Yirminci yüzyılda her toplumdan önemli insanlar çıktı… Kahramanlar, devrimciler, devlet adamları… Çoğu çoktan unutuldu. Kimisi halk tarafından bacağından asıldı. Kimisi halkına ve insanlığa yaptıklarının bedelini intihar ederek ödedi. Kimisinin adı yollardan,alanlardan, kentlerden silindi.
Kimisinin heykelleri yerlerde sürüklendi. Ama Atatürk hala kafalarda ve yüreklerde. Yarım yüzyıl sonra sanki yeniden doğuyor.
Orta Asya’dan Kafkaslar’a, Atatürk’ü incelemek üzere araştırma merkezleri kuruluyor. Başında bir Bulgar profesörün bulunduğu Balkan Bilimler Derneği, Atatürk’ü yüzyılın en önemli kişisi ilan ediyor.
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı, bir çok konuşmasında Atatürk’e olan hayranlığını dile getiriyor. ABD’nin bayan Dışişleri Bakanı, dünya büyüklerinin önünde kadın haklarından söz ederken,Atatürk’ün düşüncelerini anlatıyor.
Geçen yıl 10 Kasım2da Anıtkabir’in yollarını taşıran bir milyon insan… Birkaç ay önce Hipodrom’da Ata’sına bağlılığını haykıran beş yüz bin genç… 29 Ekim’de sokaklara dökülüp marşlar söyleyen, eğlenen yüz binler…
Acaba niçin Atatürk yeniden güncelleşti? Niçin yeniden doğdu?Bunun dört nedeni var.
Birincisi… Dünyanın son yıllarda yaşadığı değişmeler onu haklı çıkardı. Sovyetler birliği yıkılırken, Yugoslavya kan gölüne dönerken ; evrensel ve kalıcı değerleri yakalamış olan devrimcinin Atatürk olduğu görüldü.
İkincisi… Batı’da yüzyıllar boyu kan ve gözyaşı ile elde edilmiş hakları ve özgürlükleri Atatürk ‘ün devrimi bu topluma zahmetsizce kazandırmıştı.Çabasız elde edilenlerin değeri, ancak onları yitirme tehlikesi ortaya çıkınca anlaşıldı.
Üçüncüsü… Çözülme, parçalanması kuşkusu içine giren toplumlar, varlıklarını koruma içgüdüsü içinde, etrafında birleşebilecekleri bir değer ararlar. Toplumumuzda bu gereksinme içinde Atatürk2ü yeniden keşfetti
Dördüncüsü… Atatürk'e yönelik saldırılar öylesine haksızlaştı ve çirkinleşti ki, yarattığı tepkilerin boyutlarlı da aynı ölçüde büyük oldu. Doğruya yapılan saldırı, doğru ile eğrinin bilincine varılmasını kolaylaştırdı.
Ve Atatürk… belki kendi yaşamında olmadığı kadar güçlendi.
Atatürk neden unutulmadı?
“Cumhuriyetçilik” ilkesi, demokrasi ile özdeşleşti. Hem de katılımcı,sivil toplumcu bir demokrasiyle… Atatürk devrim için demokrasiyi ertelemedi.Hatta kurtuluş savaşını bile demokrasiyle yürütmeye çaba gösterdi… Ve baskı rejiminin yıkılması,demokrasi ve özgürlük rüzgarlarının dünyaya yeniden esmesi, Atatürk’ün haklılığının yeni bir kanıtı oldu.
Atatürk aynı topraklar üzerinde yaşayan insanlar arasında bir “biz” duygusu yaratılmadan çağdaşlaşılamayacağının bilincindeydi. Ama “Ulusçuluk" ilkesini ne din ne de ırk temeline değil, kültür ortaklığı üzerine oturtmuştu…Bosna Hersek’te yaşanan insanlık trajedisi, Atatürk’ün haklılığının son kanıtını oluşturdu.
Laikliği kabul etmemiş İslam ülkelerinin bilimin ve teknolojinin gelişmesine katkısı sıfır düzeyinde Bütün Arap ülkelerinin bilimin ve teknolojinin gelişmesine katkısı küçücük bir İsrail’in yüzde 4 ‘ü kadar. Oysa bir zamanlar durum tersineydi.Son yıllarda demokrasi ve özgürlük rüzgarlarından tek etkilenmemiş ülkeler, laiklik dışı, kimisi de şeriatçı olan İslam ülkeleri odu … ve Atatürk’ün “Laiklik” ilkesinin önemi bir kez daha somutlaştı.
Atatürk’te “Halkçılık”, sosyal adaletçilik demekti. Emeğin hak ettiğini alması, toplumda ayrıcalıklı kesimlerin yaratılmaması demekti… Türkiye dünyada gelir dağılımı en bozuk on ülke arasına girdi. Toplumsal barış bozuldu… Ve Atatürk’ün bir ilkesi daha vazgeçilmez oldu.
Atatürk için devlet, geri kalmışlıktan kurtulmanın ve toplumsal adaleti sağlamanın bir aracıydı. “Devletçilik” anlayışı özel kemsi dışlamıyor, tersine “esas” alıyordu. Ama toplum yararının gerektirdiği her yerde devleti görevli kılıyordu…Sadece Güneydoğu ‘da yaşananlar bile, bölgenin toplumsal ekonomik yapısının değişmesi için devletin etkin katkısının kaçınılmazlığını gösterdi…. Atatürk’ün devletçiliği bir kenara iterek, bölgesel ve sınıflar arası dengesizliklerin giderilemeyeceğini gözler önüne serdi.
Ve Atatürk eskimedi… Çünkü onun “Devrimcilik” anlayışı sadece eski kurumların değiştirilmesini öngörmüyordu. Sürekli değişen bir dünyada ,sürekli olarak en ileri çözümlerin yaşama geçirilmesini de öngörüyordu.
İlkelerinden sapmayarak,aklın ve bilimin ışığında, “en ileri çözümle”’in bulunmasını ve yaşama geçirilmesini….
yarın 10 kasım
Atatürk aramızdan ayrılalı tam tamına 59 yıl oldu niçin hala güncel, niçin hala dipdiri ve eskisinden de güçlü olduğu üzerinde bir kez daha düşünmenin tam zamanı!
Atatürk Neden Unutulmadı?
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Atatürk'ün Hayatı ve Ulusal Mücadele Tarihi
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
4793
Atatürk Neden Unutulmadı?
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi