![[Resim: 1798660_435224806611433_341111673_n.jpg]](https://fbcdn-sphotos-a-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/t1/1798660_435224806611433_341111673_n.jpg)
Atatürk'ün Selanik'te kolağası bulunduğu sıralarda geçen bir hatırasını anlatacağız. Yalnız bu hatıraya başlamadan önce, bir noktaya ehemmiyetle işaret etmek istiyoruz. Atatürk, uluorta tesadüflerle değil, bütün hayatını bu memleketin ve bu milletin hürriyetine vakfederek yıllar ve yıllarca mücadele ettikten sonra Türkiye'yi bugünkü medeni mevkiye ulaştırmıştır. Anlatacağımız çok kıymetli hatıra, bunun en canlı bir misalidir.
Bu vakayı, milli mücadelede emsalsiz hizmetleri sebketmiş bulunan Ziya Kılıç'tan dinledik ve ilk defa neşrediyoruz.
Ziya Kılıç vakayı soyle anlatmıştır:
Saadettin Bey'in kimi vekil bırakacağını herkes merak etmekteydi. Biz ve kumandanlar bu merak içinde iken hayretle gördük ve öğrendik ki, Kolağası Mustafa Kemal kendisine vekalet edecektir. Hayret ettik, çünkü Mustafa Kemal kıdemli yüzbaşı idi, halbuki kendisinden çok üstün rütbede olanlar vardı.
Büyük rütbeli zabitlerin bu hayretleri çabuk geçti ve yerine büyük bir merak başladı. Mustafa Kemal, kendisini son derece sevdirmişti. O'nun şehir içindeki bazı jestleri, herkesi kendisine bağlamıştı. Şimdi O'nun işbaşına geçmesini merak ediyorduk.
Alayın teslim alınış gününü, tarihimizin mühim bir dönüm noktası olarak kabul etmemiz lazımdır. O gün Atatürk beyaz bir ata binerek gelmişti. Bütün gözler O'nda idi. Alayın önünde kılıcını çekerek selam vaziyeti aldı. Sonra atından süratle yere atladı. Şimdi:
-Selamünaleykum asker, demesini bekliyorduk. Fakat hiç beklemediğimiz bir hal vukua geldi:
-Merhaba asker...
Bu ilk defa vaki olan bir hadise idi. Askerler nasıl karşılık vereceklerini bilemiyorlardı. Bu birkaç saniyelik sükutu, İstanbullu askerler doldurdular:
-Merhaba Bey'im.
Ordu ilk defa bir kumandandan "merhaba asker" selamini alıyordu. Mustafa Kemal, alayı teslim aldıktan sonra sert bir sesle rahat emrini veriyor. Sonra bölük kumandanlarindan birine yaklaşıyor. Bölüğü derin kol ile hareket ettirerek takım kolunda kendisine cephe almak üzere sevk etmesini emrediyor.
(Ilginç Olaylar Ve Anekdotlarla Atatürk s. 123, 124)