You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Atatürk'ün en can alıcı cevapları

Atatürk'ün en can alıcı cevapları

Posting Freak
Atatürk'ün en can alıcı cevapları
Atanın en can alıcı cevapları:

Kurtulus ve Çanakkale savaşlarından sonra Atatürk’ü ziyarete gelen İngiliz Kralını Atatürk odasında karşılarken. İngiliz Kralı sorar "tamam da tüm bu savaşların zorlukların üstesinden gelerek nasıl böyle bir vatana sahip oldunuz" diye Atatürk cevap vermeden yaverini çağırır ve masada bulunan silahı göstererek yaverinin kendisini vurmasını emreder yaver hiç tereddütsüz silahı alır ve kafasına sıkar ama silah bostur. Atatürk yaverini göstererek ISTE BÖYLE der.


__Yugoslav Kralı müteveffa Aleksandr, Balkan Atlantı'nın imzasını takip eden günlerde memleketimize gelmişti. Atatürk'le sohbeti sırasında, şahsına ve Türk Milleti'ne karşı duyduğu yakınlığı ve iyi hisleri ifade için dedi ki:

"-Cihan Harbini takip eden mütareke günlerinde, İtilaf devletleri Yunanistan'dan evvel Türkiye'yi işgali bana teklif etmişlerdi. Fakat hiç tereddüt etmeden bu teklifi reddettim, bunun üzerine Yunanlıları tercihe mecbur kaldılar."

Mustafa Kemal muhatabının sözlerini sükunetle dinledi ve birden yerinden kalkıp, muhatabını şaşkınlık içinde bırakarak elini sıktı:

"-Size ve milletinize geçmiş olsun Ekselans..." dedi.

Ve anlatmak istedi ki, Türk topraklarına saldıran kim olursa olsun akibeti değişmeyecekti!


__Kral Edvard İstanbul'a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayına yanaştı.
Atatürk rıhtımda onu bekliyordu. Deniz dalgalıydı. Kralın bindiği motor, inip çıkıyordu.
İmparator rıhtıma çıkmak istediği bir sırada, eli yere değerek tozlandı.
O sırada Atatürk elini uzatmış bulunuyordu.
Bunu gören Kral bir mendille elini silmek istediği zaman Atatürk:
-Yurdumun toprağı temizdir, o elinizi kirletmez, diyerek Kralı elinden tutup rıhtıma çıkardı.



__Bir soruşturma dolayısıyla, Atatürk’ün başardığı işlerden Vasıf Çınar söz açmıştı.
Kendisine Sordu:
-Sizin en büyük eseriniz hangisidir?
Atatürk'ün kısa cevabı şu olmuştu:
-Benim yaptığım işler, biri ötekine bağlı gerekli olan işlerdir. Fakat bana yaptıklarımdan değil,
Yapacaklarımdan söz edin.

__Atatürk’ün Şoförü=Seyfettin Yağız
4 BİN ASKERLE ROMA'YA GİRERİM: Mussolini bizden İzmir'i istiyordu. Rodos'a 40 bin asker yığmıştı. İtalyan Sefiri Povli Çankaya'ya geldi. Atatürk sefire, "Söyle o koca herife; o 40 bin askerle İzmir'i alamaz ama ben 4 bin Mehmetcikle Roma'ya girerim" diye cevap verdi

"Ürdün Kralı Abdullah ile Savarona yatındayız. Kahveyi götürmesi için garson aradık bulamadık. Ben Kahveyi götürmek için Atatürk'ten izin aldım. Kahveyi götürürken ayağım takıldı. Kahveyle beraber kralın üstün düştüm. Bana tek kelime bir şey demedi.
Sonra Arapça, 'Yazık! Atatürk'ün etrafında terbiyeli kimse kalmadı' demiş. Bunun üzerine Atatürk, 'Ben Türk milletine her şeyi alıştırdım ama uşaklığa alıştıramadım' dedi."


__Cumhuriyet'in ilânından sonra İstanbul’da bir resepsiyon verilir. Tüm dünya
>ülkelerinin elçileri ve ateşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde
>devam etmektedir fakat İngiliz ateşesi olan binbaşının bakışları Mustafa
>Kemal'in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır
>ve bakmaya devam etmektedir. Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.
>Yaver Mustafa Kemal'e şöyle der:
>
>- Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana
>Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.
>
>bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
>
>- Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?



__Birgün italyan Büyükelçisi Ata ile görüşmek ister ve
huzura kabul edilir. O zamanın muhtelif ekonomik-siyasi konuları hakkında
konuşulduktan sonra, büyükelçi "Ekselans, dün Roma ile yapmış olduğum bir
görüşmede hükümetimizin Hatay'ı almak istediği kararını size iletmem
söylendi" der.
Odada buz gibi bir hava eser. Ata, büyükelçiye bir şeyler daha ikram
eder ve iki dakikalığına odadan ayrılır. Döndüğünde ayağında çizmeleri,
üzerinde mareşal üniforması, belinde tabancası vardır. Doğruca masasına
gider, manyetolu telefondan Mareşal Fevzi Çakmak'ın bağlanmasını ister ve
Çakmak'a: " Paşa, İtalyan dostlarımız Hatay'a gelmek istiyorlarmış. Hazır
mıyız" der. Fevzi Çakmak durumu anlar ve "Biz hazırız Paşam" diye
yanıtlar... Ata büyükelçiye döner ve: "Biz hazırmışız. Hükümetinize
söyleyin, isterlerse gelip Hatay'ı alabilirler" der.......

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.