You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
Alevilik ve Kuran
Alıntı:
[B]alevi islamcılar her konuda alevilik islam ilişkisini kurandan ayetler vererek izah etmeye çalışıyorlar şimdi sizlere kurandan 10 ayet aktarıyorum bakalım bu ayetlerde alevi öğretisine uygun bir mana çıkarabilecek misiniz :








Nisa (4) / 34

Erkekler, kadınlar üzerinde hâkim dururlar, çünkü bir kere Allah birini diğerinden üstün yaratmış ve bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar. Bunun için iyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah'ın korumasını emrettiği şeyleri, kocalarının yokluğunda da korurlar. Serkeşlik etmelerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince; önce kendilerine nasihat edin, sonra yataklarında yalnız bırakın, yine dinlemezlerse dövün.


Cinsiyet ayrımcılığının daha açık bir tarifi herhalde olamaz. ‘Hâkimlik’, ‘Üstünlük’, ‘İtaat’ ve ‘Dayak’... Açıklama gerektirmeyecek kadar niyeti aşikâr bir ayet.

Maide (5) / 38

Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.


Ceza sisteminin bozukluğunu anlatan, şiddeti körükleyen bir diğer ayet. Hırsızın elini kesmek gibi korkunç ve geri döndürülemez bir cezayı öngörüyor. İnsana verilen değeri göz önüne seren, suçluyu ıslah edip topluma kazandırmak yerine onu tamamen işe yaramaz hale getirmeyi amaçlayan, tam ortaçağa yakışır bir ceza.

Nisa (4) / 3

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

Dört kadına kadar çokeşliliği uygun gören, günümüzde hala bu ilkelliğin sürdürülmesine sebep olan ayet. Elbette çokeşlilik derken, bu hakkın sadece erkeklere verildiğini de belirtelim. Bir diğer dikkat çeken nokta da ‘veya cariyeler ile yetinin’ kısmı. Buradan anlaşılacağı üzere, nikâhlı dört kadından öte sınırsız sayıda cariye (alınıp satılabilen kadın köle) sahibi olmak ve onlarla ‘yetinmek’ de dinen meşru.

Talak (65) / 4

Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.


Boşanmanın esaslarının anlatıldığı bu ayet hayli ilginç bir detay içeriyor. ‘Henüz adet görmeyen’ kadınlardan ‘nasıl boşanılacağı’ anlatılıyor. Doğal olarak buradan şu sonuç çıkarılıyor; daha ergenliğe girmemiş kızlarla evlenilebilir ve hatta boşanılabilir! Esasen pedofili diye tabir edilen bu durumda pek şaşılacak bir şey yok, zaten yüzyıllardır İslam'ın egemen olduğu ülkelerde yaşanan bir uygulama. Kurandaki karşılığı da bu ayette kendini göstermiş.

Ahzab (33) / 50

Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir.


Muhammed'in cinsel hayatı hakkında inen bu özel ayetin Türkçeye tercümesi esnasında anlamından sapan bir detay daha görüyoruz. ‘Allah’ın sana ganimet olarak verdikleri’ denilirken burada savaş esirlerinden bahsediliyor. Ailelerini savaşta kaybeden, müslümanların eline düşen, muhtemelen müslüman bile olmayan kadınlar ‘helal’ kılınıyor. Buradaki helal kılınmaktan kastedilenin ‘tecavüz’ olduğunu anlamak için herhalde hafız olmak gerekmiyor. Hala kızı, dayı kızı, teyze kızı gibi ensest olgulara ise hiç girmek istemiyoruz.

Bakara (2) / 65

Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.


Açıkcası, bilmiyoruz, görmedik ya da duymadık... Cumartesi yasağını çiğnedi diye maymuna dönüşen kavimlerin olduğu bir dünya oldukça eksantrik olsa gerek. Tabi burada iki ihtimal var. Birincisi gerçekten Tanrı’nın 1500 yıl evvel böyle işlerle (!) uğraşıyor olduğu, kavimleri maymuna dönüştürdüğü, ancak günümüzde artık bu huyundan vazgeçtiği. İkincisi ve akla yatkın olanı ise, bu saçma hikâyelerin, tıpkı diğer benzer masallar gibi insanlar tarafından uydurulduğu ve insanların bunlara inandırılıp korkutuldukları.

Ahzab (33) / 37-38

Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah'ın emri yerine getirilmiştir. Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyde peygambere hiçbir vebal yoktur. Daha önce gelip geçmişlerde de Allah'ın yolu-yöntemi buydu.


Burada da Zeynep’in hüzünlü hikâyesini görüyoruz. Zeyd; Muhammed’in evlatlığıdır. Zeynep ise Zeyd’in nikâhlı karısıdır ve Muhammed’den 20 yaş küçüktür. O dönemin geleneklerinde (şu anda olduğu gibi) evlatlık ile gerçek evlat arasında bir ayrım yoktu. Dolayısıyla evlatlığın karısı ile evlenmek de hoş görülmüyordu. Ne var ki, tam da Muhammed Zeynep’e göz koyduğu sırada, İslamiyet’in 15. yılında bu töre aniden değişti. Hatta sadece törenin değiştiğini göstermek için (!) Zeynep Muhammed’e nikâhlandı. Yoksa Muhammed’in hiçbir art niyeti yoktu. Hem zaten Allah’ın farz kıldığı şeyde peygambere vebal yoktur. (!)

Bakara (2) / 282

Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun.


Açıklamaya gerek görmüyoruz.

Nisa (4) / 11

Allah size, çocuklarınız (ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa anasının hissesi altıda birdir.


Şahitlik konusundaki ayrımcılığın miras konusunda da karşımıza çıkmasına ek olarak, burada tarif edilen bölüşüm matematiksel olarak da imkânsızdır. Bunu düzeltmek için sonradan hesaplamalar uydurulmuştur.

Tevbe (9) / 28-29

Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.


Şimdi bu ardışık iki ayet, önemli iki noktaya güzel biçimde parmak basıyor. Birincisi diğer dinlere saygı konusu. Sanıyoruz ilk cümle yeterince açıklayıcı. Aynı cümleyi tersinden söylersek acaba Müslümanların hoşuna gider mi? ‘Allah'a inananlar ancak bir pislikten ibarettir’ dense mesela.

İkinci konu ise ‘İslam’ı din edinmeyenlerle cizye (haraç/vergi) verinceye kadar savaşın’ emri. Açık bir şiddet çağrısı, üstelik kendini savunma amacıyla da değil, sadece cizye için, yani sadece para için. Karşınızda barış dini İslam.

Not:Alıntıdır[/B]
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Alevilik ve Kuran
Bugün ki Kur-an, ömer osman ebubekir tarafından, kendilerine göre yalan yanlış yazdıkları orjinal Kur-an ile ilgisi olmayan uyduruk bir kitaptır...

Gerçek Kur-an Peygamberimizden sonra Ehlibeytin ve de bugüne kadar gelmiş geçmiş evliyaların dilinde konuşan Kur-an olarak Allah'ın bir ilmi ışığı ve kerametleri olarak kendini göstermiştir...

Bugünün evliyası da Zöhre Ana olduğundan gerçek orjinal Kur-an bugün Zöhre Ana'nın dilinde, nefesinde ve ilim,ışık kerametlerinde kendini göstermektedir...

Alevilik geçmişten bugüne kadar evliyaların dilindeki Kur-an'a bağlı olarak yaşamışlar ve hayatlarını, inançlarını ve ibadetlerini ona göre şekillendirmişlerdir...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Posting Freak
Alevilik ve Kuran
Birincisi kuranda aleviliği arayanlara şaşıyorum, İmam Ali ve Ehlibeytine dair pek bişi bulamazsınız kendinizi fazla zorlamayın bu konuda.İmam Ali Ehlibeytine düşman olan kin besleyen, bir zihniyetin elindeki kalemden kitap haline gelmiştir bu kitap (4.halife osmanın katipliğini yapan mervan döneminde kitap haline getirilmiştir).

İkincisi ise bu çevirileri kim yapıyor acaba, çünkü o kadar çok değişik tevsir varki herkez farklı bişiler çıkarıyor.Bir ayette "mahrem yerlerinizi örtün" yazıyor fakat, tevsirci onu utanmasa kara çarşaf giyin diye çevirecek.

Muhammed-Ali yolunu sürmek istiyorsanız kuranda bulamazsınız, bu yüzden gelin Konuşan Kuran Pir nefesinden öğrenin bu yolu ve aleviliği...
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.