You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

ATATÜRK’ÜN KURUMUNDA ATATÜRK DÜŞMANI - Nilgün Özerdoğan

ATATÜRK’ÜN KURUMUNDA ATATÜRK DÜŞMANI - Nilgün Özerdoğan

Posting Freak
ATATÜRK’ÜN KURUMUNDA ATATÜRK DÜŞMANI - Nilgün Özerdoğan
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine, tescilli bir Atatürk düşmanı olan ve ünvanı da profesör olan Mümtazer Türköne denilen bir şahıs, yine Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin en yüksek makamında oturan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 21 Aralık 2012 tarihinde atandı. Hayret edilecek bu atama, Türk tarihinde yerini ibretle anılacak bir vesika olarak kayda geçti. Vatanını ve milletini seven her Türk vatandaşının yüreğini sızlatan bu atama neyse ki, 5 Ocak 2012 tarihinde Mümtazer Türköne’nin istifasıyla boşaldı ve ilgili kişi Kendisine hiç yakışmayan bu görevde 15 gün kalabildi. İstifayı da köşkten gelen emirle yapmış. Bile bile neden atadınız o zaman?

2011 yılının son haftasında eski Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer Bey’i Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu olarak ziyaret ettiğimizi yazmıştım. Sayın Sezer Bey, ’Bu millet Atatürk gibi değerli bir adamın bile kıymetini bilmedi, benim kıymetimi mi bilecek?’ dedi bize. Son yıllarda Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yapanlara olan kırgınlığını dile getirdi. Şu olanları duyunca kim bilir ne kadar kahrolmuştur.

Osmanlı’ya özlem duyanlar, koskoca imparatorluğun neden ve nasıl battığını bilmiyorlar herhalde. Biz millet olarak okuma özürlü bir toplum olduğumuzdan, gerçekleri ve belgeleri görmeden, bilmeden, Türk düşmanı hainlerin ve çağdışı geri kafalı ortaçağ zihniyeti içinde saplanıp kalmış düşüncelerin propagandaları ile bazı cahil beyinleri yıkamayı başarıyorlar. Bu satılık ve geri kafalı kalemler vasıtasıyla Atatürk’ü gözden düşürmeye ve aşağılamaya çalışıyorlar. Hiç kimse unutmasın ki, karanlık düşünceler aydınlıkları örtemez, örtmeyecek de. Böyle tartışmalar olsa bile bu ruhsuz insanlar tarih nazarında hak ettikleri yeri alacaklar. Atatürk’ü bitirmek için bu kadar uğraşıyorlar, yine de başarılı olamıyorlar, hiç şüpheniz olmasın olamayacaklar da.

Çanakkale Savaşı neden yapıldı, Kurtuluş Savaşı’nı biz niye verdik? Bu savaşlar olmasaydı bugün Türk Milleti diye bir millet olur muydu? Bugün Türkiye Cumhuriyetinin başarısından söz ediliyorsa o yıllarda kazanılan savaşlar sonrası yapılan devrimler sayesindedir. Atatürk’e bütün dünya milletleri neden hayran? Yıllarca Osmanlı’nın özellikle son 50 yılında hep kaybedilen savaşlarla bitmiş, tükenmiş. Son padişah Vahdettin milletini zerre kadar düşünmeden kendi koltuğunu kurtarmak için İngilizlerle işbirliği yapıyor. O İngilizlerse, Türk Milletini tarihten silmek için Yunanlılarla işbirliği yapıyor. Bu vatan hainliklerinin belgeleri bugün arşivlerde duruyor. Bu belgelere rağmen tarihimizi çarpıtmak için Vahdettin’in vatan haini olmadığını bile ileri sürebiliyorlar. Dünya’da tarihini böyle çarpıtan ve gerçek kahramanlarını yok sayan bir millet daha var mıdır, bilmiyorum.

Çürümüş ve bitmiş bir İmparatorluğun küllerinden Çanakkale Savaşları ile bir milletin dirilişini sağlayan Atatürk sayesinde kurulan yepyeni bir ülkenin kurumları ile şimdi iftihar ediyorlar. O gün bu devrimler yapılmasaydı halimiz ne olurdu? Ancak bütün bunları görmezden gelerek inanılmaz bir şekilde Atatürk’e hakaret ediyorlar. Biz profesör deyince, adı üstünde profesör, bilgili ve okumuş adam diye düşünüyorduk. Demek ki öyle değilmiş, bir profesör Atatürkçü olmayı kendisine hakaret sayıyormuş!.. Bu sözlere kahroldum, kulaklarıma ve gözlerime inanamadım. Yazıklar olsun’

Sanmayın ki böyle hainler sadece bugün var. İmparatorluk can çekişirken ve emperyalist güçler ülkemizin topraklarını işgal etmişken, milletimiz Atatürk’ün önderliğinde kurtuluş savaşı verirken, Ali Kemal isimli bir gazeteci Atatürk’e karşı çıkarak, yazılarında sürekli olarak kahramanlarımıza hakaret ediyor ve onları aşağılayarak düşmanlarımızla işbirliği yapıyor. Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra 10 Kasım 1922 günü de halk tarafından linç edilerek cezasını buluyor. Tarihteki vatan hainliği ünvanı da böylece gelecek kuşaklara aktarılmak üzere hafızalara kazınmış oluyor.

Can Dündar da benim sevdiğim bir yazar ve gazeteciydi. Ne zaman ki, Atatürk’ü halkın gözünden düşürmek amacıyla sinsi bir planla ’Mustafa’ filmini yaptı. Turgut Özakman, bu filmdeki yanlışları, belgeleri kendisine söylemesine rağmen gerekli düzeltmeleri yapmadı ve halkın gözünde bütün karizması çizildi. Can Dündar deyince aklıma hemen bu film geliyor, daha önce yaptığı bütün güzel işler gözümden silindi gitti.

Mümtazer Türköne, Atatürk’ü, Atatürk’çülerden koruyacakmış. Sevsinler. Bu milleti de Allah böyle insanlardan korusun.

Nilgün Özerdoğan


11.01.2012
Kaynak:
boluekspres.com
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.