You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Akla ziyan, ’Atatürk’ haberi

Akla ziyan, ’Atatürk’ haberi

Posting Freak
Akla ziyan, “Atatürk” haberi
[COLOR="#000000"]
Hani bazıları diyor ya... ’Atatürk olmasaydı, Türkiye tıpkı Mısır, Suriye, Irak, Yemen gibi bir ülke olurdu.’
Açıkçası bu konuda keskin bir kanaatim yok. Belki de Atatürk olmasaydı gerçekten bu ülkeler gibi olabilirdik.
Ama şu konuda kanaatim çok nettir. O da şudur: Kendilerini Atatürkçü olarak vasıflandıranlar olmasaydı Türkiye bugün dünyanın 1 numaralı ülkesi olurdu.
Çünkü Türkiye’de akılsızlık girdabına kapılmış, vicdansızlık mengenesine sıkışmış pek çok insan, Atatürk’ün adının ardına sığınmıştır. Ardına sığınmakla kalmamış, Atatürk’ün sırtına binmiştir. Sırtına binmekle kalmamış, merhum bir insanın sırtından ateş etmiştir.
(Atatürkçülerin hepsi akılsız ve vicdansızdır demiyorum. Akılsız ve vicdansız pek çok insan, bu zafiyetini Atatürk ismi üzerinden kapatmaya çalışıyor diyorum. Eh, bu da bir zekadır! O yüzden akılsız lafını geri alıyorum.)
Hem ’Atatürk’ün başımın üstünde yeri var’ diyeceksin, hem de Atatürk’ün başının üstüne çıkacaksın. Ondan sonra çıkıp ’Çıktık açık alınla...’ diyeceksin!
Bunlar Yurt gazetesinde okuduğum bir haberden dolayı aklıma geldi.
Haberin başlığı aynen şuydu: ’Zonguldak’ta Atatürk’ün ayak bastığı iskele yenilendi.’
Aynı haberin altında başka bir haber vardı. O haberin başlığı ise ’Marmaray’da test sürüşü yapıldı’!
Konumuz, Marmaray gibi ’küçük’(!) işler değil. Konumuz, gazetenin belirttiğine göre, 14 metre uzunluğunda, 1 metre genişliğindeki iskeledir.
Atatürk’ün ayak bastığı yer, çok şükür ki 140 metre uzunluğunda 10 metre genişliğinde değilmiş. Aksi halde bu kadar büyük bir projenin gerçekleşmesi, 3 köprünün bitimine bile yetişmeyebilirdi!
Habere devam edelim. Haberde diyor ki: ’Atatürk’ün 26 Ağustos 1931’de Ertuğrul Yatı ile geldiği Zonguldak’taki limanda ilk ayak bastığı iskele yenilendi.’
Ertuğrul Yatı ile değil ama Apollo 11 isimli uzay gemisi ile aya ilk ’ayak basan’ Neil Armstrong’un ayak bastığı yerde iskele var mı bilmiyorum!
Dönelim Zonguldak’taki iskeleye... Sacdan yapılan bu iskele, deniz suyunun da etkisiyle zamanla çürümüş. Ve meğer 1931’den itibaren her yıl 26 Ağustos’ta o iskelenin başında tören düzenlenirmiş.
Niye ’devlet töreni’ düzenlenirmiş? Çünkü Atatürk Zonguldak’a ayak basmış.
Peki ayak bastığı yer mühim de uzun yıllar ayak basmadığı yer mühim değil mi?
Tam burada mühim bir konuya parmak basayım. Önemli sözcüğünü değil de, mühim sözcüğünü yazdığım için bana önemli hatırlatmalarda bulunanlar olacaktır. Kaldı ki sözcük dediğim için, bana etmedik kelime bırakmayanlar da olacaktır!
’Ayak basmadığı yer’ diyorduk, değil mi?
Evet, Atatürk’ün uzun yıllar ayak basmadığı bir yer vardır. O yer İstanbul’dur.
’Olur mu öyle şey?’ demeyiniz. Olmuş.
Atatürk Samsun’a nereden, ne zaman ve neyle gitti? (Niçin’ini yazmıyorum. Uzun bir mevzudur.)
Atatürk Samsun’a İstanbul’dan 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile gitti.
Mesela Samsun’a ayak basması önemli bir hadisedir. Zira milli mücadele, öyle basit bir mücadele değildir. O yüzden Samsun’da bu ’ilk ayak basış’a önem atfedilmesinin yadırganacak hiçbir tarafı yoktur.
O kadar ki Samsun’da 19 Mayıs ilçesi de vardır, İlk Adım adlı ilçesi de... (Ha, bir de tekke ve zaviyeler, kanunen kapatılmasına rağmen Tekkeköy isimli ilçe de vardır!)
Evet Atatürk, Bandırma Vapuru vasıtasıyla 16 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmıştır.
Aradan 8 yıl 2 ay geçtikten sonra Ertuğrul Yatı vasıtasıyla 1 Temmuz 1927’de ilk kez İstanbul’a ayak basmıştır.
4 yıl sonra da aynı yatla Zonguldak’a ayak basmış olduğunu Yurt gazetesinden öğrenmiş bulunuyoruz.
O yat ki, Atatürk’ün ölümünden sonra çürümeye terk edilmiş, 27 Mayıs darbecileri tarafından ’jilet’ yapılmak üzere hurdacıya satılmıştır.
Pek çok erkeğin sakalını kökünden kesen, işte bu Ertuğrul Yatı’ndan elde edilen jiletlerdir!

Fikri Akyüz
[email protected]


18 Ağustos 2013 Pazar - Aksam.com.tr
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.