You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi - Sünni savaşı için kirli plan - Barış YARKADAŞ

Alevi - Sünni savaşı için kirli plan - Barış YARKADAŞ

Posting Freak
Alevi - Sünni savaşı için kirli plan - Barış YARKADAŞ
Türkiye, 4 + 4 + 4 adı verilen ve kimi kesimlerce ''Kademeli Eğitim'' olarak da adlandırılan yeni modeli tartışırken, gündem birden bire 28 Şubat'a döndü. Yaklaşık 15 yıl önce askerlerin siyasete yaptığı müdahalenin gündeme getirilmesi, 4 + 4 + 4'e ilişkin tartışmanın önünü de kesti. Yaklaşık 40 gazetecinin bir süre sonra gözaltına alınacağının açıkça yazılıp çizilmesi, Kademeli Eğitim'e ilişkin oluşabilecek tepkilerin de önünü kesti. AKP muhalifi gazeteciler, ''hedef'' olmama adına, kademeli eğitimi gündemlerinden düşürdü.

Bu sırada, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in Taraf Yayın Yönetmeni Ahmet Altan'a verdiği bir demeç de satır aralarında kayboldu. Dinçer, Kademeli Eğitim'e ilişkin tasarıdan kendisinin haberdar olmadığını açıkladı. Ne ilginçtir ki; bir süre önce de Ali Babacan, ekonomiye ilişkin önemli bir kanun tasarısının Meclis'e getirilmesinden sonradan haberdar olduğunu ifade etmişti!

Medya, özgür ve bağımsız olmadığı için, tek başına hükümet düşürecek olan bu açıklamalar, yeterince tartışılamıyor, kamuoyu bu ve benzeri bilgilere ulaşamıyor. Bir düşünün; Ekonomi'den Sorumlu Bakan Babacan ile Milli Eğitim Bakanı Dinçer, hayati önemdeki iki kanun taslağından haberdar olmadıklarını açıklıyor. Medya, bu açıklamalara rağmen, "AKP'Yİ KİM YÖNETİYOR?" sorusunu yöneltemiyor. Medyanın dizlerinin üzerine çökertilmesi yüzünden, hepimizin hayatını ilgilendiren çok önemli konular, hep gölgede kalıyor.

"Gölgede kalan" ve gün ışığına çıkmasına izin verilmeyen konulardan biri de AKP hükümetinin ABD adına Suriye'ye açmaya çalıştığı savaş... AKP hükümeti, ABD'nin Suriye - İran ve uzun vadede Rusya'yı çökertme planının gönüllü bir piyonu olmaya soyundu. Öyle ki; yıllardan bu yana ''dost'' oldukları Beşşar Esad'ın birden bire ''diktatör'' olduğuna kanaat getirildi. Ve o diktatörün devrilmesi için, adları kamuoyuna "Hür Suriye Ordusu" olarak duyurulan para - militer güçler için Hatay'da askeri kamp kuruldu.

Bunun kadar vahim olan bir gelişme ise, Türkiye kamuoyunun gözünden ısrarla kaçırılıyor. Batı medyası, Türk kamuoyunun Hür Suriye Ordusu olarak bildiği para - militer ABD beslemesi sözde ordunun gerçek adının Muaviye Ordusu olduğunu yazıyor. Muaviye ve oğlu Yezid'in özellikle Caferi - Şii ve Aleviler için sembolik anlamı var. Bilindiği üzere, Hz. Muaviye'nin oğlu Yezid, Hazreti Ali'nin çocukları Hasan ve Hüseyin'i Arap çöllerinde katletti. Tarihe, bir nev'i iktidar kavgası olarak geçen o trajediden sonra, Hazreti Ali'nin sevenleri, Sünni öğretiden hızla uzaklaştı.

Tarihin derinliklerine çok fazla girmeye gerek yok... Kerbela Katliamı olarak bilinen bu olaya rağmen, ABD'nin beslediği - para militer güçlere Muaviye Ordusu adını vermesi, Ortadoğu ve Arap dünyasındaki kanlı planın da ipuçlarını gösteriyor. ABD, Arap halkları arasında bir Sünni - Şii kavgası yaratmak ve ülkelerin coğrafi yapılarını değiştirmek istiyor. Zira; bölünmüş, parçalanmış ve güçten düşmüş devletlere mensup halkları daha kolay yöneteceğini düşünüyor.

ABD, Rusya'nın yeniden ayağa kalkması ve rekabet edecek güce ulaşmasından duyduğu korku yüzünden, kirli planlarını hayata geçirmek için acele ediyor. Ortadoğu'da İran - Suriye arasındaki koridoru boşaltıp burayı AKP gibi, İsrail - ABD yanlısı hükümetlere teslim etmeye çalışan Obama ve arkadaşları, gözleri dönmüşçesine hareket ediyor. Şii - Caferi ve Alevilerin tepkisini çekecek isimleri sözde ordulara verdirten ABD, Sünni - Şii kavgasını alevlendirmeye çalışıyor.

Bu bağlamda, hem Alevilerin, hem de Sünnilerin ABD'nin kirli oyunlarına alet olmaması ve toplumsal barışı tesis edecek adımlar atması gerekiyor. Zira; ABD'nin kendi çıkarları için gerektiğinde Alevileri, gerektiğinde ise Sünnileri maniple edeceği ve kullanmak isteyeceği biliniyor. Aleviler, Sünnilere karşı çıkartılacak yapay bir kavgada yer alırsa, kuşkusuz bundan en büyük zararı kendileri görür. Aynısı Sünniler için de geçerli... Her iki kesim de üzerlerinden planlanan bu çirkin tezgahı bozmak için el ele vermek zorunda...

Bu kirli ve kanlı planın ilk provasının Adıyaman'da Alevilerin evlerine işaret konularak yapıldığı anlaşılıyor. ABD, Sünni - Şii kavgası yaratarak, Ortadoğu'yu küçük devletlere bölmeye ve onları rahatça yönetebileceği bir düzene sokmaya çalışıyor. Sünni - Şii ayrımı bu bağlamda yapay bir ayrılık gerekçesi haline getiriliyor. Hepimizin çok ''uyanık'' olması gerekiyor...

6 Mart 2012
Kaynak : gercekgundem.com
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.