Alıntı:Pirim bir müşkülüm var der Kul Hüseyin...
Pirim benimde bir müşkülüm var. Pirim ya medet...
Yoğ iken yerle gökler ezelden
Kudret kandilinde pünhan Alidir
Kün deyinçe bezm-i elestten evvel
Alemi var eden sultan Alidir..
Yok olmaya yüz tutmuş aleviler kendilerini İslamın içinde Hz.Ali ve Ehlibeyte bağlı olduklarını göstererek, inanç ve canlarını garanti almaya çalışmışlardır. Bu süreç aslında Hz.Aliyi yaşantısı,dünya görüşü ve bedeninden soyutlayarak kendi inandıkları kutsal güçleri Ali adı altında toplamış ve yep yeni bir Ali meydana getirmişlerdir. Ali insan olmakdan uzaklaştırılmış ve nerdeyse ilahlaştırılmıştır. Ama Aliler farklı olunca ilahlaşan şahıs değildir.Yukarıdaki deyişlere bu açıkça görülmekdedir.
Ali Alevilikdeki Can olgusunun yerini almış ve her canın bir Ali olduğun vurgulanmıştır.
Ayine tuttum yüzüme, ali göründü gözüme
Nazar eyledim özüme, ali göründü gözüme
Ali'yi görmek isteyen aynayı yüzüne çevirmesi kafi ve tüm aynayı yüzüne çeviren ve canının içinde hakk olduğuna inanan tüm canlar Ali^yi göreceklerse, kendini ve .Hakk'ı bilen tüm canlar Ali olmuyormu?
Pir sultan'ım şu dünya'ya
Dolu geldim dolunur verin
Bilmeyenler bilsin beni
Ben ali’yim ali benim
Bilmeyene söylüyorum
Ben ali’yim ali benim
Ben Ali'yim Ali benim diyen pirimiz Pir Sultan, Acaba bir müşküldemidir. Yoksa Ali'yi çok iyi tanıyormu.
Burda Alinin can,enerji,ışık,nur olduğu ve bir can vardır candan içeri deyimiyle aslında canın noktası olarak Ali bizlere sunulmuştur.
Biz alevilerde Tevvella sırında Alinin Nur-u Celi olduğu öğretilirmiş.
Hakk'ın kandilinde gizli nihanda
La mekan elinde sır idi Ali
Küntü kenzil esrarı ondadır
Dünya kurulmadan var idi Ali
( Yaradanın güneşinde görülmeyen gizlilikde,
Zaman ve makenın ötesinde sır idi Ali,
Varoluşun saklı hazinesinin esrarı ondadır,
Dünya kurulmadan evvel var idi Ali)
Feriştahlar kendi mumundan oldu
Sen kimsin diye cibrile sordu
Cibril bilemedi kanadı yandı
Ol zaman kandilde nur idi Ali
(Melekler kendi ışığında oldu
Sen kimsin diye Cebraile sordu
Cebrail bilemedi kanadı yandı
O zaman yıldızda ışık idi Ali)
Burda Ali şahıs değil bir kavramdır. Bunu görmeyenler aleviliğin Hz.Aliyi ilahlaştırdıklarını söylerler. Oysa Bu Alinin 7yy da yaşaşmış olan Ali bin Ebu Talip olmadığı veya Ali ismini aleviler kendilerince kendi değerlerini yüklediği açıkca anlaşılmakdadır.
Alinin seçilmesi belkide Pirlerimiz tarafında Yolu ve Yolcuları o zülümden kurtarmak içindi. Yoksa Pirlerimiz yol cümleden uludur şiarını cana pahalarına ödemişlerdirde. Özerlikle Alinin seçilmesi İslam çoğrafyasında yaşayan alevilerin islamın en yumşak karnı olan ve aynı zamanda ezilen ve zülümlere uğramış olan Hz.Ali ve Ehlibeyt kendilerine yakın bulmasından kaynaklanmakdadır.
Şeriat kapısında aslan olan Ali hayvanı temsil eder
Tarikat kapısında Şah-ı merdan olan Ali insanı temsil eder
Marifet kapısında Büyücü( Eren, Veli) olan Ali Kamil İnsanı temsil eder
Hakikat kapısında Allah olan Ali Hakkla yekta olmayı temsil eder.
Bu döngü Kemale doğru bir devrandır. Burda yine Canın,ruhun,ışığın,nurun sırrından bahs eder. Alinin can içinde can olduğu ve canın Hakka ulaşmak içim geçirdiği evrimleri açıklamakdatır.
Ali evvel,Ali ahir
Ali batin, Ali zahir
Ali şems-i Münevverdir
Alidir nur ile enver.
Alidir herşey için can
Alidir yar ile mihman
Ali rahim,Ali rahman
Alidir cümleye server
Nesimi
Gafil kaldır gönlünde gümanı
Bu mülkün sahibi Ali değilmi
Yaratmıştır on sekizbin alemi
Rızkları veren Ali değilmi
Pir Sultan
Ali burda ya Tanrı yada bir kavram olabilir. Aksi hem Hz.Ali'nin dünya görüşüne ters hemde mantığa..Böyle düşünmekdeyim.. Böyle düşünüyorum diye çok tepki aldım..Derya olan canlarda yanlışlarımızı düzeltmelerini istemekdeyim..
Aşk ile...
alevivizyon/ CANHAKTAN