You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevilerle ilgili asılsız iddialara son verin!

Alevilerle ilgili asılsız iddialara son verin!

Posting Freak
Alevilerle ilgili asılsız iddialara son verin!
Yandaş medyada gün geçmiyor ki Alevilikle ilgili, Alevileri hedef alan bir haber çıkmasın. [Resim: 2.gif]



Vakit gazetesi yazarı Serdar Arseven , yazısında Sivas Katliamı'nın sorumlusunu Alevi ler olarak gösterdi ve katliamı Alevi lere yıkmaya çalıştı. Bunla da yetinmeyen Arseven , Alevi liğin farklı kol ve yorumlarını densiz bir biçimde ateistlik olarak nitelendirdi. Yetinmedi ‘Örgütlü Alevi lik’ ve ‘Taban Alevi liği’ gibi kavramlar ortaya attı.

KATLİAMDAN GERİYE KALANLAR-GALERİ

Yandaş medyanın en sivri dilli ve gerçek bilgileri manipule eden gazetesi Vakit, ısrarla kavram kargaşası yaratmaya ve Alevi lere yönelik yapılan katliamları Alevi ler üzerine yıkmaya çalışıyor.

]HABERCEM.COM olarak, herhangi bir delile dayanmayan bu haberleri ve yorumları kınıyoruz...

Ve burdan şunu söylüyoruz. İlla da Müslümanlığa inanmayan ateist ("Alisiz Alevi lik" diyorlar ki bu tabir de ateistliğe çıkmaz)olmaz, Ateizm, Allah'a inanmamak demektir, Alevi ler içinde bazı gruplar var ise de, onlar ateist değil "deist"tir. Yani İslam'ın Sünni yorumuna inanmaz, başka batın yanları olduğunu söyler. Sayın Arseven biraz araştırmış olsa Türkçe sözlükte deizmin anlamını bulabilirdi:

Deizm: Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş.

Sivas Katliamı'nı adeta ateist (Alisiz Alevi ) olarak nitelendiridiği Alevi lere yıkmış olması da gerçekleri görmemizi değiştiremez.

O katliama karışanlar, adı geçenler -ucundan kıyısından- gerçek Müslümanlar değildi, evet, Müslüman ya da iyi kötü bir dine inanan, bir korkusu olan, vicdanı olan insanları diri diri yakmazdı ama onlar bizim içimizden birileriydi, alet olmuşlardı...Bir atasözü vardır: Görünen köy kılavuz istemez. Yukarıdaki foto galeriye bakarsanız katliama kimlerin alet olduğunu göreceksiniz...

Hayır biz, illa ki katliamı bu kişiler planladı da demiyoruz ama alet oldular. Belki bu katliamın arkasında derin güçler vardır ama önce kanıt, sonra yasal yollar... Tek isteğimiz gerçeklerin ortaya çıkması. Böyle isnastız, delilsiz suçlamalarla Alevi lerin haklı mücadelelerine balta vuramayacaklarını burdan tüm dünyaya haykırıyoruz...

‘Örgütlü Alevilik’ ve ‘Taban Aleviliği’

Gündemi “Balyoz Darbe Planı”na dair tartışmalar işgal etti ya...
Oralara yoğunlaştığımızdan
Kızılcahamam’daki “ Alevi Çalıştayı” ile fazla alâkadar olamadık.
Açığı bir nebze olsun kapatmış olalım:

Alevi Çalıştayı’nın ardından, bu kesimin “gerçek” temsilcileriyle (Yani Ali’siz Alevi olmayanlarla!!!) yaptığım görüşmelerden edindiğim intiba o ki “ Alevi ler” de uyanıyor!..
Ben meseleyi iki kategoride değerlendiriyorum:
1) Örgütlü Alevi lik
2) Taban Alevi liği

“Örgütlü Alevi ” tâbiriyle işaret ettiğim, “Marksist-Leninist-Ateist” unsurlar için “ Alevi tabanı”ndaki her fert, “sürü”nün bir unsurudur.
Bunlar bir yandan PKK ile diğer yandan da CHP ile yakın temas halindedir.
Bu kesim “ Alevi lik” kavramının öne çıktığı bütün toplumsal olaylarda, “derin devlet”le işbirliği içindedir.
Kahramanmaraş’ı, Sivas’ı inceleyin tam bir “Derin devlet”, “CHP” (Ya da SHP fark etmez), “aşırı sol örgüt” işbirliği göreceksiniz.
Sivas’ta mesela
Bugün Ergenekon’dan hapis yatmakta ya da tutuksuz yargılanmakta olan “Derin Sol” elebaşılarının oynadığı rolü fark etmemek mümkün mü?..
Toplumdaki duyarlılığın had safhada olduğu bir süreçte “kışkırtmalarıyla ünlü” bir dergide “Şeytan Ayetleri” kışkırtmasını sahnelemek ve yine aynı yayın organında “ Alevi lerin isyanı” çerçeveli yazı dizilerini birbiri ardına patlatmak...
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Anadolu’nun en hassas illerinden birinde “Şeytan Şov” sergilemek...
Tarih boyunca ilçede yapılan şenlikleri (SHP’nin olağanüstü desteği ile) “Merkez”e aldırıvermek...
Uzun yıllar “PKK’nın yayın organında” yöneticilik yapan adamları, Sivas olaylarına giden aylarda birden bire “Ergenekon dergisine” yine yönetici olarak tayin etmek...
Cuma hutbelerini davullarla zurnalarla bastırmak...
Müslümanlara, ekranlardan “itler, köpekler, soysuz herifler” diye hakaret etmek...

Bütün bunlar “ Alevi liğin” gereği midir?..
Yoksa, 28 Şubat’a giden yolun taşlarını döşeme ameliyesi midir?..

O günlerde oluşturulan Sünni- Alevi gerginliğinden hangi çevreler faydalandı?..
“Derin Devlet”in uzantısı olan “Alisiz Alevi ler”, kamplaşmadan faydalanırken bu ciğeri beş para etmez adamlar küplerini doldururken “Taban Alevi leri”nin kârı ne oldu?..
Sırtlarında seçkin makamlara taşıdıkları, saltanat hayatları yaşattıkları adamlardan ne fayda gördüler?..

Şimdilerde, uyanıyor toplum.
“Tabandaki Alevi ler” de uyanıyor.
“Örgütlü Alevi lik” ile “Taban Alevi liği” çatışma halinde!..
Bugün “ Alevi lik ile İslâm’ın alâkası yoktur” diyenler ile “Hak-Muhammed Ali” çizgisinde olduklarını söyleyenler arasında bir “çatışma” hüküm sürmektedir.
Lâkin
“Tabandaki Alevi ” güçsüzdür.
“Örgütlü Alevi lik” (Ya da Ali’siz Alevi lik!) “Taban Alevi liğini” baskı altında tutmakta, tehdit etmektedir.
Bu durumda yapılması gereken, “Taban”ı yıllardır “Ateistlere” mahkûm eden bağı kopartmaktır.

“Taban Alevi liği”nin taleplerine kulak verdiğimizde, Cemevi’nin bir “Kültürevi” olarak değerlendirilmesine sıcak baktıklarını görüyoruz.
“İki mâbed olmaz. Camilerimiz mâbedlerimizdir. Cemevleri ise, ritüellerimizi ifa edebileceğimiz mekânlardır” yaklaşımını benimsiyorlar.

Hükümetin, “ Alevi lere” ilişkin birtakım adımlarına ben de çekinceyle bakıyorum.
Bazı tereddütlerim var.
Lâkin, “emin olduğum” şu ki
“Taban Alevi liği”ni “Örgütlü Alevi liğin” elinden kurtarmaya mecburuz!..
Alevi liği istismar eden “örgüt ağababaları”, en hassas kurumlarımızda sözüm ona “ Alevi zincirleri” oluşturmaya çalışıyorlar!..
Bir bakıyoruz Sabetaycı unsurlar, “ Alevi zincirinin” bir yerine yerleşiveriyorlar!..
Devlet organlarındaki “Ateistler” “ Alevi ” kisvesi altında, kendilerine bir misyon ve hareket alanı oluşturuyorlar.
“Taban Alevi lerini”, “Örgütlü Alevi lerin” boyunduruğundan kurtarmak, “kamu”da büyük rahatlık sağlar!..
Bu da “gerçek açılımların” önünü açar!..
EĞİTİM ŞART!..
Bu arada Türkiye’de 2800 Alevi dedesinin varlığından bahsediliyor...
Gerçek sayı nedir tam olarak bilmiyorum lâkin Hz. Ali’nin (R.A.) pratiklerini inkâr etmemekle birlikte, ilmen yetersiz olan “Dedelere” sağlam bir eğitim vermenin ne kadar önemli olduğu ortada.

Kendilerine “Dede” diyen adamlardan bazılarının, “Marksist-Leninist” çizgide oldukları da âşikâr.
Alevi ana-babadan doğmaktan başka Alevi likle ilişkisi olmayan ve medyada boy gösteren kişilerin verdiği beyanatlar, Alevi leri bağlamaz” diyen şuurlu Alevi lerin, kendilerini daha fazla kullandırmamaları lazım.

Hz. Ali’yi (R.A.) sevmeyen Ehl-i Sünnet Müslüman olamayacağına göre, kâhir ekseriyetin “ Alevi lerle” aşılmaz problemi yok demektir.
“Tabandaki Alevi ”...
“Açılım”dan faydalansın...
“İlmin Kapısı” olan Hz. Ali’yi (R.A.) öğrenmeye baksın!..
Ve kendini “Ali’siz Alevi lerin boyunduruğundan” bir an evvel kurtarmaya!..
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
Alevilerle ilgili asılsız iddialara son verin!
[COLOR=#800080] Sivas Katliamı-Can Dündar`ın sunumuyla...


] Sivas Katliamı
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
Alevilerle ilgili asılsız iddialara son verin!
çamur atmak, iftira atmak , inkar etmek, zulm etmek onların en iyi yaptıkları işlerden bazıları sadece...
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.