Alevilere en çok zararı kim verdi?
ALINTIDIR
Alevi aydını, Alevilerin Kemalizm`le İmtihanı kitabının yazarı Cafer Solgun`dan tarihi eleştiri: Cumhuriyet Aleviler icin hayal kırıklığıdır...
Alevi aydını, Alevilerin Kemalizm`le İmtihanı kitabının yazarı Cafer Solgun`dan tarihi eleştiri:
Alevilik sorunu aslında ne sorunu?
Özünde bir demokratikleşme sorunu. Bir düşünce veya inanca katılmasanız da saygı gösterip kişinin kendisini ifade imkánı tanımak demokrasinin temel gereğidir. Türkiye`de kimi iddialara göre 5, kimi iddialara göre 25 milyon olduğu söylenen, hiç de azımsanamayacak bir topluluğun istemlerinin, ibadet etme haklarının, varlığının resmen kabul edilmemesi, güvenceye kavuşturulmaması ile ortaya çıkan bir sorun bu sorun.
Tarihsel geçmişi olmakla birlikte Alevi meselesinin bir kimlik sorunu olarak ortaya çıkışı Cumhuriyet ile yaşıt. Fakat Aleviler çelişkili bir şekilde Cumhuriyetin, laikliğin, Kemalizm`in bekçisi olarak görülür, kendileri de inanır buna. Bu nasıl oluyor?
Aleviler, Hanefi-Sünni mezhebine göre düzenlenmiş dinsel bir devlet anlayışındansa cumhuriyeti savunurlar. Devletin bütün dinlere mezheplere eşit mesafede olmasını yani laikliği de canı gönülden tercih ederler. Bunlar anlaşılır şeyler fakat Alevi sorununu günümüze taşıyan temel mesele; cumhuriyete hákim olan Kemalist ideolojinin, bu coğrafyada yaşayanların vicdan hürriyetlerine, inançlarına karşı çarpık bir laik yaklaşım geliştirmesinden kaynaklanıyor.
Bu yaklaşım aslında Aleviler gibi diğer inanç ve mezhep grupları için de geçerli...
Kuşkusuz Diyanet sadece Alevilere karşı kurulmadı. Laikliğin en temel sözlük karşılığı; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ve devletin tüm inanç kesimlerine aynı mesafede durmasıdır. Oysa Diyanetin, kuruluş yasasında yazdığı gibi; insanların dini ibadetlerini yönetmek, yönlendirmek gibi bir amacı, çoğunluk Sünnilerden oluştuğu için de buna yönelik bir tercihi var. Bugün 2 milyarlık bütçesi, yüz bin üzerinde personeli olan bir kurumun olduğu bir sistemin laik; Türkiye`de, insanların dini vicdanı inançsal özgürlüğünü güvence altına alan bir laiklik olduğunu kim iddia edebilir ki?
KOCAMAN BİR FİYASKO
Bu tarihi bir gerçeklik, başından beri böyleydi. Aleviler Atatürk dönemini tüm çıplaklığıyla `olduğu gibi` görebiliyor mu?
Aleviler içinde adeta bir misyoner gibi Atatürkçülüğü yaymaya çalışanlar bir hurafe olarak `Atatürk zamanında böyle değildi, sonradan oldu` derler. `Atatürk zamanında neydi` sorusunun cevabı şudur: Diyanet 1924`te kurulmuştur! Tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla ilgili kanun da öyle... Türkiye`de çok şükür hiçbir zaman camileri kapatmaya niyetlenmediler. Ama Alevi dergáhları bu yasayla kapatıldı. Türkiye`de hiçbir zaman bir kişinin kendisini Müslüman olarak tarif etmesi yasak konusu olmadı. Ama Alevi inancı açısından anlam taşıyan, dedelik babalık pirlik gibi sıfatlar nedeniyle binlerce insan şiddet eziyet gördü, hapislere atıldı. Evet, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren yaşandı bunlar.
Bütün bunlara rağmen Alevilerin Atatürk`e olan bağlılığının ardında ne var?
Milli mücadele yıllarında Mustafa Kemal`i destekleyen kesimlerden biri de Alevilerdir. Hacı Bektaşı ziyaret ettiği, dedelerin elini öpüp destek istediği, buna karşılık ilk Mecliste birçok Alevi dedesinin mebus olduğu bilinir. Ama Mustafa Kemal, bunu diğer kesimlere de yapmıştır. Destek için Kürtlere`Size muhtariyet vereceğiz`, bir şeyhe `Bizim mücadelemiz hilafeti kurtarmak içindir` demiştir. Alevilerin de gönüllerini hoş edecek cümleler kurmuştur. Fakat Cumhuriyet hiçbir zaman Alevilerin varlığını, istemlerini, ibadet etme hak ve özgürlüklerini gözeten, güvence altına alan bir cumhuriyet olmadı. O yüzden Cumhuriyet ve laiklik, Aleviler açısından kocaman bir fiyasko, büyük bir hayal kırıklığıdır.
Aradan geçen 85 yılda Alevilerin hiçbir kazanımları olmadı mı?
85 yılda Türkiye sosyo-ekonomik açıdan bir yerden bir yere geldi fakat Cumhuriyeti kuran, devleti yöneten zihniyet açısından fazla bir şey değişmedi. Alevilerin de daha özgür ve rahat, bir Alevi olarak yaşamalarına olanak sağlayacak hiçbir kazanımı olmadı. Bu kadar net ve kesin.
`HZ. ALİ, ATATÜRK DONUNDA`
Aleviler kendilerine vaat edilenin dışında bir muameleye maruz kaldıklarının farkına niye bu kadar geç vardı peki?
Bu çok önemli bir sorundur. Cevabı şudur: Cumhuriyetin ilk on yıllarında topluma reva görülen düzenin sağlanabilmesi için daha çok baskı ve zor araçları kullanıldı. 1921`de Koçgiri`de, 1938`de Dersim`de çok ciddi Alevi katliamları yapıldı, korku empoze edildi. 85 yılın Alevileri nereye getirdiğini irdelerken ele alınması gereken temel kavramlardan biridir, korku. Sürekli kafanıza sopa vuran bir rejim varken korku duymamanız mümkün mü?
Bu korku aynı şekilde devam ediyor mu?
Korku geçen sürede içselleşti. Paulo Freire`nin Ezilenlerin Pedagojisi`nde söylediği gibi, ezilenler istikrarlı ve sistematik şekilde baskı görürse, zamanla kendisini, baskıyı yapan güce benzetmeye çalışıyor. Alevi hikayesinin özü de bu. Aleviler güç sahiplerine karşı `Biz de sizin gibi düşünüyoruz, söylediklerinizin teminatıyız` gibi bir psikolojiye girerek kendilerini yaşatmaya çalıştı. Açıkçası takıye yaptılar. Enteresan olansa zamanla buna inanmaya başlamaları.
Bir çeşit rahatlama ihtiyacı herhalde?
Evet, kendilerini ikna etmeye çalışmak bu. Nefret ettikleri güce karşı `beni artık ezme, daha fazla vurma` dercesine bir yakınlaşma ihtiyacı. Fakat korkunun içselleşmesi, ezilenlerin ezenlerle benzeşmesi, çarpık bir duruma yol açtı. Şöyle şayialar çıktı: `Atatürk aslında Diyaneti şeriatçılara karşı kurdu. Bizimle alakası yoktu. Alevilerin haklarını verecekti`.
Bunların herhangi bir gerçekliği var mı?
Yok. Tamamen şayia. Atatürkçülük konusunda o kadar ileri gidiyorlar ki, mesela bir Alevi derneği başkanı, Alevilerin niçin Atatürkçü olması gerektiğini anlatırken kalkıp `Hazreti Ali Atatürk donunda geldi, siroz oldu, öldü` diyor. Böyle bir gayri ciddilik, saçmalık olabilir mi?
Cafer Solgun `Atatürk Alevilerin gönlünü hoş etti ama Cumhuriyet hiç bir zaman Alevilerin varlığını, ibadet etme hak ve özgürlüğünü güvence altına almadı` diyor
Alevilere en çok zararı kim verdi?
Konu Sahibi / Yazar
zümre
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
2810
Alevilere en çok zararı kim verdi?
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi