You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi Ders Kitabı üzerine koparılan kıyamet

Alevi Ders Kitabı üzerine koparılan kıyamet

Posting Freak
Alevi Ders Kitabı üzerine koparılan kıyamet
[Resim: 37.jpg]


Bugün toplumda Alevilik konuşulabiliyorsa bu herkesten önce Sayın İzzettin Doğan’ın sayesindedir. Gerçekten Alevi olan biri ona rakip olmak yerine, önce bu emeğe saygı gösterir.



[Resim: 2.gif] 12 Eylül darbecilerinin anayasa ile zorunlu hale getirdiği Din Dersleri yoluyla, Türkiye’de yaşayan ve nüfusun neredeyde üçte birini teşkil eden Aleviler başta olmak üzere, müslüman olmayan çocuklara da sünni inancın dayatılması bir insan hakları ihlali, hatta insan hakları suçu olarak işlenmeye devam ediyor.

Ulusal ve uluslararası mahkemelerin din derslerinin zorunluluğunu yargılamasına rağmen, Anayasada değişiklik yapmaktan kaçınan AKP Hükümeti ise, bütün dini özgürlükleri ve ayrıcalıkları tekelinde tuttuğu halde, sadece türbanı her yerde takamadığı için sıkılmadan özgürlüğünün kısıtlandığını ileri sürebilecek kadar yüzsüz ve haksız olabilmektedir.

Elbette bu haksız uygulamadan en çok Alevi ailelerin çocukları etkilenmektedir. Sözde çeşitli açılımlarla Alevileri oyalamaya çalışan hükümet, yine sözde 2008-2009 öğretim yılı müfredatında Alevi vatandaşların taleplerine uygun düzenlemeler yaptığını iddia etmişti. Ancak Cem Vakfı defalarca yaptığı açıklamalarda, Aleviliğin bu müfredatta sünni bakış açısı ile işlendiğini ve Alevilikle ilgili olduğu ileri sürülen konularda dahi sünni inancın propagandasının yapıldığını belirterek buna karşı çıkmıştı.

Bu müfredata karşı gerek Cem Vakfinın, gerekse Alevi Vakıfları Federasyonunun itirazlarını medyada sık sık izledik. Bundan başka Habercem.com yazarı Sayın Mustafa Cemil Kılıç’da bu konularda bilirkişi olarak hem köşe yazılarında hem de haberlerde yaptığı açıklamalarda bu müfredatın Alevileri tatmin etmek bir yana, Alevi inancını küçük düşürdüğünü ve asimile etme maksadı güttüğünü sayısız kez ifade etmişti.

Cem Vakfı Alevilerin inançlarını ancak kendilerinin tanımlayabileceğini bildirerek bir komisyon oluşturmuş ve bir taslak hazırlamış. Bu taslağı da Aleviliği İslamın dışında görmeyen bütün kurum ve şahsiyetlere göndererek kendilerinden görüş, eleştiri ve katkı rica etmiş. Nihayet son hali verilmekte olan Alevi Ders Kitabı taslağı bir kaç gün önce Cem Vakfı Genel Başkanı Sayın İzzettin Doğan tarafından basına duyuruldu.

Sayın Doğan’ın medyada bu haberi vermesinden bu yana hem Cem Vakfının hem de şahsının inanılmaz suçlamalara maruz kaldığını ibretle izlemekteyiz. Ali Balkız (Alevi Bektaşi Federasyonu), Fevzi Gümüş (Pir Sultan Abdal Dernekleri), Rıza Zelyut (Akşam yazarı), AABF, Turan Eser ve daha başkaları...

“AKP ile işbirliği yapan Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan....”

“AKP’ye yakınlığı ile bilinen Cem Vakfı ve Genel Başkanı....”

“Cem Vakfı ve İzzettin Doğan Alevileri sünnileştirmek istiyor...” vb. suçlamalar....

(Bunu söyleyenler arasında beni en çok Rıza Zelyut hayal kırıklığına uğratmıştır. Onu özellikle belirteyim. Yukarda adı geçen şahısların siyasi çevrelerce kurum olarak muhatap alınmamaları sorunu yaşadıkları ve bu nedenle böyle davrandıkları biliniyor. Peki Sayın Zelyut’un kendisinin de doğru olmadığını bal gibi bildiği bu karalaması neden acaba? Bunu çok merak ediyorum açıkcası!..)

Maalesef biz Aleviler son yıllarda, bazi kurumlar tarafından ortaya atılan 1400 yıldır karşılaşmadığımız, alışık olmadığımız Alevilik tanımlamaları ile yüzleşiyoruz. Bölgelere göre Alevi geleneklerinin uygulanmasında farklılıklar hep olmuştur. Ancak bu Aleviler arasında hiç bir zaman inancımızın kaynağının ve özünün tartışıldığı bir durum yaratmamıştır. Oysa bugün bazı kurumlar hiç tanımadığımız yeni Alevilik teorileri ortaya atmakla kalmayıp, geleneksel Aleviliği yaşayan ve savunanlara da adeta savaş açmışlardır.

Daha doğrusu bu kurumların net ve açık bir tanımlaması bile mevcut değildir. Yıllardır gelişmeleri izleyen biri olarak bana “Ali Balkız, Fevzi Gümüş, Turan Eser ve benzer kişiler nasıl bir Alevilikten söz ediyorlar” diye sorarsanız, inanın söyleyemem. Çünkü buğüne kadar bunu anlayabilmiş değilim. AABF ise “Bizim Alevilik ne İslam içi, ne İslam dışı tanımlamamız yoktur” demektedir.

İşte Sayın İzzettin Doğan’ı ve onun çizgisindeki kurumları diğerlerinden ayıran, kendilerini tanıdığımız günden bu yana, nasıl bir Alevilikten geldiklerini bilmemiz, o Aleviliğin tanımının ve mücadelesinin zikzak çizilmeden devam etmesidir. Diğer yandan Sayın Doğan Ehlibeyt soyundan gelmektedir. Bu özellik Alevi inancında çok önemlidir. Ali Balkız, Fevzi Gümüş ve Turan Eser’in ise nereden geldiklerini bile doğru dürüst bilmemekteyiz. Maalesef hakikat budur.

Bu durumda her hükümetle görüştüğü halde, kendisine yapılan hiç bir siyasi koltuğu Alevilerin sorununu çözmediği için kabul etmeyerek, yıllardır inancı için tutarlı mücadelesini sürdüren Pirimizin mi peşinden gidelim, yoksa kim olduklarını, nereden geldiklerini ve tam olarak neyin peşinde olduklarını bilmediğimiz bu kişilerin mi!...

Bugün toplumda Alevilik konuşulabiliyorsa bu herkesten önce Sayın İzzettin Doğan’ın sayesindedir. Gerçekten Alevi olan biri ona rakip olmak yerine, önce bu emeğe saygı gösterir, bu şekilde Alevi toplumunu kazanır, bundan kendisi de kazançlı çıkardı. Dedelerimize, büyüklerimize ve emeklerine sahip çıkmak Alevi olmanın en önemli şartlarındandır.

Aleviler arasında en az Sayın Doğan kadar okumuş çok insanımız olduğu halde, sadece o zamanında korkmadan, kariyerine vereceği zararı düşünmeden toplumuna sahip çıkmıştır. Çünkü medyaya çıkıp Alevi olduğunu söyleyip Alevilerin sorunlarını dile getirmek, ateşten gömlek giymekti o dönemler. Aleviler bunu unutmayacak onlar da ona sahip çıkmaya devam edecektir.

Diğerleri ise herşeyi doğru yapsalar dahi sadece “Eline, beline, diline sahip ol”mayıp, aslı astarı olmayan suçlamalar ve iftiralar için fırsat kolladıkları için Alevi olamazlar.

[email protected]
Posting Freak
Alevi Ders Kitabı üzerine koparılan kıyamet
Alıntı:Fazilet Yoleri: "Bu durumda her hükümetle görüştüğü halde, kendisine yapılan hiç bir siyasi koltuğu Alevilerin sorununu çözmediği için kabul etmeyerek, yıllardır inancı için tutarlı mücadelesini sürdüren Pirimizin mi peşinden gidelim, yoksa kim olduklarını, nereden geldiklerini ve tam olarak neyin peşinde olduklarını bilmediğimiz bu kişilerin mi!..."

Bu hanımefendi ya "pir" sözünün anlamını bilmiyor ya da gerçekten İzettin "Hoca"yı pir zannediyor.
İzzettin Doğan hoca efendi hazretleri daha yakın zaman önce Feto'yu öven onu Alevilerin gözünde meşru kılmaya çalışan beyanlar vermedi mi?
Bu nasıl pir?
Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı, CIA ajanı Feto'yu göklere çıkaran açıklamar yapıyor.
İzettin Doğan Hoca Efendi Hazretleri evliya mı, ermiş mi?
AB'den aldığı hibelerle "pir"lik yapılır mı?
Yol'un "pir"i mi yoksa "yal"ın piri mi?
Onun Ehlibeyt soyundan olduğunu iddia ediyor ama Alevi toplumunu yıllarca sağ siyasetçilere pazarlamaya çalıştığını bilmiyor muyuz*
Hoca Efendi Hazretlerine hayranlığınızın nedeni cahillik mi yoksa menfaatlarınızın gereği mi böyle söylüyorsunuz.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
Alevi Ders Kitabı üzerine koparılan kıyamet
İzettin Doğan Hocaefendinin bazı icraatlarından örnekler verelim:

Alıntı:1-
İzzettin Doğan`dan Alevi açılımına tam destek
Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, hükümetin Alevi açılımını seçim yatırımı olarak görmediklerini söyledi. Çalışma ofisinde Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu ve Milletvekili Reha Çamuroğlu ile bir görüşme yapan Doğan, `Seçim yatırımı kokan bir vaatte bulunulmadı.` dedi.
Dolmabahçe`deki Başbakanlık Çalışma Ofisi`nde; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanları Mehmet Aydın, Said Yazıcıoğlu ve AK Parti Milletvekili Reha Çamuroğlu`yla bir araya gelen Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, görüşmenin çok olumlu geçtiğini söyledi. Doğan, `Bugün sayın Başbakanımızın daveti üzerine buraya geldik. Başbakan`ın yanında Sayın Mehmet Aydın, sayın Prof. Dr. Said Yazıcıoğlu ve sayın Reha Çamuroğlu vardı. Kendileriyle uzun uzadıya geniş bir biçimde Alevi-İslam anlayışını benimseyen 25-30 milyona yakın insanın, devleti yönetme sorumluluğu bulunan hükümetten isteklerini ve bu isteklerinin neler olduğunu yüz yüze konuşma, görüşme olanağını bulduk. Gayet samimi ve dostane bir hava içerisinde geçti görüşmemiz. Gerek sayın Başbakan, gerekse sayın bakanlar kendi akıllarına takılan bazı konularda bir açıklık getirilmesi amacıyla bazı sorular yönelttiler, bazı mütalaa sardettiler. Buna karşılık biz de kendi düşüncelerimizi söyledik ve 2 saate yakın bir süre görüştük.` diye konuştu.


2-
Alıntı:Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzetin Doğan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`na Sivas olayları ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle suç duyurusunda bulunuldu.

(HABER MERKEZİ) İzzetin Doğan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`na Sivas olayları ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle suç duyurusunda bulunuldu. Sivas olaylarında kardeşi Gülsün Karababa`yı yitiren Hüseyin Karababa, Doğan`ın bir televizyon kanalındaki konuşmasında 2 Temmuz 1993 yılında Sivas`ta yaşanan katliamdan, olaylarda hayatını kaybedenleri sorumlu gösterdiğini savundu ve Doğan`ın profesörlük unvanının elinden alınmasını talep etti.
Karababa, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`na verdiği suç duyurusu dilekçesinde, Doğan`ın, yaptığı açıklamada Sivas olaylarından, öldürülen vatandaşları `suçlu gösterecek şekilde demeç` vererek, kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini belirtti.

3-
Alıntı:Başbakan Erdoğan, Doğan`dan ne istedi?
İzzettin Doğan, 29 Mart seçimlerinden kısa bir süre önce Dolmabahçe`de Başbakan ve kurmaylarıyla bir araya gelişini ve seçimler öncesinde hiç bir partiyi işaret etmeyerek neden suskun kaldığının perde arkasını anlattı.

Sevilay Yükselir`in röportajı:


`Aleviliği yazıyorum`


Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan, Başbakan Erdoğan`ın isteği üzerine ilköğretim okullarında okutulmak üzere Alevilik`le ilgili kitap hazırladığını Sabah`a açıkladı..


Doğan, 29 Mart seçimlerinden kısa bir süre önce Dolmabahçe`de Başbakan Tayyip Erdoğan ve kurmaylarıyla bir araya gelişini ve seçimler öncesinde hiç bir partiyi işaret etmeyerek neden suskun kaldığının perde arkasını anlattı. İşte Doğan`a sorularımız ve çarpıcı açıklamaları...


* Başbakan Erdoğan ile Dolmabahçe`de neden bir araya geldiniz?


Sayın Başbakan`a Aleviliği ve Alevilerin isteklerini anlattım. Açık açık, hükümetin tavrının doğru olmadığını, bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini belirttik. Ve bu sorunun Türkiye`nin sorunu olduğunu, İzzettin Doğan`ın ya da bir başka Sünni yurttaşın sorunu olmadığını vurguladım. Bu sorun dolayısıyla Türkiye`nin çok zorluklarla karşı karşıya kalabileceğini, Türkiye açısından bir güvenlik sorununa dönebileceğini çünkü böylesine kırgın ve kızgın zeminin yabancı güçler tarafından çok kolayca kullanabileceğini Türkiye`yi kendi istedikleri istikamette yönlendirebileceklerini ve ülkenin zor durumda kalacağını söyledim. Sayın Başbakan ve yanındaki bakanlar bu yaklaşımı ve değerlendirmeyi benimsediler. `Bunun bir çözüme bağlanması gerekir. Biz bu konuda her türlü önlemi ve değişiklikleri yapmaya hazırız ama seçim dönemi olduğu için yapacağımız değişiklikler, `Alevi yurttaşların oylarını almaya yönelik değerlendirme` olarak kabul edilebilir. Onun için de bunu seçimlerden sonra tekrar bir araya gelelim ve gerçekleştirelim` dediler. Daha sonra Sayın Başbakanla bir yemekte bir araya geldik. Orada da halka hitaben bir konuşma yapmıştık her ikimiz de. O konuşma sırasında ben Alevi yurttaşların altı noktada oy birliği ile belirlenmiş isteklerinin artık hayata geçirilmesi gerektiğini tekrarladım. Sayın Başbakan`da cevaben, `Biz bunları hayata geçireceğiz. Burada söz veriyorum. Alevilikle ilgili bilgileri ders kitaplarına koyduk bile. Samimi olduğumu göstermek açısından söylüyorum. 32 sayfalık bir metin var ama Hocam siz hazırlayın bu kitabı. Daha fazla olabilir 32 sayfa ile sınırlı değil. İçerik itibariyle de, `Sizin Alevilik budur` diyerek sunduğunuz bilgileri kitaplara koyacağız` diye söz verdi.
4-
Alıntı:Bir süre önce Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan’ın Fettullah Gülen ile ilgili övgü dolu sözleri kamuoyunda Cem Vakfı’nın Fettullah Gülen Cemaati ile bir bağı olduğu kuşkusunu doğurmuştu. İzzettin Doğan kısa bir süre önce Vatan Gazetesi'nin kendisiyle yaptığı röportajda 'Nazım Hikmet'e yapılan Fettullah Gülen'e yapılmasın' diyerek şu övgü dolu sözleri sarf etmişti; “Fettullah Hoca'yı tanırım. Saydığım bir insan. Onu İslam'la ilgilenen bir düşünür, bir filozof olarak görüyorum. Birkaç defa görüştük, konuştuk, kendisi geldi. Fettullah Hoca ile konuşmak, dost olmak bence bir sakınca değil... Onun öcü gibi gösterilmesi yanlış. Fettullah Hoca kendi alanında bilge bir kişi.”

[IMG[U]RL=http://img200.imageshack.us/my.php?image=fethullahizzettin.jpg][Resim: fethullahizzettin.jpg][/URL][/IMG]
Efendiler Troykası: Yaşar Nuri Öztürk Hocaefendi- Fettullah Gülen Hocaefendi- İzettin Doğan Hocaefendi.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 22/05/2009, 18:06, Düzenleyen: Dogan.
Posting Freak
Alevi Ders Kitabı üzerine koparılan kıyamet
Vaaay vaaay vaaay… İzettin Doğan neymiş de biz bilmiyormuşuz. Şimdiye kadar burnumuzun dibinde bir pir varmış da bizler görememişiz.Tabi bu bizim körlüğümüz olsa gerek… Neyin piri peki?

Hükümetlerin alevi oylarını almak için kullandığı, bir çeşit türünün ilk ve son örneği olan kukla bir pir. Elini Ali'den değil hükümetlerden almış değişik bir pir…

Baksananıza vatandaş şimdiye kadar hep Alevileri savunmuş, Aleviliği ilk o haykırmış, hükümetlerin verdiği koltukları ret etmiş. Bunca şeylere rağmen bizler kıymetini bilememişiz… Neden o koltukları ret etmiş peki?

En rahat kandırabileceği saf temiz duygulu insanlar Aleviler olduğu için, o koltukta hükmetmek daha kolay da ondan. Nasıl olsa bir ibadet bilmesine, yol bilmesine gerek yok. Alevilikte namaz yoktur, o yoktur, bu yoktur der çıkar işin içinden. Ayrıca o koltukta rahatça el etek öptürmek var, içki sofralarında zıkkımlanmak var, dansöz oynatır gibi içki sofralarında semah döndermek var…

Evet doğrudur ilk Aleviliği haykıran odur. Ancak bizim sağırlığımızdan olacak ki duyamamışız. Peki nasıl haykırmış Aleviliği?

Yol öğretmeden, Pir tanıtmadan, İbadet yapmaya gerek duymadan, İçki sofralarında sazı bir iki tıngırdatıp, Ali Ali diye bağırarak haykırmış Aleviliği…

Peki neden hükümetler bu adamı bu kadar tutmuş da biz kıymetini bilememişiz?

Hükümetlerin Aleviliği asimile etmek için bu türden kuklalara ihtiyacı var da ondan. Böyle kendi insanlarına bir şey veremeyen, inançsız, ibadetsiz bir toplum yaratabilecek, Alevilik gibi kutsal bir yolu rahatça yalan yanlış bilgilerle içini dolduracak, gerçek Alevilikten haberi olmayan insanlarla hükümetler daha rahat amaçlarına varacaklardır da ondan…

Baksananıza şimdiden Aleviler de artık Sünniler gibi inancını pirlerden değil, yalan yanlış yazılmış kitaplardan öğrenecek...

Peki İzettin Doğanın önderliğindeki Aleviliğin son hali nedir? Bunun cevabını İzettin Doğanın kol kola girdiği rte'den dinleyelim;
-[COLOR=teal] "Alevilik islam değildir. Alevilik bir inanç değildir. Alevilik sonradan ortaya çıkmış felsefi bir görüştür." İşte sonuç...

] Sayın Fazilet Soyeri, kimin peşinden gidelim demişsin ya, aman sen ve senin gibiler Alevilik yoluna lazım değilsiniz. Senin gibi boş insanların yeri gerçek pirlerin yanı değil, İzettin Doğan gibi boşa kürek sallayan kirlilerin yanıdır. Sen o tarafa biz Pir Zöhre Ana yoluna gidelim. Gölge etmeyin ihsan istemez…
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 22/05/2009, 18:44, Düzenleyen: adgan.
Posting Freak
Alevi Ders Kitabı üzerine koparılan kıyamet
Dinci faşit AKP'den Alevilik adına medet uman pirin çalışma arkadaşları da sünni hocalar.
Alevi toplumunu bu kadar küçültmeye, hafife almaya kimsenin hakkı yoktur.

Bu toplum yolu da piri de bir'lemedikçe bir yere varamaz.

Yolumuz da pirimiz de bir'dir.

O da Zöhre Ana'dır.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.