Alevilerin sorunlarını, Türkiye’deki politik durumu ve CHP’nin Dersim tutumunu Milat’a değerlendiren Dünya Ehli Beyt Vakfı Onursal Başkanı Fermani Altun'dan çarpıcı açıklamalar.
Alevilerin sorunlarını, Türkiye’deki politik durumu ve CHP’nin Dersim tutumunu Milat’a değerlendiren Dünya Ehli Beyt Vakfı Onursal Başkanı Fermani Altun, ’Yutturulan Laiklik şablonu bizi geriye götürdü. 28 Şubat döneminde kızlarımız üniversite kapılarında bekledi, inançlardan dolayı fişlemeler yapıldı. Laiklik adı ile yaptıkları bu zulümlerde Atatürk’ü paravan olarak kullandılar’ dedi.
Alevileri kullanan CHP artık yıkılmalıdır
CHP’nin Alevileri kullandığını vurgulayan Altun, ’Sol kesim deyişlerle ve nefeslerle Alevileri kullanırken, sağ kesim uzak durarak onları sola bloke etti. Fakat son açıklamaları ile kendi köklerini inkâr eden Kılıçdaroğlu Alevileri utandırdı. Geçmişini ve kökenini inkâr edip kendini gizlemek namertliktir. CHP artık yıkılmalıdır’ şeklinde konuştu.
YASEMİN SARITEMUR
Dünya Ehli Beyt Vakfı Onursal Başkanı Fermani Altun’la Alevilerin sorunlarını, Dersim katliamının ayrıntılarını, CHP’nin siyasi tutumunu ve Türkiye’nin politik durumunu konuştuk. 28 Şubat döneminde laiklik adı altında yapılan zulümlerde Atatürk’ün paravan olarak kullanıldığını vurgulayan Altun, gerçek laikliğin kısıtlama değil din ve vicdan özgürlüğü olduğunu söyledi.
Alevi vatandaşlarımızın çözülmesi gereken bazı sorunları var. Bunlardan biraz bahseder misiniz?
Türkiye’de Alevilerin sistemden kaynaklanan ciddi problemleri var. Özellikle son 85 Â 90 yıldan beri süregelen problemlerin temel kaynağı, 1925 yılında laik devlet anlayışına tamamen ters olup dini kontrol amacı güden Tekke ve Zaviye Kanunu ile medreselerin kapatılmasıdır. Bu kanuna o günden beri hala ’Devrim’ denmektedir. Bu neyin devrimidir? İnsanların yaşam alanını, ibadet tercihini, muhabbeti ve diyalogu yasaklayacaksınız, adı da ’Devrim’ olacak. Bu çok gülünç bir durumdur.
Tekke ve Zaviye Kanunu Alevileri nasıl etkilendi?
Sadece Alevileri değil, tüm Türkiye’yi derinden etkileyen bu kanun ile insanların yaşam, kılık kıyafet, ibadet tercihlerinin yanı sıra, tasavvufi sohbetler gibi diyaloglar da yasaklanmıştır. Laiklik sizi kurtaracak diye yapılan bu uygulamalar bizi ileriye değil, aksine geriye götürmüştür. Laiklik adı altında sunulan bu şablon, tüm toplumlara olduğu gibi Alevilere de yutturuldu.
Gerçek Laiklik nasıl olmalı?
Laikliğin özü, devletin inançlara karışmaması, kişileri özgür bırakarak tarafsız olmasıdır. Maalesef Türkiye’de ciddi anlamda din ve vicdan özgürlüğünden söz edemiyoruz. Hâlbuki insanlar istediğin gibi ibadetlerini yapabilmeli, istediği gibi de inanmalıdır. Bu insanı insan yapan temel değerler olmalıdır. Siz insanı insan yapan değerleri elinden alırsanız, onu sadece canlı bir varlığa döndürürsünüz.
Aleviler, solun ablukasına girdi
Laikliği kısıtlama olarak mı görüyorlar?
İnsanı insan yapan değerler din ve vicdan özgürlüğü, inanç özgürlüğü, giyim kuşam gibi kişisel tercihlerdir. Başkalarının hakkına müdahale etmediği sürece bunlar en önemli temel özgürlüklerdir. 28 Şubat döneminde de kızlarımız üniversite kapılarında bekledi, inançlarından dolayı fişlemeler yapıldı. Yapılan bu zulümlerde de Laikliğin arkasına sığındılar. Fakat laikliğin özü kısıtlama değil aksine din ve vicdan özgürlüğüdür.
Bu olay Alevi toplumunu nasıl etkiledi?
Alevi toplumu 75 yıldır muhabbet, dergâh ve ilim kaynaklarından uzaklaştırdı. 1960’tan sonra ideoloji rüzgârı, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’ye de esti. İnanç, düşünce özgürlüğü, muhabbet ve deyişleri Alevilere sol kesim sundu. Aleviler de özgürleştiğini düşünerek sol görüşün ablukası altına girdi.
Sol kesim Alevilere ne sundu?
Sol, Alevilere hiç bir şey vermedi, sadece onları kullandı. Örf adet ve inançlarını erozyona uğrattılar. Sonra bu ideolojilerin tüm dünyada çöpe atılması ile birlikte Alevi toplumu da yeni değerlere yöneldi. Sonrasında ise, demokratik ve ekonomik değerlere dolayısı ile öze dönüş başladı.
Sol, Atatürk’ü paravan olarak kullandı
Sorunlar devam etti mi?
Daha önceden hep Alevilerin ibadetlerini gizli yaptıkları söyleniyordu. Devlet ibadeti yasaklarsa tabii ki gizli yaparlar. Bunun yanı sıra nurcuların toplandığı, başörtülü kızların üniversite kapılarında süründüğü zamanları da biliriz. Alevi, Sünni fark etmeden Türkiye’de dönem dönem inançla ilgili engellemeler söz konusu oldu.
Bunların arkasında hep Laiklik ilkesini görüyoruz
Laikliği bahane ederek yaptıkları bu zulümlerden sonra, paravan olarak kullandıkları Atatürk’ün arkasına sığındılar. Hâlbuki Atatürk görevini fazlası ile yaptı, fakat hayatta olsaydı Türkiye’yi 80 kere değiştirirdi. Hala bu çağda 85 yıl geçmesine rağmen inancı yasaklayan Tekke ve Zaviyeler Kanunu devrim kanunu olarak yürürlüktedir. Bu utanç verici bir durumdur.
Dersim’de neler yaşandı? Bu soykırım, Alevi mi yoksa Kürt kimliğinden dolayı mı yapıldı?
Dersim Katliamı, halkın Alevi kimliğinden dolayı yapıldı. 1925’te Tekke ve Zaviyeler Kanunu yürürlüğe girdi. Fakat Dersimliler bu uygulamaya karşı çıkıp, medrese ve dergâhların kapatılmasına karşı çıktı. Hâlbuki o medreseler Kuran-ı Kerim öğretilen, ilim ve irfan yuvalarıydı. Halkın tepkisini aldıklarını fark edince de, o bölgeyi sindirmek adına böyle bir katliam başlattılar
Katliam devlet eli ile mi yapıldı?
Türkiye son 90 yıldan beri militarizmle idare edildi. Son 60 yıl da darbeler, ondan önce de tek siyasi parti dönemi vardı. Devlet eliyle işkenceler, katliamlar yapıldı, yıllarca inkâr edildi. Dersim katliamında, bölgede bulunan 110 bin kişinin yarısı katledildi kalan yarısı da sürgün edildi. Bu katliamın devlet eliyle yapılması olayın vahametini daha da artırmaktadır.
Dersim katliamı Atatürk’ün emri ile mi yapıldı?
O dönemde devletin zirvesinde en etkili üç isim olan Mustafa Kemal Atatürk, Başbakan İsmet İnönü ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak vardı. Atatürk’ün bu katliamdan habersiz olması mümkün değildir.
Cuntanın emrinde CHP vardı
CHP ve Alevi vatandaşlar arasında ciddi bir bağ olduğunu biliyoruz
Devlet eli ile yapılan Dersim katliamının sorumlusu ve tek parti döneminde Alevilere hayat hakkı tanımayan yine CHP’dir. Uzun bir dönem Alevi toplumuna hiçbir hizmet sunulmadı. Fakat daha sonra 27 Mayıs ihtilalı ve sağ-sol çatışmaları yaşandı. Sol kesim deyişleri, nefesleri propaganda aracı olarak kullanırken, sağ kesim Alevilerden uzak durarak onları sola bloke etti. Dolayısı ile Alevilerin siyasi görüşleri sola kaydı.
CHP, Dersim Katliamı sonrası nasıl bir yön çizdi?
Dersim’de yaşanan katliam sonrası, cuntacıların önderliğinde işkenceler, kapatmalar ve yasaklamaların olduğu 12 Mart’ı yaşadık. Cuntanın emrinde ise yine CHP vardı. Muhsin Batur, 12 Mart cuntasında Hava Kuvvetleri Komutanıydı. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı yaptığı Batur, Dersim katliamında yer alan bombacıların başındaydı. CHP’nin bu kirli geçmişi kamuoyuyla yeni yeni paylaşılmaya başlandı.
CHP’NİN ALTI OKU ÇÖPE ATILMALI
Aleviler siyasete ne zaman dâhil oldu?
Aleviler ilk defa 1980 sonrasında ve Turgut Özal döneminde siyasete girdi. Fakat daha sonra Alevilerin insiyatifleri CHP’nin eline geçti. CHP zihniyeti ise, katı, statükocu, evrensel değerlerden uzak, laiklikten uzak ve altı oka saplanmış kalmış bir şablondur. Hâlbuki o altı okun çoktan çöpe atılması ve yerine yeni okların konulması gerekirdi.
Dersimli Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye nasıl bir etkisi oldu?
CHP’deki eski zihniyet değişmeksizin devam ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu da, proje kapsamında özel olarak seçildi. Çünkü Aleviler CHP’den kopmaya başlamıştı ve duvar hepten yıkılmasın diye, Kılıçdaroğlu duvarın önüne direk olarak dikildi. Bu şekilde CHP’yi ayakta tutmaya çalıştılar. Fakat o, kendi zeminini inkâr ederek Alevilerin güçlü kanadından uzaklaştı. Dolayısı ile bu saatten sonra başarılı olması imkânsızdır.
KILIÇDAROĞLU, ALEVİLERİ UTANDIRDI
Kılıçdaroğlu’nun dile getirdiği Dersim arşivleri açılmalı mıdır?
Dersim’deki arşivler açılmalı fakat ortada devlet eli ile yapılan bir katliam olduğu apaçık ortada. Dersim’deki olayı yaşamış 600 kişiyle mülakat yaptılar. Orada canlı tarih dururken hala inkâr politikasını gütmenin mantığı yoktur. Özellikle son açıklamaları ile Ehli Beyt düşmanlığı yaparak kendi köklerini inkâr eden Kılıçdaroğlu Alevileri utandırdı. Geçmişini ve kökenini inkâr edip kendini gizlemek namertliktir.
Aleviler, kendi geçmişini ve sorunlarını görmezden gelen CHP hakkında ne düşünüyor?
Artık deşifre olan CHP yok olmalıdır. Çünkü militarizmin, ara rejimlerin ve Türkiye’nin demokrasi yüzü görmemesinin sebebi tamamen CHP’dir. 1990’lardan 2000’lere dek CHP ve DSP hep koalisyon hükümetleriydi. Köy boşaltmalar, adam kaçırmalar, faili meçhuller hep bu dönemde vuku buldu.
CHP çözümün neresinde?
Artık CHP’nin kendini savunacak hiçbir yanı kalmadı. Bu zihniyet, hala değişimi, gelişmeleri, evrensel değerleri ve gerçek laikliği ve çözümü reddeden bir statükocu bir düşünceye sahiptir. Atatürk ’ün kurduğu ve 88 yıllık geçmişi olan CHP’nin geldiği bu nokta tek kelime ile korkunçtur. Artık CHP yıkılmalıdır.
Madımak olayları döneminde milletvekiliydiniz. Neler yaşandı?
Madımak olayında devlet müdahale etmeden 8 saat boyunca seyretti. Hâlbuki havaya birkaç el ateş edilseydi olay bu kadar büyümeden sona ererdi. Madımak, Maraş ve Çorum olaylarına sağ-sol çatışmalarını da ekleyip 12 Eylül’ün zeminini oluşturdular. Sonra da darbelerle ülkeyi karanlık bir zemine çektiler.
Bu olaylarda neleri hedeflediler?
Madımak, Kahramanmaraş ve Çorum olayı derin güçlerin organizasyonu ile vuku bulan olaylardı. İnsanları ayrıştırıp, bloklaştırmaya çalışan derin güçler bu şekilde toplumu zayıflatarak saltanat sürmek istediler. Bu ülkede Alevi  Sünni kavgası yoktur ve hiçbir dönemde inanç kesimleri birbirine saldırmamıştır.
Aleviler ile Sünniler arasında problem var mı?
Biz 1968 yılında Ehli Beyt Dergisi çıkartıyorduk. Dergiye Alevilerden çok Sünniler ilgi gösteriyordu. Aramızda en ufak bir problem olmadı. Kanuni Sultan Süleyman dahi, İslamı yaymak için seferlerine Dersimli Gülbaba’yla birlikte çıkmıştır. Bektaşi olan Gülbaba da, İslamı muhabbet ve sevgi ile yaymıştır. Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü kısacası tüm etnik unsurları ile biz bir bütünüz. Şu anda vatandaşlarımızın arasında etnik kökene dayanan en ufak bir problem yoktur.
Çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?
Aleviler 1995 yılından sonra örgütlenmeye başlayarak, kimlik ve inanç arayışına girdi. Hatta 15 -20 yıl öncesine kadar ’Ehli Beyt kurultayında ne işiniz var?’ diyen Alevilerle mücadele ettik. Çünkü asıl değerlerimizden hayli uzaklaşmıştık. Yaptığımız çalışmalarla, hem devlete hem de diğer inanç kesimlerine Aleviliği doğru olarak öğretme fırsatını bulduk. Ayrıca 2008 yılında ’Dünya Ehli Beyt Vakfı Başkanı’ olarak ’Birleşmiş Milletler Barış Ödülü’nü aldım.
Sorunların çözümü için atılacak ilk adım ne olmalıdır?
Temel Hak ve özgürlükleri temel alan bir anayasa değişikliği ile ilk adım atılmalıdır. Bizim medeni kanun İsviçre’den alınmış. Diğer yasalar ise, o dönem başında Musollini olan İtalya’dan alınmış. Bugün bu kanunların acilen değişmesi gerekiyor. Hükümetin son açılımlarını olumlu buluyoruz. Fakat anayasal sorunların yapılacak değişiklikle acilen netliğe kavuşmasını istiyoruz.
Bunların konuşuluyor olmasını nasıl değerlendirebiliriz?
Teknoloji ve ilmin hayata hâkim olduğu günümüzde, Yunus Emreler, Hacı Bektaş Veliler neden yetişmiyor? Neden 400 Â 500 yıl öncesini okuyoruz? Çünkü değerlerimizi, muhabbeti kaybettik. Nefsimizin isteklerinin peşinde koşar olduk. Suç oranları yüzde 500 oranında arttı. Bugün bir vahşet toplumu oluşturuldu. Çünkü hayırda, sevgide, dostluk ve insanlıkta olması gereken yarışı haktan uzaklaşarak nefis yarışına döktük. Fakat yine de bunların konuşuluyor olması da büyük bir şanstır.
Yapılan açılım ve atılan adımların olumlu etkileri oldu mu?
Şu anda, kültürel anlamda bir bilinçlenme söz konusu. Son yıllarda tasavvufa dönüş başladı ve kendi kültürümüzü keşfetmeye başladık. Bundan 30 Â 40 sene önce Avrupa kültürünü yansıtan pop müzik gündemde iken, bugün kasideler, deyişler ve nefesler eşliğinde kendi öz kültürümüze dönüş başladı. Bu dönüş, bizi bizle buluşturacak ve aramızdaki Alevi- Sünni demeden yapay ayrımları ortadan kaldıracak olumlu gelişmelerdir.
9 Ocak 2012 Pazartesi
Kaynak: haber10.com
ÂAtatürkÂü paravan yaptılarÂ
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana
Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Pir Zöhre Ana
Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler