You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alın size hutbe-i müftü

Alın size hutbe-i müftü

Senior Member
Alın size hutbe-i müftü
[Resim: 530.jpg]


BALIKESİR’deki camilerde bugün ilginç bir hutbe okundu. Balıkesir Müftülüğü’nün resmi internet sitesinde de yer alan hutbede, “Bazı müslümanlar aslında bizim dinimizle örf adetimizle, uzaktan yakından hiç ilgisi, alakası olmayan yılbaşı rezaletleri ve karnavalına katılmak için bütçe hesabını yapmaktadırlar” denildi.


Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu’nun ‘yılbaşının evrensel kültürün bir parçası’ olduğuna yönelik açıklamalarının ardından, bugün Balıkesir’deki camilerde okunan bir hutbe kafaları karıştırdı. Balıkesir Müftülüğü’nün resmi internet sitesinde de yer alan İl Hutbe Komisyonu tarafından hazırlanan hutbenin başlangıcında, “Miladi takvime göre 2008 yılını da geride bıraktık. Maddi ve manevi kazanç ya da kayıplarla dolu olan koskoca bir yıl daha ömür takviminden yaprak yaprak kopup gitti. Ömrümüzden kopup giden koskoca bir yılın muhasebesini yapmalıyız. Geçirdiğimiz bir senenin değil, her günün akşamında ‘Bugün ne yaptım, yaptığım işlerimde dünya ve ahirete yararlı olanları var mıdır’ diye düşünmeliyiz. Bu hususta yüce rabbimiz bir ayet-i kerimede mealen şöyle buyuruyor: Ey iman edenler; Allah’tan korkun. Herkes yarın (kıyamet günü) için önden ne göndermiş oldu? Buna baksın. Allah’tan korkun. Çünkü Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır” denildi.

İlginç hutbede, yılbaşı kutlamalarıyla ilgili şu ifadelere yer verildi:

“Koca bir yılı geride bırakarak, dünya ve ahiret işlerimizin muhasebesini ömrümüzden kopup giden 365 günün hesabını vermek mecburiyetindeyiz. Hani efendimiz buyuruyor, ‘hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.’ Bizler bu hesabı vermeyi aklımıza getirmezsek elbetteki bir gün bu hesap bizden sorulacaktır. Bunu düşünmemiz gerekirken, ne yazık ki bazı müslümanlar aslında bizim dinimizle örf adetimizle, uzaktan yakından hiç mi hiç ilgisi, alakası olmayan yılbaşı rezaletleri ve karnavalına katılmak için bütçe hesabını yapmaktadırlar. Değerli müslümanlar; ne yazık ki geçen bir yılın muhasebesini yapan, ömründen koca bir yılın koptuğuna hiçte aldıran yok gibidir. Ama çarşı pazara baktığımızda bazı hazırlıkların yapıldığını hemen farkediyoruz. Bu hazırlıklar neyin nesi? Bu hazırlıklar yılbaşı kutlamanın hazırlıklarıdır. Yılbaşı eğlencesini kutlamak için onlara özenenler istedikleri gibi kutlayabilirler. Ya bizler. Biz kimiz, neyiz? Neden bu yılbaşını kutluyoruz. Ömrümüzden bir yıl daha geçti diye sevincimizden mi? Halbuki ömrümüzden bir yıl daha gitti diye üzülmemiz gerekir. Bizler neden bu anlamsız, örf ve adetimizle ilgisi olmayan eğlencelere rağbet ediyoruz. Değerli kardeşlerim; madde hırsına kapılarak memleketlerine sığmayan istilacı millet ve devletler, başka devletleri baskı altına almayı adet haline getirmişlerdir. Onlar, bu istilalarını çeşitli usül ve yollarla yapmaktadırlar. İşte onların bu yollarından birisi de, başka milletlerin inançlarını sarsmaktır. Yılbaşı eğlenceleri, çam kesip evlere koymaları. Hep bu cümleden olan oyunlarındandır.”

Kaynak:http://www.hurriyet.com.tr

Tam metni okumak isterseniz:http://www.balikesirmuftulugu.gov.tr/
Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Posting Freak
Alın size hutbe-i müftü
Bu vatandaş yılbaşı kutlayanları topa tutmadan önce milletin gözündeki sürmeyi bile çalanlara iki çift laf edebiliyorsa bence ozaman gerçek bir vaaz vermiş olur.

Evinde çam ağacı süsleyip te içip içip eşini çocuklarını bile tanıyamayan insanlar da var.Ben bunların da karşısındayım.Fakat çuvaldızı başkasına batırmaya çalışan bu insan önce bir kendini dürtsün o çuvaldızla.

Fikrini ve zikrini takdire şayan bulduğu insanlar her gününü yılbaşı gibi geçiriyor zaten. Tam bir padişah saltanatı sürer gibi.

Üstüne yolsuzluk ve aymazlıkları ve pişkinlikleri de dahil edersek acaba bunları beş vakit namaz, fitre,zekat ve hac merasimleri kurtarabilir mi?

Bende bunları kendine sormayı çok isterdim.

Varsın garibanların tek suçu da bunların yanında yılbaşı kutlamak olsun. Hiç değilse onların eli sadece kendi ceplerinde başkasının cebinde değil.
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Mustafa Kemal Atatürk
Son Düzenleme: 26/12/2008, 19:42, Düzenleyen: SvmDoğan.
Posting Freak
Alın size hutbe-i müftü
Papazlar, Hz. İsa'nın çilesini örtbas etmek için yılbaşı kutlamaları icat etmişlerdir.
Hz. İsa 26 Aralık'ı 27 Aralık'a bağlayan gecede kayba girmiştir.(Bildiren Zöhre Ana)
Bu günler aslında yas günü olması gerekirken papazlar tarafından onun doğumu şeklinde değiştirilmiştir. Katili Noel Baba "aziz" ilan edilmiştir.
Ayrıca yılbaşı günlerinde bizim pirlerimizden biri de katledilmiştir.
O nedenle kutlama yapmak Alevi inancına terstir.
"Herkesin doğum günü kendi yılbaşısıdır." (Bildiren Zöhre Ana)
Kutlama yapılacak günler bellidir. Bunlar bir milletin milli onur günleri ve inancından kaynaklanan kutsal günleridir.
Tüm dünyaya mal olmuş bir yılbaşı kutlaması sahtedir.
Bu konudaki gerçek veriler Zöhre Ana'mızdadır.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.