[COLOR="#000000"]
MİYASE İLKNUR / Cumhuriyet
DP’nin devamı olarak kabul gören Süleyman Demirel liderliğindeki Adalet Partisi’nin 1965 seçimlerinde yüzde 52.87 gibi yüksek bir oy oranı ile iktidara gelmesinde Nurcuların katkısı inkâr edilemez bir gerçekti. O nedenle Süleyman Demirel, bürokraside özellikle de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatında Nurcu kadrolara alan açtı.
Daha önce gerek kurucu Meclis gerekse İnönü hükümeti döneminde kızağa çekilen Nur tarikatına mensup İbrahim Elmalı Diyanet İşleri Başkanlığı’na atandı. İbrahim Elmalı’nın ilk icraatı ise Cemalettin Kaplan’ı başkan yardımcılığı görevine getirmesi oldu. Elmalı ve kadrosu, gittikleri yerlerde alenen şeriat propagandası yapmaktan çekinmiyordu. Ancak Alevilere yönelik ’Türkiye’de Alevilik sönmüştür’ sözü bardağı taşıran damla oldu. Daha önce sağ basının kendilerine yönelik hakaretlerine sessiz kalmayan Aleviler artık korku duvarını yıkmıştı. Elmalı’nın bu densizce açıklamasına Alevilerin tepkisi sert oldu. Bildiriler, açıklamalar ve istifa çağrıları birbirini izledi.
1966 yılında Muğla Ortaca olayları Cumhuriyet dönemindeki ilk mezhep kavgası olarak kayıtlara geçti. Sünni Kızılyurt köyü ile Alevi Fevziye köyü arasındaki arazi anlaşmazlığı Nurcuların kışkırtması ile mezhep kavgasına dönüştü. Ortaca olaylarından bir yıl sonra da ilk Alevi yayın organı olma hüviyetini taşıyan Ehlibeyt Yolu Dergisi’nin Elbistan’da düzenlediği gecede olaylar çıktı. Ãşık Mahzuni Şerif, Ferrahi, Rıza Aslandoğan ve Kul Ahmet’in sahneye çıktığı gecede ozanlar canını zor kurtardı. Alevi işyerleri tahrip edildi bir kişi dövülerek öldürüldü üç ağır, 170 kişi yaralandı. Çevre illerden takviye güvenlik güçleri istendi ve olaylar güçlükle bastırıldı.
Alevi partisi kuruluyor
Baskı ve hakaretlere maruz kalan Aleviler artık bildiri yayımlamakla yetinmiyor, gerektiğinde güvenlik güçlerine karşı eylem koymaktan da çekinmiyordu. 1969 yılında Erol Toy’un yazdığı ve Halk Oyuncuları’nın sahnelediği ’Pir Sultan’ oyunu önce Elazığ’da, bir gün sonra da Tunceli’de valilikçe hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yasaklanıyordu. Bu keyfi uygulamaya karşı 21 Ağustos’ta Elazığ’da, 23 Ağustos’ta ise Aleviler Tunceli’de sokaklara döküldü. Elazığ’da gericilerle, Tunceli’de de polisle çatıştılar. Tunceli’deki olaylarda polisin açtığı ateş sonucu bir kişi öldü. Halk Oyuncuları’nı Tunceli’ye davet eden TİP adayı Kemal Burkay ve 81 kişi gözaltına alındı.
Dönemin Diyanet İşleri Başkanı’nın Alevileri hedef alan açıklamaları ve Ortaca olayları ile derinden sarsılan ve siyasi alanda bir hamileri olmadığına inanan Aleviler partileşme yolunda ilk adımları da 1966 yılında attılar. Ankara ve İstanbul’da bir dizi toplantının ardından Birlik Partisi kuruldu.
Birlik Partisi’nin kuruluşu, zamanlama açısından pek uygun bir dönem sayılmazdı. Çünkü sol rüzgârların estiği o dönemde Alevilerin de öncelikleri değişmiş, inanç taleplerinin yerini sınıfsal talepler almıştı. BP ilk seçimde 8 milletvekili çıkardı. Sağ-sol ayrımının derinleştiği 12 Mart darbesinden sonra oylar büyük ölçüde ’Bu düzen değişmelidir’, ’Toprak işleyenin su kullananın’ sloganıyla yola çıkan Ecevit’in CHP’sinde konsolide oldu. Aleviler, sonradan adının başına ’Türkiye’yi ekleyen Birlik Partisi’ne sempatiyle bakıyor ama oylarını CHP’ye veriyordu.
1970’li yıllar boyunca gerek CHP’ye gerekse sosyalist sol partilere meyleden Aleviler, inanç özgürlüğü anlamında somut bir talepte bulunmadılar. Oysa CHP içinde o yıllarda önseçimle gelen çok sayıda Alevi milletvekili bulunuyordu.
Alevilerin kendilerine özel bir talepte bulunmamalarının temel nedeni, nasılsa ’düzen değişecek’,toplumu oluşturan her kesime özgürlük kendiliğinden verilecekti. Ayrıca o dönemin siyasal iklimi gereği Aleviler de kendi inançlarına yönelik taleplerin önüne sınıf mücadelesini koymuşlardı. İşçi, emekçi, topraksız köylü ve öğrencilerin temel hak talepleri daha öncelikliydi artık. Ancak yine de özellikle orta yaş ve üstü Alevilerin beklentileri farklıydı.
İlk Alevi bakan
Alevilerin kendi haklarını koruma adına kurduğu Türkiye Birlik Partisi’nden bile desteklerini esirgeyip kitlesel halde desteklediği CHP, taleplerine programında yer veremese de Alevileri görmezden gelemiyordu. O nedenle Bülent Ecevit MSP ile kurduğu koalisyon hükümetinde ilk kez bir Alevi bakana kabinesinde yer verdi. İzmir Milletvekili Tahtacı Mahmut Türkmenoğlu Gümrük ve Tekel Bakanı olarak görevlendirildi. Ecevit, 1978’de kurduğu hükümette de bir başka Aleviyi, Sivas Milletvekili Mahmut Özdemir’i Yerel Yönetimler Bakanı olarak atadı.
Türkmenoğlu, 1961’deki kurucu Meclis tarafından oluşturulan hükümetteki bakan ziyaretlerini saymazsak Hacıbektaş’ı ilk ziyaret eden bakan olmuştur. 16 Ağustos 1976’da Nevşehir’deki bir toplantıyı bahane ederek ’geçiyorduk uğradık’ misali eski CHP Genel Sekreter Yardımcısı Deniz Baykal ve Erol Çevikçe ile birlikte Hacıbektaş törenlerine katılmıştır. Gayri resmi de olsa bakan düzeyinde gerçekleşen bu ziyaret Aleviler için bir milat sayılmıştı. Deniz Baykal’ın Hacıbektaş ziyaretinin özel bir önemi vardı hem Baykal hem de Aleviler için. Zira Baykal’ın o yıllarda TBMM kürsüsünde yaptığı bir konuşmada sağ partileri, ’Sizin yaptığınız zulüm Kerbela’da Yezit’in Hz. Hüseyin’e yaptığı zulme eşdeğerdir’ şeklinde eleştirmesi Aleviler üzerinde olumlu bir etki yapmış, hatta Baykal’ın aslen Dersim’den Antalya’ya sürgün edilmiş bir ailenin çocuğu olduğu şeklinde bir şehir efsanesi dilden dile yayılmıştı.
Bu tarihten sonra artık her yıl Hacıbektaş törenlerine CHP’li bakanların ziyareti geleneksel hale dönüşmüştü. 1978 yılında CHP hükümetinde Kültür Bakanı olan Ahmet Taner Kışlalı’nın girişimiyle Hacıbektaş törenleri ilk kez Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenmeye başladı. Artık bakanlar’geçiyordum uğradım’ kabilinde değil, resmen törenlere katılır olmuşlardı. 1978 yılı törenlerinde Kültür Bakanı Kışlalı dışında, Turizm Bakanı Alev Coşkun, Gençlik ve Spor Bakanı Yüksel Çakmur da hazır bulunmuş ve konuşma yapmışlardı.
kirmizihaber.com/duzen-degisecek-aleviler-de-hakkini-alacakti/
Aleviler de hakkını alacaktı !
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...
MUSTAFA ŞEREF,
KEMAL GURUR,
ATATÜRK ONURDUR...
Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
Horasan köyünden geliyor pirim
Kırklar binasında var oldu yerim
Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
Pir Zöhre Ana
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...
MUSTAFA ŞEREF,
KEMAL GURUR,
ATATÜRK ONURDUR...
Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
Horasan köyünden geliyor pirim
Kırklar binasında var oldu yerim
Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
Pir Zöhre Ana