You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Atatürk, Alevilere karşı rehine olarak mı kullanılıyor?

Atatürk, Alevilere karşı rehine olarak mı kullanılıyor?

Administrator
Atatürk, Alevilere karşı rehine olarak mı kullanılıyor?
Fakat bu durum Aleviler için kimi zaman zararlı sonuçlar doğurmuştur. Özellikle siyasal İslamcı çevrelerin nezdinde Laik Cumhuriyet karşıtlığı, Alevi karşıtlığını da zorunlu olarak içerir bir kimliğe bürünmüştür.

Siyasal İslam’ı referans alan AKP hükümetinin son 9 yılda kendi siyasal çizgisi doğrultusunda iyice dönüştürdüğü toplumsal kesim, Alevi karşıtlığı konusunda da kendince son derece cesur bir noktaya ulaşmış durumdadır.

Alevi karşıtlığının dinsel ve tarihsel sebepleri yeterince mevcut iken bir de buna Alevilerin Kemalist bağlılıkları eklenmiş ve siyasal İslamcı güç odakları Atatürk devrimlerinin tasfiyesi projelerini çoğu zaman Alevi karşıtlığı üzerinden de yapmaya koyulmuşlardır. İşte bu noktada Alevilerin talep ettiği haklar karşısında AKP hükümetinin takındığı tavır bir de bu perspektiften ele alınıp analiz edilmeye muhtaç hale gelmiştir.

AKP’nin toplumu ve devleti iyice dönüştürme hedefine giden yolda Atatürkçü kesimler ve Kemalist kitle hala önemli bir engel olarak varlığını sürdürmektedir. Bu kitlelerin başında yer alan Alevilerin deyim yerindeyse hükümetçe ve onun destekçisi çevrelerce bir pazarlığa davet edildiği görülmektedir.

Açıkça ifade edilmese de her türlü yolla hissettirilmeye çalışılan bu pazarlıkla Alevilerin Kemalist damarı koparılmak istenmekte ve böylece daha muhafazakar ve daha İslamcı bir toplum için Kemalist muhalefet bir ölçüde de olsa zayıflatılmaya çalışılmaktadır.

Alevilere denilmektedir ki; ’Atatürk’ten vazgeçin size haklarınızı verelim.’ Böylece Atatürk adeta bir rehine gibi kullanılmaktadır.

Söz gelimi; cem evlerinin, camilerle eşit statüde ibadethane olarak kabul edilmesi yönündeki talebe, Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Hakkındaki Kanunu engel olarak gösteren AKP hükümetinin tavrı tam anlamıyla rehineci bir tavırdır.

Oysa ortaya konan taleple ileri sürülen kanun arasında bir ilgi yoktur. Tekke ve Zaviyeler, camilerden daha alt derecede ikincil ibadethanelerdi. Cem evleri ise camilerle eşit statüde ibadethaneler olarak günlük yaşamda varlıklarını sürdürmektedir. Tek sorun, bu duruma hukuki statü kazandırmaktır. Buna yanaşmayıp en önemli cumhuriyet devrimleri arasında yer alan bir kanunu Aleviler üzerinden ya da diğer bir deyişle Alevileri kullanarak kaldırıp Sünni cemaat ve tarikatlara yeniden hukuki konum kazandırmaya çalışmak, Alevileri Atatürk ile vurmak demek değil de nedir?
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri konusunda da durum aynıdır. Ders kitaplarında, böyle bir dersin Atatürk üzerinden savunulmaya çalışıldığına tanık olmaktayız. Milli Eğitim Bakanlığı, gerçeğin hilafına Atatürk’ün zorunlu din dersinden yana olduğu iddiasını ders kitaplarına koyarak, bu dersin zorunlu olmaktan çıkarılmasını isteyen Alevileri yine Atatürk ile vurmak istemektir.

Peki Aleviler, cem evleri ve din dersleri konusundaki taleplerini gerçekleştirebilmek için siyasal İslamcı çevrelerin elinde bir rehine gibi kullanılmak istenen Atatürk’ten vazgeçebilirler mi?

Bunu mümkün görmek olası değildir. Zira o zaman Aleviler, bir nevi kendi kimliklerinin önemli bir unsurundan vazgeçmiş olurlar ki bu da kendi kendini inkardır. Aleviler için deyim yerindeyse Pir Sultan’dan vazgeçmek, Şah Hatayi’den vazgeçmek, Hacı Bektaş’tan vazgeçmek nasıl mümkün değilse, Atatürk’ten vazgeçmek de aynı şekilde mümkün değildir.

Pek çok Alevi’ye göre Atatürk, Hazreti Ali’nin ya da Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin don değiştirmiş / reenkarne olmuş halidir. O halde Atatürk’ten vazgeçmek kendi kendini inkar ile özdeş bir sapma halidir.

Alevilerin talepleri için Atatürk’ün rehine gibi kullanılması asla kabul edilemez bir tutumdur. Atatürk bu ülke için zımnen bile olsa hiçbir biçimde vazgeçilemeyecek ve aşılamayacak bir değerdir. Ulusumuzun en büyük tarihsel kişiliklerindendir. Türk modernleşmesinin öncü ve devrimci lideridir.

Alevilerin talepleri ise Atatürk ve Kemalizm meselesinin dışında bir insan hakları meselesi olarak ele alınmalı ve bu çerçevede ulusal ve uluslar arası hukukun gerekleri yerine getirilmelidir.

Binaenaleyh, Alevilerin taleplerini Kemalizm ile ilintilendirmeye çalışmak hiçbir biçimde isabetli ve iyi niyetli bir yaklaşım olarak görülemez. Yaşanmakta olduğu ileri sürülen demokratikleşme sürecinin karşı karşıya bulunduğu en önemli imtihan, Alevi hakları konusunda gösterilecek ilerlemeyle kazanılabilir. Sünni İslam’ı referans alan bir siyasal iktidarın Alevi haklarına karşı göstereceği olumlu tavır, onun; iddia ettiği üzere demokrat olup olmadığının da en önemli ispat aracı olacaktır.
Alevilik ve Alevi talepleri üzerine yazan - çizen herkesin meseleye bir de bu açıdan bakmasını hararetle öneririz.
Radikal Gazetesi yazarı Orhan Kemal Cengiz’in, geçmişte Sünni dindarların talepleri konusunda Kemalist devletin takındığı tavrın aynısının şimdi İslamcı AKP tarafından Alevi talepleri konusunda takınıldığı yönündeki görüşünü Atatürk’ün Alevilere karşı bir rehine olarak kullanılmak istenmesi şeklinde gördüğümüzü bir kez daha belirterek rehineci anlayışın ne denli geri ve ne denli antidemokratik bir tutum olduğunu ilgili tüm çevrelerin idrakine derin bir teessüfle havale ediyoruz.

alevilerinsesi.net/haberler/ataturk-alevilere-karsi-rehine-olarak-mi-kullaniliyor-.
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Atatürk, Alevilere karşı rehine olarak mı kullanılıyor?
[COLOR=#800080]Atatürk Aleviler için bir Pir'dir. Evliyadır. Hz. Ali'nin binbir sıfatından biri olarak gelip insanlığa bir ışık bir umut bir kurtarıcı bir rehber bir önder olarak kendini gösterip gitmiştir...

[COLOR=#0000CD]Atatürk'ü Alevilere karşı kullanmak isteyen çevreler bilsinler ki sizler nefsi çıkarlarınız için, siyasi çıkarlarınız için ve de ideolojik çıkarlarınız için belki koca bir Peygamberden bile vazgeçebilirsiniz. Ancak biz Aleviler ne olursa olsun kendi canlarından vazgeçerler belki ama insanlığın önünde bir ışık olmuş Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ten asla vazgeçmezler...

[COLOR=#800080]Sizler çıkarlarınız söz konusu olunca her türlü değerlerinizi ayak altına alabilirsiniz ancak biz Aleviler değerlerimizden ne olursa olsun vazgeçmeyiz. İşte aramızdaki en büyük fark budur. Sizlerin Alevilere olan karın ağrılarınız da burdan geliyor zaten...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.