You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Atatürk'e Mektuplar

Atatürk'e Mektuplar

Posting Freak
Atatürk'e Mektuplar
[Resim: 206.jpg]

Sevgili ATAM,

Senin doğuşun bu dünyada yasanan en güzel doğumdur bizim için. Nedenini sorma sakın!!! Nedenini zaten yaşadın, yasattın ATAM.
Emdigin sütlerin, attıgın ilk adımın, söylediğin annene gurur veren ilk kelimenin, okuduğun her satırın, kısacası hayatın, şu anda gençliğimde kendimi korkusuz hissetmemin tek sebebiydi ve bu yüzden devim, ben senin o mavi gözlerinde duyguyla baktığın hiçbir bakışın hakkını ödeyemem.
O baskışlarının altında nede çok yaşayan varmış halbuki. Bir vatanmış senin gözlerinin ardındaki...
Senin her resmine baktığımda, 'işte bu' diyorum. işte ilk kurtarıcımız olarak duydugum ve tekrar tekrar doğumunu, hayatını ve en önemlisi ülkemize kurtarıcı melek olarak geldiğini bildiğim, mavi gozlü devim diyorum. İşte seni böyle güçlü, böyle kudretli biliyor ve böylesine seviyorum.
Biliyorum ki yazdığım bu mektup eline ulaşmayacak ve sen bu mektubu okuyamayacaksın, ben sadece sana olan duygularımı, sana olan hayranlığımla yazıyorum bu mektuba. Ve şunu da çok iyi biliyorum ki yazdığım bu mektubu okuyamasan da her okuduğumda senin beni duyacağını ve hissettiğini anlıyor olacagım. Yazdıgım bu mektup son olarak kalmayacak Atam, mektubunun devamı her zaman gelecek ben yasadığım sürece. Ben sana yazıp okuyacağım ve sen de beni duyup hissedeceksin...
Sen her aklıma geldiğinde ve gökyuzüne her baktığımda bir ılık rüzgar eser, ağaçkların yaprakları oynar ve ortalığı derin bir sessizlik kaplar işte o zaman şöyle diyorum içimden; "Buyuk devim geldi bir rüzgar olup esip gitti..."
Sen benim her zaman kalbimdesin Atam ve öyle kalacaksın...


ATAM
29 EKİM 1881 YILINDA DÜNYAYA GELDİN
O ALTIN SARISI SACLARINLA VE MASMAVİ GOZLERİNLE TANINDIN İLK ONCE.
KİM BİLEBİLİRDİ Kİ BU VATANIMIZIN KURUCUSU OLACAGINI
KİM BİLEBİLRDİ Kİ VATAN İÇİN ÖLUMUNE SAVASACAGINI
KİM BİLEBİLİRDİ Kİ VATAN İÇİN KANLAR DÖKÜLECEĞİNİ
BÜYÜDÜN, BÜYÜDÜN VE BÜYÜDÜN
O SAYGINLIĞINLA, DÜRÜSTLÜGÜNLE, SEVGİNLE AKLINLA VE YÜREĞİNLE
BÜTÜN İNSANLARIN KALBİNDE TAHT KURMAYI BAŞARDIN
HER BİR YÜREKTE, HER BİR AKILDA VE DİLDE M.K ATATÜRK VAR
İNSANLARIN SANA OLAN SAYGINLIĞI BİTMEDİ VE BİTMEYECEK
ATAM SANA SÖZ VERİRİM Kİ BİZE EMANET ETTİĞİN BAYRAĞIMIZI VE VATANIMIZI
ŞEREFİMİZLE VE NAMUSUMUZLA KORUYACAĞIZ
GÖZUN ARKADA KALMASIN ATAM SEN RAHAT UYU
SENİN YOLUNDA GİDİYORUZ SENİN YOLUNDA ÖLECEGİZ...
EMANETİNDE YASIYORUZ ATAM SEN RAHAT UYU


BİR MUSTAFA KEMAL DAHA GELMEZ BU DÜNYAYA......


Sevilay
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Atatürk'e Mektuplar
ATATÜRK'E MEKTUP...

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu,Türk Ulusunu karanlık geleceğinden aydınlıklara çıkaran ve üstün insani mezietleriyle, bizi bu gün hristiyan çocukları olarak doğmaktan kurtaran ulu önderim Atatürk...
Bu mektubu size yazıyorum.
Yazmak ihtiyacındayım .Çünkü beni, bizi, ancak siz anlarsınız.
Bu mektup; sizin aydınlattığınız yoldan yürüyen ve sonsuza dek yürüyecek olan güvendiginiz vatan evlatlarının mektubudur.

Size minnettarız. Bunun o kadar çok sebebi var ki, saymakla bitmez.
Sizin deha seviyesindeki beyin gücünüz, bir çok dünya devletine örnek olmuşken, aydınlığınızın modası geçmiş olduğunu düşünen,sizin fikirlerinizi çağdışı ideoloji ve doktrinler olarak gören ve göstermek isteyen insanlar çıktı aramızdan.
Bu insanlar , sizin ebedi aleme geçişinizden sonraki yıllarda, ürkütmeden, şirin gözükerek, göz boyayarak, oyalayarak, her şekilde siyasi, dini, etnik unsurları kullanarak, temelini kurup bina ettiginiz Laik Türkiye Cumhuriyeti Devletini içten içe kemirmeye başladılar.
Bu gün öfke, endişe, ikaz ve itirazlarımıza, köhnemiş milliyetçilik , bu vatan ve bayraktan ödün verilmeyeceğini haykıran hepimize, gayrı demokratik etiketi yapıştırıldı.

Biz bunlardan ürkenler değiliz Atam.
Bizler; edep ,ahlak , gelenek ve göreneklerimizle Türk Milletiyiz. Askeriz, şehidiz, gaziyiz.
Bu gün gözümüzün bebeği olan Türk Ordusuna dil uzatılıyor. O büyük askeri dehan ile , harp stratejinle parmak ısırtan, kazandığın ve milletçe kazandığımız Kurtuluş Savaşımıza iftiralar atılıyor. Soykırımlarla suçlanıyor ve kabule zorlanıyoruz.
Bu gün, sana ve devrimlerine iftiralar atmak, bazı kesimlere prim yaptırıyor.
Genç beyinler yıkanarak, çağdışı kılıklara büründürülmek isteniyor. Bunun ismine de insan hakları ve demokrasi deniyor.
Birlikte düşmana karşı durduğumuz kürt kökenli vatandaşlarımız, ellerine en donanımlı silahlar verilerek, Türk Milletine , Türk Ordusuna kin ve ölüm kusturuluyor.
Sizin muhteşem zaferinizin karşısında eriyen Avrupa ve digerleri , şimdi o mağlubiyetin acısını
çıkarmak istiyorlar.
O zaman yapamadıklarını şimdi iğrenç Bizans entrikalarıyla, içimizden bazılarını alet ederek, bizi kapılarında "bizi aranıza alın" diyerek yalvarıyor hale getiriyorlar.Bu yalvarmalara dayatma olarak,
her türlü emellerine zemin buluyorlar.

Sevgili Gazi'miz. Sevgili Mustafa Kemal'imiz, Atatürk'ümüz...
Biz senin o çakmak çakmak gözlerinden yayılan , bizi ışıtan ve ısıtan ateşle, hepsinin üstesinden geleceğiz. Bu yolda ölmek var, dönmek yok hiç birimize.
Ne sizin ruhunuzu, ne o cennet mekan şehitlerimizin ruhunu azapta bırakmayacağız.
Buna andımız var.
Size bu mübarek görevi ve başarıyı nasip eden Yüce Allah da şahittir ki, biz ne Avrupaya ne Amerikaya uşaklık yapmıyacağız.
Medeniyet ve demokrasi adı altında, insan hakları diyerek, parçalamaya uğraştıkları bu Cumhuriyet, bu vatan ve aziz bayrak, kanımızın son damlasına kadar, aklımızın bedenimizin son hücresine kadar korunacak ve kıyamete dek yaşatılacaktır.

Ebedi hayatınızda, sonsuz dualarımız ve şükranlarımız sizinle Atam...

CEYDA GÖRK
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Atatürk'e Mektuplar
Ata'ya Son Mektup

[Resim: 17.jpg]
Özden Yolagiden
[email=%[email protected]][email protected] [/email]

10 Kasım 2009 Salı
Sevgili Büyük İnsan, yüce Atatürk…
Yine hüzün dolu karanlık bir 10 Kasım’dayız. Bugün yine sirenler çalacak ve seni anmaya başlayacağız. 71 yıldır her 10 Kasım hüzün dolu geçiyor. Her gün biraz daha hissediliyor eksikliğin.
İzliyorsun bizi değil mi?
Seni anmayı sadece merasim yapmak sanıyorlar bugün. Zamanında, “Sap gibi durmak” diye niteleyenler olmuştu seni anma törenlerini. Şimdi onlar çok güçlüler.
Seni kabullenemeyenler ile seni savaş meydanlarında yenemeyenler güçlü bir işbirliği içindeler. Toplumu bölmek, huzursuzluk yaratmak adına duygularımıza kamçılar vuruyorlar. Mantığımızı dövüyorlar.
Sen aydınlık bir ülkenin özlemi ile savaştın Emperyalistlerle. Emperyalistler şimdi “fikir” veriyorlar bizimkilere!
Senin ilkelerinden vazgeçtiğimizde çıkacakmış Türkiye aydınlığa... Resmi dairelerdeki senin fotoğrafların engelliyormuş Türkiye’nin gelişmesini.
Avrupa Birliğinin akıl hocalarının emri bu yönde! Bizim sahte aydınlar destekliyor. Kemalizm’den vazgeçilmeliymiş! Seni eleştirmek ve seni yok saymak ilericilikmiş!
Senin mahalle çetecilerinden kurduğun gözbebeğimiz orduyu kapatalım diyenler var gazete köşelerinde. Ordu dağıtılmalı ve yeni bir ordu kurulmalıymış!
Şimdi gözlerimizin içine bakıyor ve diyorsundur: “Bunlar oluyorken sizler neler yapıyorsunuz? Gençlik nerede?
Gençliğimiz senin cumhuriyeti emanet ettiğin gençlik hala. Ama bir sorun var.
Hani, “Türk övün, çalış güven” demiştin ya sen…
Çabuk zengin olmakla övünen, daha az çalışmayı ilke edinen ve hep bir başkasına güvenen bir nesil yetiştirdik.
Senin o eşsiz sözlerinde ne demek istediğini anlamaktan-anlatmaktan çok ezber yaptırdık çocuklarımıza…
Gençlik ne ülkesine güveniyor ne kendisine ne de ülke insanına. Uygun bir yol bulan ilk gemi ile terk ediyor bu limanı…

Atam,“beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir." Demiştin sen.
Seni anlayamadık. Sana layık bir nesil yetiştiremedik. Özür dileriz.

Sen “demir ağlarla ördün anayurdu” dört baştan, şimdilerde ise yolsuzluk ve hırsızlıklarla örülü etrafımız. Bugün artık seni sevenlere gerici diyorlar.. Çağdaş düşüncelerinden korkanlar, duvardaki resimlerine, yollardaki heykellerine bile tahammül edemiyorlar.

Çok iyi biliyoruz ki seni ve devrimlerini yok saymak bu ülkeden vazgeçmek demektir. Onlarda bunu biliyorlar! Devrimlerini tartıştırıyorlar, sorguluyorlar. Benliğin yitirilmesi bu olsa gerek.
Senin ilkelerini takip etmek, seni savunmak çıkarcı dünyada beden ve fikir satmaktan çok daha zor geliyor insanlara.
Bugün, cumhuriyeti yıkma hayali içinde olanlar var. Kafalarında türlü senaryolar.
Bugün Sevr’i hortlatmaya çalışanlar var. Orduyu yıpratmak istiyorlar.
Biliyorlar ki; ordu bu ülkenin en güçlü kurumudur. O yıkılırsa, güç kaybederse...
Bugün, kişisel çıkar ve amaçlarını emperyalistlerin amaçlarıyla birleştirmek isteyenler var.
Liberal diyorlar kendilerine...
Cumhuriyetçiliği anlamıyorlar, milliyetçiliği küçümsüyorlar.. laiklik sürekli yıpratılıyor, devletçilik yok sayılıyor. Halkı küçümsedikleri için halkçılığı önemsemiyorlar. inkılapçılık onlara sürekli bir tehdit içeriyor.
Kuşatılmış bir halkın şikayetleridir sana ulaşan.

Her şeye rağmen kemiklerin sızlamasın demek istiyorum, rahat uyu demek istiyorum…
Yüreğimden gelen ağlamaklı bir sesle. Ağlamamak ne mümkün, bakarken düşmanca gülümseyen gözlere.

Bir insan bu kadar mı özlenir. Neden bu kadar erken gittin. Yapılacak çok iş, alınacak çok yol vardı oysa. Senin yerin hala dolmadı. Dolduramaz da hiç kimse… Sahi kaç yıl geçti aradan… Gelmeyecek misin? Kurtarmayacak mısın bizi tekrar?
1881'den beri yaşıyorsun... Cübbeliye, dış düşmana, işbirlikçiye, gönlü kiralıklara, beyni satılıklara inat... Seni saygı ile anıyoruz. Yaşatacağız.

Bugün matem günü değil... Hiç olmadı. Biz senin fikirlerini sağlamlaştırmak ve bize aydınlık, güzel bir ülke yarattığın için seni şükranla anıyoruz.
Mekanın cennet olsun.
Seni anıyor, seni anlıyoruz.






Kaynak : http://www.haber3.com/ataya-son-mektup-105449y.htm#ixzz1o7T2KdEP
Kurtuluş savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allah'ın aslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.