You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Aleviler Türk mü Müslüman mı?

Aleviler Türk mü Müslüman mı?

Posting Freak
Aleviler Türk mü Müslüman mı?
[Resim: yazar45.jpg]Böyle bir soru olur mu diyenler olabilecektir. Elbette böyle bir soru durup dururken sorulmaz ama birileri Anadolu Alevilerinin sadece Türk olduklarını ispat etmeye çalışırken bir başkaları da Anadolu Alevilerinin Müslüman olduklarını tespit etmeye çalışırsa böyle bir soru sorulmadan öyle bir cevap verilmiş olur.
18 Nisan 2009 Cumartesi günü Cem Tv yi gün boyu izleyenler böyle bir soruya cevap arayanları ve cevap verirken yanlarında kimlerin olduğunu izlemişlerdir.
Şayet izleme imkanı olmayanlar varsa bir önbilgi vermek gerekir.
Cem Vakfının düzenlemiş olduğu “Tarihten Bu Güne Alevilik” sempozyumunda ilginç görüntüler vardı.

Konu : Alevilik,
Konuşmacılar, Bir çoğu Alevi olmayanlar,Namık Kemal Zeybek,Hasan Onat,Hüseyin Bal,Mustafa Şen, (Oturumu yöneten İzzettin Doğan)
Dinleyiciler ; Milliyetçiler ve Dinciler,biraz da Aleviler.
Kimdir bunlar derseniz, Devlet Bahçeli,Namık Kemal Zeybek,Yusuf Halaçoğlu,Abdul Latif Şener, Lütfü Doğan,Selahattin Özgündüz,Gökberk Ergenekon,Hüseyin Bal, Cemal Şener ve daha niceleri. Yılmaz Ateş’te bir gözüktü ama salonu ilk terk edenlerden oldu.

Oturumun birinci bölümünde ; “Aleviliğin Tarihsel Gelişim Boyutu” tartışıldı. Sayın İzzettin Doğan hocanın yönettiği oturumun ilk konuşmacısı adeta sempozyumun onur konuğu gibi tavır içerisine giren Namık Kemal Zeybek’ti. Sayın Zeybek geçmişte Bakanlık yaptığı için sunumlarda sayın Bakan diye hitap edilmesi özelliklemiydi bilinmez. Zeybek ilginç saptamalarda bulundu.
Aleviliğin başlangıcı Şia dır. (Günümüzde şialar namaz kılıp oruç tuttukları için sanki özellikle bu örnek veriliyordu).
Türkleri Müslüman eden Hallacı Mansurdur.
Hallacı Mansur Müslümandır.
Alevilik,Yesevilik yoluyla yayılmıştır.
Ahmet Yesevi,Lokman Perende ve Hacı Bektaş Veli aynı dönemde yaşamışlardır.
Türklerin Müslümanlığı Alevilikle başlamıştır.
Alevilik Türk kültürüdür.

İlahiyatçı Prof. Hasan Onat ise ;
Alevilik kimliği Türk kimliği dışında değerlendirilemez.
İslam dışındaki Alevilik arayışı Ekonomik arayıştır.
Alevilik,Türk kimliğidir başka tarifi olmaz. (Cemal Şener,biz Kürt değil Türkmüşüz dediği için onu örnek vererek belgelemeye çalıştı,Cemal Şener de bu örneklemeden dolayı müthiş hoşnut görülüyordu ekranda).
Alevilik = Türklük anlamı çıkartmaya çalıştı.
Sünnilerin İslam anlayışını beğenmiyorsanız buyurun. Diyerek ciddi sıkıntılı bir açıklama yaptı.

Prof. Hüseyin Bal ise ;
Alevilere göre İslam dininin kurucusu Ali’dir dedikten sonra ne anlattığını sanırım kendisi de anlamadı.

Oturumun son konuşmacısı çiçeği burnunda Doç. Dr. Mustafa Şen ise Alevi hareketleri ve Türk İslamlığı başlıklı sunumunda diğer üç Sünni,Türk İslamcı,İlahiyatçı hocalara ve izleyicilere adeta Alevilik dersi verdi.
Konuşmaların sonunda yerinde duramayan Prof. Yusuf Halaçoğlu yerinden söz alarak sözde açıklamalarda bulunarak şov yapmak istedi ama izleyiciler arasında nereden gelmişlerse birkaç sağduyu sahibi izleyici yerlerinden müdahale edince oda adeta haddini bildi.
Eski Diyanet İşleri Başkanlarından Lütfü Doğan da salondaydı. Halaçoğlulları,Zeybekler adeta Devlet Bahçeli’ye şirin gözükme gayretleri içerisine girerek Alevileri Türkleştirirlerken Lütfü Doğan da ayetlerle Müslümanlaştırmaya çalıştılar.

Bunlar sadece izlemeyenler için bir önbilgi niteliğindeydi ama asıl sorun bu sempozyumu hazırlayanların amaçlarının anlaşılamaz olmasıydı.
Belki de anlaşılamaz hal aldırtarak verilmesi gereken mesajın saklı gizli yada satır aralarına sıkıştırılarak verilmesiydi.

Tartışmaların sonucunda akıllara şu soru geliyordu.
Burada öğretilmeye çalışılan konu Aleviler Türk mü,Müslüman mı.
Aslında Anadolu Alevilerinin nasıl inandıkları,nasıl yaşadıkları ve hangi milliyetten oldukları konusunda bir sorunları yoktur ama sanki ortada böyle bir sorun var da bunu Sünni, Türk-İslamcı,Dinci insanlarla aynı düşünceye mensup insanların ağırlıkta oldukları bir toplantıda anlatılmasının kaçınılmaz olduğudur.

Asıl gelinmesi gereken nokta. Alevileri birilerine peşkeş mi çekmeye çalışanlar var, yada öylemi gözüküyor? Bu soruya cevap aramak gerekmektedir.
Hasan Onat Hocaefendinin verdiği örnek ciddi ve bir o kadar da pazarlamacı anlayışıyla mesaj verilme politikasının yürütülmesidir.
Çok ciddi bir söylemdi “İslam dışındaki Alevilik arayışı ekonomik arayıştır” derken ne demek istediğini daha da açması gerekir. Zaten bu tip sempozyumlarda bu insanlar bu şekilde konuştukça yeni yeni iddialar ortaya atılacaktır.

Aleviler aslında özellikle örgütlü Alevilerden, Demokratik Alevi hareketi içerisinde yer alan Aleviler kendilerini çok iyi tanımlarlar ve bu söylemler olsa olsa Alevileri pazarlamak isteyenler için ekonomik arayış olur. Bu yoldan faydalanmak isteyenler de salonlara kimleri taşıdıkları ve kimlere neler sunduklarını bir kez daha göstermiş oldular.

Günümüzde benzeri tartışmaları yada pazarlamaları daha sıkça yaşayacağız.
Herkesin bu konuda hazırlıklı olması gerekir.

Geçmişte olduğu gibi Aleviliği Alevi olmayanlar tartışıyor ve Alevi olmayanlara anlatılıyor. Bu alevi olmayanlar kendilerine göre iyi alıcıdırlar. Buradan aldıkları ile yarın köylerde yada kırsalda yaşayan Alevilerden başlamak üzere yeni bir politika ile yeni bir alan çalışması yapıyorlarmış gibi ortaya çıkacaklar ve onların asıl talepleri olan Alevi oylarını alırlarken bir dönemler Alevileri yok etmeye çalışanlarla,Aleviliği yok etmeye çalışanlar aynı zaman da asıl amaçlarını da gerçekleştirmiş olacaklar.

Alevi örgütleri de bu işe çanak tutmuş olacaklardır yada olmaya devam edeceklerdir.

Bu tip örgütlerin hazırladıkları Alevilik sempozyumları Sünni bilim adamları ile siyasilerin işine yarayacaktır.
MHP ve yandaşlarının salonun ön koltuklarını işgal etmiş olmaları (davetli oldukları için) birilerinin de kursağını kabartırken,bugüne kadar Alevileri ve alevi kurumlarını arka bahçeleri gibi görmeye çalışanlar bu salonları hemen terk ediyorlarsa sorun çözülüyor mu,iplik yumağına mı dönüşüyor kendileri düşünmelidir.

Herkes birilerini pazarlamaya başladı sözleri söylenecektir kısa süre sonra. Kimileri MHP ile kimileri AKP ile gizli pazarlıkları alenen sürdürecekler. Aleviler de bu pazarlığın neresinde olacaklar zaman la göreceğiz ama umarım bahis konusu olan bu zaman uzun gelecek zaman olur. Bizde gelecek zamana yeni bir zaman dilimi eklemiş olalım ve son söz olarak,

Artık bundan sonra Aleviler kendi kendilerine soracaklardır.
Aleviler Türk mü Müslüman mı?

18.04.2009
Abbas Tan
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Member
Aleviler Türk mü Müslüman mı?
Düşünelim... Bir tarafta Emevi müslümanlığının yok etmeye çalıştığı, bir taraftan Milliyetçiler için Türk yapılmaya çalışıldığı şimdi ise Müslümanlığın bir kolu olarak gösterilmeye çalışılan bir dinden bahsediyoruz.

Adını koyalım önce Alevilik bir dindir. Neden mi? kendi ibadet şekilleri kendi ritüelleri kendi önder insanları var. Şimdi 1. Müslümanlar neden Alevileri sevmezler ve neden sapkın bir inanç olarak görürler? Dinlerin yayılış biçimleri ( Tek tanrılı dinler ) kendi dışındaki özellikle eğemenlik bölgesindeki köklü inançlara toleraslı davranmamışlar çünkü bu kendi inançlarının ortadan kalkması hususunda bir tehlike arz eder. 2.Alevilik ne zaman sapkın bir din oldu?biz Anadolıda yaşıyoruz. Alevilik diye isimlendirdiğimiz inanç bu bölgededir tabi başka bölgelerde başka isimlerle anılmışlardır ( Arap topraklarında; Hurufilik, Batınilik. Asya kıtasında; Şamanizm, Maniheizm gibi ) Peyganberler temel olarak insanları birleştirmeye onları dünyanın maddeselliğinden soyutlamaya insani değerlerle oluşan bir toplum yaratmaya çalışmışlardır. Bunun yansıması olarakbu Aleviliktir bu coğrafyadaki adı. Bu coğrafyaya hakim olmak isteyen her devlet mutlaka Alevilerin desteğini almak zorunda kalmıştır. Selçuklular Danişmentlilerin desteğini alması, Osmanlı döneminde ise Osman beyin Şeyh Edebalinin kızıyla evlenip Aleviliği arkasına alması gibi. Bu uygulama Yavuz sultan selim ile bozulacaktır. yavuzun hırsa tapışı daha fazla işgal toprakları istemesine neden olacak Bu Uygulamayım Alevilik ile yapamayan yavuz, Mısır seferiyle Sünniliği bu topraklara getirecektir. Yani o zamana kadar bu Topraklarda bu günkü anlamında bir Müslümanlık yoktu. konu da her kesimin farklı bir Alevilik tanımlaması üzerinde durulmuş bu ise bu güne kadar yürütülen asimile politikasının bir sonucudur Bizans dönemini saymazsak bunu ilk yapan Selçuklulardı Özellikle doğu bölgesindekihalk liderlerine rüşvet ve toprak vaadleriyle bunu yapmaya çalıştılar ancak başarılı olamadı. Osmanlıda ise Devlet dini olarak kullanılan Alevilik -ki biz onu kitaplarda şimdiki haliyle Bekteşilik olarak görüyoruz- Yavuzla başlayan soykırımlarla devam etti. Yavuzun İran seferinde getirdiği Sünni halkı G.doğu anadoluya yerleştirerek Aleviliği çökertmek için başka bir din oluşturulmaya çalışıldı. Biz buna Şafilik diyoruz. Şafilik Müslümanlığın sertleşmiş ve İmam şafinin görüşlerini alan Aleviliği sapkın bir görüş olarak ifade eden bir inançtır. Şafiliğin oluşmasında İdris Bitlisinin payını da unutmamak gerekir Yavuzdan aldığı doş imzalı fermanlarla Alevi halkın elindeki topraklar alınmış halk sürülmüş, Alevi önderleri asılmıştır. Bu yüzden d. Anadolunun doğusunda ve g.doğu anadoluda Alevi bulunmaz.( istisna olarak asimile amacı için bazı sürgün Alevi köylr vardır) son olarak farklı alevi kimlikleri üzerine değineceğim. Alevilik tektir ve tek anlamı vardır bazı yazarların da idda ettiği gibi sadece Hz Ali yanlıları değildir. Alevilik Binlerce yıllık geçmişi olan Bütün diktatör yönetime karşı halkçı bir tabana ve görüşe dayanan, Amacı dünyayı anlamak ve yaratılış sırrını halka vererek nereden geldiklerini anlatmak olan, Çok tanrılı bir yapısı olan ( şimdi tek tanrı denilse de hala Şamanizm gibi tabiat kökenlidir) Yazılı tarih olarak Hititlere kadar uzanan insanı her şeyden üstün tutan, din ayrımı yapmayan en ideal dindir.
Son Düzenleme: 11/11/2010, 23:09, Düzenleyen: kazım inan.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.