AKP medyasının ‘görmediği’ haber
Başını Taraf, Zaman, Sabah, Yeni Şafak, Star Gazetesi, Bugün ve Vakit’in çektiği AKP medyası, son yıllarda hükümete övgüler diziyor, hükümeti eleştirenleri ise “faşist” “darbeci” “aşırı laikçi” gibi ipe sapa gelmez suçlamalarla töhmet altında bırakıyor.
Örneğin, AKP’nin yeminli sadık kulu TARAF Gazetesi, hükümetin yaptığı olumsuz icraatleri görmek yerine, eleştiri oklarını muhalefete yöneltiyor. Gazete, AKP’ye karşı sesini çıkaran her kim varsa, “infaz” etmek için peşine düşüyor. Bu gazeteye göre, AKP’nin eleştirildiği, masaya yatırıldığı her türlü toplantı suç! Toplantıya katılanlar da “potansiyel Ergenekoncu.”
Taraf böyle de diğerleri farklı mi sanki? Bedava dağıtılan ancak buna rağmen hiçbir itibarı olmayan Bugün Gazetesi, bünyesinde istihdam ettiği “solcu artıkları” üzerinden AKP’ye övgüler dizdiriyor. AKP’yi eleştiren kişi ya da grupları ise “itibarsızlaştırmaya” çalışıyor. Onlara göre de AKP’yi beğenmemek, eleştirmek, iktidardan gitmesini istemek “katli vacip” anlamına geliyor.
Tabii bu faşizan bakış açısı, aslında “muhafazakar demokrat” kavramının içinin ne denli boş olduğunu da gösteriyor. Yıllar önce de yazmış, dikkat çekmiştik: “Muhafazakar” ile “Demokrat” kavramlarının yan yana gelmesi felsefi ve siyasal açıdan mümkün değildir. Biri “dogmatizm”i, diğeri ise “değişim, dönüşüm ve aklı” temsil eder demiştik. Bu yüzden, AKP’nin hiçbir zaman “demokrat” olamayacağını ve demokrat kavramını kullanmasının anlamsız olduğunu da vurgulamıştık.
Heyhat!
Bırakın AKP’nin bu kavramı kullanmamasını, AKP ve beslediği çocukları kavramı sahiplendiler. Adeta “üstüne yattılar.” Hem de demokrasinin “d”siyle ilgilerinin olmamasına rağmen. Beslemelere göre, “Türkiye’nin tek demokrat kuruluşu var, o da AKP.”
Peki AKP’yi beğenmeyenler ne oluyor o halde? Ya da nasıl tanımlanıyor? Tabii ki “darbeci” “faşist” “çeteci” olarak.
İşin en komik yanı, bu söylemi en çok daha on yıl önce Susurluk’u açıkça savunan Nazlı Ilıcak ile Zaman Gazetesi Yazarı Mümtazer Türköne kullanıyor. Nazlı Ilıcak, Susurlukçuları savunduğu yazısında, “Devlet için çalışan kişilerin üzerine fazla gitmemek gerekiyor” diyor. Türköne ise, Çiller’in danışmanlığını yaptığı dönemlerde “Devlet için kurşun atan da yiyen de şereflidir” vecizesini üretiyor.
Ne hazindir ki; “ideolojik terör” ortamı yaratan AKP’nin besleme aydınları, tüm bunlar unutulmuşçasına, hadleri olmadığı halde, hepimize “demokrasi dersi” vermeye çalışıyor. Bir yandan AKP’yi kutsarken, bir yandan da ceplerine girecek olan dolarların hesapları yapılıyor.
1 Mayıs’ta dövülen işçiler, grev hakkı elinden alınan emekçiler, düşünceyi ifade özgürlüğü olmadığı için cezaevlerine atılan solcular, basına yönelik sansürler, baskılar, bu “sahte demokrat”ların gündemine bir türlü giremiyor.
En son örnek, HAYAT TV…
Hayat TV, merkezi İstanbul’da olan ve uydu üzerinden yayın yapan bir TV istasyonu. Yaklaşık 18 aydır, işçilerin, emekçilerin, işsizlerin, çalışanların ve iş arayanların sağladığı maddi olanakla ayakta durmaya çalışıyor. Kitapevlerine, kafelere, kültür merkezlerine konulan kumbaralardan toplanan paralarla yayınını sürdürmeye çalışan HAYAT TV, ne bir holdinge, ne bir cemaate, ne de çıkar grubuna yaslanıyor.
Zaten bu yüzden, AKP hükümetinin hedefi olmaktan da kurtulamıyor. AKP hükümetine bağlı İçişleri Bakanlığı, geride bıraktığımız hafta, HAYAT TV’yi kapattırdı. Bakanlık, Hayat TV’nin abone olduğu bir ajansın, ROJ TV’ye de görüntü geçtiğini, bunun “terör örgütünün yayın organıyla işbirliği” anlamına geldiğini belirtti.
Dünyanın hiçbir yerinde hukuki geçerliliği olmayacak bu “gerekçe” üzerine, Hayat TV’nin frekansı kapatıldı. Türkiye böylece, yeni bir “suç”la da tanışmış oldu.
Peki siz HAYAT TV’nin kapatılmasını AKP yandaşı herhangi bir gazetede okudunuz mu? Herhangi bir radyoda duydunuz mu?
Duymadınız, duyamazsınız…
Çünkü onlar için, “demokrasi” sadece kendilerinin kullanabileceği bir olgudur. HAYAT TV’nin kapatılmasına göz yummaları, görmezden gelmeleri, yok saymaları, “demokrat olmadıklarının” da göstergesidir. AKP medyası, HAYAT TV’ye sahip çıkmayarak, demokrasi siciline kara bir leke daha düşürmüştür. Sansürün kaldırılışın 100. yılının kutlandığı şu günlerde, HAYAT'ın karartılan ekranının sorumluları arasında AKP'nin yanı sıra, yandaş-yalaka takımı da vardır.
NOT: Ne gariptir ki; HAYAT TV’nin kapatılmasına ilk somut tepki CHP’den geldi. CHP’nin en şahin isimlerinden olan Onur Öymen, “TV kapatmak kabul edilemez” dedi. CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Milletvekilleri Çetin Soysal, Necla Arat, Mehmet Ali Özpolat ve Mehmet Sevigen, Hayat TV’nin kapatılmasını kınadı. AKP’den ise tek bir “aykırı ses” çıkmadı.
Barış Yarkadaş
AKP TV kapattırdı(!)
Konu Sahibi / Yazar
TÜLAY
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
2
Okunma / Görüntüleme
3688
AKP TV kapattırdı(!)
AKP TV kapattırdı(!)
Alma Mazlumun Ahını Çıkar Aheste Aheste...Sabırla ve inatla bekliyoruz bu zalimlerin hak belasını versin..
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi