Malatya 'nın Tecde Mahallesinde ablasının okul arkadaşıyla evlenmesine karşı çıkan kardeş, genç çifti tabancayla vurarak öldürdü. Edinilen bilgiye göre, olay, Tecde Mahallesi Samanlı Sokak`ta meydana geldi. İnönü Üniversitesi`nde okuyan, aralarında resmi nikâh kıyan ancak düğün yapmayan İktisat Fakültesi öğrencileri 19 yaşındaki Alper Özdemir ve 19 yaşındaki Dilek Özdemir, bu evlenmeye karşı çıkan kızın kardeşi 18 yaşındaki A.A. ile tartıştı. Tartışmada A.A. tabanca ile ateş ederek, genç çifti vurdu. Gençler olay yerinde hayatını kaybederken, katil zanlısı A.A. olaydan sonra polisi arayarak durumu bildirdi. Olay yerine giden polis ekipleri, katil zanlısını ve olayda kullandığı suç aleti tabancayı ele geçirdi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
CİNAYET MEZHEP FARKLILIĞINDAN MI KAYNAKLANDI?
Tecde Mahallesinde işlenen cinayetin ardından Özdemir ailesinin evine ateş düştü. Olayda yaşamını yitiren 20 yaşındaki Alper Özdemir`in babası cinayetin mezhep farklılığının bir eseri olduğunu ileri sürdü. Dilek`i birkaç kez istediklerini belirten Özdemir, kızın ailesinin ]" Kızımı dışarıdaki köpeğe veririm ama size vermem" dedigini savundu
Ablasının okul arkadaşı ile evlenmesine karşı çıktığı iddiası ile Tecde Mahallesi Samanlı Sokak`ta oturan Dilek Özdemir ve eşi Alper Özdemir`e kurşun yağdıran lise öğrencisi 15 yaşındaki A.A`nın, "Töre mi yoksa mezhep farklılığından dolayı mı?" cinayeti işlediği gündeme geldi.
BABA ÖZDEMİR: ALEVİ OLMAMIZ CİNAYETİ TETİKLEDİ
Alper Özdemir`in Babası Hasan Hüseyin Özdemir,"Oğlum Alevi olduğundan kızın ailesi tepki gösterdi. Kızı birkaç kez istemeye gittiğimizde kızımı dışarıdaki köpeğe veririm size vermem" diyerek cinayetin nedeninin mezhep farklılığından kaynaklandığını ileri sürdü.
Çavuşoğlu Mahallesinde oturan Alper Özdemir`in baba ocağına ateş düştü. Gözyaşı, matem ve çaresizlik Özdemir ailesinin psikolojik durumunu gözler önüne seriyor. Alper`in yakın arkadaşları ve ailesi şok yaşarken hala yaşadıklarına inanamıyorlar.
"RESMİ NİKAH YAPTIRMIŞTIK"
Alper`in Babası Hasan Hüseyin Özdemir, Alper ile Dilek`in resmi nikâhının olduğunu hatırlatarak,"Olay günü Alper, annesi ve teyzesi ile düğün gününü belirlemek için kızın evine gittiler. Öğlen saat 12.00`de kızın halası, kardeşi ve amcası sırayla eve geldiler. Eve sinirli bir şekilde giren A.A, Alper`in üzerine yürümüş önüne geçen annesini kenara iterek 4 el ateş etmiş. Dilek`e ise, mutfakta kahve yaptığı sırada eli kanlı kardeşi tarafından mutfakta ateş edildi. Evden aceleden çıkan A.A`yı halası uyararak kız daha yaşıyor diyerek kardeşi dönüp 2 el ateş ederek ablasını öldürüyor" dedi.
"DÜĞÜN TARİHİNİ BEKLERKEN"
Tüm ailenin düğün tarihinin belirlenmesini heyecanla beklediğini belirten Özdemir, " Böyle bir olayın yaşanacağını aklımızın ucundan dahi geçirmiyorduk. Tam anlamıyla şok yaşıyoruz" ifadesini kullandı.
Özdemir, Alper`in Dilek`in amcası ve kardeşlerinden tehdit aldığını ileri sürdü.
ARKADAŞLARI DA ŞOK YAŞIYOR
Olay günü Alper`in yanına gittiğini anlatan arkadaşı Bilal İzci," Cep telefonu satış firmasında çalışan Alper`in işyerinden olay günü erken çıktı. Saat 13.30 civarları Alper`in vurulduğu bilgisini aldık. Tam anlamıyla şoke olduk. Adli Tıpa gittik, cenazesini alarak Şehir Mezarlığına defnettik" dedi
Alper`in çeşitli şekillerde tehdit aldığını söyleyen İzci, Alper`in tehditleri çok ciddiye almadığını kaydetti.
ASLAN: ÖRTÜLÜ İŞLER AÇIĞA ÇIKMALI
Cinayet olayının derinliklerine inildikçe bazı örtülü işlerin ortaya çıkacağını savunan İlker Aslan, bu olayın peşini bırakmayacaklarını aktardı.
PSİKOLOJİK TEDAVİ GÖRÜYORLAR
Öte yandan olayı canlı canlı yaşayan görgü tanıkları anne Canan Özdemir ve teyzesi psikolojik tedavi gördükleri bildirildi. Olay sonrası şoka giren anne ve teyzenin olayın şokunu atlatamadıkları öğrenilirken, köyde bulundukları kaydedildi. Olayla ilgili görüşmek istediğimiz acılı anne ve teyzenin görüş beyan edebilecek psikolojik durumda olmadığı yakınları tarafından aktarıldı.
EMNİYET`İN AÇIKLAMASI
Öte yandan emniyet birimlerince olayla ilgili olarak 11 Ocak tarihinde yapılan açıklama da ise olay şu şekilde yer aldı, "10/01/2009 günü saat: 12.20 sıralarında haber merkezinin yukarıda belirtilen adreste silahla yaralama olayının olduğunu bildirmesi üzerine olay yerine intikal eden görevlilerimizce A.Ö. ve D.Ö. isimli şahısların şüpheli A.A. tarafından silahla olay yerinde öldürülmüş oldukları görülmüş, olayı gerçekleştiren şüpheli A.A. olay yeri yakınlarında yakalanmış ve kendisinden 1 adet Browning marka tabanca, tabancaya ait şarjör, pantolonunun sağ cebinde (3) üç adet MKE yapımı 7,65 mm. çapında mermi ele geçirilerek muhafaza altına alınmış, şüpheli A.A. alınan şifai beyanında silahı amcası olan diğer şüpheliden aldığını beyan etmiş olup, olayla ilgili tahkikata devam edilmektedir."
Emniyet Müdürlüğünce kamuoyuna yapılan açıklamada görgü tanıkları konumundaki anne Canan Özdemir ve teyze hakkında bilgi verilmemesi dikkatlerden kaçmadı.
CİNAYETE TEPKİLER YAĞDI
'Bu olay son olsun'
İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Tecde Mahallesinde mezhep ayrımcılığı yüzünden işlenen cinayetin son olmasını istedi.
İki genç insanın yaşamlarını yitirdiği olayla ilgili olarak İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu değerlendirmelerde bulundu.
Sönmezoğlu, cinayette yaşamlarını yitiren iki genç fidana başsağlığı dileklerini aktararak, "Allah kimseye evlat acısı vermesin. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Müftülükler olarak Alevi ve Sunni ayrımcılığı olmadığını sürekli olarak işliyoruz. Ehli kitap ile muamelelerin yapılması bile caiz iken, yani Müslüman olan birisi dini Hristiyan, Yahudi olan birisi ile evlenebilirken, dini aynı olan, İslam, Peygamberi Hz. Muhammed, Kitabı Kuranı Kerim olan insanların birbirleriyle evlenmeleri caizdir. Bunda herhangi bir mahzur yoktur. Şu veya bu mezhepten olması herhangi bir şeyi değiştirmemektedir. Bu yanlış anlaşıla gelen bir husustur. Bir insanın Allaha, Peygambere, Kuran iman etmesi ve bunları inkar etmemesi iman etmemesine engel değildir" dedi.
"AYRIMA GİTMEK YANLIŞ"
"Şu veya bu mezhepten olacaksın diye araştırılması bir yanlışlıktır" diyerek sözlerine devam eden Sönmezoğlu, "Bu yanlışlık, kişilere, Ailelere ve topluma mal olmaktadır. Bu olay son olsun. Hepimiz kardeşiz. Mezhepler ne olursa olsun hepsi aynı yola çıkıyor. Bütün mezhepler İslam`ın bir koludur. Vatandaşlarımız bu ayrıcalığı zihinlerinden çıkarsınlar. Renkleri, dilleri soyla sopları ne olursa olsun ayrıma gitmek caiz değildir. Bir daha bu cinayetlerin işlenmemesi en büyük arzumuz. Temennimiz bu cinayetlerin bir daha işlenmemesi. Öldürmek insana ait olan bir şey değildir. Canı veren Allah, canı alması gereken Allah`tır. Bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibi günah alır. Bir insana hayat veren bütün insanlara hayat vermiş gibi sevap alır. Hayat vermek var iken, bu hususlar yanlıştır. Bu olayın son olmasını temenni ediyorum" şeklinde sözlerini tamamladı.
Cinayete ortak tepki
Tecde Mahallesinde mezhep ayrımcılığı yüzünden işlendiği belirtilen cinayete 8 kurumdan tepki geldi
Tecde Mahallesinde 2 üniversiteli öğrencinin yaşamlarını yitirdiği cinayete ilimizde bulunan 8 kurumdan ortak tepki geldi.
Mezhep ayrımcılığı yüzünden işlendiği belirtilen Alper ve Dilek Özdemir`in yaşamlarını yitirdiği cinayete tepki göstermek için aralarında CEM Vakfı Malatya Şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Şubesi, İnsan Hakları Derneği Malatya Şubesi, Zeynel Abidin Vakfı, KESK, Emek Partisi, Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya şubesi ve ÖDP`nin bulunduğu kurumlar basın açıklamasında bulundular.
Kurumlar adına yaptığı açıklamada Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Şube Başkanı Zafer Dirican, "Toplumsal barışa, kardeşliğe, insan haklarına , özgürlüğe daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu coğrafyada ne yazık ki bu kavramların içini boşaltmak adına insanlığı birbirine düşüren, uzaklaştıran, adeta yok sayma psikolojisi yaratılarak,din, dil, mezhep, cinsiyet, ırk ayırımı gözetilerek toplumsal barışa zarar verilmek istenmektedir. Biz biliyoruz ki bu coğrafyada halklar yıllardır kendi değerlerinden uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Tek dil, tek din , tek ırk söylemlerini temel anlayış olarak gören sistem farklılıkları körükleyerek büyük katliamlara sebep olmuştur. Malatya da pervasızca işlenen cinayetlere bir yenisi daha eklenmiştir. 13.01.2008 tarihinde Samandağ ı mahallesinde yaşanan ve iki masum gencin ölümüyle sonuçlanan infaz olayının bu denli kolay atlatılır toplumsal bir travma olmadığının farkındayız" dedi.
"ZENGİNLİK OLARAK ALGILANMALI"
"Çok kültürlülüğü içselleştirmiş toplumlar farklı kültür,farklı inanç, farklı renk ve farklı bakış açısına tahammül eden ve hoşgörüyü barındıran bir yapıya sahiptir.Onu`ötekileştirerek` Yok edilmesi gereken bir düşman olarak ` değil, bir zenginlik olarak algılarlar" diyen Dirican, "Yüzyıllarca bu topraklarda ötekileştirilen inanç guruplarından biri de Alevi liktir. Alevi lik ‘sapkın mezhep, din dışı, Cem evi cümbüş evi vb.` tarzda aşağılanarak, karanlık mihraklarca Kahramanmaraş, Çorum, Sivas, Gazi ve Malatya olaylarında olduğu gibi birçok Alevi yurttaşın canına kastederek Alevi -Sunni gerilimi yaratmıştır. Bu tarihsel süreç içerisinde de birbirine güvenmeyen,kabul düzeyi düşük, zıt kutuplara dönüştürülen bir toplum yaratılmıştır. İlimizde yaşanan bu infazın, birbirine sevgi ile yaklaşan biri Alevi biri Sünni iki gencin bu bağlılıklarını resmi nikahla tamamlamaları, medeni toplumlarda çok normal karşılanırken ülkemizde maalesef aile içi mecliste planlanarak acı bir katliama dönüştürülmüştür. ‘Kızımı dışarıdaki köpeğe veririm ama size vermem ‘diyen bir anlayışın sebebi, yüzyıllardır ekilen kin ve nifak tohumlarının bir sonucudur. Yaşam hakkını hiçe sayan bu olay, yaşam hakkının ne kadar kolay sonlandırıldığını gösteren ve hiçbir insani açıklaması olmayan bir vahşeti tanımlamaktadır" şeklinde konuştu.
TEPKİLER
Dirican açıklamasında şunları kaydetti, "Bizler çocuklarımıza,onurlu,insanca yaşanabilir bir ülke bırakmak istiyoruz,ama sistem bize ötekileştirme,dışlama ve farklılaştırma anlayışı ve kültürünü dayatmaktadır.Bu anlamda farklı olana tahammül,bir arada yaşam kültürünün sağlandığı,hoş görünün,toplumsal sağduyunun hakim olduğu,yaşama hakkının güvence altına alındığı bir ülkede yaşamak istiyoruz. Bu ülke hepimizindir. Farklılıklara tahammül edemeyen zihniyetlerin karşısındayız. İnsan hak ve özgürlüklerine saygı duyan toplumsal bir iklim yaratmak hepimizin görevi olmalıdır. Hiç kimse kendini hukukun yerine koyarak yargısız infaz yapamaz. Bu ve benzeri olayların tekrar etmemesi için sistemin kendisini değerlendirmesini ve somut adımlar atmasını istiyoruz."
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)