You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Abdallık ve bilgisizlik yırtığı yama kabul etmez

Abdallık ve bilgisizlik yırtığı yama kabul etmez

Posting Freak
Abdallık ve bilgisizlik yırtığı yama kabul etmez
[COLOR="Plum"]
Avcinin biri kus avlamak için tuzak kurmustu.
Tuzaga küçük bir kus yakalandi.
Minik kusu eline aldi.

Hayret!
Minik kus konusuyordu.

Minik kus:
- "Ey büyük efendi! Sen birçok koyunlar, sigirlar, develer yedin.
Onlarin etlerinden bile doymadin ki, benim etimle mi doyacaksin?
Ben senin disinin kovugunu bile dolduramam.
Sayet beni saliverecek olursan, sana üç ögüt verecegim.
Bu ögütlerden ilkini senin elindeyken, ikincisini su damin üstünde,
üçüncüsünü ise agacin üstünde söyleyecegim.
Bu üç ögüdümü tutacak olursan, ömür boyu mutlu olursun." dedi.

Avci bu teklifi begendi.
Zaten eti olmayan bu küçük kusla nasil doyacakti ki? Kusun ögüdü belki ise yarardi.

Avci:
- "Peki, söyle bakalim" dedi.

Minik kus:

- "Elindeyken verecegim ögüt sudur:
(Olmayacak seye, kim söylerse söylesin inanma)."

Kus, bu birinci ögüdünden sonra avcinin elinden karsidaki damin üstüne kondu.

- "Ikince ögüdüm:
(Geçmis gitmis seyler için üzülme. Bir sey senden gittikten sonra onun hasretini çekme)."
Kus, ikinci ögüdüne devam etti:
"Benim karnimda on dirhem agirliginda çok degerli bir inci vardi.
O inci seni de, çocuklarini da zengin ederdi.
O inci senindi ama, kismetin degilmis.
Öyle bir inci kaçirdin ki, dünyada esi benzeri yoktu." dedi.

Avci, bu sözleri isitince:

"Eyvah! Ben kendi elimle kendime yazik ettim. Elimdeki talih kusunu kaçirdim.
Ah benim akilsiz kafam" diye üzülmeye, aglamaya ve dövünmeye basladi.

Kus, avcinin bu halini görünce:

- "Be ¤¤¤¤¤ adam! Biraz önce ben sana ne ögüt verdim?
Su haline bir bak. Inci elinden gittiyse ne üzülüyorsun?
Ben sana geçen bir seye üzülme demedim mi?
Sözümü anlamadin mi?

Sonra sana ´Olmayacak bir söze sakin inanma´ diye ilk ögüdümü verdim.
On dirhemlik inciyi duyunca aklin basindan gitti.
Benim üç dirhem gelmeyecegimi bildigin halde, nasil içimde on dirhemlik inci bulunabilir?" dedi.

Avci, kusun uyarisini dinleyince, akli basina geldi.

- "Hayir, güzel ve akilli kus!
Su üçüncü ögüdünü de söyle, öyle git." dedi.

Minik kus, üçüncü ögüdünü vermek için damdan agacin üstüne siçradi ve avciya alayli bir tavirla:

- "Allah Allah! Ilk iki ögüdümü çok iyi tuttun da üçüncüsünü mü tutacaksin?"
diyerek tamahkar avcinin haline güldü ve gögün maviliklerine dogru uçtu gitti...
Uykuya dalmis bilgisiz kisiye ögüt vermek, çorak yere tohum saçmaktir.

Abdallik ve bilgisizlik yirtigi yama kabul etmez.

Ey ögütcü, ona hikmet tohumunu saçmadan önce, onu yamasiz, yirtiksiz hale getir

alıntıdır
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Senior Member
Abdallık ve bilgisizlik yırtığı yama kabul etmez
Öğüt vermek ile ilgili bugüne kadar duyduğum en güzel söz;

Öğüt; zamanında taze yenmemiş bir ekmeği, başkasına bayat yedirme çabasıdır...

Ne kadar doğru değil mi?
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.