You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevileri Çıldırtan Tiyatro Oyunu...

Alevileri Çıldırtan Tiyatro Oyunu...

Administrator
Alevileri Çıldırtan Tiyatro Oyunu...
Alevileri çıldırtan oyun

[Resim: 030120091620466946181.jpg]

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki tiyatro oyunu Alevilerin tepkisini çekti

“Yedi Tepeli Aşk” adlı oyunda, bakireliğini kaybetmiş bir kızın yaşadıkları anlatılırken, karakterin Alevi olduğuna vurgu yapılması tartışmaya yol açtı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki Şehir Tiyatroları’nda oynanan “Yedi Tepeli Aşk” adlı oyunda, bakireliğini kaybetmiş bir Alevi kızın, Sivaslı Alevi bir adamla evlendirilme aşamasında duyduğu endişelerin müstehcen şekilde anlatılması tepkilere neden oldu. Oyun, özellikle Alevi seyirciler tarafından şikâyet edildi. İBB Sanat Danışmanı Kenan Işık, şikâyetleri doğruladı ve oyunu “faşizan ve incitici” olarak değerlendirdi.

Neziha Meriç, Ayşe Kilimci, Nevra Bucak, Seray Şahiner, Evrim Yağbasan’ın beş öyküsünden uyarlanan “Yedi Tepeli Aşk”, “Genç Günler” kapsamında Mayıs 2008’de Şehir Tiyatroları’nda gösterilmeye başlandı. Beş öyküden biri olan “Gelin Başı” bölümünde anlatılanlar, oyunu izleyenlerin tepkisine neden oldu. Oyunda, bakireliğini kaybetmiş, evlenmek üzere olan bir kızın ailesinden gizlediği durumu ve evleneceği adamın anlamaması için çektiği sıkıntılar anlatılırken, hem kızın hem de evleneceği erkeğin Sivaslı ve Alevi olması, buna sürekli vurgu yapılması, özellikle oyunu izleyen Ale-vi vatandaşların tepkisini çekti.

Şehir Tiyatroları’na tartışma ve şikâyetlerin ulaşmasının ardından 7 Ocak’ta Fatih Sahnesi’nde gösterime girmesi planlanan oyunun, iptal edilmesi gündeme geldi.

Şikâyetlerin kendisine de ulaştığını söyleyen, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın Sanat Danışmanı Kenan Işık, şöyle konuştu:

“Oyunlara müdahale etme yetkimiz yok sanat yönetmeninin inisiyatifinde. Durumu genel sanat yönetmenine bildirdim. Oyunu izledim. Oyunu faşizanca, itici, belli kesimleri rencide edici buldum. Müstehcenlik de var. Karımla bile konuşamayacağım kadar açık konuşuluyor. Alevi bir arkadaşımla izlesem sıkılır, utanır ve kendimi savunamam. İncinirler. Her genç kız bakire olmadan evlenebilir, endişeler duyabilir. Burada karakterin ille de Alevi olmasının vurgulanması gerekmiyor. Hikâyenin sonu ‘İktidarsız çıksa da anlamasa’ sözüyle bitiyor. Yani buradan Sivaslı ve Alevi olmasını çıkar, hikâyede hiçbir şey değişmez.”

Yazar: ‘Ben de Aleviyim’

Öykünün yazarı Seray Şahiner ise kendisinin de Alevi olduğunu söyleyerek, “Alevi kesimi rahatsız edecek bir şey yapmadım. Sivaslı meselesi son oyunda kaldırılmıştı. Alevi bölümünün kaldırılmasını istemem. Alevilik meselesi çıkarılırsa mevzu tamamen cinsel bir meseleye döner. Kız bakire olmadığı için bunu bir Alevi’ye verelim gibi bir durum yok. Çünkü ailesi kızın bakire olduğunu biliyor. İnsanlar zamanında Alevi olduğunu bile söyleyemedikleri için bunun sonucu bir reaksiyon gösteriyor olabilir.”

Yönetmenin endişesi

Oyunun kaderini belirleyecek kararı verecek olan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya ise şunları söyledi:

“Belediyeden de oyuna tepki var. Hayatta en son düşüneceğim şey sansür ama Alevi toplumunun tepkisi beni ürkütüyor. Sivas kısmı rahatsızlık yaratır diye o kısmı kaldırttım. Benim algımla baktığımda bir sorun göremiyorum. Kadını savunan bir hikâye bu. Ama tedirgin oldum.

Yedi ağlı don hikâyesinden dolayı İslami kesimden de tepki aldı. İş daha fazla büyütülür mü, bundan endişe duyuyorum. Bu ülkede tiyatrolar yakıldı. Fatih tiyatromuz 1978’de bombalandı. Doğrusunu söylemek gerekirse, güvenlik endişesi duymaya başladım.”

(Milliyet)
Posting Freak
Alevileri Çıldırtan Tiyatro Oyunu...
Yazarı ya da izleyenleri bilmiyorum ama...

Gerçek bir Alevi eline beline diline sahip olandır...

Kadın erkek farketmeden;

Hırsızlık yapmayan, harama el uzatmayandır...

Helalini evlendiği eşi olarak görendir...

İftira atmayan, yalan söylemeyendir...

Günümüzde bazı insanların -erkek ya da kız- evlenmeden önceki bir takım cinsel deneyimlerini meşru olarak göstermek isteyenler nefislerine hakim olamayanlardır...

Bir Alevi Genci, evlenmeden önce namusuna halel getirecek bir davranışta bulunamaz. Bu sadece kız için değil erkek için de geçerlidir. Evlendikten sonra ise harama uçkur çözemez...

Kimse Alevi gençlerini bu şekilde topluma tanıtamaz...

Aleviliğin ve insanlığın yozlaştırılmasına HAYIR!
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Member
Alevileri Çıldırtan Tiyatro Oyunu...
ŞahımMerdan yazdı:Yazarı ya da izleyenleri bilmiyorum ama...

Gerçek bir Alevi eline beline diline sahip olandır...

Kadın erkek farketmeden;

Hırsızlık yapmayan, harama el uzatmayandır...

Helalini evlendiği eşi olarak görendir...

İftira atmayan, yalan söylemeyendir...

Günümüzde bazı insanların -erkek ya da kız- evlenmeden önceki bir takım cinsel deneyimlerini meşru olarak göstermek isteyenler nefislerine hakim olamayanlardır...

Bir Alevi Genci, evlenmeden önce namusuna halel getirecek bir davranışta bulunamaz. Bu sadece kız için değil erkek için de geçerlidir. Evlendikten sonra ise harama uçkur çözemez...

Kimse Alevi gençlerini bu şekilde topluma tanıtamaz...

Aleviliğin ve insanlığın yozlaştırılmasına HAYIR!

Sevgili ŞAHIMMERDAN cok güzel ifade etmişsin teşekkürler yazın için yorumun için gerçekten alevi gencini kimse karalıyamaz kimse iftira atamaz biz elimize belimize dilimize sahip insanlarız zaten eline beline diline sahip olmayan bir insan ne kadarda kendini yorsa ne kadarda uğraşsa cabalasa asla alevi olamaz ve alevilerin içinde yer bulamaz teşekkürler saygılar..
MAZLUMUN ZALİMDEN ÖÇ ALACAĞI GÜN,
ZALİMİN MAZLUMA ZULMETTİĞİ GÜNDEN DAHA ÇETİNDİR.
Hz.ALİ
Administrator
Alevileri Çıldırtan Tiyatro Oyunu...
[Resim: 595747599.jpg]

Provokatör oyunu savundu

Alevi vatandaşları rencide ettiği için gösterimden kaldırılan "Yeditepeli Aşk" isimli oyunla ilgili tiyatrocu Sedim Saban'dan tuhaf bir açıklama geldi.


Provokatör oyunu savunan Saban, bu durumu sansür olarak nitelendirdi. Toplumun değerlerine saldıran bir oyunu savunan Saban, bakın basın açıklamasında bakın nasıl tuhaf sözler kullandı?

" BUGÜN YEDİTEPELİ AŞK, YARIN..."


1978 yılında Şehir Tiyatroları'nda izlediğim, rahmetli Nüvit Özdoğru'nun yönettiği " Yarın Bütün Dünya" oyunuyla tiyatroya sevdalanmıştım. Oyun, küçük çocukların beyinlerinin nasıl yıkandığını ve küçük faşistlere dönüştüğünü anlatıyor ve "bugün Almanya, yarın bütün dünya" diye bitiyordu.

3 Ocak 2009'da İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yön. Orhan Alkaya'nın "Yedi Tepeli Aşk" adlı oyunu sansürlediğini duyunca, "bugün Yedi Tepeli Aşk, yarın bütün oyunlar" diyesim geldi.

Bu sansür, çiçeği burnunda genel sanat yönetmeninin ilk uygulaması değil. Daha önce "Leonce ile Lena"daki ateist göndermelerin tırpanlandığını duymuştum. Geçen yıl kurumda konuk olarak yönettiğim "Geçmişten Gelen Kadın" ın cinsel öğeler içermesinden dolayı, iyi eleştiriler almış olmasına rağmen programa alınmadığı da söyleniyordu.

3 Ocak tarihli Milliyet Gazetesi'nde "Tiyatroda Alevi tartışması " başlığıyla basına taşınan haberin ardında bambaşka şeyler var: Sözümona Aleviler oyundaki bir hikayeye tepki göstermişmiş de, oyun kaldırılmışmış da, Orhan Bey tiyatronun yakılmasından korkmuşmuş! Bir genel sanat yönetmeni, tehdit alsa bile, tiyatrosunun yakılmasından ürktüğünü söylüyorsa, bu davranışıyla, bilerek ya da bilmeyerek adeta tiyatroyu hedef göstermiş olmaz mı? Alevi vatandaşlarımız, yine Alevi kökenli bir yazarımızın yazdığı bir öyküyü tersten okumayacakları gibi, tiyatro yakmayacak kadar bilinçlidirler.

Olay tamamen farklı: Bu deneysel öykü tiyatrosunun yenilikçi yönetmeni Ersin Umulu, çalışmalarına yön vermesi açısından fuayeye bir defter koyar. Bu deftere bir izleyici, "Yedi Ağalı Don" adlı oyunu müstehcen bulduğunu yazar, yavaş yavaş oyun üzerinde mahalle baskısı oluşur, Belediye Danışmanı Kenan Işık bir matineyi basar. Herkes şaşkınlık içindedir çünkü belediye danışmanının belediye tiyatrosuna uğraması ve oyun izlemesi olağanüstü hal ilan edildiğinin bir göstergesidir! Oyuncular Kenan Işık'ın doğal olarak kendi yaptığı rejiler dışındaki rejileri beğenmeyeceği için, salondan tttt tttt sesleri duymayı beklemektedirler. Ancak zamanla tttt'lar inlemelere dönüşür. Bu arada Kenan Bey'in bol bol telefon mesajı çektiği, telefonla oynaştığı da gözden kaçmaz.
( Muhsin Ertuğrul tiyatrosu gibi Şehir Tiyatrolarında Muhsin Hocanın ruhu yıkılmamış olsaydı, Belediye Danışmanlarının Muhsin Hoca'nın tiyatroda fındık fıstık yenmemesiyle ilgili duymasını isterdim. Bu sözleri tiyatroda cep telefonu yenmemeli diyerek, 2009 Türkiye'sine uyarlayacak kadar akıllıdırlar nasılsa . )

Kenan Işık, oyun süresince, çevresindekilere de, "bu oyun faşist, değil mi?" diye sorar. (Kadınların yazdığı öykülerin kadınları aşağıladığını söyleyerek yerel seçim propagandası yapar ama o gün yandaş bulamaz. Orhan Alkaya nasıl " tiyatro patlayacak" diyerek birilerinin aklına birşeyler getiriyorsa, Kenan Işık da aynı yöntemi dener. ) O günkü izleyiciler Kenan Işık'a ne kadar "yooooo" dese de, sanırım defterdeki mahalle baskısı sonucu, oyunun yasaklanmasını talep eder ve alt makamlara, yani genel sanat yön.'e bunu tebliğ eder. ( Kenan Işık, Devlet Tiyatrolarında mahalle baskısı gördüğü zaman, bir sanatçı olarak onun yanındaydım. Ama ne yazık ki, bugünleri de gördüm. )

Milliyet Gazetesine "Alevi baskısı" diye taşınan olay, belediyenin seçimlerden önce, tiyatro nedeniyle, yandaşlarını kaybetme korkusundan ibarettir. Bugüne kadar tiyatro yakmayı aklından bile geçirmeyen bir kesim, sahnede söylenen sözlerle değil, asıl bu demeçle, aşağılanmıştır. Türkiye'de yakılan, bombalanan, yıkılan tiyatroların çoğu, arazi mafyalarının işidir. Genel Sanat Yön. daha geçen yıl yıkılan Muhsin Ertuğrul tiyatrosunun arkasında durmazken, birdenbire neden binalara sahiplenme gereği duymuştur. Doğrusu, anlamak çok zor!

Milliyet Gazetesi'ni okuduktan sonra, "sözlerim çarpıtıldı" diyerek basın bülteni yazan tiyatro yöneticileri, Alevilerin üzerinden, sansürü aklamaya çalışmaktadır. İzleyiciler tarafından çok beğenilen bir oyunu, sadece birkaç izleyicinin seyirci defterine karaladığı birkaç cümle yüzünden yasaklamak, demokrat Orhan Alkaya'ya yaraşmaz! Oyun yasaklarken üzülme taklidi yapmak ise, iyi bir göstermeci tiyatro örneğidir, başka da birşey değildir.( Hem ağlarım hem giderim der gelinler! Ağlıyorsan, gidersin. Ağlayarak, oyun yasaklamazsın. )Kaldı ki, oyunu repertuara alırken demokrat olup, kaldırırken başkalarının arkasına sığınmak ve Şehir Tiyatrosu yönetmenlerini ortak bir karar için siper etmek hiç yakışmaz!

"Bugün Yeditepeli Aşk, yarın Hamlet" (Çünkü ensest var.)
"Bugün Yeditepeli Aşk, yarın Vişne Bahçesi (Çünkü toplumu sınıflandırıyor )
"Bugün Yeditepeli Aşk, yarın Nora (Çünkü aileyi yıkıyor. )
"Bugün Yeditepeli Aşk, yarın Üç Kuruşluk Opera (Çünkü içinde orospular var. )

"Bugün Yeditepeli Aşk, yarın seçimler, seçimlerden sonra olası kadro değişiklikleri için kendini koruma yöntemleri,hafif demokrat olup, sansürü demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıymış gibi göstererek oyunu faşizan ilan etme çabaları, koltuklar, koltuklar, koltuklar."( Bu koltuklar tiyatro koltukları değil tabi! Evdeki koltuk takımları da değil tabi. )

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.