Alevilik tarihi Berlin'de bir çırpıda 12 bin yıla çıktı
Son zamanlarda Alevi inancını geldiği kaynaktan koparmak amacıyla gösterilen çabaların tam da uzun ve sabırlı bir mücadele sonunda Alevilerin sorunlarının çözüm aşamasına geldiği bir zamanda artması dikkat çekicidir.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonuna (AABF) bağlı Berlin Derneği 24.01.2009 Cumartesi günü 'Aleviliğin 12 Bin Yılı' adlı bir konferans düzenledi. Konferansı düzenleyenler Dr. Yüksel Özdemir ve AABF’nin eski Dedeler Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz.
Konferansı bu derneğinin kuruluşuna Alevi inancına hizmet aşkıyla büyük emekler vermiş, ancak bugün derneği işgal edenlerin politikalarına katlanamayarak ayrılan Sayın Murtaza Anul izledi. Geleneksel olarak bu tür konferanslarda yer verilen Türk Bayrağı ve Atatürk’e raslanmayan konferansta, İslam tamamen red edildiği halde garip bir şekilde Hz. Ali’nin resmi de bulunuyormuş.
Bir İzleyici olarak bütün çabalarına rağmen söz alamayan Sayın Anul’un konferanstaki notları şunlar:
- Aleviler Anadolu’nun ilk halkıdır ve Türklerle alakaları yoktur
- Alevilik Hitit’lere dayanmaktadır. Aleviliği en iyi yaşayanlar Lidya’lılar ve Asurlu’lardır. Aleviler Romalı’lardan başlayarak, Bizans, Selçuklu ve daha sonra Osmanlı’lılar tarafından Anadolu’dan Balkanlar’a savrulmuş dağıtılmıştır.
- Nemrut Dağı çevresindeki kalıntılar ve heykellerin başında bulunan sarık kızılbaşların taktıkları sarıktır. Güneş başlığı taşıyanlar Kızılbaş olanlardır.
- Türkler Anadolu’ya gelince Anadolu uygarlığının içine etmişlerdir. Türklerin Anadolu’ya gelişi ile birlikte Aleviliğin gelişimi engellenmiştir.
- Türkü diye bir şey yoktur, Türkü uydurmadır.
- Semah Anadolu’daki ilk uygarlıklara aittir.
- Biz Aleviler Hitit’lerin ve o medeniyetin torunlarıyız.
- 1950’lerden sonra Türkiye’de isimler değiştirilmiş ve insanlar Türkleştirilmiştir.
- Anadolu’da Türkmenlerin taktıkları üç etekli geleneksel giysi Kürt giysisidir. Türkler Afgan’lılar gibi giyinmekteydiler.
- Müslümanlar camiye gitsin.
- Ahmet Yesevi bir yobazdır.
Sadece Kürtçe türkülerin dinlendiği,Türklerin ve Aleviğin hedef alınıp açıkça ırkçılık yapıldığı gözlenen bu sözde konferansın Alevi İnancına hizmet etmek ve onu geliştirmek için büyük emekler verilerek kurulan bir Federasyonun derneği tarafından yapılması oldukça düşündürücü, onun da ötesinde oldukça üzücüdür.
Alevi inancına hizmet amacıyla kurulmuş bu kurumun bazı derneklerinde sadece Aleviliği köklerinden uzaklaştırmakla kalınmıyor, aynı zamanda Kürt ve Türk ayrımı yapılarak, insanlar belli uç odaklara çekilmek isteniyor.
İlginç olan Alevilik İslam dışıdır, 5 bin yıllık bir geçmişi vardır diyen sözde araştırmacı Ali Yıldırım ve onun gibi düşünen kesimlerin bu yılları şimdi 12 bin yıla çıkarmalarıdır. Bu gidişle yakında “Alevilik Taş Devrinde başlamıştır” iddiaları kimseyi şaşırtmamalıdır.
Son zamanlarda Alevi inancını geldiği kaynaktan koparmak amacıyla gösterilen çabaların tam da uzun ve sabırlı bir mücadele sonunda Alevilerin sorunlarının çözüm aşamasına geldiği bir zamanda artması dikkat çekicidir. Dikkat çekici olan bir diğer olgu da bunun farklı gibi görünen iki ayrı cepheden yapılmasıdır.
Biri Sünni cepheden gelen iddialardır:
- “Diyanet müslümanlara hizmet vermektedir, Aleviler müslüman değildir. O nedenle Dıyanet’ten pay alamazlar” denilmektedir.
.- “Alevilik folklorik bir olgudur, İslam olmadığı gibi inanç da değildir” denilmektedir
- “İbadet yeri camidir. Cem evleri inanç mekanı olamaz. İsterlerse Alevilerin camiye gelmelerine lütfedip izin verilebilir, bu şekilde müslümanlaşma imkanı da bulunur” denilmektedir.
Diğeri ise kendilerine Alevi diyenlerden gelmektedir.
- “Alevilik İslam da inanç da değildir” denilmektedir
- “Alevilik sadece bir kültürdür, Muhammed, Ali ve Ehlibeyt ile ilgisi yoktur” denilmektedir
Bu çok farklı görünüp aynı ağzı konuşan iki kesimin de, Alevilerin tam haklarını alma noktasında bunu engellemek istedikleri ve Alevileri asimile etmeye çabaladıkları bellidir. Hatta bu parallellik karşısında işbirliği yaptıklarını düşünmek bile mümkündür.
Halbuki ne demiş Pir Sultan Abdal:
Yol İçinde Yol Ararsan
Yol Muhammed Ali’nindir
Yetmiş İki Dil İçinde
Dil Muhammed Ali’nindir
habercem
Aleviliğin 12.000 Yıllık Geçmişi.... (Yok mu Arttıran ? ...)
Konu Sahibi / Yazar
T U N Ç
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
1
Okunma / Görüntüleme
6607
Aleviliğin 12.000 Yıllık Geçmişi.... (Yok mu Arttıran ? ...)
Aleviliğin 12.000 Yıllık Geçmişi.... (Yok mu Arttıran ? ...)
]Alevilik sadece bir kültürdür, Muhammed, Ali ve Ehlibeyt ile ilgisi yoktur
]Aleviler Anadolu’nun ilk halkıdır ve Türklerle alakaları yoktur.
]Türkü diye bir şey yoktur, Türkü uydurmadır.
Birkaç tane dinsiz,imansız,ataist'in çıkıpta bu iddaları ortaya atması inanın çok acı birşey..Oturup ağlasam yeridir..
Pirine,Erine sahip çıkmayan Alevi toplumu'nun sonu iyi değil..
Geçmişte,Pirine sahip çıkmayan Alevi toplumu,şimdi o mübareklerin intizarını çekiyor..Bu söyledikleri yalanlar,darwin'nin teorisinden farksız !..
Burda bize düşen görev ; bu ömerlerle dişe diş mücadele etmektir.
]Aleviler Anadolu’nun ilk halkıdır ve Türklerle alakaları yoktur.
]Türkü diye bir şey yoktur, Türkü uydurmadır.
Birkaç tane dinsiz,imansız,ataist'in çıkıpta bu iddaları ortaya atması inanın çok acı birşey..Oturup ağlasam yeridir..
Pirine,Erine sahip çıkmayan Alevi toplumu'nun sonu iyi değil..
Geçmişte,Pirine sahip çıkmayan Alevi toplumu,şimdi o mübareklerin intizarını çekiyor..Bu söyledikleri yalanlar,darwin'nin teorisinden farksız !..
Burda bize düşen görev ; bu ömerlerle dişe diş mücadele etmektir.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi