You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Aleviler ve siyaset

Posting Freak
Aleviler ve siyaset
Ülkemizde birçok dine olduğu gibi birçok mezhebe ait insanların bir arada kardeşçe yaşadığı bir topraklara sahibiz. Bu güne kadar belki de azınlıkta oldukları için Hristiyan, Musevi, Süryani ve Ermeni vatandaşların seçimlerde hangi partiye oy verdikleri ve hangi görüşü destekledikleri pek söz konusu olmamıştır.
Bunların haricinde birde epey bir nüfusa sahip Şii ve bunun bir benzeri olan Alevi vatandaşlarımız vardır. Belli yörelerde odaklanmış olan Şiilerinde siyasi görüşlerinin pek konu edildiği, hangi partiyi desteklediği ve hangi görüşü benimsedikleri de söz konusu olmamıştır. Bu onların çeşitli partilere dağıldıklarından mı veya Alevi kesime göre daha az nüfusa sahip olduklarından mı bilinmez ama pek de kurcalanmaz.
Ama yurdumuzun birçok kesiminde yaşayan ve nüfusu milyonları bulan alevi vatandaşların oyları geçmişten beri hep gündemde olmuştur. Bunun de sebebi her nedendir bilinmez ama Cumhuriyet’in kuruluşundan beri Alevilerin her seçimde CHP’yi desteklemesi olmuştur. Alevilerin % 90’nın oyunu CHP’ye attıklarıdır. CHP’nin 2007 seçimlerinde tüm Türkiye çapında aldığı oy miktarı 7 Milyon 300 bindir. Tüik’in 2008 verilerine göre Türkiye’deki Alevi nüfusun toplamı 7 milyon civarıdır. Yani CHP nin aldığı oy Alevi vatandaşların toplamı kadardır.
[COLOR=#001724]Peki, bunun nedeni nedir? Yaygın olan görüş cumhuriyetin kuruluşundan bu güne kadar alevi toplumun Sünnilerin dini baskısından uzak kalabilmek ve inançlarını sürdürebilmek için Atatürk’çü düşünceye sahip, güya Atatürk ilke ve inkilaplarına kadar bağlı ve Cumhuriyeti özümsemiş bir kesim ve yapıya sahip olan CHP’yi desteklemeyi kurtuluş olarak görmüşlerdir.
Aleviler modern Cumhuriyet'in sadık bir destekçisi, batı ideallerine bağlı, Alevilere görece bir yaşama alanı vaat ettiği nedeniyle CHP’yi sığınak olarak kabul etmektedirler. Alevilerin dünyasında solla özdeşleşmiş partilere yönelmek neredeyse genetik bir ahlak kodu olmuş ve başka eğilimler zinhar hoş karşılanmaz hale gelmiştir. Atatürk'e ait resimlerin bütün cem evlerinde Hz. Ali'nin de üzerinde yer veren anlayışın kaynağı budur.

Ama o idealin altında ezilen değerlerin ne olduğu ve hayatlarında ne gibi derin iz bıraktığı, neleri eksilttiği hiçbir biçimde sorgulanmıştır. Cumhuriyet'in kuruluşundan beri zaman zaman ülke çapında yarattığı travma bu ülkede sadece dindar Sünnileri değil, geleneğine bağlı olan bütün toplulukları etkiledi. Bunun en hazin örneklerinden biri de Alevi vatandaşlara karşı yapılan Dersim katliamı ve sürgünleridir. Cumhuriyet tarihinin en büyük iç sürgünü ve katliamı CHP iktidarı döneminde yaşanmıştır.

Aleviler kendilerini katletmiş Cumhuriyet'e ve CHP'ye sadakatle bağlanırken orada ne buldular? İşte bu anlaşılabilir değildir. Dersim'de yaşananlar, bastırma yöntemi, bir gecede katledilen onca alevi nüfus, sürgüne gönderilen onca vatandaşın çektiği acı ve zulüm göz ardı ediliyor. Cumhuriyetin kuruluşundan beri desteklene gelen CHP veya buna eşdeğer isimli ve görüşte olan partilere bağlılık ve sadakat kuşaktan kuşağa devrederek gelmiştir.
Ait olduğu kitleyi Dersim'de olduğu gibi hunharca katletse de, tahrikler sonucu yurdumuzda yaşanan alevi Sünni çatışmalarında baş sorumlu CHP ve CHP zihniyeti olduğu halde hala CHP’ye göbekten bağlı olmaları anlaşılır değildir. Alevilerin maruz kaldığı birkaç olayı hatırlatmak isterim.
1- Dersim Katliamı 1936yılında şimdiki adı Tunceli olan Dersim’de Alevilerin Devlete karşı başlattığı ayaklanmayı takiben 1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmen'in komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlenir. Karakol yakılı, 33 askerin tümü öldürülür. Bunun sonucunda bu iş önderlik yapan bölgeye hakim ağalar yakalanır ve idam edilir. (Her ne hikmetse bu Dersim İsyanında öldürülen İsmail Hakkı adlı teğmen ve toplam 33 kişi Cumhuriyet güçleri tarafından konu edilmezken, bir meczupun işlediği Kubilay'ın şehit edilmesi "Menemen Olayı" her yıl örenlerle anılıyor ve bu vesileyle inananlara zulüm yapılıyor.)
Dersim Katliamı, Cumhuriyet dönemi ayaklanmaları içerisinde sivillere yönelik eziyetin ve kıyımın en şiddetlisi olduğu, ardından da isyancılarla beraber aileleri ve hatta isyana iştirak etmeyenlerin de eziyete ve kıyıma maruz kaldığı, binlerce sivil vatandaşın öldürülmüş ve kalan on binlercesinin de sürgün edilmiş olduğu bir olaydır.
İdamlarla yetinmeyen daha sonra Sabiha Gökçen’in başını çektiği uçaklarla günlerce bombalanma suretiyle yürütülen Askeri harekât sonucunda her ne kadar bazı aşiretler sürgün edilmiş olsa da, genel harekât 1938 yılının sonuna doğru sona ermiştir. Harekât sonucunda o günkü çeşitli kayıtlara göre 10.000 ile 40.000 arasında sivil ölürken, 2248 hane halkı olan11.818 kişi başka yerlere sürgün edilmiştir. Bunlar hep CHP’nin Hükümet olduğu ve hatta Atatürk’ün sağlığında yapılmıştır.
2- Maraş Katliamı, 19 Aralık ile 26 Aralık 1978 'de Kahramanmaraş'ta meydana gelen Cumhuriyet tarihinin yine en önemli iç çatışmalarından biri olarak anılan olaylar, alevi ve sünni inançlı vatandaşlar arasında yaşanmıştır. Bu olaylarda Sünni ve alevi toplam 105 kişi ölmüş, 176 kişi yaralanmıştır. Bu olaylar 12 Eylül darbesine sebep olan olaylardan biri olarak kabul edilmektedir. Maraş Katliamının olduğu zamanda işbaşında Ecevit’in Başbakan olduğu CHP Hükümeti vardı.
3- Sivas Katliamı ya da Madımak Olayı diye tarihe geçen 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin yakılması ve 35 kişinin yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybetmesi ile sonuçlanan olaylardır. Sivas Katliamı olduğu zamanda işbaşında Erdal İnönü’nün Başbakan Yardımcısı olduğu DYP-SHP yani o günkü CHP Hükümeti vardı.
4- Gazi Mahallesi’nde Mart 1995’te provokatif bir saldırı sonucu başlayan olaylar sonucu 20’den fazla çoğu alevi olan vatandaşımız hayatını kaybetti. Gazi olayları olduğu zamanda işbaşında Murat Karayalçın’ın Başbakan Yardımcısı olduğu DYP-SHP yani o günkü CHP Hükümeti vardı.
Aleviler; idam mahkûmunun celladına âşık olduğu gibi CHP'ye âşıktır. Şimdi tüm Alevi vatandaşlara sormak lazımdır. Aleviler kendilerini katletmiş Cumhuriyet'e ve CHP'ye sadakatle bağlanırken orada ne buldular? Bu CHP tutkusu nasıl bir tutkudur? Bunun altında yatan gerçek neden nedir? Samimi olarak cevap vermek isteyenler yorumlarıyla katkıda bulunabilirler.
Gerçi Alevilerin bu tutumunu kimileri STOCKHOLM SENDROMU’ na benzetmektedir. İsterseniz bilmeyenlere STOCKHOLM SENDROMU’ nu açıklayayım.
STOCKHOLM SENDROMU NEDİR?
1973 Yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşanan banka soygunu altı gün boyunca devam eder. Bu süre içinde soyguncu bir kadını rehin alır. Kadın rehine, geçen altı günün sonunda soyguncuya duygusal olarak bağlandığını kabul eder, hatta şikâyetçi olmadan onu savunur. Başkasıyla nişanlı olduğu halde nişanlısını terk eder, hapisten çıkana kadar banka soyguncusunu bekler. Bu yaşanmış olay Stockholm Sendromu diye geçer.

Ne dersiniz Aleviler ve CHP’nin aşkı tam buna uymuyor mu? Diğer sağ partilerin onca çabalarına ve Alevi sorunlarını çözme gayretlerine rağmen hala CHP sömürüsüne boyun eğmek STOCKHOLM SENDROMU’nu yansıtmıyor mu?


Fetullah İNAM
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.