You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Atatürk'ün Muaviye ve Emevi İslamı hakkındaki düşünceleri

Atatürk'ün Muaviye ve Emevi İslamı hakkındaki düşünceleri

Senior Member
Atatürk'ün Muaviye ve Emevi İslamı hakkındaki düşünceleri
]Atatürk'ün Muaviye ve Emevi İslamı hakkındaki düşünceleri




İşte Mustafa Kemal’in İslam Devleti hakkında söyledikleri :

“Beyler! Gerçek ulema ile dine zararlı ulemanın birbirine karıştırılması Emeviler zamanında başlamıştır. Hz. Peygamber’in saadetti zamanında, Peygamberin vefatından sonra, Raşit Halifeler zamanında, hep doğrudan doğruya, Hz. Peygamber’in yol göstermesiyle İslâm olan Râşit halifelerin aydınlatılmasıyla kurtuluşa eren halk kütleleri arasında gerçek temizlik, içten saygı, yüce bir bağlılık vardı.


Ta ki Muaviye ile Hz. Ali karşı karşıya geldiler. Sıffin olayında Muaviye’nin askerleri Kur’an-ı mızraklarına diktiler ve Hz. Ali’nin ordusunda böylece kararsızlık ve zayıflık oluşturdular, işte o zaman dine bozgunculuk ve Müslümanlar arasına nefret girdi.


O zaman hak olan Kur’an haksızlığı kabule araç yapıldı. En zorba hükümdarlardan olan Muaviye ’nin nasıl bir hile ile hilafet sıfatını takındığını biliyorsunuz. Ondan sonra bütün istibdatçı hükümdarlar hep dini alet edindiler. İstibdat ve ihtiraslarını desteklemek için hep ulema sınıfına başvurdular. Gerçek ulema, dini bütün alimler hiç bir zaman bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Onların emirlerini dinlemediler, tehditlerinden korkmadılar.


Üçbuçuk dört yıl öncesine kadar hayatta olan Osmanlı hükümdarları da aynı şeyleri yapmışlardır. Son Osmanlı hükümdarı Vahdettin’in davranışları gözünüzün önündedir. Onun emriyle bile bile ölüme götürülen milleti kurtarmak isteyenler âsi ilan edildi. Onun emriyle millet ve vatanı kurtarmak için kan döken aziz ordumuzun, isyancılar sürüsü olduğuna dair fetvalar veren ulema kıyafetli kişiler çıktı...


Dört Halife’den sonra din sürekli siyaset aracı, çıkar aracı, istibdat aracı yapıldı. Bu durum Osmanlı tarihinde böyleydi. Abbasiler, Emeviler zamanında böyleydi. Böyle âdi ve sefil hilelerle hükümdarlık yapan halifeler ve onlara dini alet yapmaya tenezzül eden sahte ve imansız âlimler tarihte daima rezil olmuşlar, rezil edilmişler ve daima cezalarım görmüşlerdir...”


]Atatürk’ün 20.03.1923 tarihinde İzmit’te yaptığı konuşma.
]Konuşmanın asıl metni için bkz: Atatürk Söylev ve Demeçleri, C. II, s. 63-64;
]Sadeleştirilmiş metni için ise R. Boyacıoğlu, a.g.m., s. 120-121.
[Resim: ataturk14vh7.jpg]
herocuk =))
[Resim: ataxh8.gif]
Posting Freak
Atatürk'ün Muaviye ve Emevi İslamı hakkındaki düşünceleri
Atatürk'ün , Muaviye ile ilgili bir sözü de şöyledir; Muaviye'nin çaktığı kazığı oynattım ama çıkaramadım...
[h=5]( bu ülkeye o kadar yerleşmiş ki o zihniyet, yüce Atatürk dahi çıkaramamış)
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Posting Freak
Atatürk'ün Muaviye ve Emevi İslamı hakkındaki düşünceleri
Mustafa Kemal Atatürk, belki o yobaz zihniyeti ortadan kaldıramamış olabilir ancak, halifeliği kaldırarak muaviyenin zamanında zorla, baskıyla, hile ile kurduğu halifelik adı altındaki taht ve saltanatını yerle bir etmiştir...

Yani islam dinini Peygamberimiz dönemindeki orjnal haline döndermiştir. Çünkü Peygamberimizin döneminde islamda halifelik diye bir makam olmadığı gibi Peygamberimizin de bu makamla ilgili hiç bir isteği ve buyruğu olmamıştır...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.