[B]Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, ölümlerinin 37. yılında yarın birçok yerde anılacak.
İlk olarak saat 12.00'da Karşıyaka Mezarlığı 2 No'lu kapı önünde toplanılacak. Saat 12.30'de ise mezarı başında anma töreni düzenlenecek. Ankara, Karşıyaka Mezarlığında düzenlenen anma etkinliğine, bazı milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve öğrencilerin katılması beklenirken, Gezmiş ve yol arkadaşlarının avukatı Halit Çelenk ile katılımcı grupların temsilcilerinin kısa birer konuşma yapmaları bekleniyor. Konuşmaların ardından her yıl olduğu gibi bu yıl da, "üç karanfil anısına" mezarlara yanan sigaralar ve karanfiller bırakılacak.
]
68 ve 78'liler de mezarı başında olacak
Devrimci 78'liler Federasyonu ile 68'liler Dayanışma Derneği, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 37. yıldönümünde Ankara Karşıyaka Mezarlığı'ndaki mezarları başında anma etkinlikleri düzenleyecek.
Devrimci 78'liler Federasyonu'ndan yapılan anma çağrısında ise, "6 Mayıs 1972'de darağaçlarında son soluklarında bile devrime ve sosyalizme olan bağlılıklarını haykıran önderlerimizin devrimci düşünceleri ilk gün sıcaklığında yüreğimizde, bilincimizde, vicdanımızda yaşadı, yaşıyor. Askeri faşist darbelerle hesaplaşma ve darbecilerin işledikleri suçlar için halka hesap vermesini sağlama mücadelesinin bir parçası olarak, Denizleri idam sehpalarına çıkarıp katledenleri bir kez daha lanetleyeceğiz" denildi.
]İstanbul'da gençlik örgütleri Dolmabahçe'ye yürüyecek
Gezmiş ve yol arkadaşları, idam edilişlerinin 37. yılında İstanbul'da da çeşitli etkinliklerle anılacak. Bazı gençlik örgütleri, 6 Mayıs Çarşamba günü saat 17.30'da Taksim'de bulunan Atatürk Kültür Merkezi önünde bir araya gelerek, buradan Dolmabahçe'ye yürüyecek.
]
37 yıl önce idam edildiler
68 kuşağının devrimci gençlik önderleri olan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için verilen idam kararı, 6 Mayıs 1972 yılında yerine getirildi. İnfazlar sabaha karşı 01.25'te başladı, 05.20'ye kadar devam etti. İlk olarak Deniz Gezmiş'in cezası infaz edildi. Onu Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamları izledi. Sesini ilk defa 10 Ocak 1971 tarihinde İş Bankası Ankara Emek Şubesi soygunuyla duyuran Deniz Gezmiş ve arkadaşları, ideolojik nedenlerle kaçırdıkları dört Amerikalı için 400 bin dolar fidye istemişlerdi.
İdamlarından önce son söz olarak, "Yaşasın Marksizm-Leninizm'in yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Kahrolsun Emperyalizm" diye slogan attılar.
[/B]
[B]Renk Haber [/B]
"3 karanfil" yarın anılacak
Konu Sahibi / Yazar
zümre
Kategori / Forum
Etkinlikler - Duyurular
Yorumlar / Cevaplar
2
Okunma / Görüntüleme
3761
"3 karanfil" yarın anılacak
"3 karanfil" yarın anılacak
evet üç karanfil,üç fidan,üç genç,üç yürek,üç hayat ve geride bırakılan yıllar,yollar,sevdikler,sevgililer...arkalarından durup el sallama fırsatı bile olunamayan üç yoldaş...
işte son mektupları:
Deniz Gezmiş in son mektubu
6 Mayıs 1972
Baba,
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben, ne kadar üzülmeyin desem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu ****netle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir.
Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki, benden önce giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de etmeyeceğimden şüphen olmasın.
Oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.
Bu yola bilerek girdi. Sonunda da bu olacağını biliyordu.
Seninle düşüncelerimiz ayrı ama, beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, (…
anlayacağını inanıyorum.
Cenaze için, avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara´da 1969´da ölen arkadaşım Taylan Özgür´ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul´a götürmeye kalkma.
Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.
Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir seni, annemi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım…
Oğlun Deniz Gezmiş
Merkez Cezaevi-Ankara.
***
Sevgili Babacığım,
3/5/1972 ANKARA
Bu mektubu aldığın zaman, ben ebediyyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. Ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. Bir buçuk seneden beri, benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malûm.. Bu son olayı da, ****netle karşılamanızı, sadece diliyebiliyorum.
Babacığım, bu olayda da, Annemin ve Yücel'in, senin tesellilerine ve desteklerine ihtiyaçları çok. Bunun için, ne kadar metin olursan, hem senin sağlığın için, hem de onlar için o kadar iyi olur. Elbette ki, yıllarca emek verip yetiştirdiğin bir oğulun, bir günde öldürülmesi, kolay göğüslenecek bir olay değildir. Fakat, siz, benim ne için, kimlere karşı mücadele verdiğimi biliyorsunuz. Ben, bu açıdan rahat ve vicdan huzuru içinde gidiyorum. Sizlerin de, bu bakımdan rahat ve huzur içinde olduğunuzu ve olacağınızı biliyorum.
Babacığım, Annemin ve Yücel'in senin desteğine muhtaç olduğunu, yukarıda söylemiştim. Onları rahat ettirmek için, bütün gücünü kullanacağından zaten eminim. Babacığım, burada şunu ilâve edeyim ki, Yücel'in hastalığından kendimi sorumlu hissediyorum. Yücel için herşeyinizi ortaya koyacağınız konusunda da, kuşkum yok.
Ablamlar için söyliyeceğim: Fazla üzülmesinler. Olayın sarsıntıları geçtikten sonra, normal hayatlarını devam ettirsinler.
Mehtap'a ne diyeyim? Benim için her zaman, bol bol öpün.
Babacığım, cezaevinde kalan arkadaşları ara sıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan, çok memnun olurum. Her birisi oğlun sayılır. Dışarıda, bizler için uğraşan dostlarımı ve dostlarını hiçbir zaman unutmıyacağını biliyorum.
Mektubum burada biterken, Sizi, Annemi, Yücel'i, Ablamı, Aziz Ağabeyi, Mehtap'ı hasretle kucaklarım, Babacığım..
Sağlıkla kalın...
Hoşça kalın...
Yusuf Arslan
Not: Akrabalara da bir mektup yazdım. Fakat belki, vermiyebilirler...
***
Babama, Anneme, Kardeşlerime ve Yakın Akrabalarıma,
Söyliyecek fazla söz bulamıyorum. Bir insanın, sonunda karşılaşacağı tabii sonuç, bildiğiniz sebeplerden dolayı, erken karşıma çıktı...
Üzüntü ve acınızı tahmin ediyorum. İleride, durumumu daha iyi anlıyacağmız inancındayım.
Metin olunuz. Üzüntü ve acılarınızı unutmaya çalışınız.
Bütün varlığımla hepinize kucak dolusu selâmlar, sevgiler.
Yapılacak çok şey var. Fakat, hem mümkün değil, hem de sırası değil.
Candan selâmlar...
Hüseyin İnan
işte son mektupları:
Deniz Gezmiş in son mektubu
6 Mayıs 1972
Baba,
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben, ne kadar üzülmeyin desem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu ****netle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir.
Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki, benden önce giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de etmeyeceğimden şüphen olmasın.
Oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.
Bu yola bilerek girdi. Sonunda da bu olacağını biliyordu.
Seninle düşüncelerimiz ayrı ama, beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, (…
anlayacağını inanıyorum.Cenaze için, avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara´da 1969´da ölen arkadaşım Taylan Özgür´ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul´a götürmeye kalkma.
Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.
Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir seni, annemi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım…
Oğlun Deniz Gezmiş
Merkez Cezaevi-Ankara.
***
Sevgili Babacığım,
3/5/1972 ANKARA
Bu mektubu aldığın zaman, ben ebediyyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. Ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. Bir buçuk seneden beri, benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malûm.. Bu son olayı da, ****netle karşılamanızı, sadece diliyebiliyorum.
Babacığım, bu olayda da, Annemin ve Yücel'in, senin tesellilerine ve desteklerine ihtiyaçları çok. Bunun için, ne kadar metin olursan, hem senin sağlığın için, hem de onlar için o kadar iyi olur. Elbette ki, yıllarca emek verip yetiştirdiğin bir oğulun, bir günde öldürülmesi, kolay göğüslenecek bir olay değildir. Fakat, siz, benim ne için, kimlere karşı mücadele verdiğimi biliyorsunuz. Ben, bu açıdan rahat ve vicdan huzuru içinde gidiyorum. Sizlerin de, bu bakımdan rahat ve huzur içinde olduğunuzu ve olacağınızı biliyorum.
Babacığım, Annemin ve Yücel'in senin desteğine muhtaç olduğunu, yukarıda söylemiştim. Onları rahat ettirmek için, bütün gücünü kullanacağından zaten eminim. Babacığım, burada şunu ilâve edeyim ki, Yücel'in hastalığından kendimi sorumlu hissediyorum. Yücel için herşeyinizi ortaya koyacağınız konusunda da, kuşkum yok.
Ablamlar için söyliyeceğim: Fazla üzülmesinler. Olayın sarsıntıları geçtikten sonra, normal hayatlarını devam ettirsinler.
Mehtap'a ne diyeyim? Benim için her zaman, bol bol öpün.
Babacığım, cezaevinde kalan arkadaşları ara sıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan, çok memnun olurum. Her birisi oğlun sayılır. Dışarıda, bizler için uğraşan dostlarımı ve dostlarını hiçbir zaman unutmıyacağını biliyorum.
Mektubum burada biterken, Sizi, Annemi, Yücel'i, Ablamı, Aziz Ağabeyi, Mehtap'ı hasretle kucaklarım, Babacığım..
Sağlıkla kalın...
Hoşça kalın...
Yusuf Arslan
Not: Akrabalara da bir mektup yazdım. Fakat belki, vermiyebilirler...
***
Babama, Anneme, Kardeşlerime ve Yakın Akrabalarıma,
Söyliyecek fazla söz bulamıyorum. Bir insanın, sonunda karşılaşacağı tabii sonuç, bildiğiniz sebeplerden dolayı, erken karşıma çıktı...
Üzüntü ve acınızı tahmin ediyorum. İleride, durumumu daha iyi anlıyacağmız inancındayım.
Metin olunuz. Üzüntü ve acılarınızı unutmaya çalışınız.
Bütün varlığımla hepinize kucak dolusu selâmlar, sevgiler.
Yapılacak çok şey var. Fakat, hem mümkün değil, hem de sırası değil.
Candan selâmlar...
Hüseyin İnan
Bir ismi AliÂdir bir ismi Veli
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
Eveli ahiri yaratan Ali
Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
Pir Zöhre Ana
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi