sevgili ahmet bey ,yazdığınız metinleri okuyorum fakat okuduğumda sözleriyle ve icraatleriyle çelişen birini görüyorum.diyorsunuz ki ne sizlerle tartışmayı ne de sizlere fikirlerimi dayatmaya çalışmak gibi bir cehalete düşmek istiyorum demişsiniz.fikirleri dayatmanın bir cehalet olarak görmeniz güzel.tartışamya gelince,neden tartışmayacakmışız ki ,madem tartışmayacaksınız ne diye yazıyorsunuz.bir fikir ortaya atılınca bu sitede ,icaba davette bulunduğunuzu sizin de bilmeniz gerekmez mi? ayrıca tartışmak da güzel bir bilgi aktarım aracıdır(tabi medeni bir şekilde).sonuçta herkese saygı duyuyoruz ve duymalıyz.gelelim konun özüne biz MEHDİ'nin ne zamn geleceğini iranlı molladan duyacak kadar pirsiz ,mürşitsiz kalmadık.insanlar neden yanıbaşlarındaki gerçeği görmezde uzaklardaki iranlı mollardan medet umarlar ?
gelelim keramat gösterme eğiliminde olanlarlı kibirlilik ve büyük olmakla eleştirmişsiniz..
sevgili kardeşim ,lütfen şu cümlenizi tekrar takrar okuyup bir üstünde düşünmenizi rica ederim.yani zaten o keramete ulaşan zatlar büyük insanlardır,keramat sahibi olmuş zatlar dünyanın bütün nefislerinden arınmış ve o nefislerini ne sizin ne de bizim aklımızn alamayacağı kadar törpülemiş ve o mertebeye ulaşıcak safhaya getirmiş zatlardır .adı üstünde keramat yani, bu başka bişeye benzemez.kolay kolay ALLAH tarafından verilmeyeceğini hayal etmeniz gerek.
MEHDİ ALİ'NİN BİNBİR DONUNDAN BİRTANESİDİR,arkadaşlarımın dediği gibi...
MEHDİİNİN geleceğini kulaktan kulağa,ondan bundan duyarak öğrenemezsinisiniz.mehdi geldimi sizin ve bizim bundan haberimiz olmayack.çünkü evliyaların nezaman ne yapacağı belli olmaz ,onların işine akıl sır ermez,derindir...
tarihe bir baktığımızda okdar çok sorguladığımız ve işlin içinden çıkmadığımız konular ,olaylar vardır ki bu sözlerime örnektir.yani dersinizki ya ŞAH HÜSEYİNİMİZ bir evliyadır ,uludur,cengaverdir v.s,madem öyle neden muaviyeyi alt etmedi ,bir el kaldırışına bakmazmıydı?dimi böyle sorular insanı sorgulatırıyor,sonra nediyorsunuz demek ki bi bildikleri var ,böyle istediler böyle oldu,hoş bunun da mantığını biliyorum tabiki ama birde böyle düşünür insanoğlu.
neyse umarım ne demk istediğimi anlamışsınızdır.
herkese saygı ve sevgiler
Alevi(Ehli Beyt) olmaktan feragat ediyorum...Oku anlarsın!
Konu Sahibi / Yazar
Ahmet Kamil
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
8
Okunma / Görüntüleme
3348
Alevi(Ehli Beyt) olmaktan feragat ediyorum...Oku anlarsın!
Alevi(Ehli Beyt) olmaktan feragat ediyorum...Oku anlarsın!
Ahmet Kamil yazdı:Esselamun Aleyküm ve Ralmetullah.
"Biri bütün, bütünü bir ve canın her canda bilmeyenin Sırat-ı Müstakim'den geçemeyeceğini bilmeyişine şaşarım"
"Yaratılanı her yerde görüp de, Cenâb-ı Allah'ın ilahi aşkının ve hikmetinin varlık âlemine yansıdığını yaratılanlarda görmeyenin, insan olmadığını bilmeyişine şaşarım." İmam Mehdi Sahibü'z Zaman
Ne sizlerle tartışmayı nede sizlere fikirlerimi dayatmak gibi bir cehalete düşmeyi düşünmüyorum. Çünkü sen ilim şehri dahi olsan karşındakine verebileceğin ilim yalnızca onun kapasitesinin alabileceği kadardır. Bu gün insanlığın peşinden gittikleri ulu zatlar, hiç bir zaman 72 millete aynı gözle bakamamışlardır.
Eğer karşındaki insan kötü ise ve sende ona, onun kötülüğü ile cevap veriyor isen senin o kötüden ne farkın var denilir 72 millete aynı gözle bakmayana. İşte yüce Allah kullarına Arasat meydanında bu soruyu soracak. Çünkü yüce Allah insanoğlunu milletlere bu hakikatten dolayı ayırmış ve ebedi cennet hayatına kavuşmayı zorlaştırmıştır.
İmam Mehdi Sahibü'z Zaman'ın yukarıdaki vecizesine bakın bunu görürsünüz. Bu yüce vecizeyi açayım İsterseniz; "Allah'ın her yerde olduğunu, varlık âleminin tamamının bir(Allah) olduğunu ve kendi canının karşısındaki kişinin canı olduğunu bilmeyenin ikilik içinde olduğunu ve 72 millete aynı gözle bakamadığını ve başına gelecek olan sonu anlatıyor bu vecizesinde.” Değerli kardeşim.
Şimdi soruyorum sizlere; bu gün insanlığın peşinden gittikleri önderler ya da ulu olduğu düşünülen insanlar yüce Allah’ın insanoğluna ve varlık âlemine bakışının bu olduğunu, varlık âlemine bu felsefe ile bakmayanların yüce Allah huzurunda sıkıntı çekeceklerini söylüyorlar mı? Eğer söylüyorlar ise bu hakikati yaşamlarına ne kadarı ile uyguluyorlar. Bu gün insanoğlunun içinde bulunduğu duruma bakınca bu felsefeyi kesinlikle yaşamadıklarını görüyoruz. Eğer sizler http://mehdisahibizaman.sitemynet.com ve http://zahirvebatin.sitemynet.com web sayfalarındaki bu felsefeyi görebilmiş olsa idiniz onun büyüklüğünü ve Ali-i Muhammed olduğunu anlardınız. Çünkü İmam Mehdi Sahibü’z Zaman eğer bu gün tekrar yeryüzünde ise yüce Allah’ın bu ilahi felsefesini insanoğluna öğretmek ve aşılamak için yeryüzündedir. Sakın yukarıdaki cümlelerimden Sevgili Zöhre Ana ya da diğer güzel Allah dostlarını kötülediğimiz düşüncesi çıkarılmasın. Bu hakikat onların hayati derecede önemli olan bu eksikliği insanlara hakkı ile anlatmayışlarından kaynaklanmaktadır. Ayrıca gerçek Allah dostları insanlığa kerametlerini değil, yüce Allah’ın birlik felsefesini ve varlık âleminin O’nun ilahi aşkının bir eseri olduğunu gösterirler. Hacı Bektaşı Veli, Pir Sultan Abdal… vb gibi.
Keramet gösterme eğiliminde olanlar, birilerinin gözünde değerli ve saygıdeğer, büyük olmak ikiliğinden ve kibrinden kurtulamamış olanlardır. Çünkü büyük olan, bütünün muhtaç olduğu yüce Allah’tır.
Sizler sonsuz bir denizin kolları olan ırmaklara sarılmışsınız. Lakin bilmediğiniz ve görmediğiniz hakikat ise bu ırmakların birçoğunun Şeytan’ın iğrenç hileleri ile kirletildiği ve bu kollardan yüce Allah’a kavuşmak için çırpınan kulların bu kollar içerisinde boğulduğudur. Acı bir gerçek ama belirtmek zorundayım. Yüce Allah bu sonsuz rahmet denizine bağlı bu kolların tamamını kesecek ve kandildeki iki nuru Ali-i Muhammed ile kullarını bu denize kavuşturacak. Bizler bu güne kadar bu hakikati insanoğluna anlatmaya çalıştık. İnanıyoruz ki bunu da başardık. Çünkü bizler o molla dediğiniz, (zalim dahi olsalar) insanlara bütünün bir parçası ve canımızdaki can gibi bakıyoruz. Onlar ne yüce Allah’a düşmandırlar nede Şeytan’a tapan ateistlerdendirler. Olsalar bile bizim görevimiz onlara yüce Allah’ın felsefesini anlatmak ve içinde oldukları yanlışlıktan dönmelerini sağlamaktır.
İşte bizim onlardan ve diğerlerinden farkımız bu. Bu hakikatten dolayıdır ki İmam Mehdi Sahibü’z Zaman "İyi biliniz ki bu yol kıldan ince, kılıçtan keskindir. Yalnızca ölmeden önce ölenler bu yolda yürürler." Demiştir. ]O sonsuz rahmet denizinde bir damla olabilmenin yolu; nefsinin peşinden koşanlardan uzak durmak ve nefsinize zulmederek yalnızca yüce Allah için yaşamaktır.
Yüce Allah’a emanet olun .
Sevgili Arkadaşım,
Yine İmam Mehdi'ye ait olarak yukarıda yazmış olduğun o güzel sözleri bizlerin de kabul ettiğini bir kez daha belirtmek isterim. Aynı şekilde 72 milletin insanlarına aynı gözle bakmak gerektiği fikirlerinizi de bizlerin paylaştığını bilmenizi isterim. Buraya kadar sizinle bizler hemfikiriz...
Ancak keramet sahibi evliyaları İmam Mehdi'den farklı görmeniz sizin koskoca bir derya ummanı değil de, koskoca bir denizi değil de o denizin üzerindeki köpükleri görmenizden hiç bir farkı yoktur...
Peygamberimiz de bir evliyadır. Peygamberimizle Hacı Bektaş Veli vs. arasında hiç bir fark yoktur. Eğer siz evliyalara kibirli, benlik içerisindeler dersen farkında olmadan Peygamberimizi de içerisine dahil etmiş olup, bilgelik taslıyayım derken ne kadar cahil olduğunuzu belli ettiriyorsunuz...
Bütün evliyalar ilmini, kerametini ve ışığını batın aleminde Hz. Ali'den alırlar. Siz evliyaları böyle kibirli görerek evliyaların Şahı olan Hz. Ali'yi de aynı şekilde karalamış oluyorsunuz. Ayrıca İmam Mehdi de bir evliyadır bunu da bilmenizde fayda vardır...
Peygamberimiz, Hz. Ali, Oniki İmamlar, Ehlibeyt hepsi keramet sahibi mübareklerdir. Söylemiş olduğun kibirli, büyüklenme şeklindeki hakaretlerinizle sizin ne olduğunuzu ben anlayabilmiş değilim. Yanlızca İmam Mehdi'yi ön planda tutup da mehdi'nin ceddine hakaret içeren ifadeler belirtmeniz binanın bir duvarını örerken diğer duvarları ve temelini yıkmaya benziyor. Bu konuda kendinizi düzeltmenizi dilerim. Bu da bizlerin bütün insanların doğruyu bulmaları yönünde size iyi niyetli tavsiyelerimizdir...
Gelelim aşağıdaki yorumuna;
İmam Mehdi Sahibü'z Zaman'ın yukarıdaki vecizesine bakın bunu görürsünüz. Bu yüce vecizeyi açayım İsterseniz; "Allah'ın her yerde olduğunu, varlık âleminin tamamının bir(Allah) olduğunu ve kendi canının karşısındaki kişinin canı olduğunu bilmeyenin ikilik içinde olduğunu ve 72 millete aynı gözle bakamadığını ve başına gelecek olan sonu anlatıyor bu vecizesinde.” Değerli kardeşim.
Sevgili arkadaşım 72 millete aynı gözle bakılmalı doğru. Kötülüğe kötülükle cevap vermemeli doğru. Allah her yerde doğru. Karşındakinin canını kendi canı gibi bilmeli o da doğru. Bak evliyalar ne diyor;
]"Karşındakinin de bir insan olduğunu unutma. İncinsen de incitme. Nefsine ağır geleni başkasına da tatbik etme." Hacı Baktaş Veli.
]"Ne olursan ol yine gel. Barış nerde var ise ben ordayım. Bizim bir ayağımız olduğumuz yere basar, diğer ayağımız 72 milleti dolaşır durur. K ] ötüleri az kına, Allah takdirinin tuzağına karşı aczini bil. " Mevlana
]"Sizden tek isteğim insanları sevin sayın. Kötülüğe kötülükle cevap vermeyin. Benim siyasetim insan sevgisidir. ]Her evliya yaşadıkları dönemde insanlara ışık tutarak doğru yolu gösterenlerdir. Bunlar Allah tarafından gönderilmiştir. ] Kur-an İmanla Olur. İman Aşkla Olur. Aşk İnsanla Olur, İnsanı Sevmekle Olur.” Zöhre Ana
Bunlar gibi bir sürü sözler yazabiliriz. Bu sözlerden anlaşılacağı üzere evliyaların insanlara farklı bakması veya ayrı görmesi düşünülemez. Çünkü onlar Hak elçileridir. Bütün insanlığa gönderilirler. Ancak insanların evliyaların peşinden gidip gitmeyeceği kendi tercihidir. Dolayısıyla bütün insanlara bizler aynı gözle bakarız, fakat Hak insanlara kendi elçilerinin peşinden gelenler ve gelmeyenler olarak farklı bakar. Bunu da unutmamak lazım.
Çünkü insan yarı melek yarı hayvandır. İnsanın melek olan kısmı aklıdır. Aklını kullanırda Hak yolunda yürürse Hakkın gözüne girer. insanın hayvan olan kısmı nefsidir. şehfetidir. Nefsini ve şehfetini dizginleyemez ise bir hayvandan farkı kalmaz. O zamanda Hakkın gözünde iki ayaklı hayvan olmaktan öteye gitmez...
İnsanın aklını doğru yolda kullanabilmesi için de bir evliyanın rehberliğine ihtiyacı vardır. Çünkü evliyalar Allah'ın nurundan beslenirler. Onlardan insana hiç bir kötülük, yanlışlık ve de zarar gelmez. Dolayısıyla evliyayı göremeyecek kadar veya evliyayı sıradan insan gibi görecek kadar aklı çalışmayan insanlara Mehdi gelse ne fayda, peygamber gelse ne fayda...
Hakkı tanıyacaksın, Onun gönderdiği elçileri görmezlikten geleceksin. Varmı böyle bir şey. Geçmişten bu yana insanlığı doğruya sürükleyen Mehdi mi oldu? Allah'ın varlığını bildiren bütün elçiler olmasaydı bugüne kadar insanlık ne durumda olurdu düşünebilirmisiniz. Onun için Allah elçisi olan evliyaları tanımamak gibi bir gaflet içinde bulunmak bir insan için en büyük tehlikedir. Allah elçisi olan Evliyayı tanımayan insanların başka insanlara da hiç bir zaman faydası olmaz. İnsanlar bunu böyle bilmeli...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi