Alevi sünni evliliği sorunu ülkemizde yaşanan ve gençlerin önüne çıkan mezhep sorunudur. Mezhep farklılığı beraberinde kültür farklılığını da getiriyor . Bu da yıllar içinde problem olarak çiftlerin karşısına çıkabiliyor.
Alevilik, yolunuz sizin için önemli olmayabilir veya gerçek bir alevi gibi yaşamıyorsanız genel insani bir tavırla davranır ve aşağıdaki gibi düşünürsünüz !..
"Evlenmek isteyen gençlerin iyi düşünüp karar vermesi lazım. Her şeyden önce zorlu bir sürece gireceklerini bilmeliler. Her iki tarafın ailelerini iyi tanımalılar. Evleneceği kişinin ailesinin kültür yapısına, Aleviliğe, Sünniliğe bakış açılarına çok iyi bakmalılar. Eşlerin birbirini sevmesi mutluluk için her zaman yetmeyebiliyor. Mezhebi bakış açsını aşamamış anne babalar devreye girip evliliği sıkıntıya sokabiliyorlar. Bu durumda eşler birbirlerini kollayıp eşini anne babasına ezdirmemeye dikkat etmeli."
Alevilik ve yolunuz sizin için önemli, alevi inançları ve öğretileri hayatınızı kaplıyorsa ona göre yaşıyorsanız daha farklı düşünürsünüz.
Çünkü yolumuz cümleden uludur ve belirli kuralları vardır. Bu kurallara göre Alevi Alevi ile Sünni Sünni ile evlenir. Bir Alevi Sünni ile evlenirse yol düşkünü olur.
Üniversite'de okurken komşumuzun kardeşi Alevi bir kardeşimizi kaçırıp evlenmişti. Aradan biraz zaman geçince zavallı kıza baskılar artmış ve Alevi olmasından dolayı farklı söylemler söylenmeye başlanmıştı. Annem ve babam dayanamadılar komşumuzla konuşmaya karar verdiler. Aile ile konuşuldu ama nafile aradan biraz daha zaman geçince evliliğin daha birinci yılına gelmeden boşanma meydana geldi ve ayrıldılar.
Bizlerin ne düşündüğünden öte Alevilik, Ehlibeyt yolu için can cömertliği yapan Pirlerimiz ne diyor bu önemli. Çünkü biz kabul etsek te etmesek te bu yolun sahipleri onlar. Biz hak divanında sorgulayacak, bizi Ehlibeyt ile sınayacak ve tartacak bu yüce Erenler... Yüce pir Mevlana'nın dediği gibi: " Körler görmeseler de, yıldızlar vardır."
Pir Sultan Abdal'ın bu konu ile ilgili nefesleri zaten her şeyi ortaya koyuyor.
Bir mümin yezide kızını verse
Anası babası ilayık görse
Yüz bin kere başı secdeye varsa
Hak da günahından geçmez billahi
Bir mümin yezidin yüzüne baksa
Gayet gökçek olsa şol meyli aksa
Ol müslim bacıdan zürriyet doğsa
Arsız meydanında kalır billahi
Pir Sultan'ım der ki Hakk'ın emrini
Koyuverse bir kişi avradını
Mümin olan bilir bunun dadını
Yedi başlı hınzır olur billahi
PİR SULTAN ABDAL
Alevi Sünni Evliliği Sorunu
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Tartışmalar
Yorumlar / Cevaplar
1
Okunma / Görüntüleme
13447
Alevi Sünni Evliliği Sorunu
Alevi Sünni Evliliği Sorunu
Bizim yolumuz yani Hz.Muhammed Mustafa ve Şahımerdan Hz.ALi'nin yolu'nun gerçek adı "İnsanlık Yolu"dur. sonradan müslümanlık diye Muaviye ve Emevi döneminde değiştirilmiştir.
Bu demek oluyorki herşey "insan" olabilmekte bitiyor.
İnsan olmak ne demek,
Eline-Diline-Beline Sahip Olabilmek
Dedikodu kötülüğünden,insanları birbirine düşürme pisliğinden vazgeçmek
Elinle koymadığını almamak
Gözünle görmediğini,kulağınla duymadığını sanki öyleymiş gibi anlatmamak
Harama kuşak çözmemek, adı ne olursa olsun
Kimsenin yuvasını yıkmamak
Yeryüzünde sadece Allah adını söyleyip,kötü kelimelerden sakınmak
Yüryüzünde ve yerin altında sualini verebilmek için Allah'a ikrar(söz) vermek
Hak divanına çıktığında yüzünün karasıyla çıkmamak için yine ikrar vermek
Şeytanın seni azdırmaması için Allah'a dua edeceksin
yukarıda yazdıklarım "insan" olabilmenin şartlarıydı.
Alevi olmanın şartları yukarıdakilerin tamamı dahil olmak üzere
Hz.Muhammed, Hz.Ali ve Ehlibeyt'ten şefaat beklemek
Hz.Muhammed'in göz nurları olan torunlarının ve Ehlibeyt'inin yas matemlerini tutabilmek
Allah'ın gönderdiği evliyalarına iman getirmek, inkar etmemek
Hz.Muhammed ve Hz.Ali'den kalan Hakikat,Ehlibeyt namazını kılmak
Hz.Muhammed ve Hz.Ali'ye ait olan Hakikat Kur'an'ının varlığına inanmak
Hülle denen nikahın yani boşanan kadının bir başka erkekle birlikte olup kocasına dönmesini şart koşan nikahın varlığına inanmamak
Bir kadının veya erkeğin, evliyken veya bekarken bir başkasıyla birlikte olmasının "yol düşkünü" olmasını gerektirdiği vs gibi güzelliklerin bulunması yanında
İnsan olarak ,komşu,arkadaş,dost olarak hiç bir ayrım yapılmamasına rağmen evlilik konusunda, Alevi bir kişinin sünni bir kişiyle evlenmesinin de "yol düşkünü" olduğu "yol"un gereğidir.
Her ot kökünün üstünde biter prensibi devreye girer.
Burada ,evlenen kişilerin, kişiliklerinin kötü olmasından değil, 1500 yıl önceye dayanan Hz.Üseyin'in şehit olmasından sonra,herkesin tarafını seçip ona uygun hareket etmesinden kaynaklanır.
Kısaca Alevi Aleviyle evlendiğinde veya sünni sünniyle evlendiğinde kökünün üstünde bitmiş olur....
Barış ve sevgi dolu bir dünya temennisiyle...
Bu demek oluyorki herşey "insan" olabilmekte bitiyor.
İnsan olmak ne demek,
Eline-Diline-Beline Sahip Olabilmek
Dedikodu kötülüğünden,insanları birbirine düşürme pisliğinden vazgeçmek
Elinle koymadığını almamak
Gözünle görmediğini,kulağınla duymadığını sanki öyleymiş gibi anlatmamak
Harama kuşak çözmemek, adı ne olursa olsun
Kimsenin yuvasını yıkmamak
Yeryüzünde sadece Allah adını söyleyip,kötü kelimelerden sakınmak
Yüryüzünde ve yerin altında sualini verebilmek için Allah'a ikrar(söz) vermek
Hak divanına çıktığında yüzünün karasıyla çıkmamak için yine ikrar vermek
Şeytanın seni azdırmaması için Allah'a dua edeceksin
yukarıda yazdıklarım "insan" olabilmenin şartlarıydı.
Alevi olmanın şartları yukarıdakilerin tamamı dahil olmak üzere
Hz.Muhammed, Hz.Ali ve Ehlibeyt'ten şefaat beklemek
Hz.Muhammed'in göz nurları olan torunlarının ve Ehlibeyt'inin yas matemlerini tutabilmek
Allah'ın gönderdiği evliyalarına iman getirmek, inkar etmemek
Hz.Muhammed ve Hz.Ali'den kalan Hakikat,Ehlibeyt namazını kılmak
Hz.Muhammed ve Hz.Ali'ye ait olan Hakikat Kur'an'ının varlığına inanmak
Hülle denen nikahın yani boşanan kadının bir başka erkekle birlikte olup kocasına dönmesini şart koşan nikahın varlığına inanmamak
Bir kadının veya erkeğin, evliyken veya bekarken bir başkasıyla birlikte olmasının "yol düşkünü" olmasını gerektirdiği vs gibi güzelliklerin bulunması yanında
İnsan olarak ,komşu,arkadaş,dost olarak hiç bir ayrım yapılmamasına rağmen evlilik konusunda, Alevi bir kişinin sünni bir kişiyle evlenmesinin de "yol düşkünü" olduğu "yol"un gereğidir.
Her ot kökünün üstünde biter prensibi devreye girer.
Burada ,evlenen kişilerin, kişiliklerinin kötü olmasından değil, 1500 yıl önceye dayanan Hz.Üseyin'in şehit olmasından sonra,herkesin tarafını seçip ona uygun hareket etmesinden kaynaklanır.
Kısaca Alevi Aleviyle evlendiğinde veya sünni sünniyle evlendiğinde kökünün üstünde bitmiş olur....
Barış ve sevgi dolu bir dünya temennisiyle...
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi