You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Atatürk'ün Pasaportu Var mıydı?

Atatürk'ün Pasaportu Var mıydı?

Posting Freak
Atatürk'ün Pasaportu Var mıydı?
Cumartesi günü Sabah'ta yayınlanan Engin Ardıç'ın yazısı





Atatürk'ün Pasaportu Var mıydı?



Atatürk'ün yurt dışına hiç çıkmadığını hep biliriz... Bu, büyük bir

erdem olarak pazarlanmıştır: Kendisi hiçbir yere gitmeden herkesi

ayağına getirmiş!

Herkes dedikleri, İran şahı ve İsveç kralı gibi "kıyıdan köşeden"

adamlar, bir de İngiliz kralı Edward tabii... Yanında da Mrs

Simpson... Ama o da aşkı uğruna kısa bir süre sonra tacı tahtı

bırakacağından, bu gezinin bir yararı olmamış.

Olamazdı da... İngiliz kralı ya da kraliçesi "hüküm sürer ama idare

etmez" ... Meclise izinsiz giremediği, seçimlerde oy kullanamadığı

gibi, dış politikaya da karışamaz!

Bunun dışında kim gelmiş Türkiye'ye? Hitler mi, Stalin mi, Mussolini

mi, Roosevelt mi, Hirohito mu? Hiçbiri.

Keşke İspanyol başkanları Alcala Zamora ya da Manuel Azana gelselerdi

de, "asi generallere" karşı İspanyol Cumhuriyeti'ne sahip çıkma

onuruna kavuşsaydık yahu...

Ama niçin geleceklerdi? Türkiye önemli bir ülke değildi ki, kendi

kabuğuna çekilmiş, yaralarını sarmaya ve Batılılaşma girişimini temele

indirmeye çalışan, "dünya sahnesinin önünden çekilmiş" bir ülkeydi...

Her türlü Osmanlı mirasını da reddettiği için (borçların bir kısmı

hariç!), "beni kendi halime bırakın, karışmayın, bulaşmayın" der

gibiydi dünyaya...

Atatürk'ün yurt dışına hiç çıkmamış olması niçin büyük bir başarı

olarak değerlendirilmiş tir?

"Kendi kabuğuna çekilmek, kendi yağıyla kavrulmak" erdem sayıldığı için!

Bu da memur zihniyeti değilse, memur zihniyeti başka nasıl olur acaba?

Ve de Atatürk'ün bazı Anadolu kasabalarını dolaşmış olması niçin büyük

birer olay gibi pazarlanmıştır? Hele İstanbul'a her gelişi niçin

"tarihi gün" sayılmıştır?

Yani tasavvur edebiliyor musunuz, Hitler'in Stuttgart'a gelişi

bayramı, Mussolini'nin Venedik gezisi şenlikleri, Stalin'in Odessa'yı

ziyaretinin bilmemkaçıncı yıldönümü kutlamaları.. . Var mı böyle bir

yağcılık?

Toplum o kadar "donuk", ulaşım o kadar yetersiz durumdaydı ki, bir

yerden bir yere gitmek başlıbaşına heyecan verici, serüven gibi bir

şeydi o dönemde...

Keşke bu gibi çarçur gezilerle övüneceğimize, "Atatürk'ün uçağa binip

Atina'ya gitmesi ve eski düşmanlarını kucaklaması, Atatürk'ün

Cenevre'de yaptığı ünlü Milletler Cemiyeti konuşması, Atatürk'ün

tarihi Beyaz Saray ziyareti, Atatürk'ün meşhur Moskova gezisi,

Atatürk'ün unutulmaz Paris barış görüşmeleri" gibi hatıralar

kalsaydı... Ayıp mı olurdu, günah mı?

Belki o zaman cumhurbaşkanları mızın ya da başbakanlarımızı n dış

gezileri de memurlarımıza ve memur ruhlularımıza küfür gibi

gelmezdi!...

Atatürk hiç yurt dışına çıkmadı dedik, bu hem doğrudur hem yanlış...

Atatürk yurt dışına çıkmadı ama, Mustafa Kemal çıktı!

Libya'ya gitti çarpışmaya ama orası yurt dışı sayılmıyordu.. . Bunun

dışında Sofya'ya, Berlin'e ve batı cephesine de gitti görevli olarak,

Viyana üzerinden Karlsbad'a da gitti ( Karlovy Vary ) sağlık

nedenleriyle. ..

Ama o zamanlar bir "imparatorluk subayıydı" ...

Hani şu nefret kustukları Osmanlı İmparatorluğu vardı ya, onun

ordusunda subaydı.

1919 yılında ordudan istifa edene kadar bir Osmanlı subayıydı.

Hadi kim hayır diyecekse desin de alnını karışlayım.









Hıncal Uluç'un Engin Ardıç'a yanıtı;



Atatürk'e Dil Uzatanlara.. .



Önce biri hafta sonu hiç yüzü kızarmadan saldırdı gene, "Atatürk'ün

pasaportu var mıydı" diye.. ..

Ve çizdiği Atatürk portresine bakar mısınız?.. "Vizyonsuz.. Memur

zihniyetli biri.."

Utanmazlığın ölçüsüne bakar mısınız?..

Yıkılmış, tükenmiş, bitmiş, işgal edilmiş Osmanlı'nın küllerinden,

Avrupa'nın "Hasta Adam" dediği Türkiye'den, modern bir batı

cumhuriyeti yaratan adam için çizilen tabloya, aşağılamaya bakar

mısınız?..

"Memur zihniyetli, vizyonsuz!.."

Bu korkunç kafaya, bu örümcek düşünceye yanıtı, ayni günün gecesi, Rus

Kızıl Ordu Korosu muhteşem bir yanıt verdi, tesadüfe bakın bu defa,

TİM'de.. Ben ordayım üç kardeşimle, Öcal Serpil ve Kemal'le..

Salon son koltuğuna kadar tıklım tıklım doluydu ve herkes, Atatürk'ün

neler yaptığını anlatan Kızıl Ordu korosuna hem de nasıl coşkuyla

eşlik ediyordu..

"Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,

Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.

Türk'üz bütün başlardan üstün olan başlarız;

Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız."

Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,

Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri."

"Karanlığın üstüne güneş gibi doğmak" nedir bilir misin sen, karanlık adam?..

O senin memur zihniyetli, vizyonsuz dediğin adam, o yıllarda yepyeni

bir devlet, çağdaş, bir cumhuriyet kuruyordu, bir ulusun kaderini

değiştiriyor, dünyaya, hele de Müslüman dünyaya örnek oluyordu,

öğretmediler mi sana ?..

O vizyonsuz, o "Memur zihniyetli" dediğin adamın dünyadaki itibarını,

saygınlığını bilir misin?..

Efendim "Kimse gelip gitmemiş Türkiye'ye Atatürk zamanında.."

İngiltere Kralı gelmiş ama, o sayılmazmış.. Çünkü adamın zaten yetkisi yokmuş..

Birleşik Krallık kralının ülkemize, Atatürk'e gelişini bir formalite

sanıyor.. Peki o zaman "Pasaportlu" Abdullah Gül'ün iki günde bir yurt

dışına gitmesi, bu ülkede devlet başkanları ağırlaması ne?.. Atatürk'e

gelen İran Şahı adam değil de, Gül bugün İran'da ne arıyor peki?..

Adamın, Atatürk'e saldırma gözlerini öyle karartmış ki, ne dediğini

bilmiyor, çelişkiler içinde..

İngiltere Kralı, İran Şahı, gelmemeliymiş de, kim gelmeliymiş?. .

Hitler, Mussolini, Stalin.. Verdiği örneklere bakar mısınız?..

Hafazanallah. . Bunlardan biri gelmiş olsaydı kazara, bugün kimbilir

neler yazardı, düşünebiliyor musunuz?.

İngiliz Kralı yetkisiz.. Peki yetkilisi, hem de azılı Türk düşmanı

Lloyd George ne dedi, hem de Birleşik Krallık Millet Meclisinde..

"Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu

talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti'ne nasip

oldu. Mustafa Kemâl'in dehasına karşı elden ne gelirdi."

Atatürk uçağına atlayıp Yunanistan'a gitmemişmiş.. Venizelos'la

kucaklaşmamış.. Ama Venizelos yenildiği düşmanı Atatürk'ü 1934 yılında

Nobel Barış Ödülüne aday göstermiş.. Nasıl olmuş bu peki?.. Vizyonsuz,

memur zihniyetli, içine kapanık adamdan başkasını bulamamış mı, Yunan

Lideri, "Dünya barışına en hizmet eden kişi" diye seçecek?..

Atatürk Mussolini'ye gitmemiş. O da Türkiye'ye gelmemiş.. Ama

Atatürk'ün süvarileri İtalya'ya gidip, zamanın en büyük binicilik

kupasını, hem de Mussolini'nin adını taşıyanını Türkiye'ye

getirmişler.. Bu müthiş spor hamlesinin ne manaya geldiğini bilir

misin sen?.. O vizyonsuz, memur zihniyetli adamın, o sıralar nasıl bir

Türkiye kurmakla meşgul olduğunu anlayabilir misin, bu örnekten yola

çıkıp?.. Aklın erer mi?.

Erer.. Bal gibi erer de işine gelmez söylemek... Sen ve senden yüz

bulup hemen ertesi gün Atatürk'e saldıran yamağın da bilir bunları,

çok iyi..

Kilitleyin bilgisayarınızı gene de, size yağan e-mailler geri dönsün

tamam mı?.. Yüreğiniz o kadar..

Bakın, bugün bu köşede, 20'inci Yüzyılın en önemli adamlarının Atatürk

hakkında söylediklerinden bir derleme seçtim sizin için.. Okuyun, iyi

okuyun ve iki günde bir saldırdığınız, sövdüğünüz, dalga geçtiğiniz

Mustafa Kemal Atatürk'ün nasıl bir devlet adamı, nasıl bir deha,

Türkiye için nasıl bir şans olduğunu iyi öğrenin..

Ne yazık ki, sizin için de büyük şans oldu Atatürk!.

O olmasaydı, bugün bu köşelere oturup bu saçmaları bu kadar özgür

yazma imkânınız olur muydu?..
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Son Düzenleme: 06/08/2009, 20:34, Düzenleyen: AYFER.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.