Alevi Dernekleri ve kurumları tarafından Kadıköy İskelesi'nde "Eşit Yurttaşlık" mitingi düzenlendi.
Radikal'de mitingle ilgili haber başlığı ve spotu böyle.
Bu mitingin görkemli olduğu yani çok katılımlı olduğu belli. Bunu medya ve sosyal medyadaki paylaşılan görüntülerden anlayabiliyorum.
Bu duruma, toplantının görkemini demokratik tepki veren kitle eylemi olarak bakınca seviniyorum.
İktidarın son zamanlarda, en son Gezi ve ODTÜ'de görüldüğü gibi demokratik kitle eylemlerine pek hoş görülü bakmamasını da göz önüne alınca, bu mitinge katılımdaki görkemin önemi daha iyi anlaşılabiliyor.
Ama bu durumu, yani toplantının görkemini, demokratik tepki veren kitle eylemi olarak bakınca, çok sevindirici buluyorum.
Ancak bu eylem demokratik tepki veren bir eylem olmanın ötesinde geçmişten bu yana inancını özgürce yaşayamayan, yaşayamadığı gibi engellenen, ötekileştirilen, kimi kışkırtmalarla yakılan öldürülen kitlenin Alevi kitlesinin eylemi olarak haberde olduğu gibi "Büyük Alevi Mitingi" olarak tanıtılınca durum değişiyor. Hatta çok değişiyor.
Çünkü Aleviler ne kadar haklı olurlarsa olsunlar ve adına "İnkarcılığa, asimilasyona karşı eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü" deseler de kendi özelleriyle, yani kendi inançlarıyla ilgili her türlü baskı ve ayrımcılığa tepki tepki için gerçekleştirdikleri bu mitingin hem kendilerince hem de bu mitingle ilgili verilen haberlerde "Büyük Alevi Mitingi" olarak adlandırılmasını ve bu mitinge yapılan yorumlarda sanki ayrıştırıcı bir şekilde anlatılmasını anlamıyorum.
Buradan yola çıkarak kestirmeden beni Alevi veya inanç düşmanı olarak suçlama kolaycılığına kaçmadan yazımı bir bütün olarak anlamanızı öneririm.
Açıklamak zorunda değilim; ama bu yazı özelinde açıklarsam; ben Alevilere ve Aleviliğe karşı çok özel ilgi, sevgi ve saygı duyuyorum. Alevi olmadığım halde en az onlar kadar onların yaşadığı bütün sorunları onlar kadar önemsiyorum ve onlara yönelik her türlü tertip ve baskılara çok tepkiliyim.
Ama buna rağmen bugün Kadıköy'de çok görkemli katılımla yapılan "Alevi mitingini" anlamıyorum. Anlamaya çalışsam da anlayamıyorum ve onaylamıyorum.
İçinizden "sen kim oluyorsun ki bu mitingi onaylamıyorum diyorsun" diye benim tepkime ucuz yaklaşım içinde olanlar olabilir. Hatta çok sert tepki gösterenler de olabilir.
Bunlar benim için hiç önemli değil.Çünkü ben bu ülkede yaşayan, yaşamın farkında olmaya çalışan bir yurttaş olarak her konuda olduğu gibi bugünkü mitingle ilgilide görüşlerimi açıklama özgürlüğüne sahibim. Bu özgürlüğümü "Kim ne der? Ne tepki verir?" endişesini duymadan kullanma hakkına sahibim. Yeter ki; dilim küfür ve hakaret içermesin.
Burada yaptığım odur.
Peki niçin onaylamıyorum?
Bugün paylaştığım "Gerçek gündem ne olmalı?" yazımda benzer kaygıları dillendirmiştim.
Bence Alevilerin yaşadığı bütün sorunlar; tıpkı Kürt sorunu gibi veya demokratik haklarımız gibi Türkiye halkının tamamını ilgilendiren bir sorundur. Öyle olması gerekir.
Bu nedenle bence bu mitingin bir Alevi mitingi olarak tanıtılması, o şekilde algılanması doğru değildir.
Bu miting bence "İnançların özgürce yaşanması, inanç farklılıklarının kışkırtılmasına demokratik tepki mitingi" adı altında yapılıp, öyle isimlendirilmeliydi ve bütün Türkiye halkının katılımı amaçlanmalıydı
Şimdi; "biz zaten herkesi çağırdık. Miting herkese açıktı" gibi bir savunma söylenebilir. Benim yazdığım o değil; mitinge Alevi mitingi adı konması. Bu mitingi yalnız Alevi derneklerinin düzenlemesi. Benim söylediğimle bu sonuç aynı şey değil.
"Ne var bunda? Alevi dernekleri bir başına eylem, miting düzenleyemez mi? Onların böyle bir hakkı yok mu?" diye tepkiler de benim anlatmak istediğimle çelişen tepkiler.
Çünkü bence bu tür amaçlı mitingler yani bir etnik kimliğin, bir inanç gurubunun kimi tepkilerini ve isteklerini içeren mitingler kendilerinden farklı etnik kimlik ve inanç guruplarıyla ortaklaşa düzenlenirse amaca daha uygun düşer ve her türlü kışkırtmayı baştan önler.
Yani bence öyle olmalıdır ki; kimse gönlünce çarpıtıp, yorumlamaya kalkmasın. Toplumu Aleviler ve Alevi olmayanlar olarak ayrıştırmaya kalkmasın. Birilerinin bu mitingi inançların özgürce yaşanmasının önündeki engellere, ötekileştirmeye karşı tepki olarak değil de salt Alevilerin sorununu işleyen miting gibi göstermeye (mitingin amacı öyle bile olsa) çalışmasına izin verilmemeli.
Çünkü Türkiye halkı 80 milyon.
Toplumsal aydınlanma yaşamamış bir toplum. Öyle olunca her türlü etkilemeye, yönlendirmeye, kışkırtmaya açıktır.
Ve bugün inancı siyasetin temeline oturtan, onun ötesinde bir mezhebin bütün topluma etkinliğini amaçlayan gibi görüntü veren iktidar var.
Ve yine herkesin malumudur; geçmişte gerek inanç farklılıklarını gerekse etnik kimlik farklılıklarını birilerinin (toplumsal farkında olmayan özelliğimizi bilerek) bilerek kaşıyıp inançlar arasında ve etnik kimlikler arasında düşmanlığı derinleştirmesi sonucunda bize, hepimize yaşatılan onca acı var.
Benim endişem farlı inanç gurupları arasındaki farklılıkları birilerinin kaşıyarak derinleştirmesidir.
Çünkü ben özellikle hem Kürt sorununun, hem de inanç farklılıkları sorununun toplumuzun yumuşak karnı olduğunu düşünüyorum.
Bu nedenle; özellikle bu konularda söylenecek her sözün, yapılacak her eylemin ayrıştırıcı değil birleştirici nitelikte olması gerektiğini düşünüyorum. Bu düşünceyle (belki de çok korkak biri olduğum için) bu konularda nerede, ne tepki verilecekse bu tepkilerin bütün Türkiye Halkının ortak tepkisi olarak dillendirilip, isimlendirilmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum.
Bu şekilde gerçek gündemimizi birilerinin çarpıtmasına veya saptırmasına izin verilmemesinin daha doğru olacağını düşünerek yukarıdaki "Ama buna rağmen bugün Kadıköy'de çok görkemli katılımla yapılan bu mitingi anlamıyorum, anlayamıyorum. Anlayamadığım gibi onaylamıyorum da" şeklinde değerlendirmeyi yaptım.
Umarım düşüncemi ve endişemi anlatabilmişimdir.
Erdoğan Şenel
Anlamaya çalışsam da anlamıyorum
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
2873
Anlamaya çalışsam da anlamıyorum
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi