You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Administrator
Alevileri kestiler
Suriye’nin Hatay sınırına en yakın yerleşim birimlerinden biri olan Kesap’ın radikal İslamcı güçler tarafından ele geçmesi üzerine Türkiye’ye sığınan bir Ermeni, Türkçe ve Arapça konuşan İslamcıların kendilerine dokunmadığını, [B]Alevileri öldürdüklerini söyledi.[/B]

Mehmet Ali Solak/Cumhuriyet - Suriye’nin, Hatay sınırına en yakın yerleşim birimlerinden biri olan Kesab’in muhalifler güçler tarafından ele geçmesi üzerine Türkiye’ye sığınan ve Hatay’daki Ermeni köyü Vakıflı’da misafir edilen Suriyeli Ermeniler, bölgede yaşayan Aleviler’in kendileri kadar şanslı olmadığını anlattı.

Yaşlı bir adamı yaşadıkları dramı anlatırken ’21-22 Mart günü koyunlarımızı dağda otlatıyorduk. Olaylardan habersizdik. Evimize geldik. Ev açık, avradım, kızım, bacım evde yok. Bağırdım sakallı insanlar geldi. Benimle Arapça ve Türkçe konuştular. Korkma dediler. Onları emin yerlere verdik. (’) Ancak bölgede yaşayan Aleviler bizim kadar şanslı değillerdi. Onları kesiyorlar öldürüyorlar’ diye konuştu.

İHD MYK Üyesi Av. Hatice Can, Hatay Şube Başkanı Mithat Can ve YK Üyesi David Çağan’dan oluşan heyet, Yayladağı sınır kapısına sıfır noktasındaki Suriye’nin sayfiye merkezi Kesab’ten göç ettirilen Ermeniler’le ilgili görüşmeleri rapor haline getirdi. İnternete sızan Suriye toplantısı ve Başbakan’ın balkon konuşmasında sarf ettiği ’Suriye ile 3 yıldır savaş halindeyiz’ sözleri için ’dehşet içinde izledik’ ifadelerini kullanan İHD’liler raporda, bölgede çalışma yaparken son günlerde Yayladağı sınır kapısında yoğun askeri hareketlilik başladığını ve askeri sevkiyatlar yapıldığına tanık olduklarını dile getirdi.

Raporda, sınırda yaşayan köylülerin askeri hareketlilikten duydukları rahatsızlıkları, ’Yerel seçimlerden 10-11 gün önce Yayladağı Suriye sınırında askeri sevkiyat ve mühimmat yığını yapılmaya başlandı. Bu yığıntılar daha çok Gözlekçiler, Çandır, Eğerci ve Kıyıgören köylerinin yakın yerlerine yapıldı. Giriş ve çıkışlar askeri kontroller altına alındı. Hatta köylerimizin boşaltılması gündeme geldi. Hepimiz tedirgin olduk ancak sonradan vazgeçildi’ ifadeleriyle anlattıkları belirtildi.

’Kurşun kokusu var’


Raporda, nüfusunun büyük bir bölümü Ermeni olan ve yaşanan çatışmalar sonrası muhaliflerin kontrolüne geçen Suriye’nin Kesab kasabasındaki son durum, ’Şu anda Kesab’te yaşayan Ermeni ve Alevi halklar yok artık. İşgalciler var. Kesab savaş işgali altında. Şu anda Kesab’ta kan, kurşun ve barut kokusu var. İnsan cesetleri var, vahşet var. Bu savaşı ve katliamı yapanlar, Türkiye sınırlarından silahlarıyla, tanklarıyla, füzeleriyle ellerini sallaya sallaya Kesab’a girdiler’ diye anlatıldı.

kemalistler.org
Posting Freak
Alevileri kestiler
]""Yaşlı bir adamı yaşadıkları dramı anlatırken ’21-22 Mart günü koyunlarımızı dağda otlatıyorduk. Olaylardan habersizdik. Evimize geldik. Ev açık, avradım, kızım, bacım evde yok. Bağırdım sakallı insanlar geldi. Benimle Arapça ve Türkçe konuştular. Korkma dediler. Onları emin yerlere verdik. (’) Ancak bölgede yaşayan Aleviler bizim kadar şanslı değillerdi. Onları kesiyorlar öldürüyorlar’ diye konuştu.


Aleviler öldürülmeme açısından ne zaman şanslı oldularki...
En büyük şansları, Muhammed-Ali'nin kanından geliyor olmaları...

Bir cenazeye binlerce insan gider , o kişi şefaat alamaz, bir kişi gider şefaatini verir.


Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.