You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
Atatürk ağlıyor
Atatürk ağlıyor
Ak saçlı bir ninenin ağzından:
Yavrularım , siz bilmezsiniz, bir zamanlar “ köyümüze düşman geliyor! “ dediler[Resim: 1.gif] Biz pılıyı pırtıyı toplayıp göçebeler gibi yola düştük[Resim: 1.gif] Sinan paşa ovasında bir köye yerleştik[Resim: 1.gif]
Günler geçti[Resim: 1.gif] Bir gün düşman ansızın köye geldi[Resim: 1.gif] Artık gidecek başka bir yer olmadığından, düşman içinde kalmıştık[Resim: 1.gif] Bir sabah uyandığımız zaman uzaklardan top sesi geliyordu[Resim: 1.gif] “kurtulduk, kurtulduk!” diye sevince düştük[Resim: 1.gif] Tam bu sırada köyün öte başında dumanlarla beraber göklere alevler yükseldi[Resim: 1.gif] Köy yanıyordu[Resim: 1.gif] Her taraftan bağrışmalar geliyordu[Resim: 1.gif] Kimimiz yarı çıplak, kimimiz yarı yanmış, bir halde köyün koruluğunda yerleştik[Resim: 1.gif] Artık düşman da köyü terk etmişti[Resim: 1.gif]
Biraz sonra atlılarımız, ellerinde al bayraklar olduğu halde, yel gibi yoldan geçtiler[Resim: 1.gif] Bağırdık, durmadılar[Resim: 1.gif] Hepimiz yollara dökülmüş ağlıyor, sızlıyorduk[Resim: 1.gif] Derken karşı yoldan bir toz bulutu yükseldi[Resim: 1.gif] Hepimiz gözlerimizi oraya diktik[Resim: 1.gif]
Biraz sonra bir otomobil göründü[Resim: 1.gif] Ve yavaşlayarak yanımızda durdu[Resim: 1.gif] İçinden altın gibi saçlı, kalpaklı bir adam fırladı[Resim: 1.gif] Durdu[Resim: 1.gif] Gözlerini perişan durumumuza döndürdü[Resim: 1.gif] Uzun uzun, derin derin baktı[Resim: 1.gif] Bu sırada biz yanındaki subaylara sokulduk[Resim: 1.gif] Onlarda onun gibi bakıyordu[Resim: 1.gif] Bir tanesini çekerek:
- Bu adan kimdir? diye sorduk[Resim: 1.gif] Hafifçe:
- Mustafa Kemal, dedi[Resim: 1.gif]
O zaman hepimiz coştuk[Resim: 1.gif] Bu adı her zaman duyuyorduk[Resim: 1.gif]
- Paşam, bizi kurtar, kurtar![Resim: 1.gif][Resim: 1.gif] diye bağırdık[Resim: 1.gif] Ayaklarına kapandık[Resim: 1.gif] O, hala dalgın dalgın, başı yerde düşünüyordu[Resim: 1.gif] Birden doğruldu[Resim: 1.gif] Sağ eli havadaydı:
- Sizi bu şekle sokanlar cezalarını gördüler ve daha da görecekler![Resim: 1.gif][Resim: 1.gif] Diyerek elini şimşek gibi aşağıya indirdi ve o anda gözlerinden iki damla yaş yuvarlandı[Resim: 1.gif]
Banoğlu, Age, S: 386 - 387



ATATÜRK'Ü AĞLATAN OLAY

Yıl 1922 14 Ocak gece yarısı Mustafa Kemal’in özel treni Eskişehir’e doğru gidiyor Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi, savaş sonrası Anadolu’sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir’e gidip annesini görecek Ve Latife’yi

Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal’in ve bir türlü uyku tutturamıyor

Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor Kapıya dayanmış karanlığı seyreder ken bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor

“Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmedim

İşte, sonunda şifreli telgraf geldi Zübeyde anamızı yitirdik Peki, ne duruyorum İçeri girip onu uyandırmalıyım Ama işe bak, giremiyorum Kıyamıyorum paşama Nasıl derim ki: ‘Anamız öldü paşam!’ diyemem Onun yüreği anası için atar Hep söyler Vatanı kurtarmakla anasını kurtarmak aynı anlama gelir onun için Kapıyı açsam, telgrafı uzatsam, ‘Paşam sen sağ ol’ desem ‘Eyvah demez mi?’ ‘Koca vatanı kurtardım ama anamı kurtaramadım demez mi?"

Ali Çavuş, anlattığına göre birden yerinden sıçramış İçeriden bir ses geliyor Mustafa Kemal sesleniyor

Çavuş kompartıman kapısını açıp selam duruyor:

“Emret Paşam”

Mustafa Kemal yatağa oturmuş soruyor telaş ile:

“Ne demeye kapıda bekliyorsun sen?”

“Uyku tutturamadım da Paşam”

“Annemden bir haber var mı?”

“Az önce bir telgraf geldi dediler, şifreyi çözünce size sunacaklar”

“Boşuna kıvranma Ali, benden de saklamaya çalışma Ben haberi aldım”

Ali Çavuş bir şey yokmuş gibi durmaya çalışıyor ve merakla soruyor:

“Ne olan, ne haber aldın ki paşam? Hayır haber inşallah”

Mustafa Kemal usul usul anlatıyor

“Az önce dalmışım, rüyamda yeşil bir ovada anamla el ele geziniyorduk Hep olduğu gibi bana birşeyler anlatıyordu Birden bir fırtına çıktı Bir sel bastırdı, anamızı aldı götürdü Hiçbir şey yapamadım Hiç, hiç!”

Çavuşu bir titremedir almıştı Derken Mustafa Kemal emri verdi:

“Çocuk! Al getir şu telgrafı, hemen!”

Ali Çavuş kompartımandan çıkar çıkmaz, çözümü getiren görevliyle karşılaştı

“Ver onu” dedi “Paşamız bekliyor”

Kağıdı aldı, içeri girdi, selam durdu ve: “Sen sağol paşam” dedi

“Millet sağ olsun”

Gözünden iri bir damla göz yaşı akıvermişti Çavuş “Ağlama paşam” diye yalvardı

“Neden? Ben insan değil miyim? Anam öldü Ben buna ağlarım Ama, Anavatan kurtuldu Bununla da te selli bulurum Benim için ikisi bir”

İşte ben bunun için:

‘Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini’ diye cevap vermedim mi Namık Kemal’e? Birden Mustafa Kemal ile Ali Çavuş birbirlerine sarıldılar ve açık açık, hıçkırıklarla, içli içli ağlıyorlardı
Kurtuluş savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allah'ın aslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 10/01/2011, 03:16, Düzenleyen: Şaduman.
Posting Freak
Atatürk ağlıyor
Gazi, çiftliginde dolasıp hava alirken oldukca yasli bir kadina rastladi. Ataturk attan inerek bu ihtiyar kadinin yanina sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadin Ata`nin yuzune bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadin soyle bir duralayip,
- Neden sordun ki, dedi. Buralarin saabisi misin? Yoksa bekcisi mi?
Pasa gulumsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekcisiyim nine. Bu topraklar Turk milletinin malidir. Buranin bekcisi de Turk milletinin kendisidir.
- Simdi nereden gelip nereye gittigini soyleyecek misin?
Kadin basini salladi.
- Tabii soyleyecegim, ben Sincan`in koylerindenim bey, otun guc bittigi, atin gec yetisdigi, kavruk koylerinden
birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldi trene bindirdi, kodum Angara`ya geldim.
- Muhtar nicin Ankara`ya gonderdi seni?
- Gazi Pasamizi gormem icin. Basini pek agrittim da... Benim iki oglum gavur harbinde sehit dustu. Memleketi gavurdan kurtaran kisiyi bir kez gormeden olmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Ruyalarima girdi Gazi Pasa. Bende gun demeyip mihtara anlatinca, o da bana bilet aliverip saldi Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemedigimden iste agsamdan belli boyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Pasa`dan baska bir istegin var mi?
Kadini birden yuzu sertlesti.
- Tovbe de bey, tovbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim Vatanimizi gurtardi. Bizi dusmanin elinden kurtardi. Sehitlerimizin mezarlarini onlara cignetmedi daha ne isteyebilirim ondan?
Onun sayesinde simdi istedigimiz gibi yasiyoruz. Sunun bunun gavur dolunun kopegi olmaktan onun sayesinde kurtulmadik mi? Buralara bir defa yuzunu gormek, ona sagol pasam! Demek icin dustum. Onu gormeden olursem gozlerim acik gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardim
ediver de Gazi Pasayi bulacagim yeri deyiver.
Ataturk`un gozleri dolu dolu olmustu, cok duygulandigi her halinden belliydi.
Bana donerek,
- Goruyorsun ya Gokcen, iste bu bizim insanimizdir...
Benim koylum, benim vefali Turk anamdir bu.
Attan indim. Yasli kadinin elini tuttum anacigim dedim, sen gokte aradigini yerde buldun, ruyalarini susleyen,
seni buralara kadar kosturan Gazi Pasa yani Ataturk iste karsinda duruyor.
Koylu kadin bu sozleri duyunca saskina dondu.
Elindeki degnegi yere firlatip, Ataturk`un ellerine sarildi. Gorulecek bir manzaraydi bu. Ikisi de agliyordu. Iki Turk insani biri kurtarici, biri kurtarilan, ana ogul gibi sarmas dolas agliyorlardi. Yasli kadin belki on defa optu atanin ellerini. Ata da onun ellerini optu. Sonra heybesinden kucuk bir paket cikartti. Daha dogrusu beze sarilmis bir koy peyniri.
Bunu Ataturk`e uzatti;
- Tek inegimim sutunden kendi ellerimle yaptim
Gazi Pasa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapip getiririm.
Pasa hemen orada bezi acip peyniri yedi. Cok begendigini soyledi. Sonra birlikte koske kadar gittik.
Oradakilere su emri verdi; `Bu anamizi alin burada iki gun konuk edin. ( `Anani da al git` diyenler var artik zamanimizda )
Sonra koyune goturun. Giderken de kendisine uc inek verin benim armaganim olsun.

ASKERLE GÜREŞ

Bir gezisinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu:
- Sen güreş bilir misin?

Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi. Genç asker her zaman üstün geliyordu. Çok neşelendi, ayağa fırladı.

Ceketini çıkarıp Mehmet'e ense tuttu:
- Haydi, bir de benimle güreş!

Katıksız ve temiz Anadolu çocuğu Ata'sının yüzüne hayranlıkla baktı:
- "Atam," dedi. "Senin sırtını yedi düvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu işi başarır?"

]Gözleri doldu ve ağlamamak için gülmeye çalıştı.

Tahsin UZER Kaynak: Millet Dergisi, 1946



İĞDE AĞACI

Atatürk doğayı çok seven bir insandı. Yeşile, çiçeğe, ağaca hayrandı. Nezihe Araz, Atatürk'ün ağaçlandırmaya verdiği önemle O'ndaki doğa sevgisini bir söyleşide şöyle dile getirmiştir:
"Ne oldu buradaki ağaca"
"Çankaya köşkünden Meclis binasına giderken o günün Ankara'sında bir tek iğde ağacı vardır. Mustafa Kemal, her gün ağacın önünden geçerken arabayı yavaşlatıyor ve ağacı selamlıyor. Bir gün; 'Bakın bu benim...' derken, o ağacın yerinde olmadığını görüyor. Büyük bir telaşla otomobili durdurup iniyor. Buradaki işçilere; 'Ne oldu buradaki ağaca' diyor. 'Efendim, yolu genişletmek için ağacı kestik' cevabını alıyor. Arabasına dönen Mustafa Kemal ağlamaya başlıyor. Bunun başka yolu yok muydu? diye."




KAHRAMAN TÜRK KADINI

17Mart 1923 Tarsus:

Mustafa Kemal İstasyon'dan şehre doğru bir süre yaya olarak yürüdü. O'nu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsusluların arasından neşe ile selamlar vererek ilerledi. O sırada ansızın bir olayla karşılaştı.

Milli Mücadele'deki çete giysili bir kadın Atatürk'ün yolunu keserek ayağına kapandı. Gözyaşlarıyla şöyle haykırıyordu:
- "Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!"
Mustafa Kemal onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının Kurtuluş Savaşında cephelerde çarpışmış olan (Adile Çavuş) olduğunu fısıldadılar.

Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal bu güneşten yüzü yanmış kadının elinden tutup ayağa kaldırdı ve ona şöyle seslendi:
- "Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın."

Taha TOROS


Ayaklarına Kurban Olurum Mavi Gözlü Şah'ım ATATÜRK
Kurtuluş savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allah'ın aslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 10/01/2011, 10:37, Düzenleyen: Şaduman.
Senior Member
Atatürk ağlıyor
çok duygulandım her biri ayrı güzel emeginize saglık
İnsan isen yola gel
Bülbül isen güle gel
İkilik yoktur bizde
Kafir isen dine gel
ZÖHRE ANA
Junior Member
Atatürk ağlıyor
ne mutlu seni sevene sevgili ata'm
Member
Atatürk ağlıyor
Çok güzel sözler ATAM senin bastıgın topraklara kurban olurum
Senior Member
Atatürk ağlıyor
çok duygulandım allah atamızın ve anamızın yolundan ayırmasın şefatindenden mahrum etmesin emeklerine saglık şaduman abla
Atatürk büyüktür
Ruhu Alidir
İkinci kardeşim Bektaş Velidir
Anıtkabir yerim kimder ölüdür
Alirıza Zübeyde nişan gülümdür




[SUP][/SUP] ZÖHRE ANA
Member
Atatürk ağlıyor
bu anlamlı ve duygu dolu paylaşım için çok teşekkürler emeğine sağlık şaduman abla.

Pirim, ZÖHRE ANA
Rehberim, MUHAMMED MUSTAFA

Mürşidim, ALİ

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.