You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi İnancında Muharrem Matemi ve Önemi...!

Alevi İnancında Muharrem Matemi ve Önemi...!

Senior Member
Alevi İnancında Muharrem Matemi ve Önemi...!
Alevi toplumunda İmam Hüseyin ve kerbela şehitleri için yas ayı kabul ettikleri Muharrem ayında 12 gün oruç tutarlar, Her yıl Kurban bayramının ilk gününden başlayarak 21'inci günü ,Muharrem orucuna ve Matemine başlarlar.


] Düştü Hüseyin atından Sahra-i Kerbela’ya,

Cibril koş haber ver Sultan’ı Enbiyaya


Hz. Muhammed’in peygamberliğini ,Hakkı ve Hakkikatın varlığını kabul etmeyen, Ebu-Süfyan kavmi,Hz Muhammede karşı belirli dönemler içerisinde de yapılan şavaşlarda yenilgiye uğrayınca ,İslam dinini göstermelik ve riyakar bir şekilde kabul eder.

Göstermelik kabulettiği ,İslam içerisinde iktidarını kaybetme korkusuyla ,Hz. Muhammed ve soyuna karşı cephe açarlar , Ehl-i Beyt’e karşı olan nefretleriyle intikam alabilmenin planlarını yapmakla meşgul olurlar. Bu süreç Hz Ali’nin şehit edilmesiyle birlikte dahada hızlanır.

Daha sonraları,Muaviye İmam Hasanın eşi Cüde’ye belirli vaatler sunarak İmam Hasanı Şehit ettirir.İmam Hasanın Şehit edilmesinden sonra Muaviye’nin barbarlığı ,Oğlu yezit tarafından zulme ve haksızlığı dönüşerek devam eder .

Yezit Özellikle İmam Hüseyinin kendisine biat etmesini halifeliğini kabul etmesi için bütün gücüyle İmam Hüseyinin üzerine gidiyordu fakat İmam Hüseyin Yezite biat etmeyeceğini kesin bir dille söylemişti.

Belirli bir süre sonra Küfe halkı yezitin yapmakta olduğu barbarlığa ve zulme dayanamayınca,İmam Hüseyine mektuplar göndererek başlarına geçmesi gerektiğini belirten davetler göndererek İmam Hüseyini kuffeye davet ederler.İmam Hüseyin amcası Müslim bin Akil’i Kufe’ye gönderdi.Gelişmeler üzerine Kufe valisi Ubeydullah bin Ziyat kent halkını,evlerinde bulunan yabancıları ve misafirlerini bildirmelerini,evinde yabancı olupta bildirmeyenler Şehir meydanında dar ağacına asılacaktır.Müslüm bin Akili buldurup köy meydanında astırarak ,kimki İmam Hüseyine biat ederse sonu böyle olacaktır diyerek toplumu İmam Hüseyine biat etmemesi için baskı yapıyordu.

İmamHüseyin gideceği yolun zor ve çetin olduğunu biliyordu.Sonunda ,Ölüm olduğunu bildiği halde yola çıkması yiğitliğin,mertliğin haksızlığa karşı çıkmanın senbolüydü.

İmam Hüseyin Kerbelaya yaklaştığında kervanını durdurarak yanında bulunanlara yezitin istediğinin kendisi olduğunu isteyen herkesin gidebileceğini söylemesine rağmen,kimse İmam Hüseyini terk etmedi. tek başına kalsada sonuna kadar yezite biat etmeyeceğini şehit oluncaya kadar savasacağını söyledi. İmam Hüseyinle birlikte ailesinden 18 yandaşlarından 54 kişi olmak üzere savaşacak toplam 72 kişi vardı gerisi kadın ve çocuklardan oluşuyordu kampta yiyecek ve su tükenmişti. 10 Muharrem (10 Ekim 680) Günü şafakla birlikte yezid orduları saldırıya geçtiler .

Fakt kerbelada döneklik satılmışlık yezidin kişisel hırsları ve haksızlık ön plandaydı. İmam Hüseyin’in kardeşi Abbas Çadırda çocukların ve kadınların su su diye inlemelerine dayanamayrak,yezit ordusunu yararak fırat’tan su getirmeye gitmesi su yu alıp çadıra yetiştiremeden şehit olması. Alevi cemlerinde Özellikle cemin son aşamasında saka hizmeti Kerbelada susuz şehit olanların aşkına dağıtılarak yezite lahanet okumayı ve kerbela şehitlerine rahmet duası yapılır .

Kerbela olayı ve Hüseyinin büyük direnci kendini ve ailesininin başına geleceklerin farkındaydı. İmam Hüseyin’nin İnancı ve Haklı dava uğruna ölümü onun manevi olarak sonsuza dek yaşmaşını getirmiştir .

Yezit kumandanlarından ,Şimr Mel’un laneti İmam Hüseyine ,Yezid’e biat edersen ölümden kurtulursun rahat bir yaşam sürersin demesi karşısında, şu cevabı verir:

] Ey zalim.. meğer sen Allah’ın oturduğu bu “Tahd-ı” boşmu sandın?

Benim tuttuğum yol aşk yoludur. Vücudumu ifna (tüketen) eden şu mühlük (öldürücü, helâk) yaralar aşkın bir delilidir.

Eğer senin maksadın başımı tenimden ayırmaksa, bu büyük işi göğsümü incitmeden de yapabilirsin.

Sen göğsümü büsbütün hurdehaş etmek mi istiyorsun?.. İyi bil ki kâinatın yüz süründüğü kıble senin bastığın yerdir...

Ey putun kölesi! Kâbe-i tehvidin damının üstüne öyle palas pandıras çıkmaya kalkışma!.. Zira Allah’ın bütün gizli sırları her zaman ordadır.

Ey zalim!.. Gönül mülkü zaten su yokluğundan harap olmuşken.. bu mamur (Kemalet Şehri) kalbi çiğneyerek haraplık üstüne haraplık verme... Senin çiğnediğin yer Arş-ı Rahman’dır.. Hatta belki Arş-ı Rahman’dan daha güzel bir yerdir.. Arşın ışık aldığı kandil oradadır.

Fırat suyu, benim kanım gibi çöllere dökülüp aktığı halde ne Ali Ekber’ime, ne de Ali Asger’ime bir damla su vermedin!.. Artık bütün şikâyetlerim mahşere, Divan-ı Hüda’ya kalsın... Ancak biçarelerin hakkını isteye bilecekleri adalet yeri orasıdır.

İmam Hüseyin Kerbala toprağında 73 can yoldaşının, egemenlik hırsına bürünen, kanla ,kinle ve zulümle beslenen, Ehl’i Beyt düşmanı lanete müstahak olan Muaviye oğlu Yezit orduları tarafından katledildiler.Kerbelada yaşanan bu katliam üzerinde tarihler geçsede Alevi toplumu tarafından daha dün olmuşcasına yaşatılıyor,çünkü sıradan yaşanan bir olay değildi,İmam Hüseyin’inin bu mücadelesi onurluyla,onursuzun,Haklıyla Haksızın , ,Aydınlıkla Karanlığın,Mücadelesiydi.


]Çıkıp dört Köşeyi seyran eyleyen

Yarelerin bende İmamHüseyin

Hak için canını kurban eyleyen

Yarelerin bende İmam Hüseyin



Muharrem ayında Şehit edilen İmam Hüseyin’nin davası insanlığın haklı davasıydı,Hak ve Hakikatın davasıydı. Tarihler içerisinde insanlığa yapılan zulumler günümüze kadar devam etmektedir. Dün adı Ebu süfyandı,Emevilerdi,daha sonra Muaviye,oldu,kerbelada düşünce aynıydı isim değişti yezit oldu,sonraları Abbasiler oldu, aynı düşünceyi Osmanlıyla devam ettirdiler.

Günümüzde Alevilere yönelik yapılan çalışmalarda aynı zihniyetin devamıdır.

Dün katliamla yok edilirken bugün asimilasyonla Alevilerin değerleri inancı yok ediliyor Alevi çocukları zorunlu,Din dersine tabi tutularak,Alevi köylerine zorunlu cami yaptırarak imamını atayarak,Alevi açılımı altında cami hocalarını Alevi dedesi yaparak ,Ramazanda oruç tutmayan Alevileri döverek,Alkol satan büfecileri korkutup dükkanlarını kapattırarak . Aynı ideolojik zihniyet tüm dünyanın gözü önünde farklı metotlar kullanarak yok edemediği Alevilerin yerine şimdi Aleviliği yok etmeye çalışıyorlar.

1400 yıldan beri süre gelen bu dava, Hz. Hüseyin’in haklı davasında, uğradığı katliamın unutulması Ehli-Beyt bendesi olan toplum tarafından mümkün değildir. İmam Hüseyin’in Muharrem ayı içerisinde şehit edilmesinden dolayı, onun sevgisini taşıyan ve yolun piri olarak gören Alevi toplumu, bu ayda yas-ı “Matem”e bürünür; Kerbela katliamında İmam Zeynel Abidin’in sağ olarak kurtulup Ehli-Beyt soyunun devamına vesile olmasının, on iki İmamların kutsallığıyla birleştirilerek, 12 gün oruç tutarlar orucun songününde İmam Zeynel Abidin Kerbelada sağ kurtulmasından dolayı şükran kurbanı keserler.

Alevilik inancında oruç anlayışı zora dayalı değildir Her can kendi isteğiyle ve kendisi karar vermeli,Bu konuda gönül rızalığına ve samimiyete dayalı olmasına özenle dikkat edilir. 12 günlük yas-ı “Matem” orucunda insan nefsini ıslah etmesi, kendisi tokken aç ve susuz olanın halinden anlaması, inandığı tanrısal varlıkla kendisi arasında bağ kurup vijdani muhasebe yapması maksadıyla , arınarak oruç tutar. . Ancak, sağlık durumları, mesleki gereksinimleri gibi zorunluluklar ve sorumluluklar doğal olarak ihmal edilmemeli!..

Tüm bunlar Hz. Hüseyin’in sevgisi ve mertliği ile Yezide karşı boyun eğmemesiyle birleştirilip yas-ı “Matem”e girilir.

Nuh Peygamber, aile efradı ve inananları ile, Muharrem ayında gemiyle tufandan kurtulup, karaya çıkması sonucu Aşure pişirmişlerdir. Böylece Aşure, Kerbela katliamı ile 12 İmamlar aşkına kutsanıp özdeşleşerek, Alevi inancında önemli yer tutmaktadır.

Alevi İnancında Matem ”yaslı olma” durumu olarak algılandığı için gelenek, görenek ve inançlarımıza saygılı olmak üzere:

Her türlü eğlence, zevk ve keyf verici davranışlardan mümkün oldukça uzak durulmalı Örneğin: düğün, nişan, sünnet doğum günü gibi. Alkol ve benzer keyf verici maddelerden kaçınılır...

Çeşitli çevrelerden, eğlenceler için yapılan davetlere kesin olarak katılmamak ve nedenlerini de böylesi davetleri yapanlara mutlaka açıkça anlatıp hatırlatmak gerekir!..

Et ve etli yiyeceklerin tüketileceği ortam ve davranıştan uzak durulur!..

Aşırı ve gereksiz süslenmelerden, gösteriş ve her türlü lüks özentilerden kaçınılır!..

Muharrem süresince her türlü taşkınlık, müsrif (yersiz-gereksiz...) harcama ve aşırı nefsi davranışlar gibi eğilimlere karşı daha dikkatli olunur!..

Dargınlıklar ve kırgınlıklar varsa barışılır, hoşgörü ve sevecen olunur!..



kısaca değindiğimiz kurallar ve konularda dikkatli olmak, Muharrem ayında kendine Alevi’yim diyen insan için yaşam anlayışı ve inanç gereği olması gerekmektedir.Aksi takdirde sadece İmam Hüseyin demekle içimizde yaşamaz.Her Alevi canın artık Alevi yol ve Erkanlarını yaşatması gerekmektedir Piriyle ,Mürşüdüyle ,Müsahibiyle ,İkrarıyla bütünleşmesi inanç ve değerlerini yaşatmalıdır.Alevilik sadece teoride ve anatımlarda kalmamalıdır.

Oruç açmak için güneşin batması dikkate alınır.Muharrem Mateminde önemli olan yassı çekmektir ,

Özellikle Muharrem Matemi, Kerbela ve On İki İmamların yaşadıkları tarihi süreç,genç kuşaklara ve gelecek kuşaklara aktarılmalıdır. Bu konuda Alevi Kültür merkezlerimiz dahada duyarlı olması gerekmektedir .

Bu sene yassı matem günlerimiz yılbaşına denk gelmektedir, bundan dolayı Alevi Kültür Merkezlerimiz ve Alevi canlarımız yeni yıl kutlaması yapmayacaktır yer tutan Alevi Kültür Merkezlerimiz şimdiden yerlerini iptal etmeleri gerekir .Yılbaşında yapılacak masrafları canlarımızın gönüllü olarak 20 inci yılını kutladığımız A A B F ye bağış yapmalarını bekliyoruz . Günümüzde ve gelecekte Alevi inancını, yaşatmak istiyorsak, Aleviyim diyen her Can toplumsal sorumluluk içerisinde Alevi Kurumlarımızın içerisinde yer alması gerekmektedir. cemevlerimizde bu İnancı ve onurlu mücadeleyi yaşamaları ve yaşatmaları gerekiyor. Bu kutsal değerlere sahip çıkmak ve yaşatmak, bütün Can’ların görevi olmalıdır.

Yine ayrı bir görevimiz ise A A B F tarafından okullarda başlatılan Alevilik derslerine Aileler olarak destek verilmesi gerekmektedir.Yakalanan bu fırsatı iyi değerlendirmemiz gerekmektedir , Kendi ülkemizde bu hakkı alamadığımız bir dönemde Almanyada böyle bir hakkı almamız bizler için sevinilmesi ve desteklenmesi gereken bir konudur . Bütün Alevi Ailelerini bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz .Bu hakkın alınmasında A A B F de bugüne kadar emek veren herkese A A B F İnanç kurulu olarak teşekkür ediyoruz.

[COLOR=#22229c]www.alevi.com
[Resim: ataturk14vh7.jpg]
herocuk =))
[Resim: ataxh8.gif]
Administrator
Alevi İnancında Muharrem Matemi ve Önemi...!
yaren yazdı:Alevi toplumunda İmam Hüseyin ve kerbela şehitleri için yas ayı kabul ettikleri Muharrem ayında 12 gün oruç tutarlar, Her yıl Kurban bayramının ilk gününden başlayarak 21'inci günü ,Muharrem orucuna ve Matemine başlarlar.


] Düştü Hüseyin atından Sahra-i Kerbela’ya,

Cibril koş haber ver Sultan’ı Enbiyaya


Hz. Muhammed’in peygamberliğini ,Hakkı ve Hakkikatın varlığını kabul etmeyen, Ebu-Süfyan kavmi,Hz Muhammede karşı belirli dönemler içerisinde de yapılan şavaşlarda yenilgiye uğrayınca ,İslam dinini göstermelik ve riyakar bir şekilde kabul eder.

Göstermelik kabulettiği ,İslam içerisinde iktidarını kaybetme korkusuyla ,Hz. Muhammed ve soyuna karşı cephe açarlar , Ehl-i Beyt’e karşı olan nefretleriyle intikam alabilmenin planlarını yapmakla meşgul olurlar. Bu süreç Hz Ali’nin şehit edilmesiyle birlikte dahada hızlanır.

Daha sonraları,Muaviye İmam Hasanın eşi Cüde’ye belirli vaatler sunarak İmam Hasanı Şehit ettirir.İmam Hasanın Şehit edilmesinden sonra Muaviye’nin barbarlığı ,Oğlu yezit tarafından zulme ve haksızlığı dönüşerek devam eder .

Yezit Özellikle İmam Hüseyinin kendisine biat etmesini halifeliğini kabul etmesi için bütün gücüyle İmam Hüseyinin üzerine gidiyordu fakat İmam Hüseyin Yezite biat etmeyeceğini kesin bir dille söylemişti.

Belirli bir süre sonra Küfe halkı yezitin yapmakta olduğu barbarlığa ve zulme dayanamayınca,İmam Hüseyine mektuplar göndererek başlarına geçmesi gerektiğini belirten davetler göndererek İmam Hüseyini kuffeye davet ederler.İmam Hüseyin amcası Müslim bin Akil’i Kufe’ye gönderdi.Gelişmeler üzerine Kufe valisi Ubeydullah bin Ziyat kent halkını,evlerinde bulunan yabancıları ve misafirlerini bildirmelerini,evinde yabancı olupta bildirmeyenler Şehir meydanında dar ağacına asılacaktır.Müslüm bin Akili buldurup köy meydanında astırarak ,kimki İmam Hüseyine biat ederse sonu böyle olacaktır diyerek toplumu İmam Hüseyine biat etmemesi için baskı yapıyordu.

İmamHüseyin gideceği yolun zor ve çetin olduğunu biliyordu.Sonunda ,Ölüm olduğunu bildiği halde yola çıkması yiğitliğin,mertliğin haksızlığa karşı çıkmanın senbolüydü.

İmam Hüseyin Kerbelaya yaklaştığında kervanını durdurarak yanında bulunanlara yezitin istediğinin kendisi olduğunu isteyen herkesin gidebileceğini söylemesine rağmen,kimse İmam Hüseyini terk etmedi. tek başına kalsada sonuna kadar yezite biat etmeyeceğini şehit oluncaya kadar savasacağını söyledi. İmam Hüseyinle birlikte ailesinden 18 yandaşlarından 54 kişi olmak üzere savaşacak toplam 72 kişi vardı gerisi kadın ve çocuklardan oluşuyordu kampta yiyecek ve su tükenmişti. 10 Muharrem (10 Ekim 680) Günü şafakla birlikte yezid orduları saldırıya geçtiler .

Fakt kerbelada döneklik satılmışlık yezidin kişisel hırsları ve haksızlık ön plandaydı. İmam Hüseyin’in kardeşi Abbas Çadırda çocukların ve kadınların su su diye inlemelerine dayanamayrak,yezit ordusunu yararak fırat’tan su getirmeye gitmesi su yu alıp çadıra yetiştiremeden şehit olması. Alevi cemlerinde Özellikle cemin son aşamasında saka hizmeti Kerbelada susuz şehit olanların aşkına dağıtılarak yezite lahanet okumayı ve kerbela şehitlerine rahmet duası yapılır .

Kerbela olayı ve Hüseyinin büyük direnci kendini ve ailesininin başına geleceklerin farkındaydı. İmam Hüseyin’nin İnancı ve Haklı dava uğruna ölümü onun manevi olarak sonsuza dek yaşmaşını getirmiştir .

Yezit kumandanlarından ,Şimr Mel’un laneti İmam Hüseyine ,Yezid’e biat edersen ölümden kurtulursun rahat bir yaşam sürersin demesi karşısında, şu cevabı verir:

] Ey zalim.. meğer sen Allah’ın oturduğu bu “Tahd-ı” boşmu sandın?

Benim tuttuğum yol aşk yoludur. Vücudumu ifna (tüketen) eden şu mühlük (öldürücü, helâk) yaralar aşkın bir delilidir.

Eğer senin maksadın başımı tenimden ayırmaksa, bu büyük işi göğsümü incitmeden de yapabilirsin.

Sen göğsümü büsbütün hurdehaş etmek mi istiyorsun?.. İyi bil ki kâinatın yüz süründüğü kıble senin bastığın yerdir...

Ey putun kölesi! Kâbe-i tehvidin damının üstüne öyle palas pandıras çıkmaya kalkışma!.. Zira Allah’ın bütün gizli sırları her zaman ordadır.

Ey zalim!.. Gönül mülkü zaten su yokluğundan harap olmuşken.. bu mamur (Kemalet Şehri) kalbi çiğneyerek haraplık üstüne haraplık verme... Senin çiğnediğin yer Arş-ı Rahman’dır.. Hatta belki Arş-ı Rahman’dan daha güzel bir yerdir.. Arşın ışık aldığı kandil oradadır.

Fırat suyu, benim kanım gibi çöllere dökülüp aktığı halde ne Ali Ekber’ime, ne de Ali Asger’ime bir damla su vermedin!.. Artık bütün şikâyetlerim mahşere, Divan-ı Hüda’ya kalsın... Ancak biçarelerin hakkını isteye bilecekleri adalet yeri orasıdır.

İmam Hüseyin Kerbala toprağında 73 can yoldaşının, egemenlik hırsına bürünen, kanla ,kinle ve zulümle beslenen, Ehl’i Beyt düşmanı lanete müstahak olan Muaviye oğlu Yezit orduları tarafından katledildiler.Kerbelada yaşanan bu katliam üzerinde tarihler geçsede Alevi toplumu tarafından daha dün olmuşcasına yaşatılıyor,çünkü sıradan yaşanan bir olay değildi,İmam Hüseyin’inin bu mücadelesi onurluyla,onursuzun,Haklıyla Haksızın , ,Aydınlıkla Karanlığın,Mücadelesiydi.


]Çıkıp dört Köşeyi seyran eyleyen

Yarelerin bende İmamHüseyin

Hak için canını kurban eyleyen

Yarelerin bende İmam Hüseyin



Muharrem ayında Şehit edilen İmam Hüseyin’nin davası insanlığın haklı davasıydı,Hak ve Hakikatın davasıydı. Tarihler içerisinde insanlığa yapılan zulumler günümüze kadar devam etmektedir. Dün adı Ebu süfyandı,Emevilerdi,daha sonra Muaviye,oldu,kerbelada düşünce aynıydı isim değişti yezit oldu,sonraları Abbasiler oldu, aynı düşünceyi Osmanlıyla devam ettirdiler.

Günümüzde Alevilere yönelik yapılan çalışmalarda aynı zihniyetin devamıdır.

Dün katliamla yok edilirken bugün asimilasyonla Alevilerin değerleri inancı yok ediliyor Alevi çocukları zorunlu,Din dersine tabi tutularak,Alevi köylerine zorunlu cami yaptırarak imamını atayarak,Alevi açılımı altında cami hocalarını Alevi dedesi yaparak ,Ramazanda oruç tutmayan Alevileri döverek,Alkol satan büfecileri korkutup dükkanlarını kapattırarak . Aynı ideolojik zihniyet tüm dünyanın gözü önünde farklı metotlar kullanarak yok edemediği Alevilerin yerine şimdi Aleviliği yok etmeye çalışıyorlar.

1400 yıldan beri süre gelen bu dava, Hz. Hüseyin’in haklı davasında, uğradığı katliamın unutulması Ehli-Beyt bendesi olan toplum tarafından mümkün değildir. İmam Hüseyin’in Muharrem ayı içerisinde şehit edilmesinden dolayı, onun sevgisini taşıyan ve yolun piri olarak gören Alevi toplumu, bu ayda yas-ı “Matem”e bürünür; Kerbela katliamında İmam Zeynel Abidin’in sağ olarak kurtulup Ehli-Beyt soyunun devamına vesile olmasının, on iki İmamların kutsallığıyla birleştirilerek, 12 gün oruç tutarlar orucun songününde İmam Zeynel Abidin Kerbelada sağ kurtulmasından dolayı şükran kurbanı keserler.

Alevilik inancında oruç anlayışı zora dayalı değildir Her can kendi isteğiyle ve kendisi karar vermeli,Bu konuda gönül rızalığına ve samimiyete dayalı olmasına özenle dikkat edilir. 12 günlük yas-ı “Matem” orucunda insan nefsini ıslah etmesi, kendisi tokken aç ve susuz olanın halinden anlaması, inandığı tanrısal varlıkla kendisi arasında bağ kurup vijdani muhasebe yapması maksadıyla , arınarak oruç tutar. . Ancak, sağlık durumları, mesleki gereksinimleri gibi zorunluluklar ve sorumluluklar doğal olarak ihmal edilmemeli!..

Tüm bunlar Hz. Hüseyin’in sevgisi ve mertliği ile Yezide karşı boyun eğmemesiyle birleştirilip yas-ı “Matem”e girilir.

Nuh Peygamber, aile efradı ve inananları ile, Muharrem ayında gemiyle tufandan kurtulup, karaya çıkması sonucu Aşure pişirmişlerdir. Böylece Aşure, Kerbela katliamı ile 12 İmamlar aşkına kutsanıp özdeşleşerek, Alevi inancında önemli yer tutmaktadır.

Alevi İnancında Matem ”yaslı olma” durumu olarak algılandığı için gelenek, görenek ve inançlarımıza saygılı olmak üzere:

Her türlü eğlence, zevk ve keyf verici davranışlardan mümkün oldukça uzak durulmalı Örneğin: düğün, nişan, sünnet doğum günü gibi. Alkol ve benzer keyf verici maddelerden kaçınılır...

Çeşitli çevrelerden, eğlenceler için yapılan davetlere kesin olarak katılmamak ve nedenlerini de böylesi davetleri yapanlara mutlaka açıkça anlatıp hatırlatmak gerekir!..

Et ve etli yiyeceklerin tüketileceği ortam ve davranıştan uzak durulur!..

Aşırı ve gereksiz süslenmelerden, gösteriş ve her türlü lüks özentilerden kaçınılır!..

Muharrem süresince her türlü taşkınlık, müsrif (yersiz-gereksiz...) harcama ve aşırı nefsi davranışlar gibi eğilimlere karşı daha dikkatli olunur!..

Dargınlıklar ve kırgınlıklar varsa barışılır, hoşgörü ve sevecen olunur!..



kısaca değindiğimiz kurallar ve konularda dikkatli olmak, Muharrem ayında kendine Alevi’yim diyen insan için yaşam anlayışı ve inanç gereği olması gerekmektedir.Aksi takdirde sadece İmam Hüseyin demekle içimizde yaşamaz.Her Alevi canın artık Alevi yol ve Erkanlarını yaşatması gerekmektedir Piriyle ,Mürşüdüyle ,Müsahibiyle ,İkrarıyla bütünleşmesi inanç ve değerlerini yaşatmalıdır.Alevilik sadece teoride ve anatımlarda kalmamalıdır.

Oruç açmak için güneşin batması dikkate alınır.Muharrem Mateminde önemli olan yassı çekmektir ,

Özellikle Muharrem Matemi, Kerbela ve On İki İmamların yaşadıkları tarihi süreç,genç kuşaklara ve gelecek kuşaklara aktarılmalıdır. Bu konuda Alevi Kültür merkezlerimiz dahada duyarlı olması gerekmektedir .

Bu sene yassı matem günlerimiz yılbaşına denk gelmektedir, bundan dolayı Alevi Kültür Merkezlerimiz ve Alevi canlarımız yeni yıl kutlaması yapmayacaktır yer tutan Alevi Kültür Merkezlerimiz şimdiden yerlerini iptal etmeleri gerekir .Yılbaşında yapılacak masrafları canlarımızın gönüllü olarak 20 inci yılını kutladığımız A A B F ye bağış yapmalarını bekliyoruz . Günümüzde ve gelecekte Alevi inancını, yaşatmak istiyorsak, Aleviyim diyen her Can toplumsal sorumluluk içerisinde Alevi Kurumlarımızın içerisinde yer alması gerekmektedir. cemevlerimizde bu İnancı ve onurlu mücadeleyi yaşamaları ve yaşatmaları gerekiyor. Bu kutsal değerlere sahip çıkmak ve yaşatmak, bütün Can’ların görevi olmalıdır.

Yine ayrı bir görevimiz ise A A B F tarafından okullarda başlatılan Alevilik derslerine Aileler olarak destek verilmesi gerekmektedir.Yakalanan bu fırsatı iyi değerlendirmemiz gerekmektedir , Kendi ülkemizde bu hakkı alamadığımız bir dönemde Almanyada böyle bir hakkı almamız bizler için sevinilmesi ve desteklenmesi gereken bir konudur . Bütün Alevi Ailelerini bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz .Bu hakkın alınmasında A A B F de bugüne kadar emek veren herkese A A B F İnanç kurulu olarak teşekkür ediyoruz.

[COLOR=#22229c]www.alevi.com

Arayış devam ediyor...

Hani Ali araptı, Alevilik O'ndan gelmezdi, kendisi alevi bile değildi!!!

Hani başkaydı sizin Ali'niz, Hz. Ali değildi, çoban Ali'ydi, emekçi Ali'ydi mesela!!!

Ne oldu Sayın Balkız, rüzgar ne taraftan esiyor?

Nasıl oluyor da babasını alevi yurduna dahi koyamadığınız bir Pirin sözümona yasını tutuyorsunuz?

Gerçek alevi tarihinden nereye kadar kaçacaksınız?

Alevi insanlarını nereye kadar kandıracaksınız?

Alevi insanını ne kadar daha sömüreceksiniz?

Neden takiyye yapıyorsunuz, neden olduğunuz gibi görünmüyorsunuz?

Yazık...

Yas Tutuyormuşsunuz, eminim şuan iki gözünüz iki çeşmedir.

Rezil etmeyin kendinizi, bari gerçek tarihinde ve gerçek bir şekilde tutun.

Yanınızda bulunanlar ikiyüzlülüğünüze göz yumabilirler ancak Yol ikiyüzlülüğü kabul etmez...
Posting Freak
Alevi İnancında Muharrem Matemi ve Önemi...!
www.alevi.com'dan alıntıdır:
"Et ve etli yiyeceklerin tüketileceği ortam ve davranıştan uzak durulur!.. "

Nedenini açıklamadan, toplumda genel kabul görmüş geleneklere uyarak yapılan açıklamalarla Aleviliğe önderlik edilebilir mi?
"AABF İnanç Kurulu" ne işe yarıyor.
Muhammed- Ali yolunu, ateist ve Ali'siz Aleviliği savunanlardan oluşan kurullar mı yönlendirecek.
Alevilik Spor Kulübü mü, Yardımlaşma Sandığı mı, Çevre koruma kurulu mu?

Gelelim et meselesine:
Yası matemde cana kıymak günahtır. 15 Mart'a kadar adak ve kurban kesilmez, yenmek için tavuk bile kesilmez.
Köy halkı et ihtiyacını bizler gibi gidip kasaptan temin etmez. Kendi kestiği tavuk vb. hayvanlardan et ihtiyacını karşılar. Yası matemde cana kıymak günah olduğu için tavuk vb. hayvanı kesemez. O nedenle de et yiyemez.
Yası matemde et yenmemesi burdan kaynaklanmıştır diye düşünüyorum.
Ancak kasaptan et alma imkanı olan herkes orucunu zora sokmayacak şekilde etli yemek yapabilir. Bunun bir sakıncası yoktur.
"AABF İnanç Kurulu" bu konuyu gündeme alsın diye söylüyorum. "Alevilik Yolu" çoğunluğun katıldığı gelenekler değil Oniki imam ve Ehlibeyt'in yaşattığı inanç sistemidir. Yası matemde yenmeyenleri tekrar sıralamak istiyorum:
1- Su.
2- Madımak.
3- Kuş burnu.
4- Elma

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.