Başbakan ve cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan Ankara Palas’taki iftarda, aralarında Cem Vakfı, Ehl-i Beyt Vakfı ve Hacı Bektaş Veli Derneği’nin önde gelenlerinin bulunduğu akademisyen ve Alevi önderler ile bir araya geldi. Alevi Bektaşi Federasyonu ise iftara katılmadı.
Erdoğan iftarda şunları söyledi:
Alevi ve Sünniler, Selçuklu devletinin, Osmanlı cihan devletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hem mimarlarıdır hem de eşit asli unsurlarıdır. Bin yıldır ne başardıysak birlikte başardık. Bin yıldır bütün sevinçlerimizi birlikte yaşadık. Bin yıldır bütün sorunları bütün badireleri birlikte aştık. Vatanımız için birlikte savaştık, istiklalimiz için birlikte mücadele ettik. Devletlerimizi hep birlikte inşa ettik, birlikte imar ettik. Aynı köy içinde, aynı mahalle, aynı semt, daha ileri gidiyorum, aynı apartman içinde birbirimize komşu olarak, birbirimize dost olarak kardeş olarak yaşadık.
’Eşit unsurlarız’
Öyle yetiştik, öyle gördük. Anacağım Alevi komşularımın elbiselerini dikerdi, mektepli değildi anacığım ama iyi yetişmişti. Hem ucuz dikerdi, hem de onların o arzularını seri olarak yerine getirirdi. Bir tas çorbayı paylaşırken hiç kimse komşusunun Alevi mi, Sünni mi olduğuna bakmadı. Somun ekmeğini bölüşürken hiç kimse komşusunun yaşam tarzına, mezhebine inancına bakmadı. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlarıyız. Bu devletin ve bu toprağın eşit unsurlarıyız.
’Kimlik dayatma yok’
Biz Alevi vatandaşlarımıza bir kimlik dayatma peşinde olmadık ve bugün de bunun peşinde değiliz. Alevi vatandaşlarımızı tanımlamak, belli kalıpların içine sokmak gibi bir gayemiz yok ve olamaz. Biz her meselenin istişareyle danışarak konuşarak çözüleceğine yürekten inanıyor, bu inancımızı muhafaza ediyor ve geleceğe de bu inançla yürüyoruz.
İftara katılanlar değerlendirdi
![[Resim: mehmet-%C3%A7amur-300x168.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/yukle/img/mehmet-%C3%A7amur-300x168.jpg)
İstanbul Şahkulu Dergahı Başkanı Mehmet Çamur, Başbakan’ın değerlendirmelerini ılımlı bulduğunu söyledi.
İftara katılan Şahkulu Dergahı Başkanı Mehmet Çamur, Başbakan’ın değerlendirmelerinde daha ılımlı yaklaştığını söyledi. Çamur, ’Çözüm ile ilgili düşünülebileceğini bu konuda çaba harcanabileceğini, ama Alevilerin de belirli konularda kendi arasında birlik sağlaması gerektiğini söyledi. Yaklaşım olarak çok ılımlıydı. Olayların çözümüne daha olumlu yaklaştı, çözüm yolunda çaba sarfetti, bunu söyleyebilirim. Taleplerde 10 Ağustos’a kadar birşeylerin olması gerektiği söylendi’ dedi.
Mehmet Çamur Erdoğan’ın Alevlerin en temel taleplerinden biri olan cemevlerinin ibadethane sayılması konusunda ise şunları söylediğini belirtti:
’İbadethane sayılması konusunda; bunun müslümanları bölebileceğini, ama insanların da zaten orayı inanç merkezi olarak gördüklerini, o şekilde sürdürüldüğünü belirtti. Kuran’da mescidin olduğunu söyledi. Caminin sonradan yapıldığını ama Kuran’da ilk ibadet yerinin Mescid olduğunu söyledi.’
İftara katılanlara diğer alevi örgütleri tarafından yöneltilen eleştiriler konusunda ise Çamur, ’biz sorunların konuşularak çözülmesinden yanayız. İnsanlar gelecek biraraya, uygar toplumlarda biraraya geliniyor, sorunlarını yetkililerle tartışıyorlar. Bu yetkililer tartışmalardan olumlu sonuçlar çıkarmaya çalışır. Ben başka bir çözüm yöntemi göremiyorum aklıma da gelemiyor’ diye konuştu.
’İftar çok olumlu geçti’
![[Resim: fermani-altun-300x168.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/yukle/img/fermani-altun-300x168.jpg)
Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun iftarın çok olumlu geçtiğini belirtti.
Dünya Ehl -i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun ise iftarın çok olumlu geçtiğini ve ’Başbakan’ın verdiği mesajlarla sorunun çözüleceği inancının hasıl olduğunu’ söyledi. Altun şöyle konuştu:
’Bu kutsal gündeki iftar yemeği çok olumlu geçmiştir. Sorunları dile getirdik. Benim şahsi önerilerim şöyle olmuştur; Türkiye’de yanlız alevilerin sorunları olarak ele alınmaması gerektiğinin, din ve vicdan özgürlüğünün demokrat ülkeler standartları düzeyinde sağlanması gerekir. 1925′de din devletleştirilmiştir, yasaklanmıştır, dergahlar kapatılmıştır, tasavvuf ve kavramlar yasaklanmıştır. Yani önce bu zincirin kırılması gerektiğini, yine imar yasasında yanlızca belli 3 tane semavi dinin ibadethanesi kabul edilmiştir. Asıl meselenin Türkiyenin genel bir sorunu olduğunu, din ve vicdan özgürlüğü ile ilgili, o zaman alevilerin sorunları kendiliğinden çözümlenmiş olacak. Kim neye inanıyorsa, kim hangi ibadethanede ibadet yapacaksa kendi imkanlarıyla, kuruluşlarıyla bu hizmetlerini yapacaklardır. Alevilerin sorunu, cemevinde 2 personele maaş verilmesi gibi basit şeyler değil. Alevilerin sorunu eşit vatandaşlık, din ve vicdan özgürlüğü’
Kaynak: aljazeera.com.tr
![[Resim: duaciamca.gif]](http://www.sorularlaislamiyet.com/yazi/duaciamca.gif)
![[Resim: ayasofya.gif]](http://www.sorularlaislamiyet.com/yazi/ayasofya.gif)
![[Resim: duaben.gif]](http://www.sorularlaislamiyet.com/yazi/duaben.gif)
![[Resim: allah1.gif]](http://www.sorularlaislamiyet.com/yazi/allah1.gif)