You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Aleviler Cellatlarına Destekten Vazgeçmeli

Aleviler Cellatlarına Destekten Vazgeçmeli

Posting Freak
Aleviler Cellatlarına Destekten Vazgeçmeli
Dersimli Sanatçı Ferhat Tunç’tan gazeteci Muharrem Coşkun’a çarpıcı açıklamalar:

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Meclis’te Demokratik Açılım konuşulurken, “Atatürk ve İnönü, Şeyh Said isyanını, Dersim İsyanını bastırırken analar ağlamasın dediler mi?” diye sordu. Ve bu katliamları savunarak örnek gösterdi. Siz bu sözleri dinlerken neler hissettiniz?
İlk duyduğum zaman hiç şaşırmadım. Bu zihniyetten başka bir yaklaşım beklenemezdi. Asıl beni şaşırtan Onur Öymen bu açıklamayı yaparken, Meclis’te “Aleviyim diyen, Kürt’üm” diyen milletvekillerinin sessiz kalması oldu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, o sürecin ne anlama geldiğini bilmesine rağmen tepkisiz kalması şaşırtıcı. Hatta Onur Öymen’i alkışlaması, gelen tepkilerden sonra Onur Öymen’e sahip çıkması ilginç geldi.. Mecliste biri çıkıp, “Öymen’e, ‘sen bunu söyleyemezsin, ülkenin kangreni olmuş bir sorunun çözümünde, 70 yıl önceki çözüm önerisini sunamazsın’ diyebilmeliydi.

Bu sözleri cumhuriyetin sahibi olduğunu söyleyen, Atatürkçü olduğunu belirten ve aynı şekilde katlettikleri insanların oylarıyla iktidar olmuş veya bir yere gelmiş insanların söylemesi can acıtıyor.

ALEVİLER CELLATLARINI TERKETMELİ

Bu noktada şunu sormak istiyorum. Sizin de dediğiniz gibi, Alevi katliamı yapmış olmasına rağmen Aleviler neden CHP’yi desteklemiş veya desteklemeye devam etmiş?

Sistem yani kurulu düzen önce İslamcılığın fobi olarak gösterdi ve İslami korku olarak topluma sundu. Laiklik ve Atatürk istismarıyla hareket eden CHP, kendi kurulu düzenleri için Alevileri yanlarına çektiler. Devletin politikası da temelde tarihsel gerçekliği gizlemek, asimilasyon ve inkar üzerine inşa edilmiş. Aleviler bu şekilde kullanılmış ve yıllardır bu gerçeği görmezden gelmişler. CHP’nin kurduğu sistem İslami fobi oluşturarak Alevilere cellatlarını destekletmiştir. Ama Öymen’in o sözleri Alevilerin gerçeği görmelerini sağladı. Bu sebeple de hayırlı bir şey oldu. Öymen’in söylediği sözler cumhuriyetin temel zihniyetini de ortaya koydu. Yıllarca bu ülke bu zihniyetle yönetildi. Bu zihniyet inkârcı bir zihniyettir ve imhacıdır, Türk olmayana yaşam hakkı tanımaz. Alevileri tanımayan, her türlü katliamı ve vahşeti olumlayan olumlu bakan bir zihniyettir. Şimdi bu aşılıyor. Tabii ki aşılırken sancılı oluyor.

DEDEMİN DERİSİNİ YÜZDÜLER

Siz Dersimlisiniz ve Alevisiniz. Sizin dedelerinizden de bu katliamda öldürülen var mı?

Bakın ben dedemi uzun uzun yazdım. Benim dedemin bacaklarındaki derisi yüzülüyor. Ve öldü diye bir kenara atılıyor. Annesi cesedi almak için gidiyor. Pertek’te bir askerin evinde hizmetçiyken Türkçeyi öğrenmiş. Bu sebeple onlarla Türkçe konuşuyor. Onlara “oğlumu öldürdünüz. Bari cesedini verin” diyor. Türkçe konuştuğu için cesedi veriyorlar. Normalde cesetleri yakıyorlar ve ya Munzur’a atıyorlar. Dolayısıyla dedemin annesi cesedi alıyor ve geliyor. Yolda nenem; dedemin yaşadığını görüyor ve hemen indiriyor. Doğal bitkilerle yarasını tedaviye başlıyor. Ormanda birkaç kişi de yardımcı oluyorlar. Dedemi tedavi etmeye başlıyorlar. 3 ay sonra iyileşmeye başlıyor. Ancak dedem bunları bizlere asla anlatmadı. Ben nenemden dinledim. Benim gibi Dersimde çocukluğu geçmiş hiç kimse dedelerinin neler yaşadıklarını tam olarak bilmiyor. Çünkü anlatılamayacak kadar büyük bir katliam yapılmış. İnsanların köylerinden, mağalarından alınarak Munzur’a yakın yerlerde makineli tüfeklerle nasıl öldürüldüklerini anlatıyorlardı. Bakın 70 bin kişiden bahsediliyor. Ama 90 bin rakamı da telaffuz ediliyor. Bu bir vahşet soykırım demiyorum ama soykırım kadar büyük bir vahşet.

Dersim Katliamı konusunda Mustafa Kemal’in “sorumluluk bana ait” dediği biliniyor. Cumhuriyet gazetesinin dönemde yayınladığı haberleri biliyoruz. Sizce Mustafa Kemal’in bir payı var mı, dinlediklerinizde..?

Türkiye tarihinde yaşanan katliamlara baktığımızda olayların arkasında tekçi mantık ve zihniyetin yattığını görüyoruz. Kürtlere yönelik katliamın temel mantığı bunun üzerine kuruluyor. Ve bu kalıba sığmayanları da yok ediyorsunuz. 1935’başlayan ve adım adım 1938’lere gelinen bir süreçtir Dersim Katliamı. Şunu söylüyorlar: Mustafa Kemal hastaydı, olanlardan haberi yoktu. Bu gerçekleri saptırmaya dönük çabadır. Katliam bizzat Mustafa Kemal’in emriyle, iştirakiyle gerçekleştiriliyor.Başarısızlığın olması halinde Sabiha Gökçen devreye giriyor. 1938’de Seyit Rıza ve arkadaşları idam ediliyor; idamından bir gün sonra Elazığ’da köprü açılışı yapıyor Mustafa Kemal. Yanında bulunan Sahiba Gökçen’di.

Sabiha Gökçen’i Sabiha Gökçen yapan Dersim’de üstlenmiş olduğu roldür. Dersim’in köylerine, mağaralarına yağdırdığı bombalardır. Bizim yüreklerimizi sızlatan bir ismin anımsatılmaması lazım. Sabiha Gökçen’in adını bir havaalanına verilmesi büyük bir çekişkidir.

Nasıl Bir hava saldırısı Sabiha Gökçen’in ki?

Hava saldırılarında çiviler kullanılıyor. Yukarıdan insanların üzerine tonlarca çivi boşaltılmış. O çiviler insanların kafaların yüzlerine saplanmış. Bunu da ilk kez dersimde uygulamışlar. Dersime gittiğinizde her ağacın, her vadinin, her taşın bir hikâyesi bir öyküsü var. Her gittiğiniz yerde bir hikâyeye rastlıyorsunuz. Bu çivi de onlardan biri. O dönemde Sabiha gökçen’in komutasında yukarıdan bırakılıyor. Köyler yok edilmiş.

SEYİT RIZA RUSLARA KARŞI SAVAŞTI

Siz Dersim’de büyüdünüz. Oradaki insanlar Dersim isyanının sebebi olarak ne söylüyorlardı. Gerekçesi neydi?

Dersim çok özel bir bölgedir. 1915’lere kadar gittiğinizde özerk bir bölgedir. Kendi kendilerine yeten bir bölgedir. Bunun için tarih boyunca birçok çatışma yaşanmış ancak bu yönetim biçiminden taviz vermemişler.

Dolayısıyla cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda Dersimlilerle iletişime geçilmedi. Merkezi yönetim konusu doğru dürüst anlatılmadı. Dahası provokasyonlar başlıyor.. Bazı karakollar basılıyor. 1935 sonrası “Tunceli Kanunu” yürürlüğe giriyor. Orda bir takım insanlar Seyit Rıza aşireti dahil baş kaldırıyor.

Seyit Rıza Dersimliler için ne ifade ediyor ne anlama geliyor?

Seyit Rıza bir aşiret büyüğüdür ama sadece kendi aşireti üzerinde değil, Dersim’deki diğer aşiretler içerisinde de etkili bir insandır. Seyit Rıza kendi hayatı boyunca büyük savaşlar vermiştir. Rusya’ya karşı da büyük mücadele vermiştir. Türkiye’nin kurtulmasında Seyit Rıza’nın çabaları da olmuştur. Türkiye’nin ilk yıllarında da devlete karşı böyle bir tavır alıyor fakat yaşanan vahşetleri görünce ölümlerin olmaması için kendisi gidip telim oluyor fakat toplu kıyımlar devam ediyor.

AK PARTİ HÜKÜMETİ BİR ŞANS

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Dersim’e gitti. Bazılarının “İslamcı” diye nitelediği, devletin zirvesindeki kişinin Cemevini de ziyaret etmesini nasıl yorumlarsınız?


19 yıl aradan sonra bir cumhurbaşkanı katliamların yaşandığı bölgeye gidiyor ve bir Cemevini ziyaret ediyor. Bunu, sorunların aşılmasında çok önemli bir işaret olarak görüyorum ben. Ben Türkiye’deki sorunların CHP tarafından çözüleceğini sanmıyorum. Çünkü sorunun kaynağı CHP’dir. CHP Tek Parti iktidarından geliyor. Türkiye’de gerçek anlamda barışın, kardeşliğin, demokrasinin işlerlik kazanmasını sağlayamamıştır. Dolayısıyla bugün farklı bir kulvarda gündeme geliyor.

Tabii ki bu iktidarın Türkiye için bir şans olduğuna inanıyorum. Bu şansın çok iyi değerlendirilmesini temenni ediyorum. Türkler var ama Kürtlerin olduğunu da kabul edecekler. Suniler de Alevilerin olduğunu kabullenecekler. Ancak halen bu ortam oluşturulamamış. Bunun için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı. Hepsinden önemlisi Türkiye’nin yeni bir anayasa’ya ihtiyacı var.

Sünni Müslüman kesimin de sorunları var. Örneğin başörtü yasağı..

Başörtüsünü sorun haline getiren yaklaşımı da anlayamıyorum. Dünyanın hiçbir demokratik özgürlükçü ülkesinde böyle bir sorun yok ki. Biz halen bu sorunları konuşuyoruz. Bu engelleri aşmalıyız. Bu tür sorunlar konuşulup çözülmesi gerekiyor. Slogan haline gelen farklı kültürler maalesef içselleştirilemedi. Ülkeyi yönetenler bunu içselleştirseydi bu anlamda yol açsalardı bugün bu kadar sıkıntılı olmazdı bu süreç. Bence bu halk yeterli duyarlığa sahip yeter ki yönetimdekiler imhacılığı, inkarcılığı terk etsinler.



ERGENEKONU SAVUNMAK İNSANLIK DIŞI

AK Parti’ye oy verir misiniz?

Hükümet bu süreci eğer ilerletilirse daha güçlü bir şekilde iktidarı alır. Eğer gerçek anlamda samimiyetine inanırsam gereğini yaparım. Ama Beyoğlu’nda Sokak ortasında çok sudan bahanelerle gözaltına alınan bir insanım.

AKP’ye destek veririm gibi bir şey söylemek istemiyorum. Ama dediğim gibi samimiyet olduktan sonra herkes üzerine düşeni severek yerine getirir. Siyaset gelip geçicidir. Ama bu ülke, halklar, dinler, kalıcıdır. Bunların kendini ifade etmesini sağlayacak süreci desteklemekten bahsediyorum. Buna vesile olan AKP hükümeti ise ona destek vermeliyiz. CHP olsaydı ona destek verirdik.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Senior Member
Aleviler Cellatlarına Destekten Vazgeçmeli
Tabi aleviler chp yerine senin gibi pkk'ya destek versin öyle değil mi? sizin gibi alevi de insan da olmaz olsun, vatanını iki tane kadın memesine satan sahtekar aydınlar sizi...
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.