You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
Anneler Günü
Annelerin en yürek yangınlısı Hz.İmam Hüseyi'nin annesi fadime ananın temsilcisi olan ZÖHRE anamın anneler gününü kutlar o mübarek ellerinden özlemle öperim.
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size


PİR ZÖHRE ANA
Senior Member
Anneler Günü
ŞahımAlidir yazdı:Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü'dür. Anneler Günü evrensel bir gündür. Dünyada milyonlarca ana bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.
Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katla*nan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur.
Amerika'nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis'in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis'in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis'le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis'e «İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi. Bu iki cümle, Jarvis'i çok etkile*di. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis'in annesine olan sevgisini azaltmadı. Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil severek. anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı, duru bir sevgi oluştu.
Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis'in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına :
— Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti «Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim.» dedi.
Arkadaşları Jarvis'in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.

Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı.
Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar, anılar, şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılır. Türk Kadınlar Birliği'nin şubesi olan illerde yılın anneleri seçilir. Okullarımızda ayrıca Anneler Günü nedeniyle toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda okunan şiirler, söylenen türküler, şarkılar, annelere armağan edilir. Filimler gösterilir. Sergiler düzenlenir.
Anneler Gününde annemize bir demet kır çiçeği armağan ederek, bir güzel sözcükle yanağından öperek onu çok mutlu ederiz.

]Anne

]Annemi ben çok severim,
Melek annem, güzel annem,
Üzülmesin sakın derim
Melek annem, güzel annem.

İyi doğru sözler onda,
Şefkat dolu gözler onda,
Sevgi, ışık var yolunda,
Melek annem, güzel annem.

Anne yüzü ne asil yüz,
Anne gözü ne derin göz,
Anne özü, pırlanta öz,
Melek annem, güzel annem.

O gülerse çağlayanım,
O ağlarsa ağlayanım,
Ona gönül bağlayanım;
Melek annem, güzel annem.


Sevgili ŞahımAlidir,
Güzel paylaşımın için teşekkür ederiz...
Paylaştığın yazıda tarihle ilgili bir yanlış var. YAzında anlatılanlara göre, her yıl belli bir günün anneler günü olarak kutlanmasını teklif eden Jarvis'in annesi 9 Mayıs 1966 yılında ölmüş, Jarvis de teklifi bir yıl sonra yapmış. Ancak ondan sonra ABD anneler gününü kutlamaya başlamış. Jarvis'in annesi 1966 da öldüyse anneler günü ilk kez nasıl 1908 yılında kutlanmaya başlıyor.

Vikipedi'de bu konu şöyle geçiyor:
"Anneler Günü, kutlama günü. Anna Jarvis'in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongrenin onayıyla Amerika çapında genişledi. Zamanla başka ülkelere de yayıldı.
Annelere armağan edilen bu özel gün Türkiye'de 1955 yılından bu yana kutlanmaktadır."

Ayrıca, eğer her yıl kutlanan anneler gününde bir "yılın annesi" seçiliyor ise son 26 yıldır, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin karşılıksız herkese şifa dağıtan, ne olursa olsun Allah, Muhammed, Ali yolundan, yani hakikat yolundan ayrılmayan, insanlığın önderi, şefkatiyle yalnızca iki çocuğunun annesi değil "tüm insanlığın annesi" olmayı başarmış olan Yüce Zöhre Ana, "yılın annesi" ünvanını "haketmiş" olan şüphesiz ki tek kişidir...

26 yıldır insanlara Hakkın doğru yolunu öğretmesi ile "tüm insanlığın annesi" olmayı çoktan başarmış olan Zöhre Ana'nın anneler günü gönülden kutlu olsun...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Son Düzenleme: 10/05/2008, 18:14, Düzenleyen: Bilim.
Junior Member
Anneler Günü
GÜZEL SÖZLER
· Ana sevgisi bütün sevgilerin kaynağıdır.
· Ana evin direğidir.
· Anne, sevgi kaynağıdır.
· Her şeyin hakkı ödenir, ana hakkı ödenemez.
· Ana gibi yar olmaz.
· Cennet anaların ayağı altındadır.
· En çabuk kabul olan dua, annenin duasıdır.
· Kadınlar zayıftır ama, anneler güçlüdür.
· Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
· Anneler, çocuklarıyla ilgili her şeyi görmeseler bile, kalpleriyle hissederler.
· Bana, okuduğum kitapların en güzelini sorarsanız, söyleyeyim; Annemdir.
· Anaya borç tükenmez.
· En değerli armağan sevgidir. Annenize sevginizi veriniz.
· Dünyada her güzel şey kadının (ananın) eseridir. (Atatürk)
· Kızlarını (geleceğin analarınıWink okutmayan milletler, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir. (Atatürk)
YARENLİK ZORDUR YUREK ISTER SIZ DE O YUREK VAR
Junior Member
Anneler Günü
Anneler Günü

Yarın Anneler Günü. Aslında bazen Sevgililer Günü, Kımıl Zararlıları Günü, Kaşının Üzerinde Gözü Olanlar Günü gibi şeylerin gerçekten özel olup olmadığını düşünürüm. Çünkü böyle günlerde çevreniz mecburiyetlerle sarılır. “Bilmemkim’e hediye almam lazım.” İşte o “lazım”, bütün duygusallığı siler götürür. Söz konusu anlamlı güne yaklaşılırken “şöyle bir dolaşayım” diye hediye arayışında dışarı çıkmalar, okuldan dönerken hediye paketini çantaya tıkmalar, oda içinde define arar gibi hediye saklayacak yer aramalar... İşin en feci yanı, karşı tarafın da yaklaşan günün farkında olması ve çırpınışlarınıza an be an tanıklık etmesidir. Özel günler, özel olmalarının yanı sıra biraz da streslidir.

Bugün hediye alışverişine çıkacak olan herkese söylüyorum: Annenize mutfak aleti almayın. İhtiyacı varsa da, yanına özel bir şey daha katın. Niye mi? İşin özü, mutfak aletleri şahsa özel hediye değil, ev ihtiyacıdır. Yani anneye böyle şeyler almak, sanki “sen otur mutfakta yemek pişir” demek gibi geliyor bana. Ayrıca 364 gün kendisine çemkirip, sonra Mayıs’ın ikinci Pazar günü bir çiçek kapıp boynuna sarılmak da fazla mecburiyet kokar. Demek istediğim, annenizi yılın her günü severseniz, Anneler Günü geldiğinde “ne yapacağım ben” stresine de girmezsiniz. Çünkü siz zaten yapmanız gereken herşeyi yapıyorsunuzdur.

Bugün kendi annelerimizin dışında, başka bir anneden daha bahsetmek istiyorum. Çok özel ve şanslı bir anneden... Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi, Zübeyde Hanım... İlkokuldan beri onun adına hep tarih kitaplarında rastladık. Ama İzmir sınırları içinde yaşayanlar, farkında olsalar da olmasalar da Zübeyde Hanım’a çok yakınlar. Niçin mi? Yıllaar önce Zübeyde Hanım, hava değişikliği için İzmir’e gelmiştir. O günlerde Atatürk, Emir Çavuşu Ali Efendi’ye, bir rüyasını anlatır. Rüyasında annesiyle birlikte yemyeşil bir vadide gezmektedir. Sonra aniden bir fırtına çıkar ve annesinin uçup gittiğini görür. Bu rüyadan birkaç saat sonra, 14 Ocak 1923 günü, annesinin ölüm haberini bildiren telgrafı alır.

Zübeyde Hanım’ın mezarı, Karşıyaka’da. Anlatılana göre Atatürk, mezarın üzerine görkemli bir anıt yapılmasına tepki göstermiş. Bunun üzerine Yamanlar Tepesi’nden bir kaya getirilmiş. Atatürk, getirilen kayanın üzerine; ‘Burası Atatürk'ün anasının yattığı yerdir.’ yazılmasını emretmiş.

İzmir’de ayrıca Zübeyde Hanım Huzurevi, Hastanesi ve Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi var. Bu merkezin duygusal hikayesine de “İzmir’i Sevenler Platformu Başkanı” Sancar Maruflu’nun “İzmir’de Behçet Uz’lu yıllar” kitabında yer verilmiş. Aşağıda okuyacaklarınız, Behçet Uz’un ağzından:

“Zübeyde Hanım, Gazi Paşa Ankara’da devlet işleriyle meşgulken Karşıyaka’da ikamet ediyordu. Kendisiyle çok güzel sohbetler yapardık. Onun ağzından Atatürk’ün çocukluk günlerini ve annesiyle olan sıcak muhabbetini dinlemek beni çok etkilemişti. Bir keresinde bana “Karşıyaka’da sağlıkla ilgili bir yer yok. Çocuklar hep ölüyor. Herşey bir doktorla iki eczacıya kalmış. Karşıyaka’ya bir sağlık evi yaptıralım” dedi. Bu arzusunu farklı zamanlarda bana birkaç kez tekrar etti.

“Yıllar sonra –zannediyorum 1937’de- Atatürk’ü İzmir Fuarı’na davet ederken, Zübeyde Hanım’ın bu vasiyetini hatırlattım. Gazi Paşa, annesinin kabrinin civarında bir yer alınarak hastane yapılmasını istedi. Yer bulundu, parası ayrıldı. Hastane yerine okul yaptılar.”

Atatürk’ün vasiyeti, ancak 1987 yılında yerine getirilebilmiş. Zübeyde Hanım adına özel bir poliklinik ve 1994 yılında da Başkent Üniversitesi İzmir/Karşıyaka Zübeyde Hanım Hastanesi açılmış. Zübeyde Hanım ve İzmir’in öyküsü bu.

Yarın Anneler Günü. Mecburi hediyelerin hiç önemi yok. Onu ne kadar çok sevdiğinizi hissettirin yeter. Ben de genel yayın yönetmenimiz ve hocam Tuğrul Eryılmaz’ın affına sığınarak, buradan annemin Anneler Günü’nü kutlamak istiyorum: ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN ANNNEEEE...
YARENLİK ZORDUR YUREK ISTER SIZ DE O YUREK VAR
Junior Member
Anneler Günü
Anneler Günü

Yarın Anneler Günü. Aslında bazen Sevgililer Günü, Kımıl Zararlıları Günü, Kaşının Üzerinde Gözü Olanlar Günü gibi şeylerin gerçekten özel olup olmadığını düşünürüm. Çünkü böyle günlerde çevreniz mecburiyetlerle sarılır. “Bilmemkim’e hediye almam lazım.” İşte o “lazım”, bütün duygusallığı siler götürür. Söz konusu anlamlı güne yaklaşılırken “şöyle bir dolaşayım” diye hediye arayışında dışarı çıkmalar, okuldan dönerken hediye paketini çantaya tıkmalar, oda içinde define arar gibi hediye saklayacak yer aramalar... İşin en feci yanı, karşı tarafın da yaklaşan günün farkında olması ve çırpınışlarınıza an be an tanıklık etmesidir. Özel günler, özel olmalarının yanı sıra biraz da streslidir.

Bugün hediye alışverişine çıkacak olan herkese söylüyorum: Annenize mutfak aleti almayın. İhtiyacı varsa da, yanına özel bir şey daha katın. Niye mi? İşin özü, mutfak aletleri şahsa özel hediye değil, ev ihtiyacıdır. Yani anneye böyle şeyler almak, sanki “sen otur mutfakta yemek pişir” demek gibi geliyor bana. Ayrıca 364 gün kendisine çemkirip, sonra Mayıs’ın ikinci Pazar günü bir çiçek kapıp boynuna sarılmak da fazla mecburiyet kokar. Demek istediğim, annenizi yılın her günü severseniz, Anneler Günü geldiğinde “ne yapacağım ben” stresine de girmezsiniz. Çünkü siz zaten yapmanız gereken herşeyi yapıyorsunuzdur.

Bugün kendi annelerimizin dışında, başka bir anneden daha bahsetmek istiyorum. Çok özel ve şanslı bir anneden... Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi, Zübeyde Hanım... İlkokuldan beri onun adına hep tarih kitaplarında rastladık. Ama İzmir sınırları içinde yaşayanlar, farkında olsalar da olmasalar da Zübeyde Hanım’a çok yakınlar. Niçin mi? Yıllaar önce Zübeyde Hanım, hava değişikliği için İzmir’e gelmiştir. O günlerde Atatürk, Emir Çavuşu Ali Efendi’ye, bir rüyasını anlatır. Rüyasında annesiyle birlikte yemyeşil bir vadide gezmektedir. Sonra aniden bir fırtına çıkar ve annesinin uçup gittiğini görür. Bu rüyadan birkaç saat sonra, 14 Ocak 1923 günü, annesinin ölüm haberini bildiren telgrafı alır.

Zübeyde Hanım’ın mezarı, Karşıyaka’da. Anlatılana göre Atatürk, mezarın üzerine görkemli bir anıt yapılmasına tepki göstermiş. Bunun üzerine Yamanlar Tepesi’nden bir kaya getirilmiş. Atatürk, getirilen kayanın üzerine; ‘Burası Atatürk'ün anasının yattığı yerdir.’ yazılmasını emretmiş.

İzmir’de ayrıca Zübeyde Hanım Huzurevi, Hastanesi ve Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi var. Bu merkezin duygusal hikayesine de “İzmir’i Sevenler Platformu Başkanı” Sancar Maruflu’nun “İzmir’de Behçet Uz’lu yıllar” kitabında yer verilmiş. Aşağıda okuyacaklarınız, Behçet Uz’un ağzından:

“Zübeyde Hanım, Gazi Paşa Ankara’da devlet işleriyle meşgulken Karşıyaka’da ikamet ediyordu. Kendisiyle çok güzel sohbetler yapardık. Onun ağzından Atatürk’ün çocukluk günlerini ve annesiyle olan sıcak muhabbetini dinlemek beni çok etkilemişti. Bir keresinde bana “Karşıyaka’da sağlıkla ilgili bir yer yok. Çocuklar hep ölüyor. Herşey bir doktorla iki eczacıya kalmış. Karşıyaka’ya bir sağlık evi yaptıralım” dedi. Bu arzusunu farklı zamanlarda bana birkaç kez tekrar etti.

“Yıllar sonra –zannediyorum 1937’de- Atatürk’ü İzmir Fuarı’na davet ederken, Zübeyde Hanım’ın bu vasiyetini hatırlattım. Gazi Paşa, annesinin kabrinin civarında bir yer alınarak hastane yapılmasını istedi. Yer bulundu, parası ayrıldı. Hastane yerine okul yaptılar.”

Atatürk’ün vasiyeti, ancak 1987 yılında yerine getirilebilmiş. Zübeyde Hanım adına özel bir poliklinik ve 1994 yılında da Başkent Üniversitesi İzmir/Karşıyaka Zübeyde Hanım Hastanesi açılmış. Zübeyde Hanım ve İzmir’in öyküsü bu.

Yarın Anneler Günü buradan annemin Anneler Günü’nü kutlamak istiyorum: ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN ANNNEEEE...
YARENLİK ZORDUR YUREK ISTER SIZ DE O YUREK VAR
Posting Freak
Anneler Günü
Kainatın en yüce annesinin yani pirimiz ]ZÖHRE ANAMIZIN ve tüm annelerin anneler gününü kutlar nice mutlu anneler günü görmelerini dilerim...
[Resim: 833341001179378455ez2ck2.gif]Kibirlenme yiğit yaşa
Türk ordusu Kemal Paşa
Al bayrak göğsümde hala
Sağ kolumsun Zöhre Ana







[Resim: ataxh8.gif]
Junior Member
Anneler Günü
Dostluk Sabah öperek uyandırmaktır...



Aynı dala tutunmaktır kimi zaman




aynı bisikleti sürmektir. Ayağınız yetişmese bile...




Dans etmektir kolkala...



küçük hediyeler almaktır...

ve Kimi zaman aynı kalbi paylaşmaktır..




Öpmektir onu doyasıya

Ve bunu söyleyebilmektir
YARENLİK ZORDUR YUREK ISTER SIZ DE O YUREK VAR

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.