You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Antikiteden günümüze ahşap yapılar

Antikiteden günümüze ahşap yapılar

Posting Freak
Antikiteden günümüze ahşap yapılar
Cumhuriyet- Bilim Teknik
26.06.2009


Antikiteden günümüze ahşap yapılar


Prof. Dr. İhsan Mungan, Haliç Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, [email protected]

Ahşabın yapı malzemesi olarak kullanımı insanlığın tarihi kadar eskidir. Özellikle Greklerden ve Romalılardan önceki Anadolu bu yönden zengin bir yapı mirasına sahiptir. Türklerin Anadolu‷ya gelip yerleşmeleriyle yeni bir boyut kazanan ahşap yapı kültürü, İstanbul‷da Osmanlı‷nın son günlerine kadar sürdürüldü. Günümüzde Karadeniz bölgesinde hâlâ uygulanıyor. İşte bu gerçek, ahşap yapı sistemlerini tarihi boyutu da göz önünde tutarak araştıran bilimsel bir sempozyum düzenlemenin çıkış noktasını oluşturdu.

Ana düzenleyicisi Haliç Üniversitesi olan sempozyum, ‶Uluslararası Kabuk ve Uzamsal Yapılar Derneği‷nin (IASS) ‶ahşap uzamsal yapılar‷ı inceleyen 42 Nolu Çalışma Grubu‷nun işbirliğiyle gerçekleştiriliyor; diğer düzenleyiciler Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ile İngiltere‷den Napier ve Nottingham Trent üniversiteleridir.

25 Haziran 2009 günü başlayan 3 günlük sempozyumun ilk oturumunda, Zürih‷teki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü‷nden Dr. von Kienlin ‶Anadolu‷daki Eski Ahşap Konstrüksiyonlar‷ başlığı altında, Greklerde ahşap en çok 40 metrelik boyda kullanılırken M.Ö. 3. yüzyılda Frigyalıların ahşabı 45 metreye ulaşan açıklıkların üstünün örtülmesinde kullandıklarını örneklerle açıklamaktadır (Şekil 4). İkinci bildiride Haliç Üniversitesi‷nden Prof. Ataman Demir güneyden kuzeye, Anadolu Selçukluları tarafından inşa edilen ahşap sütun ve tavanlı camilerle ahşabın Ortaçağ Anadolusu‷ndaki kullanımını açıklamaktadır (Şekil 2). İlk oturum, günümüzde ahşabı bina ve köprü tasarımlarında büyük bir ustalıkla kullanan İsviçreli mühendis Julius Natterer‷in en yeni ahşap teknolojilerini açıklayan iki bildirisiyle son bulmaktadır (Şekil 3).

İkinci bölümde ‶Geleneksel Yapılar‷ başlığı altında Japonya (Şekil 4), İtalya, Yeni Zelanda, İngiltere, İsveç ve Türkiye‷den gelen konuşmacılar kendi ülkelerindeki ahşap yapı geleneğini örneklerle açıklıyorlar. Sempozyumun üçüncü ana teması ahşap yapıların deprem etkisinde davranışı ve depreme dayanıklılığıdır. Bu alan Çin‷den ve İtalya‷dan gelen 5 bildiride ele alınmaktadır.

Dördüncü bölümde ahşap yapılar alanındaki son gelişmeler İngiltere, Avusturya ve İsveç‷ten gelen bildiriler ile açıklanmakta. Viyana‷lı tasarımcı mimar Schluder 8 kattan daha yüksek binalar için öneriler getirirken mimar Elif Somer Viyana Teknik Üniversitesi‷nde hazırladığı doktora tezine dayanarak ahşabın konut yapımındaki fizibilitesini irdelemektedir.

Beşinci bölüm ahşap yapıların hesaplanması ve birleşim noktalarının tasarımı konularında Polonya, İtalya, Malezya, Çin ve Japonya‷dan bildiriler içermekte. Sempozyumun altıncı olan son bölümü ‶Vaka İncelemeleri‷ başlığını taşımakta ve bu bölümde Japonya, Almanya, İtalya ve İngiltere‷den bina örnekleri tanıtılmakta. Bu bölümde Türkiye‷den, 19. yüzyıl sonunda mimar Vallaury tarafından Prinkipo Palas adıyla inşa edilen ve halen Fener Patrikhanesi’nin mülkiyetinde olup ‘Rum Yetimhanesi’ olarak tanınan, dünyanın en büyük ahşap binası kabul edilen 7 katlı ahşap bina tanıtılmaktadır. Fener Patrikliği binanın gezilip incelenmesi için gerekli izni vermiştir.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.