Mustafa Kemal Atatürk’e atılan iftiralardan birisi de annesi ve soyuyla alakalı’
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Bey, gazetemizde bu iftiralara cevaben yazdığı makalesinde, Atatürk’ün soyağacını kaynaklarıyla ortaya koyarak, müfterilere tokat gibi cevap verdi.
Makalede, Atatürk’ün jandarma istihbarat subayı olan Mehmet Rıfat Efendi’nin torunu Meriç Tumluer’in belgelerine yer veriliyor. Ve bu belgeler Atatürk’ün Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin soyuna dayandığını, yani İmam Ali’nin torunu olduğunu ortaya koyuyor.
Sayın Baş’ın yazısında da ifade ettiği gibi, bu gerçek, Atatürk’ün neden Hacıbektaş Dergahı’nda cumhuriyeti kurma kararı aldığının da cevabı aslında’
Ehli Beyt soyundan gelen ve Türk olan Atatürk, yine Ehli Beyt soyundan olan bir Türk olan Hacı Bektaş-ı Veli’nin izinden gidiyordu.
Sayın Baş, yazısında Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Hanım’ın Yörüklük hakkındaki cümlelerine yer veriyor. Önemine binaen yeniden aktaralım: ’Annem her zaman Yörük olmakla iftihar ederdi. Bir gün Atatürk’e, ’Yörük nedir?’ diye sordum. Ağabeyim de bana ’Yürüyen Türkler’ dedi. Yani Zübeyde Hanım da Türk’tür.’
Ve Prof. Dr. Baş önemli bir tespitle yazısını bitiriyor: ’Maalesef, Ehl-i Beyt’e karşı olanların Mustafa Kemal de bu soydan geldiği için ona da karşı olduklarını görüyoruz.’
Gerçekler, kaynaklarıyla buyken, Atatürk düşmanlığı yapanların özellikle yalan ve iftiralarla Atatürk’ün soyuna, anasına ağza alınmayacak ifadeler kullanmaları, esasen maksatlarının ihanet olduğunu açıkça göstermektedir.
Madalyonun diğer tarafında ise sorulması gereken soru: Peki, neden kendilerini Atatürkçü olarak vasıflandıranlar bu gerçekleri bugüne kadar Prof. Dr. Haydar Baş gibi ortaya koymadılar?
Birileri, Atatürk’ü dinsiz olarak tanıtarak İngiliz oyunlarının bir parçası oldular, Atatürkçü görünenler de yine bir İngiliz oyununun parçası olarak bu iftiraları desteklercesine gerçek Atatürk’ü bilinçli olarak tanıtmadılar. Attila İlhan gibi samimi Atatürkçüleri tenzih ederim, çünkü Sayın İlhan gerçek Atatürk’ü tanıtmak için elinden gelen gayreti gösterdi.
Sorulması gereken bir diğer soru ise: Görünüşte Osmanlı adına, perde arkasında ise İngiliz çıkarları adına Atatürk’ün soyunu sorgulayanlar, annesine iftira atanlar, neden hiç Osmanlı’nın soyu konusunda, padişahların valideleri hakkında bir sorgulamaya girmezler?
9 padişahın validesi Rum, 6’sı Yahudi, 3’ü Bulgar, 3’ü Sırp, 4’ü Fransız, 1’i İngiliz, 1’i Yunan, 1’i İspanyol, 1’i Rus, 1’i Venedikli, 1’i Cenevizli, 1’i Ermeni’
Yani 36 padişahın 32’sinin annesi yabancı’
İşin ilginç tarafı, son Osmanlı hükümeti ve padişahı adına milleti Atatürk’ten soğutmak için Atatürk’e İngiliz ajanı diyenler, Mason diyenler, Padişah Vahdettin’in annesinin İngiliz asıllı Henriet olduğunu neden gizlediler?
Yavuz Sultan Selim’in hanımı, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Polonya Yahudi’si Helga’ Yavuz’un neden bütün mücadelesini Ehli Beyt sevdalılarına karşı verdiği, savaşlarını hep Müslüman halklarla yaptığı anlaşılabiliyor.
Kanuni, babası Yavuz’dan aldığı geleneği devam ettiriyor ve yine Hazar Yahudilerinden olan Roksalan (meşhur Hürrem Sultan) ile evleniyor. 2. Selim (Sarı Selim) ise onların oğlu’
Diğer ilginç bir isim ise 2. Mahmut’ Bektaşi dergahlarını kapatan, Yeni Çeri ocağını kan dökerek darmadağın eden padişah’ 2. Mahmut’un annesi, Fransız Nache de la Bazari, hanımı ise Yahudi Suzi’
Atatürk düşmanı Fes’li güruha, vakitli vakitsiz yazılarıyla Atatürk düşmanlığı yapanlara duyurulur. Atatürk’ün soyu Ehli Beyt soyudur, tertemizdir, sen eğer mutlaka bir şey inleyeceksen Ehli Beyt’e sırtını dönen, Ehli Beyt sevdalılarına kılıç çekenlerin düştüğü hali incele’
Belki o zaman ayıkırsın.
Murat Çabas / Yeni Mesaj
Atatürk'ün soyu tertemiz
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Atatürk Haberleri
Yorumlar / Cevaplar
1
Okunma / Görüntüleme
2976
Atatürk'ün soyu tertemiz
Atatürk'ün soyu tertemiz
Alıntı:]Sorulması gereken bir diğer soru ise: Görünüşte Osmanlı adına, perde arkasında ise İngiliz çıkarları adına Atatürk’ün soyunu sorgulayanlar, annesine iftira atanlar, neden hiç Osmanlı’nın soyu konusunda, padişahların valideleri hakkında bir sorgulamaya girmezler?
Ehl-i Beyt’e karşı olanların Mustafa Kemal de bu soydan geldiği için ona da karşı olduklarını görüyoruz.
Ehli Beyt soyundan gelen ve Türk olan Atatürk, yine Ehli Beyt soyundan olan bir Türk olan Hacı Bektaş-ı Veli’nin izinden gidiyordu.
Öncelikle Murat Çabas'a bu güzel yazısından dolayı teşekkür ederim.
Yüce Atatürk'ün ailesine zerre kem söz söyleyen alçaktır, namussuzdur !..
Atatürk'e İngiliz ajanı diyenler, Mason diyenler ve bilumum iftira atan alçak, namussuz, satılmışlara şu tarihi bilgiyi vermemiz lazım.
İngilizler Muhipler Cemiyeti (İngiliz Dostları Derneği):Damat Ferit Paşa ve Sait Molla gibi üyeleri bünyesinde bulundurmuş ve hararetli bir şekilde İngiliz Mandasını savunan Türk milli varlığına düşman cemiyet 20 Mayıs 1919'da kuruldu. İngilizlerden para yardımı alan bu cemiyet, Anadolu'da karışıklıklar çıkarmayı ve Kurtuluş Savaşı'nı engellemeyi amaçladı. Kurtuluş Savaşı'na karşı yapılan tüm yıkıcı eylemlerin ve örgütlenmelerin destekleyicisi oldu.İngiliz casusluğu görevini de yürüten Muhipler Cemiyeti üyeleri, İngiliz ajanı Frew’in talimatıyla, İstanbul’un en yoksul semtlerindeki Türk ailelerine her gün çok miktarda et dağıtarak işe başladı.Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile işbirliği yapmıştır.
Atatürk, Nutuk'ta bu dernek ile ilgili şunları yazmıştır:
İstanbul'da çeşitli maksatlarla gizli ve açık olmak üzere kurulmuş, parti veya dernek adı altında birtakım kuruluşlar da vardı.
İstanbul'da önemli sayılabilecek kuruluşlardan biri İngiliz Muhipleri Cemiyeti idi. Bu addan, İngilizlere dost olanların kurduğu bir dernek anlaşılmasın. Bence, bu derneği kuranlar kendi şahıslarını ve kendi çıkarlarını gözetenler ile, kendi çıkarlarının korunma çaresini Lloyd George (Loyt Corc) hükûmeti aracılığı ile İngiliz himâyesini sağlamakta arayanlardır. Bu zavallıların, İngiliz Devleti'nin Osmanlı Devleti'ni bir bütün olarak korumak ve himaye etmek isteğinde olup olamayacağını bir defa olsun dikkate alıp almadıkları, üzerinde düşünülmeye değer.
Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve Halife-i Rûy-i Zemin ünvanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, Dahiliye Nâzırı olan Ali Kemal, Ãdil ve Mehmet Ali Beyler ile Sait Molla bulunuyordu. Dernekte Rahip Frew (Fru) gibi İngiliz milletinden bazı macera heveslileri de vardı. Yapılan işlemlerden ve gösterilen faaliyetlerden anlaşıldığına göre, derneğin başkanı Rahip Frew idi:
Bu derneğin iki yönü ve iki ayrı niteliği vardı. Biri açık yönü ve usulüne uygun teşebbüslerle İngiliz himâyesini sağlama amacına yönelmiş olan niteliği idi. Öteki de gizli yönüydü. Asıl faaliyet bu gizli yöndeydi. Memleket içinde örgütlenerek isyan ve ihtilâl çıkarmak, milli şuuru felce uğratmak, yabancı müdahalesini kolaylaştırmak gibi haince teşebbüsler, derneğin bu gizli kolu tarafından idare edilmekte idi. Sait Molla 'nın derneğin açıktan yaptığı çalışmalarında olduğu gibi gizli çalışmalarında da ondan daha çok rol oynadığı görülecektir. Bu dernek hakkında söylediklerim, sırası geldikçe yapacağım açıklamalar ve gereğinde göstereceğim belgelerle daha kolay anlaşılacaktır.
***
Atatürk'ün soyu Ehlibeyt soyudur. Çünkü her gelen ermiş, evliya sadece Ehlibeyt'ten gelir. Mustafa Kemal Atatürk te Hak sırrına eren, can gözü açılan, Allah'ın ilim deryasında yetişen ve Şar kapısını açıp Mustafa Kemal Atatürk sıfatında, donunda, bedeninde ete kemiğe bürünüp gelen bir Ulu candır...
Bu hakikate inansanız da böyledir inanmasanız da böyledir.
Aşk ile...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi