Alevi sorunu diye bir sorun yoktur, sorun temel hak ve özgürlükler sorunudur. Sorun demokrasi ve insan hakları sorunudur. Yeni alevi açılımı yerine, demokrasi ve insan hakları açılımı; hak ve özgürlükler açılımı yapılsa daha yerinde olur. Biz Aleviler yalnız Alevi toplumunun sorunlarını çözüm getiren, ancak diğer toplumsal katmanları, azınlıkları yok sayan bir anlayışı inancımız gereği çözüm olarak görmeyiz’
Yeni alevi açılımın yeniden gündeme gelmesini iki türlü yorumlayabiliriz: Birincisi, Hükümet son toplumsal hareketlerden dersler çıkardı. Daha önce atması gereken adımlardan çok geciktiğini anladı. Kendilerince "sorun’ olarak gördükleri bu realiteyi kabullenip gereğini yapmak için bir adım atmak istiyor. Bu tabii ki son derece naif ve oldukça iyimser bir bakış. İkincisi, Hükümet uluslararası boyutta da oldukça müşkül durumda. Bu müşkülünü bir vesile ile Aleviler üzerinden aşmak, kaybettiği prestijini onarmak istiyor. Alevi Toplumunun uluslararası arenada sempati duyulan, hümanist bir toplum olduğunu görüyor ve biliyor. Bizim üzerimizden kendi ayıbını bir nebze olsun azaltmak istiyor. Bunu da siyasi bir malzeme olarak yerel seçimlerde kullanmak istiyor olabilir.
Ancak bize, Alevi kurum ve kuruluşlarına düşen görev ’niyet okuma’ olmamalıdır. Diyalog içerisine girip Alevi Toplumunu davasının Veyselin deyim ile ’insanlık davası’ olduğunu, temel hak ve özgürlükler davası olduğunu, demokrasi davası olduğunu ’Alevice’ anlatmak, kavratmak, bilgilendirmek gibi bir görevimizin oluğu kanısındayım’
Taleplerimizi evrensel insan hakları boyutunda dile getiren bir inancın hizmetkarları olarak davranacağız. AKP’nin arka planında yatan gerçek ne olursa olsun, biz kendi gerçeğimiz üzerinden yürüyeceğiz. Alevi Toplumunun tarihsel, teolojik, temsiliyet sorununa çözümü Aleviler kendisi olmalıdır.
Çözüm, Rızalık kültürü üzerinden olmalıdır. Çözüm, devletin adil olmasıdır, devletin inançlardan elini çekmesidir, devletin inançlara eşit mesafede durmasıdır.
Alevi Dedesi "memur’ olursa, Alevilik "mahmur’ olamaz.
Yapılacak yasal düzenlemelerin, ülkemizde inanç konusundaki sorunları eşitlikçi bir anlayış ile insan hakları temelinde yürütülmeli. Yasanın yapılacağı yer de bellidir: TBMM. Ancak yasal düzenlemeler kadar "zihniyet’ sorunu da önemlidir. Belki daha da önemlidir. Zihniyetin değişmesi, ön yargılardan arınması için bütün toplumsal kesimlere görev düşüyor. Zihniyet aynı kaldıkça, yasalar çıksa da çok şey değişmez.
kaynak: birgun.net
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
4062
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi