Cumhuriyet
18 Nisan 2009
PENCERE
İLHAN SELÇUK
Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...
Aşağıdaki yazıyı 24 Mart 2007’de yazmıştım.
Bugüne uyuyor...
Değişen bir şey yok..
*
Aşkolsun şu Fethullah’a!..
Ülkemizden kaçtı, Amerika’da oturuyor, Türkiye’de her gün milyonu aşkın bedava gazete dağıtıyor, TV’ler çalıştırıyor; dünya haritasının bilinmedik köşelerinde okullar açıyor, devlete sızdı, iktidarda gücü var; son marifeti de ne biliyor musunuz?..
Alevilere el attı!..
Vallahi bu adam çok marifetli!..
*
Fethullah cemaat reisi...
Fethullah Nakşi...
Ve Nurcu..
Said-i Nursi’nin kulu, kölesi, şakirdi, tilmizi, öğrencisi, ayağının türabı...
Sünni mezhebinden, Nakşibendi tarikatından, Gülen cemaati bir kol...
Kutsal Müslümanlık artık dilim dilim paylaşılıyor; o şeyh, bu hocaefendi, şu bilmem ne sarıklısı parsayı vurmak için kendine özgü tekke kuruyor...
Niçin?..
Paralar.. paralar.. paralar için..
Nereden geliyor bu paralar?..
Bilinmiyor, hesap sorulmuyor, sorulamıyor; devlet, dinci karanlık örgütler karşısında solda sıfır...
*
Fethullah’ın güdümünde her yıl ‘Abant Platformu’ toplanır...
‘Platform’ bu yıl Aleviliğe ve Alevilere el atmış...
Para çok!..
Paranın çekimi, cazibesi, sıcaklığı her mezhepten ve meşrepten kişileri baştan çıkarabilir...
Fethullah bizim Cumhuriyet’ten bile transfer yaptı...
Alevi ya da Bektaşilerden yapabilir mi?
*
[COLOR="red"]Alevi - Bektaşi felsefesiyle Sünni - Nakşi inancı arasındaki mantık çatışması nereden kaynaklanıyor?...
“Enel Hak”tan...
Tanrı ile insan birliğini vurgulayan bu sözü Sünni - Nakşi erbabı küfür sayarlar...
Oysa tasavvufa göre ‘Enel Hak’ evrenin birliğini dile getiren diyalektiğin doğal sonucudur...
Alevi - Bektaşi mizahının en ünlü fıkralarından biri nedir?..
Yineleyelim:
Bektaşi bir gün nasılsa camiye girmiş, imam efendi konuşuyor:
- Allah ne yerdedir, ne göktedir, ne sağdadır, ne soldadır...
Bektaşi:
- Ulan, demiş, şuna yok diyeceksin, ama, dilin varmıyor...
*
Alevi - Bektaşi, paha biçilemeyen bir özgün felsefenin ve inancın ürünüdür;
Gülen cemaatinin Saidi Nursi’ye bağlanan Nakşi anlayışı ise Islamın görkemli tuba ağacındaki en kısıtlı ve bağnaz dallarından birini oluşturur...
Fethullah’ın Alevi - Bektaşi cemaatini parçalayıp dağıtarak yok etmek için yapmayacağı şey yoktur; bu yoldaki siyasetinde Gülen her şeyi mubah sayabilir.
*
Bektaşiye sordum:
- Fethullah Gülen nasıl bir kişidir?.. Erenler başladı anlatmaya:
- Fethullah ne yerdedir, ne göktedir, ne sağdadır, ne soldadır...
Lafını kestim:
- Baba, neredeyse Allah yapacaksın adamı...
- Bektaşi:
- Tövbe!.. dedi, ama baksana bu Fethullah Amerika’da, Afrika’da, Asya’da, Türkiye’de ve her yerde değil mi?..
Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...
Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...
Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...
Ne yazıkki yezid hep hortluyor! Korkunç!
Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...
Bir ara gülen ,35 yıldır cıa den maaş alıyor.diye bir sayfa görmüştüm.o sayfayı tekrar görmeemi sağlarmısınız lütfen.
Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...
mustazaf yazdı:fethullahı bir kenara bırakırsam nakşiliğin gerici alevliğin ilerici gibi gösterildiği bu yazıya katılmıyorum..gericilik nedir ilericilik nedir onu tartısmak lazım..öznel yaklasımlarla sorun çözülmüyor maalesef
Siz nakşiliğin ilericilik olarak tartışılabilinecek kuramlarını bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.
İlericilik olarak birçok tanımlama yaplılabilir.
Mesela ben bir olayı düşünüyorum. 2. Mahmut zamanında İstanbul'da bütün sunni tarikat liderlerinin toplandığı ve Alevi katliamına hep beraber fetva verildiği durumu gözalırsak ve maalesef Nakşibendi tarikat liderininde bu katliamın altında imzasının olması birhayli düşündürücü olmalı sanırım.
Belki, " İnsanların fikirleri ve ibadetleri yüzünden öldürülmemesi" gibi bir sonuçta uzlaşabiliriz.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...
Alıntı:Siz nakşiliğin ilericilik olarak tartışılabiline cek kuramlarını bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.
İlericilik olarak birçok tanımlama yaplılabilir.
Mesela ben bir olayı düşünüyorum. 2. Mahmut zamanında İstanbul'da bütün sunni tarikat liderlerinin toplandığı ve Alevi katliamına hep beraber fetva verildiği durumu gözalırsak ve maalesef Nakşibendi tarikat liderininde bu katliamın altında imzasının olması birhayli düşündürücü olmalı sanırım.
Belki, " İnsanların fikirleri ve ibadetleri yüzünden öldürülmemesi" gibi bir sonuçta uzlaşabiliriz
insanları hak yola ulastıran mezheplerin müspet ilimlerle pozitif ilimleri bünyesinde barındıran düşüncelerin insanlığa katkı sunduğu kanısındayım..aleviliğin bu misyonu var mı tartısılır..ama bir çok islami mezhebin dahası kuranın mesajı bu yönde dersek yanlıs bir sey söylemeyiz sanırım..
HAZIRLANIN...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi