bu reform için dış ülkelere adamlar yollamıştır. Sırf bu adamlar dışardaki gelişmeleri izleyip gelip kendilerine bilgi versinler diye...
Ancak o yobaz zihniyetteki adamları dışarda geldiklerinde anlattıkları tek şey kaldıkları otelin balkonunda nasıl sabah ezanı okudukları, kaldıkları otellerin koridorlarında nasıl namaz kıldıkları olmuştur. Bunlarla övünmüşler ve reforma katkı sağlayacak hiç bir bilgi ve sistem araştırması yapamamışlardır. Çünkü kapasiteleri buna elverişli değillerdi...
Oysa işin garipliğine bakın ki, Çin baskısı altındaki Japonya Osmanlıdan elli sene sonra aynı şekilde dışarı adam yollamış ve o adamları yaptıkları akıllı araştırmalarla dışardan edindikleri sistemle ilgili çok değerli bilgileri ülkelerine taşımışlar ve de yerleştirmişlerdir. İşte o sayede Japonya bir anda beklenmedik bir atak yapıp, elli sene sonra reformlara başlamasına rağmen Osmanlıyı sollamıştır...
Osmanlının bu beceriksiz atılımından sonra zaten işgal kuvvetlerinin elinde bir oyuncak gibi tamamen parçalanmıştır...
Ulu önder Atatürk kurtuluş savaşını başlatıp ülkeyi düşmandan temizledikten sonra öncelikle Osmanlının borçlarını ödemiştir. Bunu unutmamak lazım. Ancak buna rağmen bir sürü atılımlar yaparak gerçekten reform nasıl yapılır dünyaya göstermiştir. Bütün dünya şunu kabul ederki hiç bir kimse Atatürk gibi kısa bir sürede bu kadar reformu yapamaz. Hem bir ülke kuracaksın. Hem insanların dilini, kıyafetini, zihniyetini yönetim şeklini vs. herşeyini değiştirieceksiniz. Üstelik bu halkın çoğu da Osmanlıdan kalma yobaz zihniyete sahip kişiler olacak. Üstelik yokluk içerisinde olacak. Savaştan yeni çıkmış olacak. İçerde bir sürü satılmış vatan hainiyle de uğraşacak. İşte bütün bunlar sıradan bir insanın başarabileceği bir iş değildir. Hele hele yobaz osmanlı padişahlarının hiç yapabileceği bir iş değildir...
Atatürk'ün ilk icraatlarından biri de varolan okulların içerisindeki dine dayanan akıl ve mantıktan uzak eğitim şeklini atıp modern ve akılcı eğitim yerleri oluşturmaktı. Asıl önemli olan bunlardı. Yoksa yüzlerce okul açsan da yanlızca dört duvar arasında iki kafa sallatıp zikir çektirmeyle hele arapçaynan hiç olacak işler değildir bunlar. Akla ve mantığa dayanan ağitim olmadıktan sonra istediğin kadar okul kur. Ancak boş bilgi hamallığı yapan bireyler yetiştirirsiniz. İşte Atatürk eğitim birliğini oluşturup her insana eşit eğitim hakkı tanıyarak eğitimin başarıya ulaşmasını sağlamıştır...
Tabi zamanla gelen yobaz başarısız siyasiler sayesinde eğitim işi yavaş yavaş devlet elinden alınıp tarikat ve cemaatlere verilince böyle diriliş adlı üye gibi yobaz ve cahil insanlar piyasaya sürüldü. Böylece eğitime büyük bir darbe vurulup bir sürü yalan yanlış üzerine kurulmuş idolojik eğitim yuvaları oluşturuldu...
Ulu önder Atatürk, ne II abdülhamit ne de rte ile kıyaslanmayacak kadar büyük, ilerici, çağdaş akıl ve mantık üzerine icraatlar yapmış bir dünya lideridir...
Yobaz zihniyete sahip insanlardan Atatürk'ü anlamalarını hiç bir zaman beklememeliyiz. Armut dibine düşermiş. Böyle yobaz padişahlardan böyle yobaz tohumlar türer...
Osmanlı padişahlarına bakın saraylarda saltanat sürmüşler. Atatürk'e bakın koskoca Dolmabahçe sarayında yanlız iki göz odada sade bir insanın gibi bu ülkeyi yönetmiştir. Ama bu yobazlara sorun. O saltanat sürmüş uçkur düşkünü padişahlar dindardır. Atatürk ise din düşmanıdır...
Bugün Atatürk'e küfür ceza, peygambere küfür normal karşılanıyor diyor bu vatandaş. Ancak kafası şunu idrak edemiyor. Eğer Atatürk bu ülkeden düşmanları göndermeseydi, bugün filistinde ırakta olduğu gibi, israil askerlerinin, abd askerlerinin silahlarının gölgesinde dinlerine, namuslarına, şeref ve haysiyetlerine küfür edile edile yaşayacaklardı. İşte gerçek bir insan evladı olan, Atatürk'e bunları kendilerine yaşattırmadığı için minnetarlık duyar...
Nankör olmamak lazım...
Konuya biraz geç katılmakla birlikte bir kaç şey de ben söyleyeyim...
Osmanlı yükseliş döneminde ilerlerken Fatih sultan mehmetin ilk olarak medreselere dini sokmasıyla Osmanlının yıkılışının ilk ateşini yakan kişi olmuştur...
Daha sonra yavuz sultan selimin şeriatı getirterek iyice Osmanlıya yerleştirmesiyle yıkılış sürecini dönülmez bir yola sokmuştur...
Osmanlının bu yıkılış sürecinde bahsi geçen padişah olan II abdülhamit son bir çare olarak kendince bazı reformlar yapmak istemiştir...
Ancak reform yapmak öyle kolay bir iş değildir. Akıllı adam işidir. Başarı görebilmesi için Atatürk gibi ileriyi gören aklı ve mantığı ön planda tutan bir lider gerektirir...
Ancak her Osmanlı padişahında olduğu gibi (tabi Osmanlının kurucularını bunun dışında tutuyorum) II abdülhamitin de aklı daha çok uçkuruna çalıştığı için akıl ve mantıktan uzak olduğu için bu reformlarda bir başarı sağlayamamıştır...
Bir reformu başarmak için önce o reformu yaşama geçirecek etrafınızda akıl ve mantık sahibi insanları yetiştirmeniz lazım...
II abdülhamit ve çevresindeki saz arkadaşları medresede din kültürü üzerine yetişmiş yobaz zihniyete sahip insanlar oldukları için yapmış oldukları reformların hayata geçiriliş şekli de kendilerine yakışır şekilde rezilane bir gelişmeye mahkum olmuştur...
Örneğin II abdülhamit bu reform için dış ülkelere adamlar yollamıştır. Sırf bu adamlar dışardaki gelişmeleri izleyip gelip kendilerine bilgi versinler diye...
Ancak o yobaz zihniyetteki adamları dışarda geldiklerinde anlattıkları tek şey kaldıkları otelin balkonunda nasıl sabah ezanı okudukları, kaldıkları otellerin koridorlarında nasıl namaz kıldıkları olmuştur. Bunlarla övünmüşler ve reforma katkı sağlayacak hiç bir bilgi ve sistem araştırması yapamamışlardır. Çünkü kapasiteleri buna elverişli değillerdi...
Oysa işin garipliğine bakın ki, Çin baskısı altındaki Japonya Osmanlıdan elli sene sonra aynı şekilde dışarı adam yollamış ve o adamları yaptıkları akıllı araştırmalarla dışardan edindikleri sistemle ilgili çok değerli bilgileri ülkelerine taşımışlar ve de yerleştirmişlerdir. İşte o sayede Japonya bir anda beklenmedik bir atak yapıp, elli sene sonra reformlara başlamasına rağmen Osmanlıyı sollamıştır...
Osmanlının bu beceriksiz atılımından sonra zaten işgal kuvvetlerinin elinde bir oyuncak gibi tamamen parçalanmıştır...
Ulu önder Atatürk kurtuluş savaşını başlatıp ülkeyi düşmandan temizledikten sonra öncelikle Osmanlının borçlarını ödemiştir. Bunu unutmamak lazım. Ancak buna rağmen bir sürü atılımlar yaparak gerçekten reform nasıl yapılır dünyaya göstermiştir. Bütün dünya şunu kabul ederki hiç bir kimse Atatürk gibi kısa bir sürede bu kadar reformu yapamaz. Hem bir ülke kuracaksın. Hem insanların dilini, kıyafetini, zihniyetini yönetim şeklini vs. herşeyini değiştirieceksiniz. Üstelik bu halkın çoğu da Osmanlıdan kalma yobaz zihniyete sahip kişiler olacak. Üstelik yokluk içerisinde olacak. Savaştan yeni çıkmış olacak. İçerde bir sürü satılmış vatan hainiyle de uğraşacak. İşte bütün bunlar sıradan bir insanın başarabileceği bir iş değildir. Hele hele yobaz osmanlı padişahlarının hiç yapabileceği bir iş değildir...
Atatürk'ün ilk icraatlarından biri de varolan okulların içerisindeki dine dayanan akıl ve mantıktan uzak eğitim şeklini atıp modern ve akılcı eğitim yerleri oluşturmaktı. Asıl önemli olan bunlardı. Yoksa yüzlerce okul açsan da yanlızca dört duvar arasında iki kafa sallatıp zikir çektirmeyle hele arapçaynan hiç olacak işler değildir bunlar. Akla ve mantığa dayanan ağitim olmadıktan sonra istediğin kadar okul kur. Ancak boş bilgi hamallığı yapan bireyler yetiştirirsiniz. İşte Atatürk eğitim birliğini oluşturup her insana eşit eğitim hakkı tanıyarak eğitimin başarıya ulaşmasını sağlamıştır...
Tabi zamanla gelen yobaz başarısız siyasiler sayesinde eğitim işi yavaş yavaş devlet elinden alınıp tarikat ve cemaatlere verilince böyle diriliş adlı üye gibi yobaz ve cahil insanlar piyasaya sürüldü. Böylece eğitime büyük bir darbe vurulup bir sürü yalan yanlış üzerine kurulmuş idolojik eğitim yuvaları oluşturuldu...
Ulu önder Atatürk, ne II abdülhamit ne de rte ile kıyaslanmayacak kadar büyük, ilerici, çağdaş akıl ve mantık üzerine icraatlar yapmış bir dünya lideridir...
Yobaz zihniyete sahip insanlardan Atatürk'ü anlamalarını hiç bir zaman beklememeliyiz. Armut dibine düşermiş. Böyle yobaz padişahlardan böyle yobaz tohumlar türer...
Osmanlı padişahlarına bakın saraylarda saltanat sürmüşler. Atatürk'e bakın koskoca Dolmabahçe sarayında yanlız iki göz odada sade bir insanın gibi bu ülkeyi yönetmiştir. Ama bu yobazlara sorun. O saltanat sürmüş uçkur düşkünü padişahlar dindardır. Atatürk ise din düşmanıdır...
Bugün Atatürk'e küfür ceza, peygambere küfür normal karşılanıyor diyor bu vatandaş. Ancak kafası şunu idrak edemiyor. Eğer Atatürk bu ülkeden düşmanları göndermeseydi, bugün filistinde ırakta olduğu gibi, israil askerlerinin, abd askerlerinin silahlarının gölgesinde dinlerine, namuslarına, şeref ve haysiyetlerine küfür edile edile yaşayacaklardı. İşte gerçek bir insan evladı olan, Atatürk'e bunları kendilerine yaşattırmadığı için minnetarlık duyar...
Nankör olmamak lazım...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Atatürk Ve Tayyip Dönemindeki Türkiye Farkı
Yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, dünya durdukça yaşayan ve sesini duyuran Allah'ın evliyasıdır. Günümüzün evliyası Zöhre Ana, Atatürk'ün dilidir.
Türk olmanın onurunu yaşamamış, sülalesinden gelen pisliğin mirasçısı olan, ere- pire, evliyaya inanmayan, vicdanını, merhametini yitirmiş, kendi yurttaşına karşı kin ve nefretle büyütülmüş, din sömürüsünden gelen haram kazançlarla benliğini satmış insanlar ne yazık ki bu siyasal yapı tarafından beslenmektedir.
Küreselleşme yalanıyla köleleştirilen ağa- babalarının emrinde yurdumuzun birlik ve beraberliğinin bozulması için emperyalizme hizmet eden bu cenah, öncelikle milletin ruhu olan Atatürk ve onun fikirlerine düşmandırlar.
Çünkü milli devlet, bağımzıslık ve ulusal birlik emperyalizmin hiç tasvip etmediği fikirlerdir.
Geçmişte yaşamış Türk büyüklerinin bu millet için yaptığı faydalı işleri kullanarak Atatürk'le karşılaştırmak bir hülledir.
Atatürk bu milletin anasının bacısının üstünden Yunan askerini alıp denize döken, onurumuzu namusumuzu kurtaran yiğit bir kahramandır.
Maalesef Türk askeri bazı yerlere geç ulaşmış.
İngiliz Yunan’a gebe kaldınız
Türklüğün şanını siz mi aldınız
Peygamber soyuna dava kıldınız
Hu zikir çekerek insan mı oldunuz
Peygamberi bilmez Allah’a hotlar
Rus tohumu gelmiş Kemal’e çatlar
İçi dışı pislik yobazlar patlar
Toplanmış itlerde velilik satar
Kurtuluş savaşını yapan canlara
Al bayrak çekildi Kemal şanına
Ermeni tohumu dolsun damlara
Cumhuriyeti kurdum Türk Vatanına.
Söyleyen Atatürk
Seslendiren Zöhre Ana
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 07/11/2010, 01:56, Düzenleyen: Dogan.
Atatürk Ve Tayyip Dönemindeki Türkiye Farkı
Merhaba Cankardelenler,
Biliyoruzki zaman ahiri-şer zamanı yani menfaat dünyası.
Sen zırvalamayı bırakta şu soruya cevap ver; geri kalan tarihte sahnesini aldı.
--NEDEN BU ZİHNİYETİNİZ MATBAAYI ANADOLU TOPRAKLARINA 300 YIL SOKMADI;NEYDEN KORKTUNUZ...?
Biliyoruzki zaman ahiri-şer zamanı yani menfaat dünyası.
Sen zırvalamayı bırakta şu soruya cevap ver; geri kalan tarihte sahnesini aldı.
--NEDEN BU ZİHNİYETİNİZ MATBAAYI ANADOLU TOPRAKLARINA 300 YIL SOKMADI;NEYDEN KORKTUNUZ...?
Atatürk Ve Tayyip Dönemindeki Türkiye Farkı
Bu soru zor ve cevabını söyleyemezsin ben sana yardımcı olacağım.
-Çünkü siz varlığınızı şeytana-iblise sattınız bunu anadolu halkının öğrenmesi sizin sonunuz demekti. Vede öyle oluyor Anadolu halkı Yüce Önderi Mustafa Kemal rehberliğinde farkına vardı. Güneş doğmuştur Anadolu ısınıyor bunun anlamı sizin sona doğru gidişinizdir.
Yüce Rabbim bizi Pirimiz Zöhre Ananın ışığından ayırmasın.
-Çünkü siz varlığınızı şeytana-iblise sattınız bunu anadolu halkının öğrenmesi sizin sonunuz demekti. Vede öyle oluyor Anadolu halkı Yüce Önderi Mustafa Kemal rehberliğinde farkına vardı. Güneş doğmuştur Anadolu ısınıyor bunun anlamı sizin sona doğru gidişinizdir.
Yüce Rabbim bizi Pirimiz Zöhre Ananın ışığından ayırmasın.
Atatürk Ve Tayyip Dönemindeki Türkiye Farkı
Bakıyorum bazı şeyleri biliyorsun da sen Kendine Müslümanlık yapıyorsun. Sözlerinin altında Türklüğü hiç sevmediğin anlaşılıyor ki sevmen de gerekmez. Atatürk Abdulhamitkıyazlaması yapmıssın ona bir cevap vereyim: Abdül hamit yaptığı yenilikleri jön Türklerin baskısıyla yaptı ve Osmanlının başka çaresi yoktu. ya yenilik ya yıkılış... Atatürk'e gelince o bir mücadele kazandı yaptığı yenilik ve çalışmaları modern ve halkı birey sınıfına yükseltecek çalışmalardı. yani Atatürkü bu çalışmalarda zorlayan kimse yoktu. Bir örnek vereyim Halifeliğin kaldırışı sırasında bu makamı kaldırma istersen sen halife ol dendi. Şimdi sen gelmişsin osmanlı akp savunuculuğu yapıyorsun. ve Abdülhamit'in isdipdat dönemime hiç değinmeyecem. Şu ana bakalım: konuşamıyorum, söyleyemiyorum sadece düşünüyorum bunu da gizli yapıyorum. Neden mi? çünkü bir isdipdat dönemi yaşıyoruz. her ne kadar tv'de hoşgörü eşitlik insan hakları denilsede ben bir Müslüman gibi hoşgörülü hareket ediyorum dese de o Müslüman kendisine Müslüman...
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi