You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Aleviler Neden Namaz Kılmaz

Aleviler Neden Namaz Kılmaz

Posting Freak
Aleviler Neden Namaz Kılmaz
donanma44 yazdı:Sevgili FadimeBK,Alevilikte namaz yoktur derler sonra da cenaze namazı kıldırırlar !..

Alevilikte namaz vardır ki diğer ibadetlerimiz gibi Türkçe olarak icra edilmektedir.

Bizler Pir Zöhre Ana'mızdan öğrendiğimiz şekli ile günde 3 vakit toplamda 6 rekat namaz kılmaktayız.

Namazımız kesinlikle sunni vatandaşlarımızın kıldığı biçimde değildir !. Diğer ibadetlerimiz gibi bu ibadetimiz de Alevi inancına özgüdür...


Öyle ya, ölüye namaz gerekiyor da diriye mi gereksiz...ayrıca senin kıldığın cenaze namazından ölüye bir fayda yok sadece sen yerini Allah'a bildiriyorsun , yaşarken kıldığın namaz seni ilgilendirir...
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Posting Freak
Aleviler Neden Namaz Kılmaz
Aslında[COLOR="#B22222"] " alevilerin namazı yok" diyen kesime kızmıyorum ben, bizlerde Yaşayan Pir Zöhre Ana'yı bilmeden önce alevilerin namazının olmadığını biliyorduk. Alevilerin namazı yok diyen kesimden çok, Yaşayan bir evliyanın alevi toplumuna ışık gibi yayılmasını çekemeyen grupların [color=#B22222Zöhre Ana'ya[/color] "sonradan alevilere namazı getirdi" diye kızmasını yargılamalıyız. Bilip yok saymak bilmemekten daha büyük cahilliktir bence. Namaz kılmayı bırakın bizim ramazan orucunu tutan akrabalarımız vardı...Zöhre Ana boşlukta olan, doğru ve yanlış arasında cebelleşen alevi toplumunun üstüne doğan bir gökkuşağı gibidir. Bu ışıktan yararlanabilmek ne mutlu...Namaz ehlibeytin'dir, Hz Ali'yle birlikte doğmuştur, Zöhre Ana'da bize batından ses getiren ehlibeytin sesidir
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Administrator
Aleviler Neden Namaz Kılmaz
[FONT=Microsoft Sans Serif] Aleviler neden namaz kılmaz?

Böyle kodlanmadıkları için Smile Şaka bir yana, rahatlarını pek bozmak istemedikleri için gördüğüm kadarıyla.

Cem evlerinde Cenaze namazlarına katıldığımızda gözlerimizle şahit oluyoruz ki 2-3 kişi taş çatlasın 5 kişi ancak abdest alıyor. Cenaze sahibi dahi Hak Muhammet Ali Ehlibeyt aşkına bir abdest almıyor. Türbelere ziyaret etmek için gelen canlara bakıyoruz Şah Kulu Sultan olsun, KaracaAhmet olsun yine abdest alan yok.Cemlere giren değerli canlara bakıyoruz yine abdest alan yok.

Türbe başlarında düğün yapar gibi davullu ,zurnalı ,halaylı şenlik yapan bir toplum siz zannediyormusunuz ki abdestte, namazda gözü olsun !.. Valla ben hiç zannetmiyorum.
Aleviler yıkık duvarlar üzerinde yol alıyorlar, aralarında en ufak bir birlik te yok ne yazık ki !

Namaz, abdest derken Sünni inançtaki gibi abdest namaz değil ! Son Evliyamız Mürşid Zöhre Ana'nın bildirdiği gibi Ehlibeyt abdesti ve namazı, Girişteki Elham,Kulfu,Salavat gibi duaların dışında geriye kalan bölümler tamamen Türkçe. (Bu duaların Türkçesi de var)

Türbe'de yatan Evliya'ya saygısı olmayanların Yaşayan bir Pire de saygısı olmaz. Bunlara önce Türbenin ne olduğunu öğretmemiz lazım !.. Allah'tan korkmazlar; benzetmek olmasın siz babanızın, annenizin, çocuğunuzun mezarına gittiğiniz zaman mezar başında şenlik yapıyor musunuz? Şenlik yapıp içki içiyor musunuz, terbiyesiz ortamları yaratıyor musunuz?

Alevilik, pilavcı dedelerin ve marksist, kürtçü dernek, vakıfların elinde yok olup gidiyor !.. Cumhuriyet kuruluna kadar dağ başlarında yaşayan bu Aleviler şimdi de Atatürk'ün resimlerini cemevlerindne kaldırıyorlar, geçmişlerini unutuyorlar. Sesiniz soluğunuz çıkmaz iken, kuş uçmaz kervan geçmez bölgelerde yaşarken Atatürk'ün Cumhuriyeti sayesinde ovalara indiğinizi ne çabuk unuttunuz?..

Unutmayın ki gelen hiçbir peygamber , hiçbir Evliya toplumun o an ki inanç, ibadet ve düşünceleri ile hareket etmez. Bu Ulu canların, toplumla uzlaşma gibi bir derdi yoktur. Hak neyi emretmişse, nasıl yapması gerektiğini söylemişse, neye inanacaklarını ve nasıl inanacaklarını emretmişse Pir, Mürşid topluma o şekilde öğretir.



Posting Freak
Aleviler Neden Namaz Kılmaz
İnsanlar bazen gerçek olduğunu hissetselerde veya gerçek olduğuna dair ispatlar görselerde bunu sırf "rahatlarını bozmak istemedikleri için ve sırf işine gelmedikleri için" başka şeylere bağlarlar kabul etmezler. Yaşayan bir evliya olarak şu zamanda kim şimdiye kadar bu kadar dillenmiş, kimin şimdiye kadar ışığı bu kadar yayılmış, hangisi şu yüzyılda alevilik adına bilgileri "dışlanacağını, yok sayılacağını, inkar edeceklerini, çamur atacaklarını bile bile cesurca yayabilmiş Yaşayan Pir Zöhre Ana'dan başka. Keramet sahibi diye araştırıldığında bir sürü saçma sapan insanın karşımıza çıktığı şu zamanda Zöhre Ana'nın bir ışık gibi parlaması, yurtdışından bile inananlarının olması, ayağına taş değmemesi, değdirmeye çalışanlarında hak tarafından belalarının verilmesi Zöhre Ana'nın kerametinin bir delili değilmidir?

Kolay mı bu yüzyılda insanların evliyayı tanımayı,ona inanmayı bırakın "Allah demekten vazgeçtiği" bir zamanda bu kadar insanın "Zöhre Ana Evliyadır" Zöhre Ana Ali'nin postundan, soyundan gelendir, Zöhre Ana ışıktır alabilene, Zöhre Ana derya ummandır içebilene, Zöhre Ana'nın nefesi İmam üseyinin Feryadıdır, yolu ulu Mustafa Kemal'in yoludur diyebilmek. İnsanlar böyle dünyaya ses getiren bir evliyanın dediklerine kulak asmıyorlarsa, çamur atıyorlarsa Zöhre Ana'nın "doğru anlattığı aleviliği" yok sayıyorlarsa görmek istemediklerindendir olmadığından değil.... Namazı kılınmış, abdesti alınmış bir mezhepe sahip olanlar haşa Allah size torpilmi geçmiş ki bu dünyada yapacağınız ibadetlerinizi yok saymış...
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Administrator
Aleviler Neden Namaz Kılmaz
ALEVİLERİN bugün camiye gitmedikleri bir gerçektir. Bunun hem sosyal, hem tarihi, hem de felsefi nedenleri vardır.


1) Tarihi Sebep: Bilindiği gibi, Mekke'nin alınması üzerine korkudan Müslüman olan Ebu Süfyan ailesinden gelme Muaviye, Osman zamanında Suriye'yi avucuna almış, Hz. Ali zamanında isyan etmiş, kılıç zoruyla püskürtülmüştü.


Hz. Ali Harici İbni Mülcem tarafından şehit edilince, Muaviye zor yoluyla Hz. Hasan'dan halifeliği aldı. Halkubi o zamana kadar, halife, halkın onayı ile seçiliyordu.


Muaviye, Hz. Ali'ye düşmandı... Ona, Şam'daki camilerde kılınan namazlarda, özellikle cuma namazlarında lanet ettiriliyordu. Hz. Hasan, Muaviye'ye hilafeti bırakırken, bu kötü âdetin kaldırılmasını anlaşmaya koymuştu. Fakat Muaviye, diğer koşullara uymadığı gibi, buna da uymadı. İslam şehirlerindeki camilerde, Hz. Ali'ye ve evlatlarına hakaretler, aldı başını gitti. Peygamber soyuna yönelik bu saldırılar, samimi Müslümanları yaralıyor, onları camilerden soğutuyordu.


Kendilerine, Müslümanların Emiri (emirülmüminin) dedirten bu Emevi padişahları, İslamiyet'i aslında hiçe sayıyorlardı. Örneğin, Velit, cariyesini erkek kıyafetine sokuyor, camiye yolluyor, halka namaz kıldırtıyordu. Kafası kızıyor, Kuran'ı hedef tahtasına asıyor, saatlerce okçulara oklatıyor, paramparça ettiriyordu. Sonra da; ?Haydi bakalım Muhammet'in kitabı, ne yapacaksan yap bana...? diyerek meydan okuyordu. Bir başka Emevi halifesi, namaz kıldırırken, namazı bırakıp cemaate; ?Yeter mi? Yoksa biraz daha kıldırayım mı?? diye alaylı alaylı soruyordu. Emeviler, aslında namaza hiç önem vermiyorlardı. Ama, halkın namaz kılmasını örgütlüyorlardı.


Yalancı âlimler ortaya çıkartılıyor, bunlar, uydurdukları Hz. Ali'yi kötüleyen sözlere, peygamber sözüdür, diyor ve bu yolla da Ali ve soyuna hakaret ediyorlardı.


Emevi devleti zamanında başlayan bu politik tavır, değişik biçimlerde şimdilerde bile yaşıyor. Camilerde genellikle politika konuşuluyor. Veya politikaya hizmet edecek konular din görevlilerince gündeme getiriliyor; değişik siyasal, dinsel görüşler hakarete uğruyor. İmamlar, cami görevlileri gibi değil, parti görevlileri gibi çalışıyorlar. Böyle davranmayan görevliler de var, ama bunlar azınlıktadır. Sünni Müslümanların bu konuda doğrudan doğruya bir hataları yok. Onlar yüzyıllardır yürütülen kötüleme kampanyalarının sonucu, olumsuz bakış açısı kazandılar...


Bugün, bir Alevi'nin camiye gitmesi demek, her türlü hakarete göğüs germeyi göze alması demektir.


Bu konuda birinci derecede suçlu olanlar, camilerin katı politik merkezler haline sokulmasına göz yumanlardır. Devlet, camileri, yalnızca dinsel işlerin konuşulduğu, Sünni insanların namaz kıldığı ibadet evleri haline getirmelidir.


Bugün, yerden biter gibi her tarafın camiyle dolmasının sebebi, ibadethane yetersizliği değildir. Yeni açılan camiler, gerici-bölücü politik görüşlerin harmanlandığı, örgütlendiği, yayıldığı politik birimlerdir.


2) Sosyal Sebep: Camilerde, Alevilere yapılan saldırılar ve hakaretler, bu kesimlerin camilerden kopmalarına sebep olmuştur. Türklerin Müslüman oldukları dönemde, camilerden kopma olayı tamamlanmıştı.


Alevi kesimi, camilerden uzaklaşmış, ama ibadetini bırakmamış, Tanrıya karşı görevini yapmak için yeni ibadet biçimleri de yaratmıştır. Anadolu Alevileri, başlangıçtan beri ibadetlerini cem ayini ile yerine getirmiştir. (Bölümüne bak.)


Bu nedenle, Alevilerin camiye gitmemeleri, bazı bağnazların söyledikleri gibi, onların dinsiz olduğunu göstermez.


Geçmiş dönemde, Aleviliğin, alt tabakalar tarafından benimsenmiş olması; bu tabakalar arasında bir ortak ibadet biçimi yaratmayı zorunlu kıldı. Çünkü, bu kesimler; kendilerine karşı düşmanlık eden tabakalarla bir arada ibadet etmenin olanaksızlığını görüyorlardı. Camilerin katı politik merkez haline getirilerek alt tabakaların inançlarına karşı hakaretlerin ortaya çıkması, kopuşu gündeme getirdi. Çünkü, camiler, yönetici kesimlerin elindeydi. Camilerde, hutbeler, yönetici kesimin çıkarlarını koruyacak biçimde veriliyordu. Hatta, İslamiyet'in görüntüsü bile değiştirilmiş; Müslümanlık, yönetici kesimin çıkarlarının savunması olarak gösterilmeye başlanmıştı. Tabakalar arasındaki sosyal, siyasal, ekonomik çatışmalar bu amaçla kullanılıyordu. Yönetimin denetemindeki camiler; alt katmanlara karşı amansız siyasi, dini, sosyal saldırıların gündeme getirildiği merkezler halindeydi. Alevi tabakalar; böyle bir ortamda ibadet etmenin olanaksızlığını görmüştü... Alevi geleneğine göre, Cafer'üs Sadık döneminde Aleviler özel ibadet toplantılarını başlatmışlardır. İlk cemler, bu toplantılar olarak kabul edilebilir.


3) Ekonomik Sebep: Aleviler, yoksul kesimden insanlardır. Göçebelerden bile çok zengin olanlar; Sünniliğe geçmişlerdir. Alevi halk, yaşayabilmek için çok çalışmak zorunda kalmıştır. Günde beş kez işlerini keserek namaz kılmaları, onları verimsiz olmaya, aç kalmaya mahkûm ediyordu.


Kuran'da yalnızca ?Tanrı'ya kulluk ediniz? dendiği halde, bu, günde beş vakit namaza dönüştürülmüş ve İslamiyet de bununla sembolize edilmeye başlanmıştı. Çalışan kesimin yaşam biçimine uymayan günde beş vakit işi bırakma nedeniyle Alevi kitlesi, bu işlemin yerine geçecek yeni yollar yaratmıştır. Zaten geçmişte de namazın bir meşakkate, yüke dönüşmemesi için gerektiğinde namaz birleştirilerek kılınmıştır. Hz. Muhammet buna özen göstermiştir. Hz Ali'de namazın uzatılarak yeni Müslüman olan halkın soğutulmaması için Yemen'deki görevlilere emir yollamıştır.


Gerçek, Kendini Kabul Ettirir


Alevilerin camiye gitmemesi, geçmişte ve günümüzde onlar için büyük suçlama konusu oldu. Fakat, gerçek kendisini dayattı; yaşam, Sünnileri de camiden koparttı. Bugün, Sünni Müslümanlardan camiye gidenlerin oranı yüzde onu geçmez. Hayatı rahat olan, geçinmek için hiç zorlanmayan şehirli kesim de bugün camiye gitmiyor... Bu sıkı tapınma biçimi, sosyal ve ekonomik hayatın gerçeklerine uymadığı için, namaz yalnızca bazı yaşlıların uyduğu bir ibadet haline döndü. Çalışan kitlenin namaz kılmaya vakti ve gücü kalmadığı için, camiler bomboş. Fakat, camiye gitmiyor diye, Sünni kesim insanlarımızın da inancından, imanından kuşku duyulmaz.


4) Felsefi Sebep: Alevilerin namaz kılmamasının asıl nedeni ise Alevi felsefesinden kaynaklanır.


Alevi felsefesinde, ibadette içtenlik önemlidir. Bütün ibadetlerin amacı da, Tanrı'ya yönelik kulluğun, Tanrı katından geri insana yansımasıyla, insanın mükemmel olmasıdır. Eğer, insan, inancında samimi ise ibadetin değişik şekilleri ile kendini meşgul etmesi yanlış bile sayılabilir. Çünkü bu, bir oyalanmadır. Yüreğin, Tanrı ile buluşmasını engeleyen bir oyalanma...


Aleviler, ceza veya mükâfat duygularıyla yapılan ibadetin gerçek kulluk olmadığına inanırlar. Hacı Bektaş Veli'nin bu konudaki görüşü, her şeyin içtenlikle yapılması yönündedir. İbadette biçim değil, öz önemlidir.


Namazı temel alan, namaz kılmayı mutlaklaştıran anlayış ile Alevi anlayışı arasında derin felsefi ayrılık vardır. (Bu konudaki ayrıntı için Alevi Felsefesi bölümüne bak.)


5) Dinsel Sebep: Aleviler için dindar olmanın yolu namaz kılmaktan geçmez. Namaz reddedilmez ama, ibadet onunla sınırlandırılmaz. Ayrıca, Alevilerin namaza bakış açısı, Sünnilikteki uygulamadan farklıdır.


Aleviler, Kuran'da namazın bugünkü haliyle dile getirildiğini kabul etmezler. Kuran'da namaz kılınız biçiminde bir ifade de yoktur. Söz konusu olan ?salat?tır. Salat, namazdeğil, Tanrı'yı içten anıp selamlamaktır. Eğer bugünkü anlamda eğilip doğrulma gibi bir namaz biçimi kesin şart olsaydı, bunun Tanrı tarafından biçiminin bildirilmesi gerekirdi.


Halbuki;


a) Kuran'da namazın biçimi yoktur... Nasıl kılınacağı tarif edilmemiştir.


b) Kuran'da, namazın beş vakit kılınacağına ilişkin bilgi de yoktur.


Namazın bir secde olduğu, Kâbe?de putlar önünde eğilmenin bu anlama geldiği de ayrı bir olgudur. İslam öncesinin Arapları da (Müşrikler) bu anlamda namaz kılmışlardır. Bu olgu, diğer bütün dinlerde de bulunmaktadır.


İslamiyette, namaz uzun geldiğinden, kısaltılmıştır; kimi zaman uzatılmıştır; sayısı, değiştirilmiştir. Bu uygulamalar bile, namazın Tanrı'nın kesin emri olmadığını göstermek bakımından yeterlidir. Eğer namaz Tanrı'nın kesin emri ve gelecek zamanlara da uzanmasını istediği bir emri olsaydı; namaz olgusunun böyle boşlukta bırakılmaması gerekirdi.Namazın biçimi konusunda, Sünni kesim arasında bile yer yer anlaşmazlıklar vardır. Namazı kesin Tanrı buyruğu sayanlar, bu konuyu Kuran'da ve İslam tarihinde derinlemesine araştırmayanlardır.


komder.tr.gg

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.