You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)

Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)

Posting Freak
Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)
Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)

Canlar kurban kelimesinin anlamı Allaha yaklaşmak Allahın rızasını kazanmak demektir
Yani Allaha manevi açıdan yaklaşmaktır.
Aslında sadece kurban keserek Allaha manevi açıdan yaklaşılmıyor .Bir fakir sevindirmek bir yoksulun karnını doyurmak insanlara sevgiyle yaklaşmak okumak isteyipte yoksulluktan okuyamayan öğrencileri okutmak kısacası yoksulu ve fakiri sevindirmek Allahın rızasını kazanmak demektir yani kurban kesmedende bunlar yapıldığında kurban yerine geçer

Canlar kurban geleneği HZ. İbrahimin oğlu ismaili kurban adak etmesiyle başlar.
HZ. İbrahim çocugu olmadığından Allaha yakınırken ya Rabbim benim günahım neydide bu kadar malım mülküm varken soyumu sürdürecek bir evlad dahi vemedin bana diye yakarırken Tanrı İbrahimin duasını kabul edip ya ibrahim sana bir evlet vereceğim sende dünyada ençok sevdiğini bana kurban edeceksin demesiyle kurban geleneğininde temeli atılmış oldu . ismail dünyaya geldiğinde Hz İbrahim şunu anladıki dünyada ençok sevdiği oğlu ismail di ve Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirmesi gerekiyordu.

İsmail 12 yaşına gelinceye kadar Hz İbrahim sürülerle koyun ve develer kesmesine ramen Allaha vermiş olduğu sözü yerine getirmesi gerekiyordu her gece rüyalarına vermiş olduğu söz geliyordu ve Hz İbrahim içindeki nefsi yenmesiyle ismaili kurban etmek istemide kendi varlığını Tanrı varlığında eritmesi ve böylece tümüyle Tanrıya erişmek isteğidir . Gerçektende
Hz İbrahim vucudu yoketmeden de Tanrıya varılacağını anladı. Böylece oğlunu ve kendini yok etmekten çekinip elde ettiği bu gerçek kavuşma uğruna maddi bir kurban (koç) adadı ki
Günümüze değin gelen kurban kesmenin kökü buraya dayanır.

Hz ibrahimin nefsini yenmesi ismaili bıcak altından kurtaran oydu ogünden bugüne kadar insan oğlunun kurban edilmeyişi insanlar arasında sükran ,sevinç,dileklerinin kabulolması manasında bugüne kadar bayram havasında yapılarak gelmiştir..

Bakın bukonuda Genç Abdal nediyor

Ayn i cem de herkes muradın buldu
Donandı meclisler nur ile doldu
Hep erenler evliyalar cem oldu
Bu dem bayramımız seyranımız var

Alevilerde ise kurban dendiği zaman asıl kurban nefsini tığlamaktır
Çünkü Alevilerde dualarda canım kurban tenim tercüman diyerek ikrar verip ikrarında durmaktır, ilim ve irfanla olgunlaşıp erenler yolunda el ele el hakka insani kamil mertebesine erip o meydana gelmektir

Allah Allah deyip gel bu meydana
Can baş feda edip götür kurbana
Boyun eğip yüz sür Şahı Merdana
Erenler bu meydan er meydanıdır.

Nesimi bu konuda bakın nediyor

Canım erenlere kurban
Serim meydanda meydanda
İkrarım ezelden verdi
Canım meydanda meydanda

Gerçek olan olur gani
Gani olan olur veli
NESİMİ ,yim yüzün beni
Derim meydanda meydanda

Alevilerde kurban adak yapmanın kuralları vardır her can istediği anda kurban adayamaz
Özellikle kurban kesecek canlar ev içerisinde dargın küskün olmayacak , kurban adak yaparken aileyi bir araya toplayıp herkeş rızalık vermesi gerekmektedir çünkü bizlerde rızasız lokma yenmez nasılki cemlerde rızalık verilmeden cemler yapılamıyorsa dedeler rızalık almadan cemi yapamıyorsa kurbandada aynı rızalık alınması gerek mektedir.

Alevilerde özellikle adak kurbanları herhangi bir canın bir dilek dilediğinde ,bir kazadan kurtulduğunda,dilediği bütün dileklerinin kabul olmasından sonra kurban keserler bu kurbanıda kapı komşuya ve özelikle fakirlere dağıtmaları gerekiyor.
İkrar kurbanları vardır bu kurbanlar da yapılacak bir cem esnasında gelen bütün canlara cemde lokma olarak sunulur.

Kurban bayramında ismail aşkına adamış oldukları kurbanını kesmeden önce ailesiylebirlikte bir dergahta bayram ibadeti yaparlar cem seklinde cemal camale dedenin karşısında kurban düvazları söylenir ve secde yapılır. Dergahların olmadığı yerde dedesini eve çağirır ve dede kurbanı n duasını verir ve kurban tığlanır. Alevilerde bayramdendiği zaman dargınların barışması,hasta ziyaretleri,kabir ziyaretleri,büyüklerimizi ziyaret etmek ,bir fakir doyurmak,yoksulları ziyaret etmek,ziyaretlere varıp dilek dilemek ve en önemlisi cem olup pir karşısında dua ya durmaktır

Aslı Şah ı Merdan , Güruh i Naci
Gerçeğe bağlıdır buyolun ucu
Senede bir kurban talibin borcu
Pir i Tarikata indi bu kurban

Canlar Aleviler biryerleri taşlayarak bayram yapmazlar Alevilerin bayram anlayişı yukarda sıraladıklarımızdır yaşadığım Tercan bölgesinde böyle bayram yapılır
Belki yöresel olarak küçük farklılıklar olsada öz itibariyle aynıdır yani kurban kesmekten amaç yoksulun karnını doyurmaktır fakir sevindirmektir,inancınızdaki değerleri yaşatmaktır en önemliside içinizdeki kini kibiri atarak Ailenizle birlikte pirin karşısında özünüzü dara çekmektir piri pak olmaktır.

Hak Muhammed Ali yoluna gönül verenlerin aşkına
Hızır yardımcınız olsun
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)
Özellikle bir şeye Alevilerin çok dikkat etmesi lazım;

Kurban eti eğlence, piknik şeklinde yenmez. Hele içkiyle hiç mi hiç yenmez...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Junior Member
Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)
ayfer can emeğine sağlık ama pirimizin verdiği şekilde anlatsan daha iyi olurdu diye düşünüyorum daha önceden arkadaşlarımız Zöhre Anam ile 1 Aralık 2008 Pazartesi günü kendi mekanında bir röportaj yapılmıştı. ordan küçük bi alıntı.

Pir Zöhre Ana: Halil İbrahim Peygamber’in çocuğu olmadığından dolayı, defalarca Allah’a yalvararak bir çocuğunun olmasını dilemiş ve “Çocuğum olduğu zaman da Allahım, tek sana kurban keseyim, yeterki bu sevinci bana yaşat,” demiş ve bunun karşılığında İsmail Peygamber isminde bir erkek çocuğu dünyaya gelmiştir.

Ancak her an her gece verdiği ikrarı (Allah’a verdiği sözü) yerine getirmesi gerektiği aklından çıkmamış, içinin acısını da kimseyle paylaşamamıştır. Sonunda, Allah’a asi gelmemek için, bağrına taş basarak, Arafat dağında İsmail Peygamberi kurban etmek istemiştir. Kurban edeceği sırada, Halil Peygamber’in ikrarına sadık bu hareketinin Allah tarafından tekrar kabul edildiği bilinince, İsmail adına koç kurbanı gönderilmiştir.


Musam Tur dağında koyun güdüyo
Üç kurt geldi nasibimi ver diyo
Kuzuyu ver koyun geri gel diyo
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Koyun meler kuzusuna süt verir
İsmail’im taş üstünde can verir
Haktan geldi bu emire ne denir
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Yum yavrumda bağlıyayım gözlerin
Haktan aldım Hakka verem sözlerin
Elif Anan dövsün iki dizlerin
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Kara koyun mor kuzuya meledi
Altın tasdan su getirip iç dedi
Halil sen gel bu kuzudan geç dedi
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

İsmailim seni Haktan istedim
Yağa yatırıp ben balınan besledim
Nenni yavrum sen sesini kes dedim
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Elif Ana üryan büryan dağlandı
Yas tutupta karaları bağlandı
İsmailim ip içinde bağlandı
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Acı olur İsmailim acısı
İçerimden çıkmaz bıçak sızısı
Halil bugün kesti körpe kuzusu
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Aile efradı ve Onu seven Ehlibeyt soyları, iman getiren canlar, bu mucize karşısında sevinçlerinden bayram etmişlerdir. Bu koçu da Allah tarafından gelen “Kurban Lokması” diyerek kendi aralarında şefaatını almak için birer lokma paylaşmışlardır. Gözaydınlığına gelen canlara kısmet olsun diyerek, lokma etmişlerdir.


Gelin ey dostlarım bayramlaşalım
Zöhre Ana olmuşum dağlar aşarım
Derya umman gibi taşıp coşarım
İsmailim söyler bu da benim başarım

Bugün arifedir kına yakarım
Deve oldum her dergaha ıkarım
Kesilir kurbanlar candan bıkarım
Hak için kesen yok haram sayarım

El gördiye kurban kesip can yakma
Azdırıp kulları kullara takma
Irzına göz koyup yuvasını yıkma
Yılandır yavrusu, Zöhrem, ağusuz sanma

İşte Zöhrem ben dersini vereyim
Uzat yavrum o dilini yiyeyim
Tığla kurbanları senden dileyim
Bunca can yaktılar nasıl güleyim

İsmailim söyler bağlandı kolum
Kesildi kurbanım sebeplen kulum
Çığrışır öksüzler yuvada dulum
Cebinde yoktur ki metelik pulum

Arafat dağları sin sin siniler
İnsanlarla gezer bütün periler
Toplandı bugün kırklar yediler
Şahımerdan Ali Pirim dediler

Yatırdım İsmail’i taşın üstüne
Cebrail selamın başım üstüne
Kesildi Üseyin gönlüm töslüye
Kanlı yaşlar saçar anam Hüsniye

Almadım İsmail baharım yazım
Elimde tesbihim dilimdir sazım
Daha pek körpesin kıyamam kuzum
Çözüldü bağlarım tutumuyo dizim

Mezar eştim sana dilek taşını
Akıttım gözümden kanlı yaşımı
Filte filte ettim kendi döşümü
Nere koyam yavrum kesem başını

Üçüncü Elif’tir Muradım veren
Kesilmeden yavrum mor kuzun gelen
İsmail’imin acısı ciğerim delen
Cebrail Aleyselam selamı veren

Kılavuz kuşumu saldım yanıma
Uyumuyor Zöhrem derin uykuda
Kurbanını keserler boşu boşuna
Kavurma ederler kendi aşına

Memleketim Yozgat Yemen’dir ilim
Horasan köyünden geliyor pirim
Kırklar binasında var oldu yerim
Sıfatı Zöhre Ana Ali’dir dilim.
Posting Freak
Alevilikte Kurban Bayramı (ALINTIDIR.)
kadirkayaalp yazdı:ayfer can emeğine sağlık ama pirimizin verdiği şekilde anlatsan daha iyi olurdu diye düşünüyorum daha önceden arkadaşlarımız Zöhre Anam ile 1 Aralık 2008 Pazartesi günü kendi mekanında bir röportaj yapılmıştı. ordan küçük bi alıntı.

Pir Zöhre Ana: Halil İbrahim Peygamber’in çocuğu olmadığından dolayı, defalarca Allah’a yalvararak bir çocuğunun olmasını dilemiş ve “Çocuğum olduğu zaman da Allahım, tek sana kurban keseyim, yeterki bu sevinci bana yaşat,” demiş ve bunun karşılığında İsmail Peygamber isminde bir erkek çocuğu dünyaya gelmiştir.

Ancak her an her gece verdiği ikrarı (Allah’a verdiği sözü) yerine getirmesi gerektiği aklından çıkmamış, içinin acısını da kimseyle paylaşamamıştır. Sonunda, Allah’a asi gelmemek için, bağrına taş basarak, Arafat dağında İsmail Peygamberi kurban etmek istemiştir. Kurban edeceği sırada, Halil Peygamber’in ikrarına sadık bu hareketinin Allah tarafından tekrar kabul edildiği bilinince, İsmail adına koç kurbanı gönderilmiştir.


Musam Tur dağında koyun güdüyo
Üç kurt geldi nasibimi ver diyo
Kuzuyu ver koyun geri gel diyo
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Koyun meler kuzusuna süt verir
İsmail’im taş üstünde can verir
Haktan geldi bu emire ne denir
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Yum yavrumda bağlıyayım gözlerin
Haktan aldım Hakka verem sözlerin
Elif Anan dövsün iki dizlerin
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Kara koyun mor kuzuya meledi
Altın tasdan su getirip iç dedi
Halil sen gel bu kuzudan geç dedi
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

İsmailim seni Haktan istedim
Yağa yatırıp ben balınan besledim
Nenni yavrum sen sesini kes dedim
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Elif Ana üryan büryan dağlandı
Yas tutupta karaları bağlandı
İsmailim ip içinde bağlandı
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Acı olur İsmailim acısı
İçerimden çıkmaz bıçak sızısı
Halil bugün kesti körpe kuzusu
Koyun gel meleme vazgeç kuzudan

Aile efradı ve Onu seven Ehlibeyt soyları, iman getiren canlar, bu mucize karşısında sevinçlerinden bayram etmişlerdir. Bu koçu da Allah tarafından gelen “Kurban Lokması” diyerek kendi aralarında şefaatını almak için birer lokma paylaşmışlardır. Gözaydınlığına gelen canlara kısmet olsun diyerek, lokma etmişlerdir.


Gelin ey dostlarım bayramlaşalım
Zöhre Ana olmuşum dağlar aşarım
Derya umman gibi taşıp coşarım
İsmailim söyler bu da benim başarım

Bugün arifedir kına yakarım
Deve oldum her dergaha ıkarım
Kesilir kurbanlar candan bıkarım
Hak için kesen yok haram sayarım

El gördiye kurban kesip can yakma
Azdırıp kulları kullara takma
Irzına göz koyup yuvasını yıkma
Yılandır yavrusu, Zöhrem, ağusuz sanma

İşte Zöhrem ben dersini vereyim
Uzat yavrum o dilini yiyeyim
Tığla kurbanları senden dileyim
Bunca can yaktılar nasıl güleyim

İsmailim söyler bağlandı kolum
Kesildi kurbanım sebeplen kulum
Çığrışır öksüzler yuvada dulum
Cebinde yoktur ki metelik pulum

Arafat dağları sin sin siniler
İnsanlarla gezer bütün periler
Toplandı bugün kırklar yediler
Şahımerdan Ali Pirim dediler

Yatırdım İsmail’i taşın üstüne
Cebrail selamın başım üstüne
Kesildi Üseyin gönlüm töslüye
Kanlı yaşlar saçar anam Hüsniye

Almadım İsmail baharım yazım
Elimde tesbihim dilimdir sazım
Daha pek körpesin kıyamam kuzum
Çözüldü bağlarım tutumuyo dizim

Mezar eştim sana dilek taşını
Akıttım gözümden kanlı yaşımı
Filte filte ettim kendi döşümü
Nere koyam yavrum kesem başını

Üçüncü Elif’tir Muradım veren
Kesilmeden yavrum mor kuzun gelen
İsmail’imin acısı ciğerim delen
Cebrail Aleyselam selamı veren

Kılavuz kuşumu saldım yanıma
Uyumuyor Zöhrem derin uykuda
Kurbanını keserler boşu boşuna
Kavurma ederler kendi aşına

Memleketim Yozgat Yemen’dir ilim
Horasan köyünden geliyor pirim
Kırklar binasında var oldu yerim
Sıfatı Zöhre Ana Ali’dir dilim.

Haklısın abicim teşekkür ederim.
Dikkatimi çekti böyle gerçekle yakından uzaktan alakası olmayan birşeyi paylaşmak istedim.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.