You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Arınç'tan Said-i Nursi'ye övgüler

Arınç'tan Said-i Nursi'ye övgüler

Posting Freak
Arınç'tan Said-i Nursi'ye övgüler

Said-i Nursi'ye övgü yağdırdı
Arınç: Said-i Nursi Cumhuriyet düşüncesinin en tutkulu savunucularından biriydi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Bediüzzaman'ın, Nurs köyünde toprağa ektiği İstanbul'da yeşerttiği, hapislerde, sürgünlerde büyük bir çınara dönüştürmeyi başardığı düşünce dünyası, bugün dünyanın bütün coğrafyalarına kök salmıştır'' dedi.

Arınç, Sinan Erdem Spor Salonu'nda, ''İnsanlık Onuruna Layık Bir Gelecek İçin İlim, İman, Ahlak'' konusu ile 9'uncusu bu yıl düzenlenen, Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun açılış törenine katıldı.

Bu toplantıların aksatılmadan bugüne kadar getirilmesinin büyük bir memnuniyeti dile getiren Arınç, Said-i Nursi'nin saltanat, meşrutiyet, cumhuriyet ve çok partili dönemleri idrak ettiğini, çağının tanıklığını yapmış, çağlar üstü mesajı modern zamanlarda yeniden hatırlatmış çilekeş bir bilge olduğunu anlattı.

Sempozyumun, Nursi'yi anma, onun fikirlerini derinlemesine analiz etmek ve yeni nesillere aktarmak amacıyla düzenlendiğini belirten Arınç, sempozyum boyunca Said-i Nursi'nin hayatının, eserlerinin, düşüncelerinin, konunun uzmanlar, akademisyenler ile şu an yaşayan öğrencileri tarafından değerlendirileceğini ifade etti.

Said-i Nursi'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmaya yüz tuttuğu dönemde, küçük bir Anadolu şehrinin köyünde dünyaya geldiğini anlatan Arınç, Nursi'nin imkansızlıklar içinde hayatını sürdürdüğünü kaydetti.

Arınç, Said-i Nursi'nin o imkansızlıkların hakim olduğu hayattan, dünyanın düşünce hayatına yön veren bir medeniyet etmeyi başardığını kaydederek, ''Bediüzzaman'ın, Nurs köyünde toprağa ektiği, İstanbul'da yeşerttiği, hapislerde, sürgünlerde büyük bir çınara dönüştürmeyi başardığı düşünce dünyası, bugün dünyanın bütün coğrafyalarına kök salmıştır'' dedi.

Bütün düşünce adamlarının, ilim irfan sahiplerini, toplum liderleri ve kanaat önderlerinin kendilerini yüreklerinde müstesna bir yere sahip olduğunu belirten Arınç, hepsinin kendilerini sıradan insanlardan ayrıt ettirecekleri olağanüstü özellikleri ve güzellikleri olduğunu kaydetti.

Ülke topraklarında geçmişten bu günlere kadar yetişmiş, fikirleri ile öğretileri ile topluma örnek olmuş tüm ilim insanlarını büyük bir sevgiyle yüreklerinde taşıdıklarını anlatan Arınç, şöyle devam etti:
''Gökteki her yıldızın yeryüzünde görünüşü muhteşemdir. Hepsi gökyüzünün sönmeyen kandilleri gibidir. Ancak bazıları gökyüzünde daha bir başka gözükür. Onların ziyaları daha parıltılı, yaydıkları ışık daha bir farklıdır. İşte Said-i Nursi Hazretleri de böyledir. Bediüzzaman, insanın akıl ve gönül dünyasına aynı anda nüfuz eder. İnsanların vicdanlarında yer bulur. Çünkü planlı bir şekilde yok edilmeye çalışılan bu toprakların vicdanının daha doğrusu vicdanın ta kendisidir.

Said-i Nursi, 'Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam' diyen bir özgürlük savaşçısıdır. Kendisini ziyarete gelenlere yol ücretlerini taktim edecek, bakkaldan getirilen ekmeği açıkta getirildiği için göz hakkı olur kaygısıyla yiyemeyecek, dağlarda, kırlarda talebeleriyle gezerken, yaban meyvelerinden yemek isteyen öğrencilerine 'Onlar dağlarda yaşayan hayvanların rızkıdır, sakın yemeyiniz, bizim rızkımız şehirlerdeki bağ ve bahçelerdedir' diyecek kadar varlığın hukukunu korumuş bir adalet aşığıdır. Kendisine eziyet eden, hukuk dışı uygulamalarla hayatını zindana çeviren, keyfi ve cebri bir istibdatla yaşamını dayanılmaz kılanlara beddua etmek bir yana, ıslahları için dua edecek kadar bir merhamet abidesidir.''

-''AKIL, GERÇEĞE ULAŞMADA GÜVENİLİR BİR ARAÇ''-

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, Said-i Nursi'nin, insanın kurtuluşunun, hakikate ulaşmasının işaretlerini aradığını, insanlığın kurtuluşu için bu işaretleri şerh edip bunları rehber etmeye çalıştığını ifade etti.

''Said-i Nursi, Tanrısız, materyalist batılı düşüncelere karşı, Allah inancını ve İslam irfanını savunmuş, insanlığın ancak bir Allah'a iman etmek ile huzur bulacağını işlemiştir'' şeklinde konuşan Arınç, Said-i Nursi'nin bu durumun ancak bilim ve akıl süzgecinden geçirilerek başarılabilineceğini ortaya koyduğunu belirtti.

Said-i Nursi'nin ''aklı, hakikate ulaşmada güvenilir bir araç'' olarak gördüğünü aktaran Arınç, şöyle devam etti:

''Modern bilime karşı durmamış bizzat bilim ve fen yolu ile insanlığa hizmet edileceğine işaret etmiştir. 'Akıl ve fikir ve kalbimizle hakaik-i imaniye gidiyoruz' diyerek, bilime ve teknolojinin önemine vurgu yapmıştır. Said-i Nursi, neşrettiği kitapları ve düşünceleri ile dünyanın en çok eser vermiş ilim adamları arasındadır. Ancak o, bir özelliği ile ilim adamları arasından bir istisnadır. O yüreğine, düşüncelerine ve bileğine pranga vurulamayacak bir özgürlük aşığıdır. Zalim ve zulme asla boyun eymedi. Haksızlık eden kendi din kardeşi bile olsa karşısına cesurca dikildi. Nereden bir acı feryat geldi ise ona kulak kesilmiş, nerede hakikatin önüne bir engel konuldu ise hep üstüne gitmiştir. Bundan dolayı da ömrü sürekli sürgünler, tecritler, hapisler, gözaltılar ve işkencelerle geçmiştir.''

-''CUMHURİYET'İN EN TUTKULU SAVUNUCUSU''-

Said-i Nursi'nin, Cumhuriyet düşüncesinin en tutkulu savunucularından olduğunu ancak buna rağmen, ''rejim düşmanı, laiklik karşıtı, irticacı'' olarak ilan edildiğini söyleyen Arınç, ''O, dönemin iktidarı tarafından tümüyle karalama kampanyasına tabi tutulmuş, aleyhindeki propaganda ile halkın gözünde değersizleştirilmek istenmiştir ancak milletine, ülkesine, tüm insanlığa duymuş olduğu derin ve tarifsiz sevgi karşısında her türlü komplo çaresiz kalmıştır'' dedi.

Said-i Nursi'nin tüm insanlık için sözleri ve düşünceleri olduğunu ve dünyanında onun sözlerine ihtiyaç duyduğunu çünkü Said-i Nursi'nin evrensel bir huzur ortamında, insanlığın top yekun kurtuluşundan bahsettiğini belirten Arınç, Nursi'nin kimsenin inancına ve düşüncesine pranga vurulamayacağını savunduğunu ve ülkeninde insanlığında hür ve özgür ortamlarda yaşayacağını düşündüğünü dile getirdi.

Nursi'nin insan hak ve özgürlüklerini kendisine ilke edindiğini belirten Arınç, şunları kaydetti:

''Etnik, dini, siyasi ve kültürel açıdan çoğulcu bir demokratik yapısının inşasından, onun özellikle Meşrutiyet döneminde serdettiği düşünceler büyük katkı sağlamıştır. Ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen, medeniyetimizin evrensel mesajını, zengin bir dil ile yeniden ifade eden Bediüzzaman'ın düşüncelerinin değerleri her geçen gün artmaktadır. İslam'ın çatışmacı ve dışlayıcı değil, aksine birleştirici ve bütünleştirici olduğunu, onun tefekkürü tüm dünyaya yeniden hatırlatmaktadır. Bugün dinler arası diyalog arayışlarının ilhamını onun düşünce iklimi oluşturmuştur.''

-''ÇABASI, TÜM KARANLIKLAR İÇİN BİR KIVILCIM OLUŞTURMAKTAN İBARETTİR''-

Said Nursi'nin, gökyüzündeki güneş gibi, yıldızlar gibi cehaletin karartmaya çalıştığı dünyaya ve insanlığa ışık tutacak kutlu eser bıraktığını, eserlerinin dünyanın dört bir yanında insanlığı aydınlatmaya devam ettiğini kaydeden Arınç, ''Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim sevdalısı olan Bediüzzaman Hazretleri, tüm eserlerinde yalnızca kutsal kitabımızdaki ilahi mesajları insanlık için yorumlamaya çalışmıştır. İmam hakikatlerini akla yaklaştırarak, akli deliller ile izah etmeye çalışmıştır. Akla hitap ederken de kalbi hiçbir zaman ihmal etmemiştir. Çabası tüm karanlıklar için bir kıvılcım oluşturmaktan ibarettir'' diye konuştu.

Arınç, Nursi'nin bir demokrasi ve özgürlük aşığı, bir hakikat sevdalısı, nihayet bir kul ve insan olarak, sadece bu topraklara değil, bu topraklardan başlamak üzere bütün dünyaya yayılan sevgi ve ilim çağrısına artık daha samimi biçimde kulak vermenin zamanı olduğunu kaydederek, ''Onun zengin medeniyet tasavvuru, bugün hepimize örnek olmalıdır. Kinden, nefretten, kıskançlıktan uzak, merhamet ve sevgi dolu yüreğinden hepimiz için alınacak dersler olduğuna inanıyorum'' dedi.

Nursi'nin, memleket ve millet sevdası ayrımı gözetmeksizin bütün milletine duyduğu sonsuz sevginin kamplaşan, kutuplaşan, birbirini düşman gibi gören, bir diğerini ötekileştiren, siyaset anlayışına ve siyasetçiler için anlatacağı büyük şeyler olduğuna inandığını ifade eden Arınç, ''O bırakın sevdiklerine karşı kıskançlık, kin ve nefret duyguları beslemeyi, kendisini yok etmeye çalışanları bile engin merhamet sevgi ve hoşgörü taşımaktaydı'' diye konuştu.


AA
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Administrator
Arınç'tan Said-i Nursi'ye övgüler
Alıntı:
....dağlarda, kırlarda talebeleriyle gezerken, yaban meyvelerinden yemek isteyen öğrencilerine 'Onlar dağlarda yaşayan hayvanların rızkıdır, sakın yemeyiniz, bizim rızkımız şehirlerdeki bağ ve bahçelerdedir' diyecek kadar varlığın hukukunu korumuş bir adalet aşığıdır. Kendisine eziyet eden, hukuk dışı uygulamalarla hayatını zindana çeviren, keyfi ve cebri bir istibdatla yaşamını dayanılmaz kılanlara beddua etmek bir yana, ıslahları için dua edecek kadar bir merhamet abidesidir.''

Anlaşılan said-i kürdi'den sonra öğrencileri bayağı bir mesafe almışlar. Memlekette ne bağ bıraktılar ne de bahçe. Artık kul hakkına veya göz hakkına girip girmediği pek irdelenmiyor, Mustafa Kemal'in kurduğu cumhuriyette ne varsa çaldılar yediler. said-i kürdi şehirdeki bağ ve bahçeler derken yolsuzluklardan ve hırsızlıklardan mı bahsediyordu acaba?

Allah'tan korkun diyecem nafile, Allah islah etsin diyecem o da... Allah sizi nasıl biliyorsa öyle etsin....
Posting Freak
Arınç'tan Said-i Nursi'ye övgüler
Yezidin tohumlarinin ektikleri cikiyor meydana bir bir.Yarin Cumhuriyeti biz kurduk derlerse $a$irmayin.Bu arada Arinc in dedesini taniyan varmi?:mad:
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


"ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
Bir sıfatı Allah olan
Bir sıfatı Ali inan
Bir donu var Şahımerdan
Duyanlara Helal Olsun
Posting Freak
Arınç'tan Said-i Nursi'ye övgüler
Arıncın seviyesine göre değerlendirirsek kürt sait övünülecek bir insan olabilir. Ancak sıradan sokaktaki hiç okumamış bir vatandaşın seviyesine göre düşünürsek kürt sait bir hiçtir...

Dolayısıyla arıncın bu değerlendirmesini normal görmek lazım. Kapasitesi o kadarını görebiliyor...

]-"Ne demişler çocuğunun zeki olduğuna fazla sevinme sende bir gerilik olabilir."

Arıncın fikir ve zikri bir hiç noktasında olunca düşük seviyedeki bir kürt saiti böyle yüksek görmesi çok doğaldır...

Oysa kürt sait tam bir Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı olup, söylediği çoğu sözleri çalıntıdır. Bu sözleri başka yerlerden alıp kendine göre yeniden yorumlayıp kendininmiş gibi söyleyip böyle Arınç gibi çok bilmiş ancak yanlış ve yalan bilmiş iki yüzlü siyasetçileri kandırabilmiştir...

kürt sait aklın hakikate ulaşmada bir araç olduğuna inanıyordu da neden hep hurafeleri savunarak akılcılığı savunan Cumhuriyete ve Atatürk'e düşmandı...

kürt sait ve arınç. Al birini vur ötekisine. İkisi de aynı. İki yüzlü takkiyeciler...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.