You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Anamuhalefet gömlegi bize dar geliyor!

Anamuhalefet gömlegi bize dar geliyor!

Member
Anamuhalefet gömlegi bize dar geliyor!
« Önceki Haber 'Anamuhalefet gömleği bize dar geliyor!'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Artık anamuhalefet gömleği bize dar geliyor, inatla, inançla iktidara kilitlenmek zorundayız" dedi. CHP liderinin konuşma yaptığı sırada kesilen elektrikler salonda heyecan yarattı. Kılıçdaroğlu konuşmasına elektrikler geldikten sonra devam etti

AA
--------------------------------------------------------------------------------

Kılıçdaroğlu, İl Başkanları Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada,
Türkiye’nin ve kendilerinin önemli bir referandum süreci yaşadığını söyledi.

Sonucun kendileri açısından beklenen bir sonuç olmadığını ifade eden
Kılıçdaroğlu, "Direndik, önemli sonuçlar elde ettik. Sizler çalıştınız, bizler
çalıştık, gönüllü yurttaşları çalıştı, bu ülkenin aydınlık yurtsever insanları,
korkmayan insanları çalıştı, hep beraber çalıştık. Elde ettiğimiz sonuç
beklediğimiz değildi ama bir şeyi unutmayacağız, yüzde 58’lik sonucu il il tahlil
edeceğiz. Çünkü biz haklıyız haklılığımızı il il, köy köy dolaşıp her ortamda
anlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu CHP İl Başkanları toplantısında konuştu

Foto galeri için tıklayın


Güçler ayrılığı ilkesinin sağlıklı bir zemine oturması, laik, demokratik
bir Türkiye istediklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle
sürdürdü:

"Valilere, kaymakamlara, şantaja rağmen güzel bir çalışma yaptınız.
Önemli olan zoru başarmaktır. Yüzde 42’lik oy bize şunu gösterdi; artık
anamuhalefet gömleği bize dar geliyor, inatla, inançla iktidara kilitlenmek
zorundayız. Bizim gizli gündemimiz yok, birileri ’demokrasi, hak, özgürlük’ diyor
onların gizli gündemleri var. Biz haklı yolumuzda yürümeye devam edeceğiz, çünkü
o yolun sonunda iktidar var. Bekleyerek zaman kaybetme lüksümüz yok. Kavga etme
lüksümüz yok. Biz inançla, inatla, dirençle, iktidara kilitlenmek zorundayız.
İster Hakkari’de, ister Bingöl’de ister Tunceli’de ister Edirne’de, Türkiye’nin
her ilinde iktidara kilitleneceğiz. Her yerde yurttaşa ’sorunların çözümü
CHP’dedir’ diyeceğiz. Var olan sorunlar çözülmüyorsa bu sorunlara yenileri
ekleniyorsa demek ki var olan iktidar sorunları çözmeye talip değildir.
Yurttaşlara ısrarla şunu da söyleyeceğiz; ’anayasanın değişmez ilkelerinden olan
laik, demokratik, sosyal hukuk devletinde yok olan asıl tehlikede olan sosyal
devlettir’. Yoksulluğun olduğu yerde birey, özgür iradesini kullanamaz.
Yoksulluğu gidermek, tarihe gömmek CHP’nin boynunun borcudur."

"Tek dayanağımız halktır ve halkla beraber yürüyeceğiz" diyen
Kılıçdaroğlu, hiç kimseyi inancından, kılık kıyafetinden, etnik kimliğinden
dolayı ötekileştirmeyeceklerini söyledi.

İktidar olmanın yolunun, halkın tamamını kucaklamaktan geçtiğini belirten
Kılıçdaroğlu, CHP’nin tüm vatandaşları kucaklayacağını söyledi. Bu inançla
yollarına devam edeceklerini anlatan Kılıçdaroğlu, ’burası bize oy vermez buraya
gitmeyelim’ anlayışında olmayacaklarını kaydetti.

Yalova’da kendilerine bir tek oyun çıkmadığı köye gittiğini anlatan
Kılıçdaroğlu, bunun sonucunu da referandumda aldığını söyledi.

İl başkanlarından köy köy gezmelerini isteyen Kılıçdaroğlu, "Gittiğiniz
zaman sonuç alıyorsunuz, çünkü bizim gizli gündemimiz yok, millete karşı takiye
uygulamıyoruz" dedi.
Referandumun kendileri için ilk müşterek sınav olduğunu belirten
Kılıçdaroğlu, şimdi hedeflerinde 2011 Genel Seçimleri olduğunu kaydetti.

-"OTURMA LÜKSÜNÜZ YOK"-

Anamuhalefet gömleğinin kendilerine dar geldiği sözünü yineleyen
Kılıçdaroğlu, il başkanlarından başkanlık makamında oturmamalarını, halkla
buluşmalarını istedi.

Kılıçdaroğlu, iktidar olarak Türkiye’yi çağdaş uygarlık düzeyine
taşımanın nasıl olacağını herkese göstermek zorunda olduklarını belirterek, şöyle
konuştu:

"Birilerini sürekli yoksul kılarak, onları muhtaç kılarak, kendi arka
bahçesine dönüştüren bir siyasal anlayışı halka anlatmak durumundayız, herkese
anlatmak durumundayız, yola böyle çıkarsak sonuç alırız. Halkın sağduyusuna
güveneceğiz. Halkla konuşurken kararlı konuşacağız. Yurttaş baktığı zaman ’evet
bunlar bu sorunu çözerler’ diyecek. Onun için CHP il başkanlarının il
başkanlığında oturma lüksü yoktur. Kahvede oturacak, lokantada oturacak, tarlaya
gidecek, fabrikaya gidecek, sivil toplum örgütlerine gidecek, bize karşı
duranlara gidecek ve onlara biz kendimizi anlatacağız. CHP’yi birlerinin
anlattığı gibi algılamasınlar. Biz anlatacağız. Bakın Avrupa Birliğine gittim,
Almanya’ya gittim. CHP’yi farklı anlatıyorlardı, ’CHP statükocu, her şeye karşı’
tam tersi, ruhunda devrimcilik yatan bir partinin statükocu olma şansı var mıdır?
Biz değişimden, dönüşümden yanayız; toplumu ileriye götürmek için, demokrasiyi
daha da ileriye götürmek için."

Yapılan anayasa değişikliğiyle 12 Eylül Anayasası’nda verilen hakları
bile ellerinden aldığını savunan Kılıçdaroğlu, "AB yetkililerine de söyledim,
verilen bir hakkın alınması nerede hangi kitapta reform olarak algılanıyor. Yargı
bağımsızlığının olmadığı bir demokrasiye kim reform diyebilir. Bunu yüksek sesle
söyledim. Bakın tabloyu değiştirdim orada. Eğer biz AB’de tabloyu
değiştirebiliyorsak, Türkiye’de değiştiririz" diye konuştu.

Bu tabloyu beraber değiştireceklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, "9
köyden de kovsalar 10’uncu köye giderek doğruları anlatmayı sürdüreceklerini"
söyledi.

Kılıçdaroğlu, doğruları anlatırken, inançlara ve kimliklere saygılı
olacaklarını belirterek, bunları siyasete malzeme yapmayacaklarını söyledi.

Türkiye’de herkesin telefonlarının dinlendiği bir rejimi yaşadıklarını
ileri süren Kılıçdaroğlu, bu durumu, vatandaşlarda oluşan kaygıları, Avrupa
gezisi sırasında da anlattığını bildirdi.

AB yetkililerine "Bu kaygılara yol açan iktidara siz reformcu iktidar’
diyorsunuz dediğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Reform anlayışınız buysa biz bu
reforma karşıyız. Bir korku toplumu yarattılar. Unutmayın yüzde 42’lik oy korku
toplumuna direnenlerin oyudur. Bütün baskılara şantaja rağmen direndiler"
dedi.

Yüzde 58’lik oy oranına saygı duyduklarının altını çizen Kılıçdaroğlu, bu
oyları verenlere de doğruları anlatmayı sürdüreceklerini kaydetti.

CHP’yi çınara benzeten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Çınardır kökleri var, çınardır demokrasinin temeli bu partinin
köklerinde var. Laik, demokratik, sosyal hukuk devletini, toplumun herkesimine
götüren bir partidir CHP ama CHP aynı zamanda bir filizdir. Yeni düşünceler bu
çınarda filizlenir, çağdaş görüşler, düşünceler bu çınarda filizlenir. Onun için
bu çınarı büyüteceğiz, filizler çoğalacak. Filizlerin çoğalmasından
korkmayacağız..."

Kılıçdaroğlu, parti olarak gençlik ve kadın kollarına ayrı bir önem
verdiklerini anlatarak, bu kolların daha etkin kılınmasını sağladıklarını da
söyledi. Kılıçdaroğlu, il başkanlarından kadın ve gençlik kollarını
geliştirmelerini istedi.

-"CUMHURBAŞKANI BİLE KAYGI DUYUYORSA..."

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün TBMM’nin açılışında yaptığı konuşmada, "Yargılama
sürecindeki gecikmelerin, tutukluluğu fiili bir mahkumiyet durumuna
dönüştürmemesi gerektiğini" ifade ettiğini anımsatarak, "Sayın Cumhurbaşkanı
eğer ’tutukluluk infaza dönüşüyor’ diye bir kaygı taşıyorsa bilin ki o ülkede
yargı düzenine siyasal müdahaleler vardır, bilin ki o ülkede yargı sağlıklı
çalışmıyor demektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşmasında, "Siyasi temsilin derinleştirilmesi ve
çeşitlendirilmesinin sağlanması gerekir" dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, şöyle
konuştu:

"Bu öteden beri CHP’nin dillendirdiği konudur. Bununla milletin
iradesinin parlamentoya tam yansımasını istiyoruz. İlk kez yine biz söyledik, 12
Eylül’ün ürünü olan düzeni değiştirin, yüzde 10 barajı değiştirin. Ne dedik, CHP
hem çınardır, hem filizdir. Filizi verdik, bunun dillendirilmesini her tarafta
yapın. Yüzde 47 oy alacaksın, parlamentoda yüzde 65 milletvekilin olacak ve
’yüzde 65 milletin iradesidir diyeceksin’, yok öyle kolaycılık."

Halkın iradesinin Meclise tam yansıması gerektiğini vurgulayan
Kılıçdaroğlu, "Kim neye oy veriyorsa, madem ki demokrasi var, madem ki düşünce
özgürlüğü var, madem ki siyasal partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır, o
zaman bu iradenin de parlamentoya tam yansıması lazım. Yürekleri varsa
gelsinler" dedi.

Kılıçdaroğlu, seçim barajının düşürülmesi için kanun teklifi verdiklerini
ancak iktidarın bunu desteklemediğini belirterek, "Biz samimiyiz, bizim gizli
gündemimiz yok. Biz dürüstüz, biz söyledik mi sözümüzde dururuz. Şimdi yan
çizmeye başladılar. Ama bunu halka anlatmak hepimizin görevidir" ifadelerini
kullandı.

Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşmasında "Yargılama sürecindeki gecikmelerin
sebebi ne olursa olsun, tutukluluğu fiili bir mahkumiyet durumuna dönüştürmemesi
gerekir" dediğini de anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin parlamentodaki konuşmasında bir Sayın
Cumhurbaşkanı eğer ’tutukluluk infaza dönüşüyor’ diye bir kaygı taşıyorsa bilin
ki o ülkede yargı düzenine siyasal müdahaleler vardır, bilin ki o ülkede yargı
sağlıklı çalışmıyor demektir, bilin ki o ülkede bir Başbakan kalkmış ’Ben bu
davanın savcısıyım’ demiştir demektir. O nedenle üzerinde durulması gereken bir
konudur."

-"YA ÜLKEYE DEMOKRASİ GELİR, YA KAVGAMIZI SONUNA KADAR GÖTÜRÜRÜZ"-

Gözaltına alınıp tutuklanan kişilerin 2 yıl geçmesine karşın yargıç önüne
çıkarılmadığını bunun da Türkiye’de "Hukukun olmadığının" göstergesi olduğunu
iddia eden Kılıçdaroğlu, Türkiye’de 48 gazetecinin tutuklu bulunduğunu AB
ziyaretinde de anlattığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, kamu vicdanındaki rahatsızlığın, sıradan yurttaştan
Cumhurbaşkanı’na kadar çıktığını savundu.

Başbakan Erdoğan’ın eleştiriler karşısında "Yargı ne istediyse verdik"
dediğini belirten Kılıçdaroğlu, "O zaman parlamentonun işlevi ne, bu yasaları
yapan parlamento değil mi? HSYK’yı daha fazla siyasallaştırmak için bunları
yapmadınız mı? Şimdi aynı kaygı olacak. Ama unutmayın, bu kez susmayacağız. Bütün
Avrupa Birliği’ni ayağa kaldıracağız. Ya bu ülkeye demokrasi gelir, ya biz
kavgamızı sonuna kadar götürürüz" dedi.

Anayasa değişikliği sürecinde üniversitelerin konuşmadığını,
üniversitelere "fiili konuşma yasağının" uygulandığını ileri süren
Kılıçdaroğlu, "Türkiye’de adı konmamış bir sıkıyönetim vardır" dedi.

Dünya Basketbol Şampiyonası’nda Başbakan’ın yuhalandığını, bu yuhalamayı
doğru bulmadıklarını, ancak yuhalayanların görüntülerinin kameralardan tespit
edilerek yargılanmaya çalışıldığını ileri süren Kılıçdaroğlu, "Nereden
kaynaklanıyor bu anlayış, hangi demokraside vardır bu? Diyorum ya, adı konmamış
bir sıkıyönetim uygulanıyor Türkiye’de" dedi.
Türkiye’de medyanın özgür olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, köşe yazarı
Bekir Coşkun’un işine son verildiğini Avrupa gezisinde öğrendiğini ve ilk
tepkisinin ise "Anayasa reformlarının ilk sonucu alındı" şeklinde olduğunu
anlattı.
Hükümet sözcülerinin, Coşkun’un işine son verilmesi üzerine gazete
sahibini aramasını da inandırıcı bulmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Hangi
gazete patronu çıkıp diyebilir ki (Hükümet üstüme baskı kurdu, ben işine son
vermek zorunda kaldım)" diye konuştu.
-CHP ÖRGÜTLERİNİN KAPILARI HERKESE AÇILMALI-
Kılıçdaroğlu, bazı il başkanlarının zor şartlar altında görev yaptığını,
bazı bölgelerin yıllardır ihmal edildiğini ifade ederek özeleştiri yapmaktan da
korkmayacaklarını söyledi.
Kendisine "Üye olmak istiyoruz, bizi üye yapmıyorlar" yönünde
şikayetler geldiğini anlatan Kılıçdaroğlu, böyle bir lükslerinin olmadığını, CHP
örgütünün kapılarının herkese açılması gerektiğini kaydetti.
İl Başkanlarını bulundukları yerdeki kanaat önderleriyle, sivil toplum
örgütleriyle diyalog halinde bulunmaya çağıran Kılıçdaroğlu, Gençlik Kolları ve
Kadın Kolları’ndan 15 günde bir yaptıkları çalışmalara dair rapor istediğini
belirtti.
Kendilerinin de hatalarının bulunabileceğini, eleştirilere her zaman açık
olduklarını bildiren Kılıçdaroğlu, sözlerini "Anamuhalefet gömleği bize dar
geliyor. Biz iktidar olacağız. Kararlı olacağız, inançlı olacağız ve iktidar
olmak için de çabalayacağız. Bu çabaya katkı verecek olan, bu çabayı kararlılıkla
sürdürecek olan yol arkadaşlarım sizlersiniz" diyerek tamamladı.
Öte yandan toplantının başlangıcında genel saymanlık tarafından, 2011
Genel Seçimlerinin de dikkate alınarak, gelecek yılın tahmini bütçesinin
hazırlanmasını isteyen birer yazı il başkanlarına dağıtıldı.
Toplantı konuşmanın ardından basına kapalı olarak devam etti.
ATATÜRK DIYOR KI;

Biz cahil dedigimiz zaman,mektepde okumamis olanlari kastetmiyoruz.Kastettigimiz ilim,hakikati bilmektir.Yoksa okumus olanlardan en büyük cahiller ciktigi gibi,hic okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gercek alimler cikabilir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.