Pirimiz,Mürşidimiz "Pir Sultan Abdal" , bugün Zöhre Ana'ya inanan ve onun yolundan giden,"
Türkçe olarak namazını kılan, Ehlibeytin tuttuğu Muharrem orucunu sözde değil özde gözü yaşlı olarak tutan, Atatürk'ü ve kurduğu Laik Cumhuriyeti canı pahasına koruyan ve kollayan, çocuklarına ve gençlerine değer veren ve onları çağın gereklerine göre yetiştiren" bizlerin dünya'ya bakış açısını aşağıdaki nefeslerinde özetlemiştir kanımca.
Kadılar, Müftüler fetva yazarsa
İşte kemend, işte boynum asarsa
İşte hançer, işte kellem keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Ulu mahşer günü olur divan kurulur
Suçlu, suçsuz gelir anda derilir
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Pir Sultan’ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Şimdi gelelim Devri Alem kardeşimizin durumuna.
Zöhre Anaya yürekten inanan bütün insanlar ellerinden geldiği kadar Namazlarını ve Muharrem ayında da yaslarını tutarlar. Bu bakımdan burada kimsenin namazı inkâr etmesi gibi bir durumu olamaz.
Sevgili Devri Alem, Namaz ile ilgili Bakara suresi başta olmak üzere birçok sureyi örnek göstermişsiniz. Ben hepsini teker teker okudum. Fakat surelerde Namazın şekliyle, vaktiyle, duasıyla rekatıyla ilgili Kur’an da bir sure'ye rastgelmedim. Nedenini sormayacağım ben açıklayayım hemen .Çünkü, Kur’an, namazın tarifini yapmamıştır. Kılınan namazın şekli Kur’an’ın emri değil, geleneğin uygulamasıdır. O gelenekte emevi geleneğidir.Ehlibeytin canına susamış bir gelenek...
Bir diğer noktada emevi-sunni tarihine göre Kuran toplam 23 yılda inmiş, Hz.Muhammed 40 yaşında peygember olmuş ve 63 yaşında da fani hayatı sona ermiştir.
Surelerde Namaz kelimesi ilk olarak 15.sure olan Kevser suresinde geçiyor ki orada da "rabbin için namaz kıl" diyor. Nasıl,ne zaman,nerede kılınacağını açıklamıyor. Diğer surelere baktığımızda da aynı durum söz konusu.
Ayrıyeten surelerin iniş sırasına baktığımızda ;
bakara suresi 87.sure,
cuma suresi 110,
Tevbe suresi 113,
Ahzab suresi 90,
Nisa suresi 92,
Maide suresi 112,
Enfal suresi 88,
Ra'd suresi 96,
Mücadele suresi 105,
Ta-ha suresi 45, devam ediyor.
Toplam 114 sure var ve 23 yılda iniyor bu sureler. Kuranın özeti diye hitap edilen bakara suresi 87.sure ve hz.muhammed'in mekkeden medineye göç etmesinden sonra gönderiliyor ve takriben 622 yılı ve sonrasına denk geliyor. Hz.Muhammed o zaman 53 yaşlarında oluyor. Bakara suresinin diğer bir özelliği "Ramazan Orucu"nun bu surede geçmesi.Bunu niye söylüyorum.Eğer bakara suresine bakarsanız
Hz.muhammed'in 53 yaşından sonra oruç tutmaya başladığını görürsünüz.
Şimdi kurban olduğum yaradan islam dinini yayması için bir peygamber gönderecek . Bu dinin namaz,oruç gibi ritüelleri olacak. Peygamber 45-50 senesini boşa geçirecek. 50 sinden sonra Peygamberin alnı secdeye değecek ve Takribi 10 sene sonra bu dünyayı terkedecek.
53 yaş demişken yine emevi-sunni inanışına göre Hz. Muhammed bu yaşında kimi yerde 9-10 kimi yerde 15-16 yaşındaki aişe ile evlenmiştir. Dini sitelerde böyle bir duruma kılıf bulunmuş ve genelinde şu açıklamalara yer verilmiştir:
"Peygamberimiz, kabilelerin İslamiyete bağlanmalarını temin, ayrıca kadınlara ait hükümleri kadınlar vasıtasıyla yaymak, bazılarını sefaletten kurtarmak, bazılarının ise iffet ve namuslarını korumak için onlarla evlenmiştir. Asıl hikmet ve gaye kadınlar vasıtasıyla İslam'ı yaymaktır."
Bunun dışında 1) Hazret-i Hadice 2)Hazret-i Sevde 3) Hazret-i Aişe 4) Hz. Hafsa 5) Hz. Zeynep b.Huzeyme 6) Hz. Ümmi Seleme 7) Hz. Zeynep binti Cahş 8) Hz. Cuveyriye 9) Hz. Ümmü Habibe 10) Hz. Safiyye 11) Hz. Meymune 12) Hazreti Mariye ile evlendiği söylenir.
Şimdi ne tarafından bakarsanız bakın sunni inanışın ve inandıkları kuran'ın tutulacak bir tarafı yok. Namaz ve oruç bir tarafa Rehberimiz Hz.Muhammedin,nur yüzlü Muhammed Mustafanın düşürüldüğü durum bizi kahrediyor.
Pirimiz Zöhre Ana diyor ki:" Teni tenime ,dini dinime uymaz". Bizim dinimiz Muhammed-Ali'nin dinidir. Herşeyin aslı ve esası vardır, dinin aslı ve esası da Ehlibeyt’tir.
Şu bizim imanımız / Bir imana benzemez.
Anlayanlara manamız çok / Pes gümana benzemez
Mekanımız engindir / Menzilimiz yüce
Ayrı gider göçümüz /Bir kervana benzemez.
Kıblemiz kabe’dir / Yıktığımız nefsimizdir
Tamaşamız, seyranımız / Bir seyrana benzemez.
Namazımız dara durmak / Orucumuz sabretmek
Biz bir oruç tutarız ki / Ramazana benzemez.
Abdestimiz katlanmak / Gusülümüz hem kemerbest
Biz bir zekat veririz ki/ Fitreye benzemez.
Danışmayın ey sofular / Karışmayın bu sohbete
Bu bir kuş dilidir ki / Dil imrana benzemez.
Süleymanlar içinde / Ali’dir Süleyman’ımız
Bizim Süleyman’ımız / Süleymanlara benzemez.
Ey Nesimi sen seni / Bir mani bilir sanırsın
Biz bir deniz geçeriz ki /Bir deryaya benzemez.
Seyyit Nesimi
Şimdi birşey sormak istiyorum :" İslam dediğimiz, duygusu, aşkı, hüznü olmayan kupkuru bir din midir ? Namazdan, oruçtan, hac'a gitmekten başka birşey bilinmez mi bu din'de "
Lafa geldimi biz de seviyoruz diyorlar Hz.Ali'yi efendim Ehlibeyt'i,Hz.Üseyin'i.
"Hz.Muhammed ailesinin kan ağladığı günlerde yasını matemini tutmazlar !!! " İnsan komşusu bile ölse radyosunu veya televizyonunu kapatarak o ailenin acısına ortak olur değil mi?
"Ehlibeyt kadınları çıplak develer üzerinde gezdirildi,Bu kadınlar ehlibyetin soyuydu, ev halkıydı, namusuydu. Dolayısıyla da İslam aleminin de namusuydular ve bizlere emanet edilen iki emanetten biriydiler. Emanetler Şam sokakların da halka teşhir ediliyorlardı. " Bu terbiyesizlikleri yapana çıkıp Hazretlik ünvanını verirler. (Lanet Muaviye)
"Hz.Muhammed'in
“Onu inciten beni incitir” diyip öpüp koklamaya doymadığı Hz.Üseyin'in mübarek başını kesip Şam sokaklarında mızrakta gezdirirler..."
Sonra çıkıp namazdan oruçtan bahsederler.
Bir tarih kana bulanmıştır, figana bulanmıştır, Kanla yazılmıştır.
O tarihten bu yana sevenleri olarak cümle alem yastadır. Alem matemdedir.
Çünkü; Hak Muhammed Ali yoluna ikrar verilmiştir. O yol sürülecektir, o yol gidilecektir.
Gözyaşı dökmesini bilmeyen insanın içinde sevgi ve bağlılık olmaz.
İmam Hüseyin’e ağlamak; Onlara zulüm yapanları lanetlemektir.
İmam Hüseyin’e ağlamak; Alemlerin serveri, Muhammed Mustafa’nın yakmış olduğu ışığın sönmemesi için, evladını, yakınlarını, kendisine ikrar verenlerin, O ilkelerin yaşaması için canlarını verdikleri bu değerleri koruyanlara destek vermektir, onlardan yana olmaktır. Onların yolunda olmaktır.
Şunu hatırlatmadan geçemeyeceğim :" HAK DİVANI HZ.ÜSEYİN İÇİN KURULACAKTIR."
Bunları belirttikten sonra halen Aleviler niçin bizim gibi ibadet etmiyor, oruç tutmuyor,namaz kılmıyor diyenlere hiç tartışmadan şöyle diyorum:"“Sizin dininiz size, benim dinim de bana."