[COLOR="#000000"] Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu; Başkan Turgut Öker imzasıyla bir açıklama yayınlayarak İzzettin Doğan’ın yeni asimilasyon girişimine tepki gösterdi.
Son günlerde gündeme gelen ’aynı bahçede cami ve cemevi’ tartışmasının yanlış zeminde sürdüğünü belirten Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ’Sorun cami ile cemevin aynı bahçede yapılıyor olması değildir ’dedi. Ve ekledi;
’Sorun; siyasal İslamcı gericilik hareketi olan Gülen cemaati ile Alevileri pazarlayan Cem Vakfı öncülüğündeki bu girişimin, Alevilerin asimilasyonunu ve Aleviliği bitirmeyi hedefleyen sinsi bir proje olmasıdır’
Konfederasyon cami ve cemevi birlikteliği ile Gülen ve Doğan birlikteliğinin hedefindeki iki hususa dikkat çekti.
Birincisi;
 Aleviliğin sünnileştirilmesini hızlandırmak, Cemevini minaresiz camileştirmektir.
İkincisi ise,
 Alevilerin siyasal tercihlerini ve demokratik siyaset yapma kültürünü değiştirmek ve toplumsal muhalefet içindeki rolünü ve etkisini zayıflatmak. Alevilerin birliğini de bu yol, yöntem ve aktörlerin sinsi stratejileriyle engellemektir.
Konfederasyonun açıklaması şöyle;
SİYASAL İSLAMCI GERİCİLİK CEMEVİ DEĞİL, MİNARESİZ CAMİ YAPAR
AABK son günlerde gündeme gelen ’aynı bahçede cami ve cemevi’ tartışmasının yanlış zeminde sürdüğünü düşünmektedir. Sorun cami ile Cemevi’nin aynı bahçede yapılıyor olması değildir.
Sorun; siyasal İslamcı gericilik hareketi olan Gülen cemaati ile Alevileri pazarlayan Cem Vakfı öncülüğündeki bu girişimin, Alevilerin asimilasyonunu ve Aleviliği bitirmeyi hedefleyen sinsi bir proje olmasıdır.
Yetmiş üç millete aynı nazarla bir bakan Aleviler, dinlerin, inançların, dillerin ve kültürlerin musahipliğini ve eşit haklarla, eşit koşullarda birlikte yaşamasını savunuyor. AABK, aynı bahçede, sinagog, havra, kilise, cemevi, cami ve ateistleri de ayrılmış bir kütüphaneli cafe olmasını zenginlik, çok kültürlük ve diyalog açısından önemser.
GÜLEN-CEM VAKFI PROJESİ TUZAKTIR
Fakat Gülen cemaati ve İzzettin Doğan ortaklığındaki ’cami-cemevi projesinin’ böyle bir amacı kesinlikle yoktur. Bu bir siyasal projedir. Alevi asimilasyonunu hedefleyen bir güvenlik konseptinden beslenmektedir. Bu proje 1995’te yaşanan Gazi katliamı sonrası, Gülen cemaati ile Cem Vakfının Demirel ve Başbakan Tansu Çiller ile yapılan görüşmelere kadar uzanır. Gazi katliamı sonrası amaç, Alevilerin kitleselleşen ve siyasallaşan hak arama mücadelesini bastırmak, soldan uzaklaştırmak ve dinci-milliyetçi eksene kaydırmaktır.
O dönem Fethullah Gülen Alevileri ’yontmak’ ve yeniden ’şekillendirmek’ için 1995 yılının Temmuz ayında Milliyet’e verdiği mülakatta ’Katoliklerin Katolikliğe dönmesi gibi, elbette Müslümanlar da Müslümanlığa dönecekti ..yıllarca sol ve komünistler tarafından istismar edilen Aleviliğin de özünü araması tabiidir. Alevilik, solculuk ve komünistlik değildir’ diyerek, İzzettin Doğan, Fethullah Gülen ile Süleyman Demirel’in olduğu bir toplantıda yan yana gelmiştir. O toplantıda İzzetin hocaefendi ’Fethullah Hoca’nın çok olumlu şeyleri olmuştur. Cemevleri’nin artık camilerin yanında yapılması gerektiğini beyan etmiştir’ demektedir.
Dün ’İslam devleti kurmak’ istediğini söyleyen Gülen’e, İzzetten Doğan ’Bilge insan, iyi bir insan!’ güzellemeleriyle destek çıkması, Gülen cemaatinin laiklik ve demokrasi karşıtı ’islam devleti kurma’ hedefine hizmet edecektir.
Cami ve Cemevi birlikteliği ile Gülen ve Doğan birlikteliğinin hedefinde iki husus vardır;
Birincisi; Aleviliğin sünnileştirilmesini hızlandırmak. Cemevini minaresiz camileştirmektir.
İkincisi ise, Alevilerin siyasal tercihlerini ve demokratik siyaset yapma kültürünü değiştirmek ve toplumsal muhalefet içindeki rolünü ve etkisini zayıflatmak. Alevilerin birliğini de bu yol, yöntem ve aktörlerin sinsi stratejileriyle engellemektir.
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR
Cami-Cemevi projesinin kılavuzu ve parasını veren bellidir; Kimin düdüğünün çalacağı belli olmuştur. Fethullah Gülen’dir. İzzettin Doğan ve Gülen 12 Eylül darbesinin destekçileridir. Her ikisi de Aleviliğin sistematik asimilasyonuna ve Sünnileştirilmesine hizmet eden siyasal bir tasarımın aktörüdür. Dün, 12 Eylül paşalarına öneri ve telkiniyle, Alevi köylerine zorla cami yaptırılması ve zorunlu din derslerinin anayasal olarak güvenceye alınması ilişkin darbecilerden destek alan Gülen cemaatinin yaptığı cemevi, ancak minaresiz cami olur.
Bin yıldır ıstırap, acı, inkâr, katliam, sürgün, ayrımcılık ve nefretle yüz yüze yaşayan Alevilerle yüzleşmeyenlerin, Alevi düşmanlığı üzerinden beslenen Gülen cemaatinin projelerine teslim olursak ve onlardan para dilenirsek, Dersim, Koçgiri, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi şehitlerimizin kemikleri sızlar.
Bu proje, kararı ve parayı verenin hizmetinde olacaktır. Cem Vakfı ve İzzetin Doğan ise cami avlusunun hizmetkârı kalacaktır.
Panik olmaya gerek yok; Dış asimilasyonun aktörleri ile iç asimilasyoncu aktörler el ele veriyor. Alevilerin asimilasyonu için bu el ele verişler yeni bir olgu değildir. AABK ve sol duyulu Aleviler asimilasyonu durdurmak ve etkisiz kılmak için kendi mücadelesini ve örgütlenmesini toplumsallaştırmalıdır.
Çünkü Türkiye tekçi, otoriter, mezhepçi ve sahte bir laiklik maskesine bürünmüş dini referansları istismar eden teokratik bir devletidir. Bu topraklarda demokratik, katılımcı kurallar, insan haklarına saygı, inanç özgürlüğü yoktur, çünkü Bizans ve Osmanlı oyunu çoktur.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak biz bu oyunu bozacağız, yetmiş milleti gönül bahçemizde eşit haklarla birarada yaşamasını, dinler, inançlar ve kültürler arası diyaloğu istismara ve güvenlik konseptlerine teslim etmeden yaşayacağız ve yaşatacağız.
AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
’Aleviliği bitirmeyi amaçlayan sinsi proje’
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
2492
’Aleviliği bitirmeyi amaçlayan sinsi proje’
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi